#YeniKitap | Hüsamettin Çetinkaya
Ontopolitika: Gilbert Simondon, Karen Barad, Bernard Stiegler
Politika neden hep aynı yere varır? İçerikler değişir, cepheler kayar, işleyiş ise sabit kalır. Özne, kimlik, temsil: modern politikanın üç kutsal varsayımı, aynı zamanda onun en köklü açmazı. Çetinkaya üç düşünürün teorik mirasını harmanlayarak yeni bir kavramsal zemin açar. Simondon’un ontogenezi oluşu, bireyleşme sürecini merkeze alır. Barad’ın iç-ilişkisel failli gerçekçiliği, madde ile anlamın ayrılamaz olduğunu, her kesmenin yeni bir olasılığı açığa çıkardığını gösterir. Stiegler ise dijital kapitalizmin yalnızca emeği değil, dikkat kapasitesini, zamanı ve kolektif belleği sistematik biçimde tahrip ettiğini ortaya koyar. Ontopolitika, bu üç hattı açımlar: Hangi işleyişi yeniden üretiyorsun? Kimlik siyaseti, keyfi yönetim biçimleri, gösterisel demokrasi; tamamı çökmüş bir işleyişin belirtileridir, nedenleri değil. Ontopolitika düşüncenin kendisiyle kurduğu erken uzlaşmaları engelliyor, umut vermek yerine, topolojiyi çiziyor.
Detaylar:
https://t.co/FPrXgFvp1x
Amazon'dan Satın Al:
https://t.co/pyXCYRiWJg
#Felsefe #Simondon #Barad #Stiegler #AkademimKitaplığı
#YeniKitap | Giuseppe Mazzini
İtalyanca Aslından Çeviren: Mutlu Taflan
Mazzini’nin 1836’da kaleme aldığı Müzik Felsefesi, döneminin siyasi ve entelektüel iklimiyle iç içe geçmiş öncü bir kuramsal yapıt olarak karşımıza çıkar. Genç İtalya idealinin kurucusu Mazzini, Kral Carlo Alberto’nun vadettiği reformların yaşattığı hayal kırıklığının ardından Londra’nın melankolik ama özgür atmosferine sığınmıştır. Usta bir gitarist ve etkileyici bir bariton olan Mazzini, bu entelektüel kuluçka döneminde müzikal yetkinliğini kuramsal bir olgunlukla harmanlayarak Müzik Felsefesi’ni kaleme almıştır. Mazzini için müzik, ne teknik bir nota dizilimi ne de saf felsefi bir soyutlamadır; aksine resim ve edebiyatın henüz yöneldiği “toplumsal sanat” idealinin zirvesi, özgürlüğü haykırabilecek en saf ve sarsıcı lisandır. Bu eser, o inancın hem manifestosu hem de en lirik ifadesidir.
Editör ve Takdim: Bülent Ayyıldız
Sonsöz: Daria Roselli
Detaylar:
https://t.co/9Ffri7JWqe
Amazon'dan Satın Al:
https://t.co/YYSOL5NW0k
#Müzik #Felsefe #AkademimKitaplığı
Güney Afrika'nın ırksız ilk seçimlerinin üzerinden otuz yıl geçti. Ülke neden hâlâ dünyanın en eşitsiz toplumu? Coğrafyacı Kevin Cox bu soruyu Afrika Ulusal Kongresi'nin yanlışlarına değil, çok daha derine, apartheid'ın kemikleşmiş mirasına bağlıyor: ırka dayalı sınıf hiyerarşisi, milyonluk işsiz kitle, çöken kamu altyapısı, sistemin içine işlemiş yolsuzluk. New Left Review'dan Türkçeye çevrilen bu uzun makale, Güney Afrika'yı tarihin gölgesinde yeniden düşünmeye davet ediyor.
https://t.co/hdH9RcDFhY
#Afrika #GüneyAfrika #Apartheid
Güney Afrika'nın ırksız ilk seçimlerinin üzerinden otuz yıl geçti. Ülke neden hâlâ dünyanın en eşitsiz toplumu? Coğrafyacı Kevin Cox bu soruyu Afrika Ulusal Kongresi'nin yanlışlarına değil, çok daha derine, apartheid'ın kemikleşmiş mirasına bağlıyor: ırka dayalı sınıf hiyerarşisi, milyonluk işsiz kitle, çöken kamu altyapısı, sistemin içine işlemiş yolsuzluk. New Left Review'dan Türkçeye çevrilen bu uzun makale, Güney Afrika'yı tarihin gölgesinde yeniden düşünmeye davet ediyor.
https://t.co/hdH9RcDFhY
#Afrika #GüneyAfrika #Apartheid
Tavşan kostümlerinden ve boyalı yumurtalardan çok uzakta bir yer burası. Paskalya elbette eğlence ve sevinç demektir ama her gerçek mutluluk gibi bunun da bedeli ağırdır. Yalnızca simgesel düzeyde de olsa, öte yana çıkabilmek için ölümün ve yoksunluğun içinden geçmek zorundasınız. Elinizde hiçbir güvence olmaksızın bunu göze almak, inanç denen şeydir. İsa'nın ölümünde cehenneme indiğinin söylenmesinin nedeni budur: Alaycı çığlıkların, kıkırdamaların, yuhaların ve kahkahaların birbirine karıştığı o kakofoniyle, yani şeytaninin egemenlik alanına. Şeytani olan, yaşamın ve anlamın yeminli düşmanıdır; insani olan her şeyin en küçük bir değer taşıyabileceği yolundaki abes kuruntuyu yerle bir etmeye adanmıştır.
Hıristiyanlığın boş mezarından Roma'nın zalim makinesine, Terry Eagleton çevirisi Sosyal Bilimler'de.
https://t.co/ReRkf5ledC
#Paskalya #Hristiyanlık #TerryEagleton #SosyalBilimler #Teoloji #Felsefe
1975’te yayımlanan Hayvan Özgürleşmesi, hayvanların ahlaki statüsünü felsefi tartışmanın merkezine taşıyan dönüm noktalarından biri oldu. Peter Singer’ın “acı çekme kapasitesi” etrafında kurduğu bu çerçeve, yalnızca bireysel vicdanları değil, hukuk, politika ve tüketim pratiklerini de etkilemeyi hedefliyordu. Aradan geçen elli yılın ardından tablo çelişkili: etik farkındalık ve yasal düzenlemeler artarken, endüstriyel hayvancılığın ölçeği ve yol açtığı acı da büyümeye devam ediyor. Daan Stoop'un metni, Singer’ın mirasını tarihsel bağlamı içinde ele alırken, hayvan hakları düşüncesinin neden kalıcı ve yapısal bir dönüşüm üretemediğini eleştirel bir perspektifle tartışıyor. Abdülkadir Ülger'in çevirisiyle.
https://t.co/r0mGX08mmm
#HayvanÖzgürleşmesi #HayvanHakları #PeterSinger #HayvanEtiği #GıdaEtiği #Etik #HayvanÇalışmaları #Veganlık #EndüstriyelTarım #AnimalLiberation #AnimalLiberationNow #PeterSinger @ayrintiyayinevi
"Kojève’nin sıra dışı bir figür olduğu söylenebilir. Kendisi, üniversitenin rutinlerinden ve entelektüellerinden tiksinen ilham dolu bir eğitimciydi. Sonrasında bürokrasi oyununun çok daha üstün geldiğini savunmuş bir filozoftu. İronik tonunu sürdürürken kışkırtıcı, paradoksal ve apaçık eksantrik olandan zevk alırdı. Çalışmalarında görüleceği üzere hem dostlarını hem de düşmanlarını şaşırtmak için yarattığı tavrıyla çelişen ciddiyetiyle kısmen bir entelektüel bir züppeydi."
Jeff Love'ın yazısını Rumeysa Tuğçe Arman çevirdi, Sosyal Bilimler'de ⤵️
https://t.co/I0oMBDCQQ1
#Felsefe #Kojève #Hegel #SosyalBilimler #TarihinSonu #Efendi #Köle #Kölelik #Özgürlük
Tavşan kostümlerinden ve boyalı yumurtalardan çok uzakta bir yer burası. Paskalya elbette eğlence ve sevinç demektir ama her gerçek mutluluk gibi bunun da bedeli ağırdır. Yalnızca simgesel düzeyde de olsa, öte yana çıkabilmek için ölümün ve yoksunluğun içinden geçmek zorundasınız. Elinizde hiçbir güvence olmaksızın bunu göze almak, inanç denen şeydir. İsa'nın ölümünde cehenneme indiğinin söylenmesinin nedeni budur: Alaycı çığlıkların, kıkırdamaların, yuhaların ve kahkahaların birbirine karıştığı o kakofoniyle, yani şeytaninin egemenlik alanına. Şeytani olan, yaşamın ve anlamın yeminli düşmanıdır; insani olan her şeyin en küçük bir değer taşıyabileceği yolundaki abes kuruntuyu yerle bir etmeye adanmıştır.
Hıristiyanlığın boş mezarından Roma'nın zalim makinesine, Terry Eagleton çevirisi Sosyal Bilimler'de.
https://t.co/ReRkf5ledC
#Paskalya #Hristiyanlık #TerryEagleton #SosyalBilimler #Teoloji #Felsefe
"Yıllar geçtikçe onun yaydığı ışık önce titredi, sonra solar gibi oldu. Gazze konusundaki tutumuyla birlikte ise büsbütün sönmüş gibi göründü. Bu tutumun bir sapma mı, yoksa Frankfurt Okulu eleştirel kuramının ABD emperyalizmiyle çoğu zaman suç ortaklığına düşen bir liberalizm biçimine dönüştüğü uzun bir sürecin kaçınılmaz sonucu mu olduğuna tarihçiler eninde sonunda karar verecektir."
Nancy Fraser'ın Habermas yazısı, Türkçe çevirisiyle Sosyal Bilimler'de. ⤵️
https://t.co/5DosdpcIeY
#Habermas #FrankfurtOkulu #EleştirelKuram #NancyFraser #Neoliberalizm
Heidegger'de gördüğümüz türden haksız ontolojik varsayımlarıyla felsefi hümanizmin yaşam bilimlerinden öğreneceği çok şey olmuştur. Ancak felsefi açıdan bakıldığında, yaşam bilimlerinin de, "ekolojik", "çevresel" ve "yeni materyalist" olan her şeyi kucaklayan güncel yaklaşımın da çoktan geride bıraktığını sandığı bir şeyden öğreneceği çok şey vardır: "hayvan" ve (sözde) "hayvan çalışmaları".
Cary Wolfe'un yazısı Türkçe çevirisiyle Sosyal Bilimler'de yayımlandı. ⤵️
https://t.co/wFr5fXIcUU
#Felsefe #Derrida #Heidegger #SosyalBilimler #Çeviri #Hayvan #Ekoloji #YeniMateryalizm
Heidegger'de gördüğümüz türden haksız ontolojik varsayımlarıyla felsefi hümanizmin yaşam bilimlerinden öğreneceği çok şey olmuştur. Ancak felsefi açıdan bakıldığında, yaşam bilimlerinin de, "ekolojik", "çevresel" ve "yeni materyalist" olan her şeyi kucaklayan güncel yaklaşımın da çoktan geride bıraktığını sandığı bir şeyden öğreneceği çok şey vardır: "hayvan" ve (sözde) "hayvan çalışmaları".
Cary Wolfe'un yazısı Türkçe çevirisiyle Sosyal Bilimler'de yayımlandı. ⤵️
https://t.co/wFr5fXIcUU
#Felsefe #Derrida #Heidegger #SosyalBilimler #Çeviri #Hayvan #Ekoloji #YeniMateryalizm
Çok benzer bir iddiayı 2023’te konuşmacı olarak davet edildiğim bir iletişim fakültesi konferansında dile getirdiğim için neredeyse linç edilmiştim. İşte tam olarak bu nedenle teoriler masum değildir, siyasi sonuçları vardır, canınızın istediği gibi onları kullanamazsınız.
"Yıllar geçtikçe onun yaydığı ışık önce titredi, sonra solar gibi oldu. Gazze konusundaki tutumuyla birlikte ise büsbütün sönmüş gibi göründü. Bu tutumun bir sapma mı, yoksa Frankfurt Okulu eleştirel kuramının ABD emperyalizmiyle çoğu zaman suç ortaklığına düşen bir liberalizm biçimine dönüştüğü uzun bir sürecin kaçınılmaz sonucu mu olduğuna tarihçiler eninde sonunda karar verecektir."
Nancy Fraser'ın Habermas yazısı, Türkçe çevirisiyle Sosyal Bilimler'de. ⤵️
https://t.co/5DosdpcIeY
#Habermas #FrankfurtOkulu #EleştirelKuram #NancyFraser #Neoliberalizm
#Felsefe dizimizden #YeniKitap. Atilla Akalın'dan Metafizik, Kötülük, Özgürlük: Peter van Inwagen’ın Felsefesi.
Gerçekten özgür müyüz? Yoksa tüm seçimlerimiz geçmiş olayların ve doğa yasalarının zorunlu sonuçları mıdır? Eğer determinizm doğruysa eylemlerimizin bize ait olan yönü nedir? Determinizmi reddettiğimizde geriye gerçek bir özgürlük mü kalır yoksa yalnızca rastlantı mı? Çağdaş metafiziğin en etkili isimlerinden Peter van Inwagen, özgür irade tartışmasını bu temel gerilim üzerinden yeniden inşa eder. Geliştirdiği sonuç ve şans argümanıyla özgürlük ile nedensel zorunluluk arasındaki gerilimi keskin biçimde sorgular, bağdaşırcı yaklaşımların sınırlarını görünür kılar. Atilla Akalın’ın bu çalışması, van Inwagen’ın bağdaşmazcılık savunusunu ele alırken onun mereoloji tartışmaları ve kötülük problemi üzerine geliştirdiği analizleri de bütünlüklü bir çerçeve içinde değerlendirir. Çağdaş analitik felsefe bağlamında özgür irade sorununu tartışan bu çalışma, Türkçe literatüre önemli bir katkı sunmaktadır.
Kitabın Detayları:
https://t.co/jkNfMmlBbn
#Metafizik #Özgürlük #Kötülük #Özgürİrade #AnalitikFelsefe #PetervanInwagen #ÇağdaşFelsefe
#YeniKitap | Estetiğin Tarihi
Editörler: Ayşe Taşkent, Gamze Keskin
Estetik, yalnızca sanatla ilgili sorulara cevap arayan bir çaba olmayıp insanın dünyayla kurduğu duyusal ve varoluşsal ilişkiyi de anlamaya yönelik bir düşünce faaliyetidir. Böylesi bir faaliyet güzellikten yüceye, temsilden bedenselliğe, doğadan hayal gücüne kadar yayılan kavramları, tarihsel bağlamlarıyla tematik bir bütünlük içinde ele almayı gerektirir. Estetiğin Tarihi, estetik ve sanat felsefesi hakkında akademik ilgi ya da uğraşısı olanlara tarihsel bir çerçeve sunmayı amaçlarken, meseleye çok katmanlı bir yaklaşım getirmek isteyen okurlar için de başvuru niteliğinde bir kaynak olmayı hedeflemektedir. Kitapta Platon’dan Rancière’e, Baumgarten’dan Beauvoir’a uzanan geniş bir filozof yelpazesiyle estetik düşüncenin hem klasik hem de çağdaş yönelimlerine dair kapsayıcı bir tablo çizilmeye çalışılmıştır. Çağdaş sanat ve estetik düşüncesini belirleyen tek taraflı yaklaşımlardan uzak durularak yalnızca Batı felsefesi geleneğine değil, İslam felsefe geleneğinin sanat ve estetik düşüncesinin kaynak metinlerini üreten İhvân-ı Safâ’dan İbn Rüşd’e kadar önemli filozoflarına da odaklanılmıştır. Çalışmada yer alan yazarlar, ele aldıkları filozofların görüşlerini kendi düşünsel bağlamları içinde değerlendirerek yalnızca ne söylediklerini değil, bunu neden ve nasıl söylediklerini de açığa çıkarmayı amaçlamıştır. Günümüze uzanan estetik ve sanat felsefesi literatürünü, bütünlüklü bir biçimde ele alan, eleştirel bir gözle değerlendiren ve tutarlı bir biçimde sınıflandıran bir kaynak metne ihtiyaç duyulduğuna dair inanç, bu çalışmanın çıkış noktasını oluşturmuştur. Estetik tarihine, felsefi derinlikten ödün vermeden farklı düşünsel hatları bir araya getiren bu eserin akademik bir kaynak ve başvuru metni olmasının yanı sıra estetik nosyonunu yaşam pratiğinin merkezine alan okurlar nezdinde de ilgi göreceğine inanıyoruz.
Yazarlar: A. Onur Aktaş, Abdulkadir Coşkun, Abdullah Başaran, Ateş Uslu, Ayşe Taşkent, Berker Basmacı, Çiğdem Yazıcı, Derya Sakin Hanoğlu, Elis Şimşon, Emre Şan, Fatma Turgay, Gamze Keskin, Habip Türker, Hazal Gemicioğlu, M. Taha Tunç, Maya Mandalinci, Mehmet Barış Albayrak, Mehmet Şiray, Mert Erçetin, Merve Arlı Özekes, Muhammet Fatih Kılıç, Murat Tala, Oğuzcan Sever, Özge Ejder, Sena Aydın, Seniye Tilev, Serkan Denkçi, Umur Başdaş, Zeynep Talay Turner.
860 sayfa, 16,5 x 24 x 4 cm.
1350 gr., Birinci Hamur, 70 gr. Sora Press
Kitabın Detayları:
https://t.co/JmP5GrapAa
#Felsefe #Estetik #Sanat #AkademimKitaplığı
"Kojève’nin sıra dışı bir figür olduğu söylenebilir. Kendisi, üniversitenin rutinlerinden ve entelektüellerinden tiksinen ilham dolu bir eğitimciydi. Sonrasında bürokrasi oyununun çok daha üstün geldiğini savunmuş bir filozoftu. İronik tonunu sürdürürken kışkırtıcı, paradoksal ve apaçık eksantrik olandan zevk alırdı. Çalışmalarında görüleceği üzere hem dostlarını hem de düşmanlarını şaşırtmak için yarattığı tavrıyla çelişen ciddiyetiyle kısmen bir entelektüel bir züppeydi."
Jeff Love'ın yazısını Rumeysa Tuğçe Arman çevirdi, Sosyal Bilimler'de ⤵️
https://t.co/I0oMBDCQQ1
#Felsefe #Kojève #Hegel #SosyalBilimler #TarihinSonu #Efendi #Köle #Kölelik #Özgürlük
Kökleri yeraltına, dalları göğe uzanan ağaç, insanlık tarihinin en kadim ve en kutsal simgelerinden biridir. Üst, orta ve alt dünyaları birbirine bağlayan ağaç tarihöncesinden beri bir hac ve tapınak merkezi olmuştur. Bugün az sayıdaki avcı-toplayıcı halkın hâlâ kutsal ağaçları vardır ve topraklarından sürgün edilmiş olsalar bile o ağaçları ziyaret etmeye devam etmektedirler. Ortaçağın sonlarında Doğu Avrupa’daki son pagan toplumların dinini değiştirmek isteyen misyonerler kutsal korulara saldırmıştı. Neolitik ilahlardan önce ağaçlar vardı. Atalarımız onların gölgesine sığınıp dua etti. Kışın yapraklarını döküp baharda yeniden dirilen ağaç tanrısal tezahürün en arkaik biçimlerinden biridir. Ağaç Mitolojisi, dünyayı anlamlandırma maceramızın, korkularımızın ve ümitlerimizin tarihine bakıyor. #Ağaç #Mitoloji #AğaçMitolojisi