Emeği geçen herkese teşekkürler. Gün sonunda, yapay zekanın noetik işlevlere etkisini politik merak ve çözüm gayreti olmadan konuşmanın beyhude olduğunu düşünenlerdenim. Kaldı ki felsefe tarihinden öteye gidilmez.
Cumhurbaşkanı Erdoğan:
"81 ilimizde hayata geçireceğimiz yapay zeka okuryazarlığı atölyeleriyle 2 yılda 5.000.000 vatandaşımıza eğitim vereceğiz.
10.000 ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100.000 yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştireceğiz."
"Which Model Should We Consider for Human-AI Interaction?." In Philosophical Approaches to Artificial Intelligence Vol. V, edited by Özgüç Güven, and Filiz Didem Çoban Sarı, 182-193. Social Sciences and Artificial Intelligence Series, Series Ed. by S. Yazıcıoğlu. Istanbul: Istanbul University Press, 2026.
https://t.co/P5XbkxasvA
Yeni kitap bölümü alarmı! 2024 sonunda gerçekleştirilen yapay zeka temalı Congist'te sunduğum bildirinin tam metni yayınlandı, ilgilisine :) https://t.co/JDvcvj2GUh
Yazının düşünceyi genişleterek, dönüştürerek ve ona yeni hareket alanları açarak bilişsel bir teknoloji olduğundan söz eden bu makaleye denk geldim. Kısaca yazmak düşüncenin hareket halidir diyor. Mutlaka tavsiye ederim.
Link: https://t.co/T1SfD6aR3G
Şu “derin devlet” muhabbetini bırakın artık arkadaşlar. Özellikle de kendine “solcu” diyenler. Devlet gayet “yüzeysel” bir şey. Özellikle de TR gibi ülkelerde.
Aslında iş özünde bugünün kötülük diye ifade ettiğimiz meziyetlere fazla maruz kalmamız ve geçmişi daha temiz/iyi/güzel nostaljileştirerek hatırlamamız var. Toplum çürüyen veya bozulan bir şey değildir; bazen hafızamız geçmişi fazla cilalamış olabiliyor, medyanın ve teknolojik araç gereçleri de kullanmamızın ve mantığının bir etkisi var.
Ben de yeni yayımlanan bu algoritmik hafıza tekniklerine yönelik makalemi paylaşayım sizlerle: https://t.co/czeMRxuFX0
Ölüm Üzerine
"Her insan bu dünyadaki yazgısına ilişkin kendince bir plan yapar. Ne var ki biz böyle düşlere dalmışken, gerçek kaderimiz bizi bambaşka yollara sürükler. Payımıza düşen hayat, umduğumuz şeye çoğu zaman hiç benzemez, attığımız her adımda beklentilerimizin boşa çıktığını görürüz. Buna rağmen, hayal gücü faaliyetini sürdürmekten geri durmaz, durmadan yeni planlar yapar, ta ki hep uzakmış gibi görünen ölüm ansızın gelip bütün oyunu sona erdirene dek."
Şu sıralar çevirmekte olduğumuz, Kant'ın genç yaşta ölen öğrencisi için yazdığı mektuptan bir parça.
#Kant #Ölüm
Eğer geçinemediğin için kaygılıysan, işyerinde mobbinge uğradığın için depresifsen ya da geleceksizlikten ötürü tükenmişsen. Ana akım terapi sana dönüp şunu der: "Dış dünyayı değiştiremezsin, sen buna verdiğin tepkiyi değiştirebilirsin."
İşte apolitikleştirmenin ilk ve en büyük darbesi burasıdır.
Sınıfsal Gerçeklik: Sorun bireysel değil ekonomi-politiktir.
(sömürü, güvencesizlik, eşitsizlik).
Terapi Söylemi: Sorun psikolojiktir (bilişsel çarpıtmalar, zayıf sınır yönetimi, çocukluk şemaları).
Böylece öfkenin yönelmesi gereken yer dışarısı (sistem) değil içerisi (bireyin kendisi) olur. Birey sistemi sorgulamak yerine kendi kusurlarını aramaya koyulur.