Türklerin “korkma” ile başlayan İstiklal Marşı, kendisinden başka herkese korku salan tek milli marştır.
—Türklerin Milli Marşını duyan yabancıların yorumları;
İzmir'de 2004 yılında Alaçatıport isimli bir proje kanuna aykırı şekilde başlatılmış:
• Binlerce balığın beslendiği azmak alanlarına beton ve kum dökülmüş.
• Bu bölgeler eskiden flamingoların geldiği nadir alanlardan birisiydi.
• Burayı, zenginlerin villaları için baştan a��ağı betona gömmüşler.
• Ve bu alan, 2023 yılında yargı tarafından iptal edilse de bugün hâlâ inşaatlar devam ediyor.
• Burada yapılan lüks villalar yabancı kanallarda satışa sunuluyor. Bu ülkenin deniz sularındaki balıkların yaşam hakkı bile ellerinden alınıyor.
Yargının aldığı karar sonrasında bu bölgedeki kaçak yapıların tamamı yıkılması gerekir. Bu iş böyle giderse gelecek nesiller kamuya ait sahil bulamayacak.
@adalet_bakanlik @Akparti @yenipartiyiz @herkesicinCHP @murat_kurum @laldenizlicesme
Çeşme Belediye Başkanının basın danışmanı Seher Deniz isimli şahsın Çeşme’de sahilleri gasp edenlerin reklamını yaptığını ifşa etmemden sonra beni engelledi.
Burak Sağlık isimli şahıssa sorularım sonrası hesaplarını gizliye almış.
Çevre Bakanlığı ise hala cevap vermedi. Adım atana kadar bunların hepsini tek tek paylaşacağım. Hiçbiriniz milletten büyük değilsiniz.
@laldenizlicesme@murat_kurum
Bu arada Kürdofaşizmin çok ilginç bir Trabzon ve Trabzonspor takıntısı vardır. Adeta takıntılı bir hayranlıkla bir yandan Karadeniz halkına saldırılır, diğer taraftan olabildiğince taklit edilir, özenilir. "Deniz görmüşü" kolpası da sanırım bunun sonucudur. 90'lı yıllardan bu yana sosyolojik inceleme yaparsanız bunun sonucunu milyonlar üzerinde gözlemleyebilirsiniz. Bu durum Karadeniz kadınının statüsünden, folklora, silahlanmaya oradan da Trabzonspora kadar varıyor.
Karadeniz kadını örneğin yapısı ve ekonomik bağımsızlığı sayesinde çok güçlü bir karakterken, onu örnek alarak Doğu için uydurulan hanımağa figürünün hiçbir sosyolojik gerçekliği ve geçerliliği yok.
Karadeniz'in merkezle çatışan çok köklü bir eşkıyalık sorunu/tarihi varken, Güneydoğu'da özellikle Kürt beylerinin silahlı grupları nizami bir şekilde merkezi devlete bağlı kalır, veya ondan güç devşirirdi. 90'lar göçüyle birlikte bu "Karadeniz Mafyasına" feci şekilde özenilerek bazen de şemsiyesi altında bir "Aşiret Öykünmesi" başladı. Öyle bir aşiret gerçekliği yok. Hemşehrim Serhat Albayrak gibileri de sağolsun, aşiret dizileri saçmalıkları sebebiyle dün kendini para kazanmak ve ağadan kurtulmak için şehre atan marabaların torunları bugün kendilerinden aşiret kasa olarak bahseder oldu.
Trabzonsporun 70'lerdeki Anadolu İhtilali de bu özentinin ayaklarından biri. Maddi imkansızlıklar ve has Trabzonlulardan oluşan takımın ligi domine etmesi Anadolu'da birçok insanda sempati yarattı. "Amed" Projesinin ana esin kaynağı bu. Ama bu şampiyonluklar örgüt parasıyla, iktidar itelemesiyle ve yapay taraftarla olmadı. Kabul görmesinin sebebi de kendini ülkeden bağımsız bir milli takım gibi gören bir takım olmamasıydı. Ezcümle; büyük hayranlık büyük nefret doğurur.
Sultan Alparslan Malazgirt’te Anadolu’yu ‘Türkiye’ yaptı
1071’deki Malazgirt Zaferi, Bizans ordusunu ve mukavemetini çökertti ve Anadolu’nun kapılarını sonuna kadar Türkmenlere açtı. Bizans’ın yediği bu büyük darbe sonrasında Türkmenler sel gibi Anadolu’ya aktı ve Anadolu “Türkiye” oldu
https://t.co/mg8wX7HsXv
Cumhuriyet'i savunacaksan kemküm etmeyeceksin, karnından konuşmayacaksın, böyle bir konuda seçmeninin iradesini hiçe sayarak kararı onlardan tamamen kopuk bir klike bırakmayacaksın.
Bu ucuz "Çok demokratız, vekillerimiz kararlarında serbest." masalını kimse yemiyor Özgür Bey.
Damat Ferit, Sevr’e “hayır” diyen Ali Rıza Paşa’yı küçümseyerek,
“Yalnız kaldınız Paşam.” der.
Ali Rıza Paşa’nın cevabı nettir:
“Ziyanı yok, ben Türk milletiyle kaldım.”
Bu millet, dün olduğu gibi bugün de Damat Feritleri de Ali Rıza Paşaları da not ediyor.
Her Sevr’in bir bozanı vardır!
Biz evladımızı geri getiremeyiz. Ama başka anne babaların aynı acıyı yaşamaması için mücadele ettik. Bir çocuğun canı, hiçbir gerekçenin arkasına saklanamayacak kadar değerlidir.
#MinguzziYasasıTariheGeçti
Biriniz bile 14 yaşındaki Ahmet’in bildiği kadar dil bile bilmezsiniz belki de. Evrensel hukuk normlarından bahsediyorlar. Böyle donanıma sahip bir çocuğun adaleti de size kaldı ya, Yazık. Ahmet’in canıyla ilgili ahkâm kesiyorlar. 1 Ahmet zaten etmezsiniz de, yazıklar olsun.
Yıllarca insanları “yokluktan hep ablası” diye yemişler de yemişler. Sesini çıkaran biri olunca “Rantçı, ırkçı, şovmen, çocuğunun anısını kirletiyor” diye itibar suikastı yapıyorlar. Artık kimse yemiyor. #TBMMMinguzzi yasası geliyor.