Nihayet çıktı: Sosyolojik Araştırmanın Mantığı
Şimdiye dek ürettiğim çalışmalar arasında belki en zorlusu değil, ama muhtemelen en zor koşullarda yaptığım çalışma bu oldu. Motivasyonumu korumak hiç kolay olmadı. Elimden düşüp durdu ve bir kenara bırakmamak için çok çabaladım. Sosyolojiye ve sosyolojik bilgi üretimine dair ne biliyorsam, bu işi nasıl kavrıyorsam elimden geldiğince aktarmaya çalıştım. Ve artık bana bir süre müsaade. Bu koşullarda daha fazlasını yapacak gücüm kalmadı. İlginize ve takdirinize sunuyorum. Kitaba erişmek isteyenler için aşağıya bir link bırakıyorum. Başka sitelere de bugün yarın düşer. @heretikyayin
Sosyolojik Araştırmanın Mantığı | Kitapyurdu https://t.co/mbI14TJZCE
Yıllardır üzerine düşündüğüm, dersler, seminerler verdiğim bir mesele... Sonunda tüm notlarımı yeniden düzenleyip kitaplaştırdım. Bu işten ne anladıysam, bu işi nasıl yaptıysam hepsi burada. İçinde bulunduğumuz zor koşullarda dâhi hakikat fikrini terk etmemiş, büyü bozan bir sosyolojiye halen hem inanıyor hem de bunun mümkün olduğunu düşünüyorum. Bu kitap, her şeye rağmen bu işi hâlâ önemseyen tüm genç meslektaşlarım ve ilgili herkes için. Çok yakında duyurusunu yaparız.
Bingöl: Tarih, Kültür ve Medeniyet Sempozyumunda, "Bingöl'de Tek Ebeveynli Aile Gerçeği: TÜİK Verileri Üzerinden Bir Değerlendirme" başlıklı bildirimi sundum. Sempozyum kitabı yayımlanınca tam metnine erişim imkanı olacaktır..
Bu veriler şaşırtmadı.
2016 yılından bu yana her yıl bu dönemde buna benzer haber yapılır..
TÜİK'e göre yıllardır Bingöl tek ebeveynli hane halkı oranlarına göre Türkiye'de ilk sırada
Bunun arka planını Cuma günü Bingöl sempozyumunda anlatacağım..
Şaşırtıcı veriler ile...
Her şey ikici demografik geçiş kuramı ekseninde ilerliyor.. Sonraki aşamada ne olacağı da belli.. Bir ipucu vereyim; çok ilerleyen zamanlarda DNA testleri yasaklanacak!
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Evlilik yaşı yükselmekte, boşanma oranları artmakta, bunların bir sonucu olarak doğurganlık hızımız düşmektedir.
Doğrusunu söylemek gerekirse rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir."
2017'de KHK ile ihraç edilen müvekkilim, 9 yıl sonra, Ankara Bölge İdare Mahkemesi kararı ile görevine iade edildi. 9 yıl sonra devlet pardon dedi. 9 yıl sonra gelen adalet. Müvekkil sadece ve sadece şu sebeple ihraç edilmişti: sosyal medyada hükümeti eleştiren paylaşımlar yapmak. İhraç eden kamu kurumu tam olarak şöyle diyordu: "Fethullah Gülen 2015'ten sonra takipçilerine hükümete muhalefet etmeyi telkin etmiştir. Bu kişi de hükümet aleyhine paylaşımlar yapmıştır, demek ki FETÖ/PDY ile iltisakı vardır." Biliyorum, yok ya kesin başka bir şey vardır diyeceksiniz ama tek ihraç sebebi bu, hükümet aleyhine paylaşımlar yapmak, gerçekten hepsi bu. Ve OHAL komisyonu bunu hukuka uygun buldu, Ankara İdare Mahkemesi hukuka uygun buldu, nihayetinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi, dosyanın önüne gelmesinden 5 yıl sonra ihracın hukuka aykırı olduğunu tespit edebildi. İşte KHK hikayesi budur.
Mahmut Arıkan:
📌Okulda düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden Yusuf Tarık Gül'ün ismi listede yok. İtirazlar gelince parantez içine aldılar.
📌Fotoğraflarını bile basına servis etmediler. Bakanlar cenazesine bile katılmadı Yusuf'un.
☝Bütün bunların sebebi yavrumuzun babası #KHK'lı bir polis memuruymuş
📌Bu ülkede çocuklar için kılınan cenaze namazlarında dahi politik saflar belirlemeye hiç mi utanmadınız! Hiç mi yüzünüz kızarmadı sizin?
AKP'li Mücahit Birinci:
"Mansur Yavaş gözaltına alınırsa, oy oranı Ekrem İmamoğlu lehine %5+ artar; CHP %40’ın çok rahat üstüne çıkar.
Butlan gelirse, CHP’de ne olursa olsun, seçim 2028’de alınsa bile, muhalefet %50–55 bandına çıkar.
Finalde, zaman gençten yana olduğu için iktidar en az 20 yıl sağdan merkez sağa ve sola kayar. Bu kayış %60 ile başlar, 4. seçimde yine %30–35’lere çekilir. Yani aşağı yukarı 20 sene sonra…
Bazen birilerinin işi bitti denirken, aslında o bitti denen kişinin, başkaları tarafından hikâyesi yazılıyor olabilir. Kim bilir?
Bundan mütevellit:
* Çok acil şekilde demokratik ve özgürlükçü kodlarımıza geri dönmemiz,
* Tansiyonu düşürmemiz,
* Ekonomiye dört elle sarılmamız,
* Adalet ve tarım konusunda acil ve kesin çözümler bulmamız şarttır, kaçınılmazdır.
Aksi halde, 2002’de iktidara, devlete ve makamlara elveda diyen Bülent Ecevit, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz ve kadroları gibi oluruz."
Tunceli eski Valisi Tuncay Sonel gözaltına alınmış.
Sistemin çürümüşlüğünün en somut örneklerinden biri oldu, onun özelinde yaşanan gelişmeler.
O dönem bu kahraman! vali ile fotoğraf çekme yarışına giriliyordu
Bingöllü pek çok kişi de onunla fotoğraf çekip paylaşmıştı üstelik!
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'da meydana gelen hadiselerin farklı sebepleriyle birlikte mevzunun birde çocuk merkezli aile boyutu olduğu kanaatindeyim..
Bir kaç ay önce yayımlanan "Çocuk Merkezli Aile: Görünüm ve Sorunlar" başlıklı makalede bu konuya bir giriş denemesi yapmıştım!
@Veyselmir Madem bu paylaşım önüme düştü kayıtsız kalmamam gerekir.
Namaz kıldığını gören yok demişsiniz, buyurunuz: https://t.co/GClDvNzcU2
Dahası da var Alim hocanın paylaşımında, anlayan için izaha gerek yok!
İlber Ortaylı ile birkaç kez yolum kesişti (önemli şeyler değil ama sonra yazarım). Şimdilik, tüm insani ölçülere göre ayıp olan, bu iddiaya dair bir anı. 2005 veya 2006'da Konya'da kentleşme üzerine benim de konuştuğum bir sempozyumda, İlber hocayla yürüyerek cuma namazına gitmiştik. Din iman işidir lafla olmaz demişti yolda
Mevzu toplumdaki ahlaki erezyon ile doğrudan ilintili.. Bingöl'de tanıdık ilişki örgüsü etrafında şekilleniyor tüm sosyal ilişkiler.. Bir kurumda tanıdığı olup da öncelik peşinde koşmayan nadir insan var bu memlekette.. Dolayısıyla kurumlar ve çalışanlar kadar toplumda sorunlu!
İşinizi doğru yapın, kendinizi vatandaşa ifşa ettirmeyin. Sonrada biz kurumlarda çalışıyoruz diye sosyal medyaya düşünce yırtınmayın.
Et ve Süt Kurumu’nda yaklaşık 2 saat sıra bekleyen insanlar var ama yine de et alamadan geri dönüyorlar. Ben de durumu takip ettim ve videoya aldım. Çalışanların bazı kişilere öncelik tanıdığı görülüyor. Mesela bir kişi geliyor 5 dakika bile beklemeden alttan ürününü alıp gidiyor.
Saatlerce sırada bekleyen vatandaşlar mağdur edilirken, bazı kişilere ayrıcalık tanınması insanın aklına şu soruyu getiriyor: Bu ülkede neden her kurumda gariban eziliyor?
Herkesin eşit olduğu bir düzen olması gerekirken, böyle manzaralar vatandaşın vicdanını yaralıyor. Yetkililerin bu duruma bir an önce müdahale etmesi gerekiyor.
@celikcahit@TutkanUgur@bingolbel@Erdalarikan12
Yapay zekanın radarına giren makale olur mu?
Bu radara giren makalelerin atıf sayıları hızla artıyor..
5-6 ay önce yayınlanan bir makalemin bu süre içinde 5 atıf almasını buna bağlıyorum!
Ey akademi cemaati alın size yeni bir mevzu, makalelerinizi nasıl bu radara sokacaksınız?
Yazardan ücret alıp, ücretsiz hakem peşinde koşan çok sayıda dergi mevcut.. Ücretli dergilerin hakem ücreti vermesi şartı konulmalı, soruna küçük bir katkı sağlar diye düşünüyorum
Şuanda Dergipark sisteminde bana 10 civarında hakemlik teklifi var. Bunların bir kısmı alanımla ilgili, bir kısmı ise ilgili değil.
Bu normal bir durum değil. Bu anormal durumun en temel sebeplerinden biri, hocaların hakemlik tekliflerini çoğunlukla reddetmeleri. Hocaların redlerinin de haklı/haksız çeşitli sebepleri var.
Ama dergiler ve editörler zor durumda. Bu konunun masaya yatırılması gerekir.
İlk rektör Gıyasettin Baydaş zamanında Bingöl Üniversitesi çok sayıda önemli sempozyum düzenlemişti. Çapak zamanında yaşanan 2 dönemlik fetret devrinden sonra yeniden bir canlanma görünüyor üniversitede..
Üniversitemizde “Bingöl’ün Tarihi, Kültürü ve Medeniyeti” Sempozyumu İçin Hazırlık Toplantısı Gerçekleştirildi
Bingöl Üniversitesi ile Bingöl Gazeteciler Cemiyeti iş birliğinde düzenlenmesi planlanan “Bingöl’ün Tarihi, Kültürü ve Medeniyeti” konulu sempozyuma ilişkin hazırlık toplantısı, Rektörümüz Prof. Dr. Erdal Çelik başkanlığında gerçekleştirildi.
Senato Odası’nda düzenlenen toplantıya Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abdulhakim Koçin’in yanı sıra Bingöl Gazeteciler Cemiyeti üyeleri ve ilgili birimlerden akademisyenler katıldı. Toplantıda sempozyumun kapsamı ve tematik çerçevesi ayrıntılı biçimde ele alınırken; bilimsel programın oluşturulması, oturum başlıklarının belirlenmesi ve davet edilecek konuşmacılara ilişkin planlamalar değerlendirildi.
Bingöl’ün tarihî birikiminin, kültürel zenginliğinin ve medeniyet perspektifinin akademik bir zeminde kapsamlı şekilde ele alınmasının amaçlandığı sempozyumun, şehrin kültürel hafızasına ve bilimsel literatüre önemli katkılar sunması bekleniyor.
Toplantı, katılımcıların görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.
Zazalar Kürttür
Zazalar Türktür
Zazalar Zazadır
Timeline bu tartışma ile kaynıyor.. İlk gençlik yıllarımda bende bu tartışmanın alevli bir neferiydim, şimdi dönüp bakınca ne kadar anlamsız geliyor..
Çocuklarımıza 2 kelime anamızın dilini öğretemiyoruz, neyin tartışması bu!
2016 yılında İstanbul'da düzenlenen bir sempozyumda tüketim toplumu ve tüketilen değerler bağlamında yaptığım bir sunumda Bingöl'de hiç AVM olmadığını ifade etmiştim ve salonda garip karşılanmıştı..
10 yıl sonra AVM sayısı 3 olmuş ve çok sayıda il geride bırakılmış..
Tüketin!