Ne zaman ders alacağız?
Bu fotoğraf, Srebrenitsa Soykırımı’nın
insanlığın hafızasına kazınan acı karelerinden biri…
Bir anne ve oğlu, elleri bağlı hâlde birbirlerine son kez bakıyor.
Temmuz 1995’te Bosnalı Müslümanlara karşı işlenen bu soykırımda, birkaç gün içinde 8 binden fazla Boşnak erkek ve çocuk katledildi. On binlerce kadın ise savaşın en karanlık yüzlerinden biri olan sistematik cinsel şiddetin mağduru oldu.
Bugün bize “insan hakları” dersi verenler, dün Avrupa’nın ortasında bu vahşeti izledi.
Srebrenitsa’yı unutmak, sadece geçmişi değil; insanlığın vicdanını da kaybetmektir.
#SrebrenitsaSoykırımı #SrebrenicaGenocide #مذبحة_سربرنتسيا
Kronik yalnızlıktan şikayet eden birçok insan, aslında derin bir bağ kurmanın getirdiği kırılganlıktan kaçmak için o çok iyi bildiği yalnızlığı güvenli bir sığınak olarak kullanır.
Sen kurtarıcı olmayı seçtin.
İnsanların sana ihtiyaç duymasına yoğun ihtiyaç hissediyorsun.
Bu yolla hem insanları kontrol ediyorsun
Hem de kendini daha güçlü ve daha yeterli hissediyorsun.
Bu ikincilik kazançları iyileştirmediğin sürece kendini tüketeceksin beklentini karşılamadığında ise kurbanlarına zorbalık yapacaksın.
Bazı kurtarıcılar narsistlik özellik taşır.
İnsanların ona ihtiyaç duymasına mağdurlardan üstün hissetmeye insanları yönetmeye alışmışlardır.
Bu sahte değerlilik geçici bir yara bandı olsa da, yerine sağlıklı bir şey koymadığında kalıcı bir bağımlı ilişki modeline dönüşür.
Görünürde kurban kurtarıcıya bağımlıdır
Oysa arka planda ikisi birbirine bağımlıdır..
Serhat Yabancı
Hayat, senin enerjine cevap verir. Yaydığın enerji; seni hangi insanların, hangi fırsatların ve hangi deneyimlerin bulacağını belirler. Önce enerjini değiştir, sonra hayatının nasıl değiştiğini izle…
✨ Yaydığın enerji, seni kimlerin ve neyin bulacağını belirler...
Kadınlara Evlenme Ritüeli…
Bu çağda kadınlar için evlilik hele ki mutlu bir evlilik gerçekten zorlaştı;
hele ki özellikle kalbinizin derinliklerinde sevdiğiniz, âşık olduğunuz o özel insanla bir ömür boyu yürümek istediğinizde…
Ama umut yok değil.
Aksine, tam da şimdi, doğru insanla ve en doğru zamanda evlenmenin kapılarını aralayan güçlü, içsel bir ritüel yazıyorum.
Bu ritüel, dışarıdaki arayıştan önce kendi içinizde başlayan, ruhunuzu parlatan ve evrenin size en güzel hediyesini çekmek üzere tasarlanmış bir yol.
Öncelikle kendi öz güveninizi yukarı taşıyın.
Kendinize her sabah aynada bakarken, “Ben değerliyim, ben tamamım, ben bir kraliçeyim” diye fısıldayın.
Bu güven, sadece bir duygu değil; manyetik bir alan yaratır ve doğru erkeği size çeken ışığı yakar.
Öz güveniniz yükseldikçe, sevginin sahtesini değil, gerçeğini ayırt etme yeteneğiniz de keskinleşir.
Dişil enerjinizi açığa çıkarın.
Yumuşaklığınızı, sezgilerinizi, şefkatinizi ve o kadim kadınsı akışı özgür bırakın.
Dişil enerji, pasif bir bekleyiş değil; evrenin bereketini çağıran, yaratıcı ve alıcı bir güçtür.
Aybada gülmeyi çalışın..
Gülümsemeyi...🥰
Gülüşünüzde, yürüyüşünüzde, bakışınızda bu enerjiyi hissettirdiğinizde, ruh eşiniz sizi manyetik bir şekilde fark eder; çünkü o enerjiyi tanır.
Kendi kendinize güçlü durun.
Yalnızken de mutlu olun, çünkü mutluluğunuzu bir başkasına bağımlı kılmak yerine kendi içinizde inşa edin.
Çünkü mutluluğu sizde göremezse kimse gelmez.
Bu güç, kırılgan değil; aksine, kökleri derinlere uzanan bir ağaç gibidir; fırtınalara dayanır ve meyve vermeye hazırdır.
Kariyerinizi ve eğitiminizi hayatinizda biri olsa bile Nisan söz vs alsanız bile asla ihmal etmeyin, yarıda bırakmayın; o sizin içsel gücünüz, onu bırakırsanız sizi de bırakırlar.
Kendinizi geliştirdikçe, hem maddi hem manevi olarak zenginleşirsiniz.
Bu zenginlik, evliliğinizi bir ihtiyaçtan değil, iki bütün insanın güzel bir birleşimine dönüştürür.
Okuduğunuz her kitap, öğrendiğiniz her yeni şey, size “Benim değerim dışarıdan gelmiyor, içimden geliyor” dedirtir.
Erkeklerin size hizmet etmesinden memnuniyet duyun, mahcubiyet hissetmeyin.
Bir erkeğin size kapıyı açması, çantanızı taşıması, sandalye çekmesi…
Bunlar onun dişil enerjiyi onurlandırma biçimidir.
Bu hizmeti kabul etmek, ego değil; ritüelin bir parçasıdır.
Almayı bilmek, evrenin size daha fazlasını vermesine izin vermektir.
Mahcubiyet yerine gülümseyin ve “Teşekkür ederim” deyin; çünkü bu, enerjinin akışını dengeler.
Bu ritüeli uyguladığınızda, evren sizin için en doğru zamanı ve en doğru insanı hazırlar.
Belki bir bakışta tanıyacaksınız, belki de yavaş yavaş kalbinizdeki kapılar açılacak.
Ama şunu bilin: Siz hazır olduğunuzda, o da hazır olacaktır.
Çünkü sevgi, iki yarım değil; iki bütünün mucizevi buluşmasıdır.
Kendi ışığınızı yakın, dişil gücünüzü serbest bırakın, güçlü durun ve lütfen almayı öğrenin.
O zaman aşk, kapınızı çalmakla kalmayacak; eşikten girip ömür boyu yanınızda oturacak.
Bu ritüel, sadece evlenmek için değil; en derin, en ruhani ve en romantik haliyle sevilmek için bir davetiyedir.
Hazır mısınız?
Öğrenmeyi reddettiğin her ders,
dersi öğrenene kadar kendini tekrar eder. Hem de dersin şiddeti ve zorluğu her defasında daha da artarak karşına çıkar...
...bir nesneye devredersin. Evren ise kusursuz bir denge üzerine kuruludur ve senin bir şeyi putlaştırmana, kendi özüne ihanet etmene asla izin vermez...
...evrendeki en ağır, en sıkışmış frekanslardan birini yayar. Sen mutluluğunu, huzurunu, değerini veya geleceğini bir insanın sevgisine, bir işin sonucuna ya da maddesel bir güce bağladığın an, kendi merkezini kaybedersin. Kendi içindeki o ilahi gücü ve ışığı dışarıdaki geçici ++