İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu olarak, DİSK’e bağlı Dev Sağlık-İş Sendikası'nın toplu iş sözleşmesi yapabilmesi için gerekli işkolu barajını aştığını büyük bir sevinçle öğrenmiş bulunuyoruz.
İstanbul'daki hekimler adına, bu başarıya ulaşmak için verdiğiniz emek, kararlılık ve mücadeleyi içtenlikle selamlıyor; hepinizi yürekten kutluyoruz.
Sağlık emekçilerinin ortak hak ve talepleri doğrultusunda, önümüzdeki dönemde de birlikte yürüteceğimiz mücadelelerde dayanışmamızın daha da güçleneceğine inanıyor, hepinize başarılar diliyoruz.
İstanbul Tabip Odası
Yönetim Kurulu
@DevrimciSaglik
https://t.co/3I5D8CExaj
Varto’nun doğasına, suyuna, toprağına uzanan ellere karşı tek yürek, tek ses olma zamanı.
Bu sadece bir miting değil, geleceğimizi savunma çağrısıdır.
📍 24 Nisan – Varto
#Vartoİstemiyor
📌MUŞ
Genel Başkan Yardımcımız Ümit Umdu'nun katılımıyla Muş Devlet Hastanesi'nde sağlık işçileri ile bir araya geldik.
Sağlık ve sosyal hizmet işçileri hakkını alacak!
Genel Başkan Yardımcımız Ümit Umdu @DiSK_Genel_is Muş Şubesi Başkanı Erol Yaldız'ı ziyaret ederek
Muş'taki örgütlenme çalışmalarına katkılarından dolayı sendikamız adına teşekkürlerini iletti.
TÜYAP, İstanbul Kitap Fuarı'nda (da) Murathan Mungan'ı "onur yazarı" seçmiş. Mungan, teşekkür konuşmasında cümleye "Kürtçe yazarını, söyleyenini, yayınlayanını susturan bir gelenekten geliyorum" diye başlayıp yasaklananların "emekleri ve tarihleri üzerinde yükselen bir mirasın üstünde durduğumu idrak ettiğimi belirtmek isterim" (özgün imlâ) diye tamamlıyor.
Sayın Mungan, "Kürt edebiyatı", Kürtçe yazanların ürettikleri edebiyata verilen addır. Siz Kürt edebiyatı geleneği ve tarihinin bir parçası değilsiniz. Bu gelenek, dâhil olmadığınız bir tarih ve birikim olarak zorlu ve dirençli tarihini sürdürüyor. Kürtçe yazanlar, Kürtçe yazmayı seçenler ve Kürtçe yayıncılık yapanların emeğine, birikimine konma hakkınız yok.
Türkçe, tekdile teslim olup tekdilde yazmayı seçen sizi, hepinizi yeterince ödüllendirdi. Gözünüz doysun artık! Daha iki yıl önce, 2023 TÜYAP Amed Kitap Fuarı'nda da "onur konuğu"ydunuz. Neden Kürtçe yazan bir yazar değil de siz seçildiniz ya da seçilmeyi kabul ettiniz? Neden onur konuğu seçildiğiniz fuarda bir öğünden fazla durmayıp fuarı da "onurlandırma"dınız? Üstelik zâtınızdan sonra onur konuğu geleneği kaldırıldı, yani Amed'deki TÜYAP fuarlarında Kürtçe yazan bir yazar bir daha onur konuğu ya da onur yazarı seçilmeyecek. Diğer fuarları zaten çevirmişsiniz, yer kalmamış!
Kürtçe yazan yazarlara karşı düşmanca denebilecek tutumunuzu bilmeyen yok. Başkalarını değil, kendimi temsilen söylemem lazım: 2001'de, Amed'deki bir panelde sizin bazı Kürt masallarını yeniden yazıp, "modifiye edip" yayınlandığınızı söylediğim için, 24 yıldır elinizin uzandığı her yerde adımı engellediniz. "Maruz mu Müdahil mi?" adlı yazım yayımlandıktan sonra dergiyi arayıp "bu adamın yazısını neden yayınlıyorsunuz" diyen de siz değil misiniz? Böyle sevgi tomurcuğu halleri sahici durmuyor!
Tepeden kurulan hiçbir cümlenin karşılığı yok. "Sahiplenici" tutum bir efendi jestidir. Gülünçtür. Beri durun yeter!
Ew zimanê zarok pê nepeyivin ew ê mirinê ye.
Ew zimanê ku nava malê bi xwe jî ji dest çûbe, ew êdî li ber sekerat�� ye.
Nehêle ku stêra zimanê me biçilmise...