✅ Darbe var gel POLİS
✅ Seçim var gel POLİS
✅ Yangın çıktı gel POLİS
✅ Konser var gel POLİS
✅ Maç var gel POLİS
✅ Deprem oldu gel POLİS
✅ Pandemi var gel POLİS
✅ Sınav var gel POLİS
❌ Maaşa zam yok POLİS
❌ Sendikası yok POLİS
❌ Özlük hakkı yok POLİS
❌ Fazla mesai ücreti yok polis
#PolisYineMiBekleyecek
“ŞEHİDİN VAR TÜRKİYE”
İzmir’de kontrolden çıkan tır 6 araca çarptı.
Kazada 3 kişi hayatını kaybederken, 4’ü ağır olmak üzere toplamda 7 kişi yaralandı.
Tırın çarptığı Polis aracında görevli bulunan Polisimiz Serkan Hızlı Şehit oldu.
Türk milletinin başı sağ olsun.
"Işığım söndü" diye yarattığı şu devasa dramanın sebebine bakın: Adamın evinin içinde kamera açılıp şov yapılmasına ve bunun sosyal medyaya atılmasına izin vermemesi.
Bu tipler o kadar bencil ki, her saniye sadece kendi istedikleri olsun istiyorlar. Ufacık bir itiraz gördüklerinde de bunu o feminist kafalarıyla anında "ışığının söndürülmesi" olarak pazarlıyorlar.
Ulan hayatta herkesin her istediği oluyor mu? Sırf elinde telefonla şov yapamadı diye adama koca bir günü zehir edip hayatı zindan etmiştir kesin.
Erkeklere naçizane tavsiyemdir; şayet evlenecekseniz hayatı Instagram'dan ibaret sanan, sosyal medya bağımlısı bu reels özürlüsü kadınlardan uzak durun.
Şu aniden değişen yüz ifadesine dikkatli bakın, bunların o sinsi manipülasyonları ömür boyu bitmez. Adamı bu deccal kadından Allah kurtarmış cidden.
Utanç verici bir durum. İnsan sağlığını tehdit eden bu seviyede bir ihmal Türkiye’de yaşansa maç sonucunu iptalden ağır iç saha cezasına kadar her şey konuşulurdu. Bize dünyayı dar ederlerdi. Ne yazık ki uefa denilen yapının bu olayı adil bir şekilde ele alması mümkün değil, yanılırsam çok şaşırırım.
Ben hiçbir zaman körü körüne batıcı olmadım ama eskiden batının en azından yereldeki türlü çarpıklıklara karşı alternatif bir düzen ve adalet arayışı için kısmen referans kabul edilebileceğini düşünürdüm.
Ama batının savaş suçları ve özellikle de İsrail karşısındaki tutumundan ötürü artık o “kısmen” de yok bende. Siyasetten spora her alanda çifte standart söz konusu. Bu bir zihniyet meselesidir.
Nitekim Liverpoollu futbolcuların Lang’a gösterdiği şefkat de sahtedir; skoru almamış olsalardı, bunu göremezdik, Galatasaraylı bir futbolcunun kolu kopsa dönüp bakmazlar, aksine daha da itip kakarlardı. Henüz skoru alamadıkları anlardaki hal ve hareketleri de bunun kanıtıdır.
Bu seviyede, dünya markası haline gelmiş bu takımlarla mücadele edebilmek için en az onlar kadar mental ve fiziksel açıdan güçlü olmak, onlar gibi ayakta kalmak, sakatlanmamak, her hareketinizle diri olduğunuzu göstermek zorundasınız.
Burada adeta bir “güç istenci” devrededir, sizi güçsüz yakaladıkları anda ezerler. Juventus maçında da aynı şeyi yaşadık, rejisinden taraftarına, saha komiserinden takımına topyekun üzerimize çullanmışlardı ama güçleri yetmemişti.
Yaşamı salt hayatta kalmak değil, sürekli bir genişleme ve tahakküm kurma çabası olarak gören bu felsefi düzlemde merhamet ve adalet, çoğu zaman egemen olanın üstünlüğünü tasdik ettikten sonra sergilediği bir lükstür.
Avrupa futbolunu ve kurumlarını şekillendiren bu hegemonya da hakkaniyetle değil, kendi hiyerarşisini koruma arzusuyla hareket eder; zayıflık gösterdiğiniz an tüm o medeniyet makyajı akar ve asıl niyetleri ortaya çıkar.
Bu yüzden onların kurduğu düzende onlardan adalet veya empati bekleyerek değil, ancak ve ancak güç istencinizi tartışmasız bir şekilde sahaya yansıtarak var olabilirsiniz; asker kökenli bir milli güvenlik hocamız vardı, “hastalanmak yasaktır” derdi, aynı şekilde futbolcular abuk sabuk pozisyonlarda sakatlanmayacak, savaş gazisi gibi sahada dolaşmayacak, sakatlanırsa çıkacak ve yerine daha sağlamı girecek. Taş gibi bir kadronuz olacak, çünkü bu arenada tek geçer akçe, başkasının lütfu değil, sizin dayattığınız kudrettir.
İşte bu kudret bizde yok.
Ne yapar ne eder o noktaya gelebiliriz, o kudrete erişebiliriz, bunu düşünmek zorundayız ve sadece futbolda değil.
Lang’a geçmiş olsun.
5 Ocak 2017’de İzmir’de gerçekleşen hain terör saldırısında, bir an bile tereddüt etmeden canını ortaya koyan kahraman Polisimiz Fethi Sekin’i, şehadetinin 9. yılında rahmet ve minnetle anıyoruz.