Yerin yedi kat dibinde ömrünü çürütenleri, dondurucu soğukta çelik halat çekenleri es geçip sırf "politik doğrucu" görünmek için dünyanın en zor işini kasiyerliğe sığdıran şefkat tüccarlığı... Diğerlerinin zorluğu, twitter sayfalarında satılacak kadar "trend" değil çünkü.
Yetmezmiş gibi, bir kesimden etkileşim almak uğruna mihraptaki din adamına da fatura kesiyor. Bu kadını bir türlü sevemedim ve her geçen gün sebebini daha iyi anlıyorum.
Kendisi CHP Genel Başkanı iken 147 kadın, mesai saatinin bitmesine 5 dakika kala gönderilen bir SMS’le işten çıkarıldık.
Ne yüzümüze bakıldı ne derdimiz dinlendi ne de yıllarca verdiğimiz emeğin bir karşılığı oldu.
Sesimizi duysunlar diye kapılarında beklemekle yetinmedik.
Yüzlerce kilometre yol yürüdük.
Aylarca CHP Genel Merkezi’nin önünde, asfaltın üzerinde yattık. “Biz de emekçiyiz, biz de kadınız, bizim de çocuklarımız, kiramız, faturamız var” diye haykırdık.
O gün sosyal devlet neredeydi?
O gün kadın emeği neredeydi?
O gün iş güvencesi, dayanışma, hak, hukuk, adalet neredeydi?
Kendi siyasi sorumluluğunuz altındaki belediyelerde kadınların yaşadığı mağduriyete ses çıkarmazken, bugün çıkıp milyonlarca kadına “Sizi sosyal devlet anlayışıyla sigortalı yapacağız” diyor.
Biz vaat değil, yaşadığımız gerçeği anlatıyoruz.
Kadının hakkını savunmaya önce kendi kapının önünden başlarsın.
İşten çıkarılan kadının sesini duyarsın, kilometrelerce yürüyüp genel merkezin önüne geldiğinde kapıyı yüzüne kapatmazsın.
Bugün milyonlarca kadına anlatılan o güzel cümleleri keşke biz asfaltın üzerinde yatarken de hatırlasaydınız.
Kadın kongresinde bizi erkek korumalara dışarı attırırken söyleseydin.
Biz sizi taniyoruz uygulamanızın şahidiyiz.
Şimdi kalkmış milyonlarca kadına sosyal devlet masalı anlatıyorsunuz.
Hadi oradan be!
Önce 147 kadının gözünün içine bakıp neden kapının önüne konulduğunu anlatın.
Sonra kadın emeğinden, sosyal devletten ve güvenceden söz edersiniz.
Siyasette sözün kıymetini kürsüde söyledikleriniz değil, iktidar olduğunuz yerde yaptıklarınız belirler.
Mansur Yavaş’ın siyasi geleceği!!
Arkadaşlar…Mansur Yavaş, Ankaralıların kahir ekseriyeti tarafından sevilen bir siyasetçidir.
Öyle olmasa 2 kez belediye başkanı seçilmezdi. Ama bütün Ankara, havada uçan kuşlara kadar bilir ki…Mansur Yavaş’ın siyasi geleceğinde Ankara Büyükşehir Belediyesi dışında başka bir post yoktur. Olamayacaktır. Bunun sebebi de bizzat kendisidir.
Çünkü Mansur Yavaş, Ankara’yı doğru düzgün yönetememiştir. Kaldı ki, ülke yönetecek!!
Siyasi geleceklerini Yavaş’ın popülaritesine bağlayan siyaset esnafı ve bazı anketçiler aksini iddia etse de kendisi de bu gerçeğin farkındadır.
Çünkü Yavaş gerçekçidir. Realisttir. Asla risk almaz, gerektiğinde kırmızı ışıkta geçecek bir duruş göstermez. Hep durumu idare eder.
Bu temkinli, kılı kırk yaran “Aman tadımız kaçmasın Ali Rıza Bey” tarzının sebebi de budur.
Belediyede son ana kadar kalır, bir seçimi daha zorlar. Ötesi yoktur. Türkiye gibi bir ülkede, dünyanın en belalı coğrafyasında, tarih yeniden yazılırken olması gereken de budur.. Kimseden yapabileceklerinin ötesinde bir şeyler beklememek, beklenti içinde olmamak iyidir.
@CAOIletisim1 Ankara dikkat etsin hareketlerine, ben genelkurmay, cumhurbaşkanı başbakanınızım. Türkiye Cumhuriyetinin ve Amerikanın prezıdınt prezıdıntınım, dikkat et ayağını denk al. 3300001 in kendisiyim, TBMM 01 ara beni bul. Ankara beni bulsun...
Bakın aslında bu kadın CHP'deki en dürüst en aslına uygun vekil.
Kim olduğunu öz'ünü inkar etmiyor.
"Biz buyuz bizim kökümüz aslımız orijin'imiz budur diyor !! İslâm düşmanı olduğunu çekinmeden söylüyor.
Diğerleri gibi mahsuscuktan Müslümanmış gibi rol yapmıyor oruç tutuyormuş gibi iftar fotoğrafı vermiyor, yer sofrasında dümenden oruç açıyormuş gibi yapmıyor, şov amaçlı camiye gidip namaz kılar gibi yapmıyor, avuç açıp güya dua edermiş gibi yapmıyor, iki duble parlatıp iftar yemeğine katılmıyor.
Siz hiç Tayyip Erdoğan'ın Laik kesime yanaşıp oy alabilmek için şarap kadehi kaldırdığını gördünüz mü ?!
Özgür Bey ve avanesi okula çok rahat geldi ve girdi. Çünkü biz, onun girmesinde bir sakınca görmedik. Çünkü BİZ medeniyiz.
Çünkü karşılarında vahşi bir güruh yok. Çünkü bizden eminler. Çünkü o geldiğinde kaos çıkarmayacağımızdan, yakıp yıkmayacağımızdan eminler. Çünkü biz, dirlik düzen içinde gelişmek, geliştirmek isteyen insanlarız.
O okulda nadir kitapları, okulun kültür mirası olan antika mobilyaları yakan biz değiliz. Kendi arkadaşlarını okulda doğrayıp sandığa koyan biz değiliz. O okulda vahşet ve şiddet adına ne yapıldıysa hepsini yapan aşırı solcu provokatörden beriyiz. Çünkü hedefe erişsek de erişemesek de salihlerden olmak gibi bir niyetimiz var.
Özgür Bey, Ramazan’ın ilk günü gelerek kendini iyice garantiye aldı. Çünkü muarızları karşısına çıkma niyeti olsa da bugün çıkmaz. Çünkü bugünün feyzinden istifade etti. Oysa Rektörlük baskını Ramazanda olmuştu; yapan haydutların öyle bir derdi de yoktu, nasibi de.
Ezcümle bu memlekette bu huzurun teminatı biziz; siz keyfini sürün. (Fazla coşup yakıp yıkmadan elbette)
@sabansevinc2
Bir hisse var ki oyuncusu 1.5 yıl boyunca mal toplamış.
Ve asıl hareketi yapmamış. Çok sığ bi tahta olması hasebiyle açıktan paylaşmıyorum. Bu gönderiyi beğenip, yorum yapıp, rt atan ve beni takibe alanların mesaj kutusuna destek direnç noktalarını yazarak paylaşacağım. Rabbim mahcub etmesin.
Tevekkül bizden, Takdir Allah'tan.
#bist #bist100 #borsa #Borsaİstanbul #teknik #takas #temel #analiz
Ee..
Bu işler böyle Mansur Aga.
Karşında emme basma tulumba gibi el kaldırıp indiren CHP’li belediye meclis üyeleri olmayınca böyle cascavlak kalıverirsin.
-"Benim evde hiç su kesilmedi. Ankara'nın su kesintisi çekmediğini düşünüyorum. Suyu kesilenler elini kaldırsın"
Salonun yarısı el kaldırıyor.
-"Ama şöyle su kesintisi, planlı su kesintisi."
💥İBB’DE LİYAKATSİZ ATAMA💥
📌 İBB’de Mühendislik hizmeti veren UGETAM şirketinin başına TARİH bölümü mezunu, hayatında hiç şirket yönetmemiş birini asaleten genel müdür atayacak kadar aklınızı yitirmiş olabileceğinizi hiç düşünmemiştim.
📌Liyakat liyakat diye bağırırken aslında hiç bir farkınızın olmadığı gayet açık.
📌Örgüt emekçisi binlerce genç sahada çalışırken, maaşları birilerine bağlasınlar diye mi çalıştı ? Gençler asgari ücretle yaşam mücadelesi verirken, bu ezilmiş halk liyakatsiz insanlar yüzbinlerce maaş alsın diye mi oy verdi ?
📌Koskoca partide yönetici atayacak bir tane mühendis yok muydu da bir tarih mezununu mühendislik şirketine genel müdür yaptınız❗️
@istanbulbld@nuriaslan_tr@herkesicinCHP@eczozgurozel
Savcılık çağırdığında ilk işi gece yarısı yurt dışında bir kuaför bulup saçını kısaltmak olan birinin delil karartma ihtimali bulunmadığını, bir hukukçunun iddia edilebilmesi mümkün değildir…
Sadettin Saran’ın, bir kadınla yaptığı yazışmalarda uyuşturucu teminine ilişkin görüşmeleri ilk okul öğrencisinin bile anlayacağı kadar açık iken, bu yazışmaların soruşturmanın konusu ile ilgisi bulunmayan özel hayata ilişkin konular olduğunu bir hukukçu söyleyemez…
Yargısal süreçlerin, kişilerin itibarlarını sarsmanın değil korumanın aracı olması gerektiğinine dair görüşe ben de katılıyorum…
Yargısal süreçlerde korunmaya değer itibar sadece şüpheliler ve sanıklara mı ait?…
Millet adına görev yapan hakimler ve savcıların korunmaya değer bir itibarı yok mu?..
Bu zamana kadar yapılan uyuşturucu soruşturmalarında uygulanan yargısal rutin her ne ise, Sadettin Saran adlı şüpheliye uygulananların da eksiksiz olarak aynısı olduğunu hiç kimse inkar edemez..
Bir şüphelinin adı yerine sıfatına vurgu yapmak, örtülü olarak şüpheliye sıfatı nedeniyle ayrıcalıklı muamele yapılması çağrısıdır…
Uyuşturucu kullanma suçunda kan ve idrar örneklerinden sadece son birkaç günde gerçekleşen uyuşturucu kullanımı tespit edilebilir… Tırnak, büyüklüğüne göre biraz daha orta vadeli kullanımın tespit edilmesine yarar.. Saç ise, her bir santimetresi bir aylık dönemi gösteren, uyuşturucu kullanımının tespitine yarayan en önemli materyaldir..
Bir kimse, uyuşturucu kullanma iddiasıyla çağrı yapıldığında ilk iş olarak saçını kısaltmak için gece yarısı kuaför buluyorsa, en önemli delili karatmaktan başka neyi amaçlamış olabilir?…
Kaldı ki adli merciler tarafından alınan saç örnekleri pozitif çıktıktan sonra, saçlarının uyuşturucu materyalin tespitini engelleyecek şekilde daha da kısaltılıp kısaltılmadığı tespit edilmeden adli mercilerin kontrolü dışında gidip başka yerlere saç örnekleri vermek te oluş biçimine göre bir delil karartma girişiminden başka ne olabilir?…
Soruşturma esnasında savcılık tarafımdan saç örneğinin yasalara aykırı olarak alındığına dair şüpheli tarafımdan ileri sürülen bir iddia var mı?.. Yok.. Adli tıp incelemesi yapılan saçın şüpheliye ait olmadığına dair bir iddia var mı?.. O da yok..
Kimyasal inceleme hatalı yapıldı deniliyorsa, materyal orada.. Yeniden incelemenin yolu da belli…
Bu hususlar, okuması yazması olan herkesin bileceği hususlardır ayrıca.. Hukukçu olmaya da gerek yok…
Sadettin Saran Türkiye’nin en büyük ve en saygın kulüplerinden olan Fenerbahçe başkanı olmakla birlikte, kendisine komplo kurulmaya değecek hangi kişisel özelliği var ki?… Kendisinden önce görev yapan Fenerbahçe başkanı çok daha muhalif bir kişiliğe, çok daha yüksek sosyal ve ekonomik statüye sahip.. Onlara yapılmayan komplo, hangi özelliği nedeniyle Sadettin Saran’a yapılacak..
Geçin bu ucuz polemikleri.. Hukuki temelden yoksun açıklamalarla da temsil ettiğiniz avukatlık meslek mensuplarının itibarını ve avukatlık mesleğine güveni zedelemeyin…
Yakın geçmişte, sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin, sahip oldukları temsil yetkilerini meslektaşlarının hukukunu korumak yerine, ağır suçların sanıklarını korumak için perde haline getirmelerinin ülkemize, kişilere ve kurumlara verdiği telafisi imkansız zararları ve bunların bir hukuk devletinde yeri olmaması gerektiğini tekrar hatırlatırım.
Siz… Uyuşturucu pazarlığı yaptığına dair mesajların kendisine ait olmadığını söyleyemeyen, uyuşturucu testi pozitif çıkan, muhatap olduğu kadınları bilmem neresinin ölçüleri üzerinden sınıflandırarak ve hiç tanımadığı kadınları bilmem nerelerinin ölçülerine göre topluca temin edilmesini talep ederek kadınlara yönelik en ilkel aşağılamaları yapanların avukatlığını yapacaksanız gidin vekâletini alın ve avukatlığınızı yapın…
Tüm avukatlara ait bir meslek örgütünün başkanlığı sıfatını istediğinize dışardan perde yapamazsınız …. @erincsagkan
🔴 Eski Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen⤵️
▪️Bunu paylaşmaktan hicap duyuyorum ama “bunların” gerçek yüzünü herkes görmeli!
▪️Üsküdar’ın CHP’li belediye başkanı, göreve gelir gelmez kendisine lüks bir Mercedes makam aracı almıştı ve onu kullanıyor.
▪️Bizim yıllarca kullandığımız makam aracımızı da köpeğine tahsis ettiğini duyuyorduk ama bu görüntü bugün bizzat Çengelköy’de önüme düştü.
▪️Gece gündüz Üsküdar’a hizmet için koşturup, saymakla bitiremeyeceğimiz eserlere imza attığımız araç, bugün bir köpeğin hizmetinde!
▪️Bu tavır özde bize karşı bir hakaret gibi gözükse de aslında tüm Üsküdarlılara çok seviyesiz bir mesaj hatta hakarettir! Takdir kamuoyunun elbet…
▪️Bu fotoğrafı paylaşıyorum çünkü milletin sınırları ve sinirleri ile oynamak için her şeyi yapıyorlar.
▪️Siz yapmaktan utanmıyorsanız, biz bu Aziz Milletin, CHP’nin gerçek yüzünü tanımasından, öğrenmesinden hiç utanmayacağız!
Tek kelimeyle inanılmaz. İlk kez bu kadar tafsilatlı okudum. Yayın yasağı kalkmış çünkü.Bir kadının hayatı, FETÖ’cü polisler, savcılar ve hakimler tarafından karartılmış. Fatih Altaylı golf sopasıyla döverek hastanelik ettiği Serap Çil’le yaşadığı yasak ilişkiyi de böylece “kamufle etmeyi” başarmış.
@cemilebayraktr Yıllar önce, kendisi de İlahiyat fakültesinde dekanlık yapmış bir profesör demişti ki; Türkiyedeki ilahiyat fakültelerinde din adamı yetişmez, din tenkitcisi yetişir...