Filistinli YouTuber Hamza Saadeh’in konuğu Dr. Gabor Maté:
“Hamas’tan önce de İsrail, Filistinlileri eziyor ve öldürüyordu.”
Ela Rümeysa Cebeci #BJKvÇRS
When a dozen Jews are massacred in Australia, the world is in mourning.
When a dozen Palestinians are massacred every day in Gaza, the world celebrates it as a ceasefire.
@yemen3love@uriweltmann Ve tüm her şeye rağmen gelmiş burada ağlıyorlar!Biz dünya olarak İsraillileri gerçekten şaşkınlıkla izliyoruz.Ben her birisinin bir kalbi olduğundan şüpheliyim.Vicdansızlar sürüsü!
@CoolmpactS@TurkNet@TurkNetDestek Ben bir saat önce konuştum müşteri hizmetleri ile.İzmir genelinde bir sıkıntı varmış. Ne zaman çözülür bilmiyoruz dedi. Yer Konak 🤦🏻♀️
Soykırımcı İsrail'in Sanatçısı Yasmin Levy ve Milli Eğitim Bakanlığına Çağrı!
15 Mayıs 2025 tarihinde, Ankara MEB Şura Salonu’nda İsrailli sanatçı Yasmin Levy’nin konser vereceği bilgisi kamuoyuna yansımıştır.
Adı geçen kişinin daha önce İsrail hükümetine destek veren açıklamalarda bulunduğu, İsrail Filarmoni Orkestrası’nda görev aldığı ve siyonist İsrail rejimine hizmet ettiği yönündeki bilgiler kamuoyunda açıkça yer almaktadır.
Gazze’de devam eden soykırımın ve işgalin gölgesinde, bir soykırım rejimine açık veya örtülü destek veren bir sanatçının Türkiye’de, özellikle de bir Milli Eğitim Bakanlığı salonunda sahneye çıkarılması kabul edilemez.
Yasmin Levy’nin ya da konser organizasyonunun yapılacağı Milli Eğitim Bakanlığına ait MEB Şura Salonu yetkililerinin, kamuoyunun tepkisini dikkate alarak 24 saat içinde:
•Yasmin Levy’nin Gazze soykırımı ve İsrail zulmüne karşı olup olmadığını açıklamasını,
•Aksi durumda konserin iptal edilmesini talep ediyoruz.
Bu çağrımızı kamuoyunun ve vicdan sahibi herkesin dikkatine sunuyoruz.
Ankara Filistin Dayanışma Platformu
.
@tcbestepe@RTErdogan@tcmeb@Yusuf__Tekin@yilmaznazif@meb_dhgm@omurfatih@vasipsahin@AnkaraValiligi
.
#YasminLevyKonseriİptalEdilsin
#MEBŞuraSalonunaYakışmıyor
#GazzeİçinSesVer
#FilistinİçinBoykot
#SiyonistSanatçıİstemiyoruz
#GazzeSoykırımı
#YasminLevyBoykot
#MEBDuySesimizi
Gerçekten medeniyetin beşiği(?) olarak adlandırılan bir ülkede güpegündüz alıkonunan #RumeysaOzturk ten haber alınamıyormuş.Korkunç, gerçekten korkunç.Amerika gittikçe çılgın bir yer olmaya başlıyor.😔
Otelin yangın sensörleri çalışmıyor, yangın merdiveni yok ama geceliği 30 bin TL.
66 can gitmiş, hala daha yok o yetkili, yok bu yetkili diye burada ideolojik kavgaya tutuşmanın zamanı mı?
Acının rengi de olmaz siyaseti de, sorumlular kimse cezasını çekecek!
#bolukartalkaya
İki gündür İzmir yanıyor ve ben alerjinin alasını yaşıyorum.Tası tarağı toplayıp ilçelere gidelim desem her yerde ya yangın var ya çıkacak diye korkuyoruz.Allah sebep olanların belasını versin.Nefes alamıyoruz,nefes! #izmiryanıyor
Tekirdağ’da GDO’lu Mısır Skandalı: Hızlı Başlatılan Soruşturma ve Siyasi Müdahaleler
**Tekirdağ, Türkiye** –
Yurt dışından ithal edilen genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) içeren mısırın, Tarım İl Müdürlüğü laboratuvarlarında analiz sonuçlarının manipüle edilerek GDO’suz gibi gösterildiği iddiaları, büyük bir skandalı ortaya çıkardı. Cumhuriyet savcılığı hızlı bir şekilde soruşturma başlatırken, olayın ardında siyasi müdahalelerin de bulunduğu iddia ediliyor.
Skandalın Ortaya Çıkışı ve İddialar
Olay, Tekirdağ limanında, Malkara'da faaliyet gösteren Ç. firması tarafından ithal edilen GDO'lu mısırın laboratuvar sonuçlarının değiştirildiği yönündeki iddialarla başladı. İddialara göre, GDO'lu mısırın laboratuvarda sonuçlarının manipüle edilerek GDO’suz gösterildiği ve bu şekilde tonlarca GDO’lu mısırın ülkeye sokulduğu belirtildi. Bu skandal, Tarım İl Müdürlüğü içerisinden yapılan bir ihbarla ortaya çıktı. İhbarı yapan kurum çalışanı, laboratuvar sonuçlarının numunelerle oynanarak değiştirildiğini bildirdi.
Hızlı Soruşturma ve Müfettiş Talebi
İhbarın ardından, Tekirdağ Tarım İl Müdürlüğü hızla harekete geçerek bakanlıktan müfettiş talep etti ve Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Savcılık, olayın ciddiyeti karşısında hızla soruşturma başlattı. İlk denetimlerde, laboratuvardaki analiz sonuçlarının bazı parametrelerinin değiştirildiği tespit edildi.
Şüphelilerin Savunması ve İlk Bulgular
Tarım İl Müdürlüğü laboratuvarında çalışan bazı kişilerin savunmalarında “şifremiz çalındı” şeklinde açıklamalarda bulundukları öğrenildi. Bu savunma, soruşturmanın seyri açısından önemli bir iddia olarak değerlendiriliyor. Yapılan ilk denetimlerde ise, numune analiz sonuçlarının manipüle edildiğine dair somut bulgular bulundu.
Siyasi Müdahale İddiaları
Skandalın ortaya çıkması ve şüpheli şahısların yakalanması sonrasında, bazı siyasi figürlerin devreye girerek olaya müdahale etmeye çalıştığı iddiaları gündeme geldi. Bu müdahalenin, şüphelilerin kurtarılması amacıyla yapıldığı belirtiliyor. Söz konusu siyasi baskılar, soruşturmanın seyrini ve kamuoyunun olaya olan güvenini ciddi şekilde etkileyebilir. Bu durum, "Gazi Meclis'e bu isimler nasıl girebiliyor?" ve "Milletvekilleri bu isimleri nasıl kabul edebiliyor?" gibi soruları gündeme taşıdı.
Kamuoyunun Tepkisi ve Beklentiler
Bu skandal, kamuoyunda büyük bir tepkiyle karşılandı. GDO’lu ürünlerin halk sağlığı üzerindeki potansiyel etkileri göz önüne alındığında, olay büyük bir hassasiyetle takip ediliyor. Vatandaşlar, sorumluların adalet önünde hesap vermesini ve olaya karışan herkesin cezalandırılmasını bekliyor.
Gelecek Adımlar ve Tedbirler
Tekirdağ Cumhuriyet Savcılığı'nın yürüttüğü soruşturmanın sonuçları merakla beklenirken, Tarım İl Müdürlüğü’nün iç denetimlerini sıkılaştıracağı ve laboratuvar güvenliğini artırmak için gerekli önlemleri alacağı belirtiliyor. Ayrıca, Bakanlığın olaya müdahil olması ve kapsamlı bir inceleme yürütmesi bekleniyor. Soruşturma süreci devam ederken, kamuoyunun beklentisi adil ve şeffaf bir yargılama süreci ile sorumluların cezalandırılması yönünde.
Olayın Önemi ve Gıda Güvenliği
Bu olay, ithalat sürecindeki denetim mekanizmalarının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Kamu sağlığı ve gıda güvenliği açısından ciddi sonuçlar doğurabilecek bu tür manipülasyonların önlenmesi için daha sıkı denetim ve kontrol sistemlerinin kurulması gerekliliği vurgulanıyor. Tarım İl Müdürlüğü ve diğer ilgili kurumların, bu tür olayların tekrar yaşanmaması için daha etkin tedbirler alması ve kamuoyunu bilgilendirmesi büyük önem taşıyor.
Tekirdağ'da patlak veren bu skandal, Türkiye'nin gıda güvenliği konusundaki hassasiyetini ve bu alanda yapılacak reformların önemini bir kez daha gündeme getirdi. Olayın kapsamlı bir şekilde araştırılması ve sorumluların hesap vermesi, benzer skandalların önüne geçmek için atılacak önemli bir adım olarak görülüyor.
@TBMMresmi@Akparti@MHP_Bilgi