Baba Muhammed Baca: "Benim kızım kafasından 3 tane kırıkla darbedildi.
Şu an hala tahrik etmeye çalışıyorlar. İki gün önce motosikletler tarafından takip ediliyordum. Tehdit ediliyorum.
Kızım, çocuklarım burada. Dört aydır ne okul psikolojileri kaldı, ne ev düzenimiz kaldı. Evimi zorla sattırdılar. Evden çıktım, terk ettim.
Bu kızı kimse bu hale getiremez. Gelip adalet önünde herkes hesap verecek."
Türkiye Cumhuriyeti Devleti mevcut anayasası ile ULUS ÜNİTER DEVLETTİR.
abd’nin Ankara Büyükelçisi tom barrack Türkiye’nin ULUS DEVLET yapısından rahatsızdır.
Dolayısıyla tom barrack (yani abd) Türkiye’nin mevcut anayasasından son derece rahatsızdır!
19 Mayıs’ta ABD Büyükelçiliği’ne yürüyeceğiz.
Milli egemenliğimize yönelik hadsiz açıklamalarda bulunan ABD Büyükelçisi Tom Barrack derhal sınır dışı edilmelidir!
@SamyeliSuhan@eczozgurozel@amedskofficial Pkk terör örgütü lehine bölücü tivit ve sloganlar atan,
adı Türkçe olmayan, bayrağımıza ve istiklal marşımıza saygısı olmayan
kandilcilerin kontrolündeki bir kulübü kutlamak yakışmamış.
Kim üzerine alınırsa alınsın Türk Milletinin görüşü budur. İstiklal marşında ayağa kalkıp,bayrağımıza saygı duymayanlara sırf oy uğruna şirinlik yapanları asla unutmayacağız. Bu devran bir gün dönecek!
Son sözümüz burası Türk yurdu ve Ne Mutlu Türk'üm Diyene 🇹🇷
Maden işçileri, ödenmeyen ücretleri ve tazminatlarını alabilmek için Eskişehir-Ankara sınırından başlattıkları yürüyüşün ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde açlık grevine başladı.
Bugün de grevlerine devam ediyorlar.
Haklarını arayan madenciler, Ankara Kurtuluş Parkı’nda açlık grevine başladı.
Madencilerin direnişine devam edebilmesi için uyku tulumu ve yorgan gibi ihtiyaçları var.
İstiklal Kadınları Hareketi olarak, 10 uyku tulumunu madencilerimize teslim edeceğiz.
Ancak daha fazla uyku tulumu ve yorgana ihtiyaçları var.
Deprem gecesi hiç düşünmeden bölgeye gidip yüzlerce canı kurtaran madencilerimize destek olmak, Türk halkı olarak boynumuzun borcudur.
SİSTEMATİK İTİBAR SUİKASTININ, YALAN VE İFTİRALARIN HEDEFİYİM‼️
Şahsıma yönelik şantaj girişimleri başlar başlamaz, bu kişilerin taleplerine boyun eğmedim, korkmadım. Adaletin varlığına inanarak Bolu Adalet Sarayı’na gittim; her şeyi açık ve şeffaf bir şekilde anlattım, ilgili şahıslar hakkında suç duyurusunda bulundum.
Bir hukukçu olarak kendimi suçlu hissetseydim, yargıya gidip kendimi ihbar etmezdim. Şantaja boyun eğer, istenilenleri yaparak konuyu kapatmayı tercih ederdim.
Ancak ne yazık ki “yargının güvenilirliği” konusunda yanılmışım…
Cezaevine girmemin hemen ardından, bu davayla ilgili asılsız haberler yandaş medya aracılığıyla, yargı eliyle servis edildi. Yetmedi; müşteki (şikâyetçi) olduğum davada sanık durumuna düşürüldüm. Şantajcıların akıl ve vicdan sınırlarını zorlayan çirkin iftiralarına maruz bırakıldım.
Kısacası; yandaş medyanın, trollerin sistematik şekilde yürüttüğü bir itibar suikastının, yalanların, iftiraların ve algı operasyonlarının hedefi oldum.
Şu an cezaevindeyim. Elim kolum bağlı şekilde, hakkımda ortaya atılan iftiralara anında cevap veremiyorum. Ancak bir kez daha ifade ediyorum:
Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacaktır!
Türk halkından tek isteğim; bu kirli oyunlara ve itibar suikastlarına inanmamaları, gerçeklerin ortaya çıkacağı günü sabırla beklemeleridir.
Hepinizi çok seviyorum.
Tanju ÖZCAN
Sincan F Tipi Cezaevi