bu da ibb davası'ndan;
dün mehmet torun kendisine kesilenin ceza olduğunu kabul etmiş resul emrah şahan'ın rüşvet talep etmediğini söylemişti. bugün de yine bir inşaatçı eyüp subaşı rüşvet olarak geçen iddiayı ceza makbuzu olarak açıkladı.
https://t.co/L6GCKAt11O
Ekrem İmamoğlu davasının duruşmaları pazartesi-perşembe arası (dahil) haftanın 4 günü sabah 10:30’da başlıyor, tutuklulardan bayılanlar bile olsa gece 01:30’a kadar devam ediyor. Eylül ayı boyunca da bu şekilde devam edecek gibi görünüyor.
Anayasa m.141 ve Ceza Muhakemesi Kanunu m.182 uyarınca duruşmalar herkese açıktır.
Sayın İmamoğlu’nu görmek isteyen, acaba hiç mi bir şey yok diyen, neler yaşandığını merak eden, destek olmak isteyen, verdiği oyun peşine düşen, çok istese de gün içinde çalıştığından gelemeyen avukat-vatandaş ayrımı olmaksızın herkes istediği saatte gelerek duruşmaları izleyebilir.
Not 1- Navigasyona Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yazarak gelebilir, ışıklandırmalı duruşma salonu yazan binanın vatandaş girişi kısmından içeri girebilirsiniz.
Not 2- Gelirken yanınızda su ve mümkünse dürbün (izleyici bölümü kürsüye çok uzak konumlandırıldığı için) getirmeniz tavsiye olunur.
Not 3- Klimalar iyi çalışıyor, normalde fazla üşüyenler üstlerine ince bir şey alabilir.
Not 4- Geçerli kimlik belgenizi unutmayın.
Not 5- Telefonunuzu girerken teslim ediyorsunuz, fotoğraf çekmek ve kayıt almak yasak.
Not 6- Akşam 20:00’den sonra izleyici tarafı daha müsait oluyor.
@CelikBaskan06@herkesicinCHP Sen önce dünya ne zaman küçük harfle, ne zaman büyük harfle yazılır, onu öğren; okumuş adamsın ya sonuçta. Not: Umarım gün gelir, bu dünya sana bir hücre kadar dar gelir.
Tutuksuz itirafçı sanık Semih Bilgin, iddianamede yer alan ifadelerinde, Emirgan Korusu'nda Ekrem İmamoğlu'nun da katıldığı "gizli" toplantılar yapıldığını iddia etmişti. Savcılık, bu ifadeleri suçlamalara gerekçe göstermişti. Semih Bilgin bugün, toplantılara "gizli" demediğini, ifadesini alan savcının bunu "gizli" diyerek iddianameye yazdığını söyledi.
Semih Bilgin'in, savunması sonrası mahkeme başkanıyla arasında geçenler şöyle:
Mahkeme başkanı: Şimdi ifade olarak "gizli toplantı" diye bir ifade kullandınız da bu... Yani Emirgan Korusu'nda, halka açık bir yerde bu nasıl gizli toplantı? Siz bunun gizli olduğu kanaatine nereden vardınız?
Semih Bilgin: Yok, gizli toplantı olduğunu ben iddia etmiyorum, Sayın Cumhuriyet Savcısı iddia etmiş. Ben olayı...
Mahkeme başkanı: Sizin iddianız değil yani.
Semih Bilgin: Yok, benim iddam değil. Ben olayı anlattım, oradaki...
Mahkeme başkanı: Dışarıda kimler vardı toplantının yapıldığı binanın dışında? Bahsettiniz, şoförler vardı dediniz.
Semih Bilgin: Dışarıda... Dışarıda olanlar ben, bizim otoparka yanaştığımızda dışarıda hani medyadan veya şeyden, şirketten daha öncesinde Murat Bey'in yanında tanıştığım kimseyi göremedim. Ama dediğim gibi ciddi bir makam aracı yoğunluğu vardı, 8-10 tane makam aracı vardı. Murat Bey zaten hızlı adımlarla gidiyordu, zannedersem geç kalmıştı.
Mahkeme başkanı: Toplantıya katılanların kim olduğu, içeriğinin ne olduğu hakkında herhangi bir bilginiz yok? "Gizli" ibaresi de senin kullandığın bir ifade değil yani?
Semih Bilgin: Herhangi bir bilgim yok. "Gizli"... "Gizli" sözcüğü iddianamede kullanılan ifadeydi Sayın Başkanım.
İBB Duruşmasında bayılan Fatoş Pınar Türker, geçen hafta tahliye talep ederken, "Tansiyon sorunu da yaşamaya başladım. üç kez bayıldım. Bir defa omuzumdan yaralandım. Bir defa başım açıldı. revir kaydında var. Gece gündüz fark etmeksizin 7/24 her 15 dakikada bir iki infaz koruma memuru odama geliyor. Beni kontrol ediyorlar. Gece uyurken de geliyorlar. Eğer ikinci geldiklerinde aynı pozisyonda yatar bulurlarsa ışığı açıyorlar, beni uyandırıyorlar." demişti.
İşte İstanbul Valiliği’nin adaleti…
YENİ Parti’yi seçim salonuna sokmamak için önce:
“Grubu olmayan partiler seçim salonuna giremez” dediler.
YENİ Parti Meclis’te grubunu kurdu.
Bu kez ikinci yazıyı çıkardılar:
“Hiçbir siyasi parti giremez.”
Sonunda Üsküdar'ı da gasp etmeyi başardılar.
2024 Mart seçimlerinde 39 belediyenin sadece 13'ünü AKP kazanmıştı. Şimdi ikisi kayyum olmak üzere 22’sini yönetiyorlar.
Bu belediyelere seçimle gelmiyorlar; hileyle, tehditle, yargı oyunlarıyla çöküyorlar!
Bu belediyeleri en fazla birkaç yıllığına zorla yöneteceksiniz. Sonra ne olacak, size oy vermemiş -yine vermeyecek- olan halkı mı tutuklayacaksınız?
Vatandaşı ikna odalarına mı alacaksınız?
Daha da önemlisi, halk iradesini çalıp galibiyet pozu verirken ar damarınızı çatlatacak kadar iştahınızı kabartan nedir?
Bu kadar yüzsüzlük karşılığında ne vadediliyor size?
Çocuklarınızı komşularınızın yüzüne nasıl bakıyorsunuz ?
Her şeyi geçtik, hiç aile terbiyesi de almadınız mı?
FotoHaber - Son olarak Üsküdar'da da yönetime el koyan AKP Örgütü, ''80'lerde olsan nasıl görünürdün?'' akımına katıldı... #seksenler
https://t.co/4LR7DPIPSh
Belediye başkanını ve belediye meclis üyelerini tutuklayarak seçim kazanma zaferi Ak Parti’ye nasip oldu.
Türkiye’de seçimlerin bir anlamı kalmadığında rahat edeceğinizi mi zannediyorsunuz?
Üsküdar sizin değil.
İstanbul sizin değil.
Türkiye sizin değil.
Milletin.
Millet kendinin olanı elbet geri alacaktır.
Her şey olup bittiğinde bir belgesel yapılacak ve o belgeselde olacak bu video.
Koltuk düşkünü birinin günden güne nasıl kişisel hırslarına yenik düşüp kullanışlı bile olmayan bir aparata dönüştüğüne tanıklık ediyoruz.
Seve seve seslendiririm o belgeseli.