Memlekette “belirli bir kesimin hayatı hariç” iyi giden, mutlu eden, yüz güldüren hiçbir şey yok.
Her gün kan, gözyaşı, keder, öfke, ölüm. En ilkel toplumlarda bile göremezsiniz şu kadarını.
Denk geldiğimiz döneme lanet olsun…
7 ay yok yere hapis yatmış birinin siyaset konuşmayacağım demesi normaldir. Tek bir insanın direnci, sabrı, yakıtı sınırlıdır zira. Kimse Fatih Altaylı’yı suçlayamaz - hele ki yaşadığıyla sınanmadıkça.
Fakat “Altaylı haklı…” diye söze girenler arasında “siyaset anlamsız” diye devam edenler görüyorum. Tam olarak zihinlerde bu fikir uyansın diye insanlara zulmediyorlar. Siyaset anlamsız olsaydı siyaset yapanları hapse atmazlardı.
Bu tuzağa düşmeyin. Çünkü konuşmadığınızda, istediğini hapse atan düzen kazanmış olacak. O düzenin sizi ipeklere saracağını mı sanıyorsunuz? İlçe başkanının oğlu size omuz attığında başınıza gelmedik kalmayacak. Siyaset konuşmasanız bile sırf yapabildikleri için size bela olacaklar.
Namuslu ve onurlu bir yaşamın bedel ödetmediği bir Türkiye kurmamız için, o bedeli peşinen ödemeye hazır olduğunu gösteren insanlar lazım. O insanların ne olursa olsun susmadıklarını görmeleri lazım. Hapishanelerde hepimize yer yok. Yatanın heba olan yılları zalimin yanına kar kalmasın diye en çok - konuşmak lazım.
İlber Ortaylı: "UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Edirne Selimiye Camii ve Külliyesi uzun zamandır restorasyondaydı. Eski mevcut strüktür ile yeni arasındaki zevk farkını kim çıplak gözle baksa görür.
Anlaşılan bu iş ya ehliyetsizce karar altına alınıyor yahut da takım kayırmasıyla.
Lütfen herkes 16. asır Türk mimarisine, büyük ustanın en büyük eserine sahip çıkmayı öğrensin. Sinan’ın eserleri her kulun hatta her toplumun kendi tekeline alıp harcayacağı miras değil"