“Doktor boş oturuyordu ama bana bakmadı.”
Gerçekten öyle mi?
Doktor beyin gündeme getirdiği bu konu önemli.
Poliklinikte o anda hekimin karşısında hasta olmaması, onun “boş” olduğu anlamına gelmez.
Yatan hastasının tedavisini düzenliyor, konsültasyon değerlendiriyor, kendi polikliniğinde veya kliniğinde gelişen acil bir durumla ilgileniyor, tetkik ve görüntüleme sonuçlarını inceliyor, yatış-taburculuk-sevk işlemlerini yürütüyor, reçete, rapor veya tıbbi kayıtları tamamlıyor, bir önceki hastanın işlemlerini sürdürüyor ya da bir sonraki hastanın dosyasını inceliyor olabilir. Bazen de hastane bilgi sistemi, e-Nabız, e-reçete veya diğer dijital sistemlerdeki bir aksaklık nedeniyle işlemlerine devam edemiyor olabilir.
Koridordan görülen birkaç dakika, bir hekimin çalışma gününü anlatmaz.
Aslında mevzuat da poliklinik hizmetinin “mümkün olduğunca çok hastayı mümkün olduğunca kısa sürede muayene etmek” şeklinde yürütülmesini söylemiyor.
Sağlık Bakanlığı’nın 2021/12 sayılı MHRS Genelgesi’nde randevu kapasitesinin “az zamanda çok hasta bakılarak değil, yaygın poliklinik hizmeti planlanarak” artırılması gerektiği belirtiliyor. Aynı genelgede muayene süresinin hekime ve branşın özelliğine göre değişebileceği, randevu aralıklarının hekim tarafından oluşturulup başhekimlikçe onaylanacağı ifade ediliyor.
Hatta bir devlet hastanesinin resmî MHRS bilgilendirmesinde, çalışma planlarının poliklinik ve hekime göre değişebildiği ve 10 ila 75 dakika arasında oluşturulabildiği açıkça belirtiliyor.
Bunun hukuki bir boyutu da var. Hekim Birliği’nin Ordu’da açtığı davada, hekimin iradesi dışında randevu planlanmasına ilişkin uygulama hukuka uygun bulunmadı.
“Peki randevu bulamayan hastaya bakmıyorsa hekimin hiç mi vicdanı yok?” diye düşünülebilir.
Ama mesele vicdan değil. Bir hekim programının dışında bir hastaya bakmayı elbette tercih edebilir. Bunu yıllarca, defalarca yapmış da olabilir. Ancak sağlık sistemindeki kapasite sorunu, hekimlerin iyi niyetine, vicdanına ve her gün biraz daha fazla fedakârlık yapmasına dayanarak çözülemez.
Her branş aynı değil. Her hastanenin koşulları ve iş yükü aynı değil. Her hekimin çalışma biçimi de aynı olmak zorunda değil.
Hekim; branşının özelliklerini, hastalarının ihtiyaçlarını, kliniğinin işleyişini, diğer görevlerini ve kendi çalışma özelliklerini dikkate alarak kendi çalışma düzeninin ve poliklinik planının oluşturulmasında söz sahibi olabilmelidir.
Randevu bulamamak vatandaş için gerçek bir sorun. Ama bunun çözümü hekimle hastayı karşı karşıya getirmek değil; sağlık hizmetini gerçek iş yüküne göre planlamaktır.
Hekimlerin de çalışma hayatında nezakete, anlayışa ve mesleki değerlendirmelerine güvenilmesine ihtiyacı var.
#hakkıylagörev #saygı
Biz bugün hâlâ Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda yürüyor,
onun kurduğu Cumhuriyet’te nefes alıyor,
onun hayal ettiği adil, özgür ve onurlu yarınlar için çalışıyoruz.
10 Kasım, bir veda değil;
Her gün biraz daha büyüyen bir emanet bilincidir.
Saygı, minnet ve özlemle…
“Benim en büyük eserim Cumhuriyettir.”
Türk milletinin kaderi, bir liderin iradesiyle değişti. Atatürk’ün emanetine sahip çıkmanın gururuyla; Sonsuza dek yaşasın Cumhuriyet! 🇹🇷
@gusholderhaber Ajet sürekli rötar yapıyor en az yarım saat. üstüne bir de uçakta noodle satılıyor kokudan bayılıyoruz kaç kere şikayet ettik. Uçakta o kadar baharat kokan bir yiyecek nasıl satılır/yenilir yiyene de hayret doğrusu! Kimse başkasını rahatsız edebileceğini düşünmüyor
Eve internet bağlatmak için superonline müşteri hizmetlerini aradım sadece kayıt yapmaya çalışıyorlar ayrılırken yaşanan zorlukları yeni atlattım ve bu interneti belirli bir süre kullanacağım bunlarla ilgili soru soruyorum geçiştiriyorlar kesinlikle tavsiye etmiyorum @TFibernet
Haber kanalından ne beklersiniz? Gerçeği duyurmasını değil mi?
Örneğin, çocuk işçi sayısı artıyor, TGRT haber yapıyor. Buraya kadar normal.
Ama patron(un eşi) hemen köpürüyor. habercileri azarlıyor. Kural koymuş: Olumsuz şeyler yazılmayacakmış.
Bu işler böyle yürüyor.
❗Çocuğun ayağı kırılmış, 24 saat içerisinde ameliyat olması gerektiğine dair raporu var ama o halde Sulh Ceza Hakimliğine getirildi ve tutuklandı!
📌 18 yaşında, Türkiye derecesi yapmış çok başarılı bir genç, sinir krizleri geçirdi. Tüm avukatlar ağladı. Annesini, kardeşlerini bir faciada yitirmiş, sadece babası var. Bağırarak “Ben ne yaptım, bir fotoğrafım var mı, bir şey yaptığıma dair tek bir delil var mı? Hakim gerekçesini açıklasın beni neden tutukluyor?” diye haykırdı resmen, tutuklandı!
🔴 Orada bulunan polisler, İstanbul dışından görevlendirmeyle gelmiş polislerdi. 18 yaşındaki bu genç kızın haykırışına karşı içlerinde ağlayan vardı…
🔴 Ayağı kırık cezaevine gönderilemez diye dilekçe yazdı avukatlar ve 7. Kata çıktık beraber. Nöbetçi savcıyla görüşülemiyor. İstanbul Barosu Genel Sekreteri, ben ve dört avukat kendisiyle görüşemedik, ancak bankoda katibine ulaşıp onunla görüştük. Katip savcıya anlatıyor, sonra telefonla bize dönüyor. Savcıyı göremiyorsunuz, böyle bir yargı düzeni olur mu!
❗Avukatlar bu genç şu an sinir krizi geçiriyor, atak halinde bu şekilde cezaevine göndermeyin, en azından hastaneye sevk edin diyeceklerdi sadece, bunu söyleyebilecek bir makam yok!
❗Adalet Bakanı da buna “Adliye” diyor, “İşkence yok” diyor, “Yargımız bağımsızdır” diyor!
❗Bunlar bizim tanıklıklarımız. Lütfen bunları herkes dinlesin.
#ÇağlayanAdliyesi @szctelevizyonu@cancoskun@TC_icisleri@adalet_bakanlik