📊 Eğitim sistemine dair kapsamlı analizler içeren Eğitime Bakış: 2025 İzleme ve Değerlendirme Raporumuz yayımlandı.
🔗 Raporu incelemek için:
https://t.co/a7tn35sWUN
@srknyrdkl
ARA TATİL UYGULAMASINA YÖNELİK SAHA ARAŞTIRMAMIZIN SONUÇLARINI AÇIKLADIK
Türkiye’de eğitim öğretime dair her alanda gerek sahada gerek akademik alanda tüm çalışmalarımıza devam ederek Eğitim-Bir-Sen’in köklü akademik sendikacılık geleneğini devam ettirmeye önem veriyoruz.
2019 yılında başlanan ara tatil modeli son yıllarda gerek bürokratik alanlarda gerek sahada gerekse akademik camiada değerlendirilen bir uygulama haline gelmiştir. Bu noktada Türkiye’nin en büyük eğitim örgütlenmesine ve teşkilatına sahip sivil toplum örgütü olarak sahanın gerçekliğini yansıtmak bizim en büyük görevlerimizden biridir.
Örgütlü gücümüzün büyüklüğünü kullanarak ara tatillerin sahadaki yansımalarını ve paydaşlar üzerindeki etkilerini ve uygulama süreçlerini değerlendirmek amacıyla bu çalışmayı yapma gereği duyduk. Bu bağlamda bu zamana kadar yapılmış olan çalışmaların en kapsamlısını gerçekleştirerek Türkiye’nin 81 ilinde 119 bin 709 paydaşın katıldığı araştırmamızın sonuçlarını kamuoyu ile paylaştık.
Araştırmamızın verileri, 10-21 Aralık 2025 tarihleri arasında toplanmıştır.
Okul yöneticisi, öğretmen, öğrenci ve velinin katılımıyla yürüttüğümüz “Ara Tatil Uygulamasının Değerlendirilmesi: Okul Yöneticisi, Öğretmen, Veli ve Öğrenci Araştırması” başlıklı çalışmamız ara tatil uygulamasının öğretmenler, öğrenciler ve veliler tarafından nasıl karşılandığını ortaya koyarken, uygulamanın güçlü yönlerini ve geliştirilmesi gereken alanlarını da kapsamlı biçimde analiz etmektedir.
Araştırma, uygulamanın sahadaki yansımalarını verilerle ortaya koymak amacıyla Türkiye’nin 81 ilinde toplam 119 bin 709 paydaşın (öğretmen, yönetici, öğrenci ve veli) katılımıyla gerçekleştirilen en kapsamlı saha araştırmasıdır. Araştırmaya 55 bin 126 öğretmen, 7 bin 792 yönetici, 20 bin 675 öğrenci ve 36 bin 116 veli katılmıştır.
🔎Araştırma: https://t.co/DMxafcgCR3
“ARA TATİL UYGULAMASININ DEĞERLENDİRİLMESİ: OKUL YÖNETİCİSİ, ÖĞRETMEN VE VELİ” SAHA ARAŞTIRMAMIZ
Kamuoyundaki yaygın kaygıların aksine, öğretmenlerin yüzde 86,9’u ara tatillerin öğrenme kaybına yol açtığı tezine katılmamaktadır.
Benzer şekilde, öğretmenlerin yüzde 82,7’si ve öğrencilerin yaklaşık yüzde 80’i (lisede yüzde 80,6, ortaokulda yüzde 78,1) tatil sonrası derslere uyum sağlama konusunda herhangi bir kronik güçlük yaşanmadığını belirtmiştir. Bulgular, ara tatillerin öğrenme kaybına yol açmadığını ortaya koymaktadır.
YKS’ye hazırlanan 12. sınıf öğrencilerinin yüzde 90,6’sı ve LGS sınavına hazırlanan 8. sınıf öğrencilerinin yüzde 86,6’sı, ara tatilin ders çalışma düzenlerini bozmadığını ifade etmiştir. Benzer şekilde öğretmenlerin yüzde 86,4’ü de bu grupların akademik temposunun olumsuz etkilenmediğini belirtmektedir.
Ara tatillerin, öğrencilerin biriken akademik yorgunluğunu giderme ve motivasyon yenileme noktasında işlevsel bir araç olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin yüzde 87,3’ü bu dönemlerin bilişsel ve duygusal tazelenme sağladığını teyit etmektedir.
Çalışan ebeveynlerin çocuk bakımı noktasında ciddi bir mağduriyet yaşadığına dair hipotez, saha verileriyle doğrulanmamıştır. Her iki ebeveyni çalışan ailelerin yüzde 76,2’si uygulamanın kaldırılmasına karşı çıkmaktadır.
Velilerin büyük bir kısmı, ara tatilin izin almalarını zorunlu kılmadığını veya iş yerinde sorun oluşturmadığını belirtmiştir. Bu oran lise velilerinde yüzde 80,3, okul öncesi velilerinde yüzde 69,6’dır.
Velilerin yaklaşık yüzde 50’si, tatil dönemlerinde verilen yoğun ödev ve projelerin, uygulamanın dinlenme ve tazelenme amacını gölgelediğini belirtmektedir.
Ortalama her üç veliden ikisi ara tatillerin çocuğunun kişisel gelişim faaliyetlerine zaman ayırmada önemli bir rol oynadığını ifade etmektedir.
Buna ilaveten ara tatilde, okul döneminde vakit bulamadığı kitapları okumak veya hobileriyle (müzik, resim, spor vb.) ilgilenmek için zamanının olduğunu belirten öğrenciler; ortaöğretim kademesinde yüzde 81,2 iken, ortaokul kademesinde yüzde 75’tir.
Öğretmenlerin yüzde 88,9’u ve velilerin (kademe bazlı değişmekle birlikte) ortalama yüzde 70-77’si ara tatilleri ailece kaliteli zaman geçirmek için önemli bir fırsat olarak görmektedir.
Öğretmenlerin yüzde 52,3’ü mesleki gelişim faaliyetlerinin dinlenme ihtiyacıyla kronolojik olarak çakıştığını, yöneticilerin ise yüzde 46,5’i bu faaliyetlerin niteliksel verimliliğinin düşük olduğunu ifade etmektedir.
Verimlilik eleştirilerine rağmen, öğretmenlerin yüzde 89,6’sı ve yöneticilerin yüzde 72,3’ü ara tatil uygulamasının genel iş performansını yıl boyu olumlu etkilediği görüşündedir.
Raporumuza ulaşmak için: https://t.co/JHHTGFBV6V
📘 *Yükseköğretime Bakış 2025: İzleme ve Değerlendirme* raporumuzu kamuoyuyla paylaştık.
🔹 Yükseköğretime geçiş
🔹 Erişim ve katılım
🔹 Eğitimin çıktıları
🔹 Öğretim elemanları
🔹 Eğitim ortamları
🔹 Finansman
🔹 Akademik ve yenilikçi performans
📊 OECD ve uluslararası karşılaştırmalarla desteklenen, bu yıl *dokuzuncusu* yayımlanan _Yükseköğretime Bakış_ raporu; Türkiye’de yükseköğretimi düzenli izleyen ve değerlendiren *en kapsamlı veri temelli çalışma* niteliğindedir.
📊 Raporumuzda veri temelli analizler ile yükseköğretim sisteminin mevcut durumu bütüncül biçimde değerlendirilmekte; politika yapıcılara yol gösteren somut ve uygulanabilir öneriler sunulmaktadır.
📖Yükseköğretimin geleceğine veriyle bakıyoruz.
*#YükseköğretimeBakış2025*
🔗 *Rapora erişim için:* https://t.co/z8T1Bt5JSV
“Mesleki ve Teknik Eğitimin Son On Yılı ve Geleceği” Odak Analizimizi yayımladık
🔹 Çalışmamızda:
▪️ Türkiye’nin son 10 yıldaki mesleki eğitim dönüşümünü
▪️ OECD karşılaştırmalarını
▪️ Almanya, Japonya, Finlandiya, Birleşik Krallık ve Güney Kore örnekleri incelendik
📌 Öne çıkan önerilerimiz:
▪️ Mesleki yönlendirme ortaokuldan itibaren güçlendirilmeli,
▪️ Mesleki eğitimin ortaöğretimdeki payı artırılmalı,
▪️ Mesleki eğitim merkezleri yaygınlaştırılmalı,
▪️ Özel sektörün mesleki eğitime katılımı teşvik edilmeli,
▪️ Mesleki eğitim, NEET oranlarını azaltacak stratejik bir araç hâline getirilmelidir.
🔍 Odak Analizimiz; mesleki eğitimin istihdam, üretim ve kalkınma politikalarının merkezinde yeniden konumlandırılması gerektiğini ortaya koymaktadır.
🔗 Odak Analize erişim için:
https://t.co/tMRfVHP6t2
MİLLİ EĞİTİM AKADEMİSİ İÇİN 7 POLİTİKA ÖNERİMİZ
Öğretmen yetiştirme ve atama politikalarında yeni bir dönemi başlatması öngörülen Milli Eğitim Akademisi’ni mercek altına alan raporumuzu yayımladık.
🔹 Raporumuzda 7 stratejik politika önerisi yer aldı.
🔹 Türkiye genelinde yaklaşık 6 bin öğretmen ve okul yöneticisinin katılımıyla yaptığımız saha araştırmasında Milli Eğitim Akademisi müfredatına ilişkin somut öneriler ortaya konuldu.
📌 Haberin detaylarını okumak için:
https://t.co/bN7JoHPa9q
Rapor: https://t.co/TS6AqoYT98
@Yusuf__Tekin | @tcmeb
Son 12 yılın en düşük seviyesinde (831 bin) YKS’ye başvuran lise son sınıf öğrencilerinin yalnızca yüzde 28’i bir yükseköğretim programına yerleşebilmiştir. Yani her 10 öğrenciden sadece 3’ü üniversiteye adım atabilecek.
https://t.co/QkLHKBAqve
MEMURA YAKIŞIR TEKLİF BEKLİYORUZ
Memurun alın teri, geçim derdiyle gölgelenemez. Kamu İşveren Heyeti’nin ilk teklifi;
-Market ve pazardaki yangını söndürmeli,
-Enflasyon korkusunu sonlandırmalı,
-Adaletli bir gelir dağılımını sağlamalıdır.
Memurun sırtındaki ağır yük hafifletilmeli, Emeğin karşılığı kuruşu kuruşuna ödenmelidir.
Çünkü memur, bu ülkenin yükünü omuzlayan sessiz kahramandır. Adil, hakkaniyetli ve umut veren bir teklif bekliyoruz…
#MemurTeklifBekliyor
MASADA ŞİMDİ TEKLİF ZAMANI !
Kamu İşveren Heyeti, Genel Toplu sözleşmeye ilişkin değerlendirmesini/ilk teklifini çalışma takvimine göre yarın “12 Ağustos’ta” açıklaması gerekiyor.
Müzakere yapılabilmesi için teklifin yapılması gerekir. Yarın gelecek teklif; hem hizmet kollarında hem de genel toplu sözleşmede alınacak mesafeyi belirleyecektir.
İşveren tarafı; kamu görevlileri için geçersiz, piyasa gerçekleri için yetersiz bir teklifle masaya gelmemelidir.
İşveren Heyetinden beklentimiz; Türkiye’nin büyüklüğüne, kamu hizmetinin kalitesine, kamu görevlisinin birikim ve kıymetine uygun teklifle gelmesidir.
#MemurTeklifBekliyor
@_cevdetyilmaz@isikhanvedat@memetsimsek@tcbestepe
Bilimsel Gerçeklere Karşı Siyasi Manipülasyon Arayışı
Eğitim-Sen, bilimsel verilerle yürüttüğümüz 4+4+4 sistemiyle ilgili geniş ölçekli saha çalışmamıza yönelik yaptığı paylaşımda, maalesef yine kendi ideolojik ezberlerine sığınmış, kamuoyunu yanıltma çabası içerisine girmiştir. Kendilerine hatırlatmak isteriz:
36.118 kişilik örneklemle, yönetici, öğretmen ve veli gruplarında 81 il, öğrenci grubunda 75 ilden toplanan veriler;
•17.762 öğretmen,
•7.034 yönetici,
•5.415 öğrenci,
•5.907 veliye dayanmaktadır.
Her grup için iller, cinsiyet, okul türü ve sınıf düzeylerine göre ağırlıklandırma yapılmış, veriler Türkiye genelini temsil etmesi sağlanmıştır. Eğitim-Sen’in “temsiliyeti yok, sipariş” dediği araştırmanın bilimsel zemini bu denli sağlamdır.
Bilimsellikten bahsedenlerin, yıllardır sınıflarda “yazı tahtasını mora boyayarak” eğitim adına karikatür ürettiği, “toplumsal değerleri tarumar eden” LGBT dayatmalarını özgürlük diye pazarladığı, bilimsel çalışmaya değil sokak sloganlarına yatırım yaptığı hepimizin malumudur.
Kuklaların ipini tutan elleri çizmek kolay, fakat sahada alın teriyle toplanan verileri karalamak, ancak kendi gerçekliğinden kaçanlara yakışır.
Eğitimin içinden gelen on binlerce kamu görevlisinin katkısıyla hazırlanan anketimizin amacı, zorunlu eğitimin süresi ve niteliği konusunda toplumsal görüşleri anlamak ve politikalar üretmektir. Ne sipariş vardır ne de manipülasyon. Sipariş olan tek şey, Eğitim-Sen’in ideolojik ezberidir.
🔴 Söz konusu paylaşım, sendikal muhalefet kisvesi altında, gerçeği çarpıtma çabasıdır. Oysa biz Eğitim-Bir-Sen olarak:
•Algı yönetimi değil, veri yönetimi yapıyoruz.
•Slogan değil, çözüm önerisi üretiyoruz.
•Kısır tartışmalar değil, kamu politikası inşa ediyoruz.
“Zorunlu eğitim”in kısaltılması gibi bir amaç taşımayan bu anket çalışması, tam tersine, eğitim sistemimizi geliştirme çabasının ürünüdür.
Eğitim-Sen’e tavsiyemiz:
Karikatür çizmek yerine, sınıfın içine dönün.
Yazı tahtasını mora boyamak yerine, çocukların geleceğini dert edinin.
Slogan üretmek yerine, veri okuyun
Eğitime Bakış 2024: İzleme ve Değerlendirme Raporumuzu Kamuoyuna Sunuyoruz
📌Eğitim-Bir-Sen olarak hazırladığımız Eğitime Bakış 2024: İzleme ve Değerlendirme Raporu, Türkiye’nin eğitim sistemindeki mevcut sorunları ele alan ve bu sorunlara çözüm önerileri sunan kapsamlı bir yol haritasıdır.
Bu rapor, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamayı, öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin karşılaştığı zorluklara çözüm üretmeyi ve geleceğimizin teminatı olan nesillerin daha iyi bir eğitim almasını hedeflemektedir.
Raporun öne çıkan çözüm önerileri şunlardır:
✔ 14-17 yaş grubunda eğitime erişimi artırmak için politikalar gözden geçirilmelidir.
✔ Özel eğitim alan öğrencilerin sayısını artırmaya yönelik yeni politikalar geliştirilmelidir.
✔ Ne eğitimde ne istihdamda olan (NEET) gençler için etkin çözümler üretilmelidir.
✔ Öğretmen atama sayıları artırılarak mevcut ihtiyaçlar karşılanmalıdır.
✔ Öğretmen ve okul yöneticilerinin maaşları OECD ortalamalarına yaklaştırılmalıdır.
✔ Öğrenci başına yapılan harcamalar artırılarak eğitimde kalite yükseltilmelidir.
Eğitime Bakış 2024, yalnızca mevcut durumu analiz etmekle kalmıyor; aynı zamanda Türkiye’nin eğitim sisteminde köklü bir dönüşüm için çözüm odaklı bir vizyon sunuyor.
Eğitim-Bir-Sen olarak, eğitimin gücüne inanıyor ve daha iyi bir gelecek için mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz.
📍Geleceğimiz için güçlü bir eğitim, ‘Güçlü Türkiye’nin de teminatıdır!
https://t.co/WGPwyZrkoN
🎙️KONGRE ÇAĞRISI
Türkiye yükseköğretim sisteminin temel meselelerini kapsamlı bir şekilde ele almak, çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirmek, bilgi temelli, yenilikçi bir yükseköğretim felsefesine ve inşasına katkı sunmak için ilgilileri davet ediyoruz.
📌 Kongre Adı:
TÜRKİYE’DE YÜKSEKÖĞRETİMİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI: Yenilikler, Sorunlar ve Çözüm Önerileri
📅 Tarih: 26-27 Mayıs 2025
📍 Yer: Memur-Sen Genel Merkez Binası | ANKARA
📝 Özet Gönderim Son Tarihi: 15 Nisan 2025
🔎Detaylar ve bildiri gönderimi için:
▫️https://t.co/Cwi6TU7vPe
YÖK Başkanı Erol ÖZVAR ile Görüştük
YÖK Başkanını ziyaret ederek, ‘Yükseköğretime Bakış 2024 İzleme ve Değerlendirme Raporu’muz ile beş adet “Odak Analiz” çalışmamızı paylaştık.
Yükseköğretime dair 2024 yılı göstergelerini analiz ettiğimiz ve periyodik olarak her yıl çıkardığımız raporumuz, yükseköğretimin geleceğine dair önemli ipuçları veriyor.
Ziyaretimizde sunduğumuz;
▪️Akademik Yükselme Kriterleri,
▪️Koruma ve Güvenlik Görevlilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri,
▪️Akademik Teşvik Uygulaması,
▪️Üniversite İdari Personelinin Üniversiteler Arası Yer Değişikliği Sorunu ve Çözüm Önerileri,
▪️Akademik Personelin İstihdamı ve İş Güvencesi, konularını işlediğimiz odak analizlerimizle, yükseköğretime dair yaşanan problemleri ve çözüm önerilerimizi ortaya koyduk.
Akademik personelin ekonomik sıkıntıları ve idari personelin yer değişikliği hususlarını değerlendirdik.
Özellikle toplu sözleşme kararımız gereği idari personelin yer değişikliği konusunda, YÖK’ün, yaklaşık bir yıl önce yaptığı kapsamlı çalışmanın hayata geçebilmesi için bürokratik tıkanıklık bir an önce aşılması gerekiyor.
Üniversite idari personeli çok şey istemiyor, aile bütünlüğü istiyor. 2025 yılı “Aile Yılı” ilan edildi. Yükseköğretim çalışanları için aile bütünlüğünü sağlama konusunda YÖK’ün hem toplu sözleşme masasında hem sonraki süreçte iyimser yaklaşımlarını, olumlu girişimlerini biliyoruz ama bürokratik mekanizmanın hala aşılamamış olması. sürenin uzaması umutsuzluğa ve doğal olarak öfkeye dönüşmektedir. Sahanın talep ve beklentilerini Sn.Özvar’a aktardık.
Bölgemizde yaşanan gelişmeleri, kardeş ülkelerde yükseköğretim ile ilgili yürütülen çalışmaları, memnuniyet oluşturan adımları da konuştuğumuz ziyarette gösterdikleri ilgi için YÖK Başkan Sn.@erolozvar’a teşekkür ediyoruz.
Yükseköğretime Bakış 2024: İzleme ve Değerlendirme Raporunu Kamuoyuna Sunuyoruz
Eğitim-Bir-Sen olarak hazırladığımız Yükseköğretime Bakış 2024: İzleme ve Değerlendirme Raporu, Türkiye’nin yükseköğretim sistemindeki mevcut sorunları ele alan ve bu sorunlara çözüm önerileri sunan kapsamlı bir yol haritasıdır. Bu rapor, gençlerimizin eğitime erişimini kolaylaştıracak, uluslararası alanda daha güçlü bir Türkiye inşa edecek ve toplumsal kalkınmayı hızlandıracak reformların artık ertelenemez bir ihtiyaç olduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Raporun öne çıkan çözüm önerileri şunlardır:
✔ Üniversite kontenjanları, ülkenin ve gençlerin ihtiyaçlarına uygun şekilde yeniden düzenlenmelidir.
✔ Kadınların lisansüstü eğitime katılım oranı artırılmalı ve fırsat eşitliği desteklenmelidir.
✔ NEET oranlarını azaltmaya yönelik mesleki eğitim programları geliştirilmelidir.
✔ Öğrenci başına yapılan harcamalar artırılarak yükseköğretimde kalite yükseltilmelidir.
✔ Akademik kadrolara yatırım yapılarak, nitelikli bilim insanlarının sayısı artırılmalıdır.
✔ Mezunların iş gücü piyasasına entegrasyonu için etkin ve sürdürülebilir politikalar uygulanmalıdır.
Yükseköğretime Bakış 2024, yalnızca mevcut durumu analiz etmekle kalmıyor; aynı zamanda Türkiye’nin yükseköğretim sisteminde köklü bir dönüşüm için çözüm odaklı bir vizyon sunuyor. Eğitim-Bir-Sen olarak, gençlerimizin geleceğini güvence altına alacak politikaların hayata geçirilmesi için mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz.
Gençlerimiz için güçlü bir yükseköğretim, güçlü bir Türkiye’nin teminatıdır!
@erolozvar | @YuksekogretimK
🔎https://t.co/I9FB8IebFj