Sevgili Mauro,
Bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz.
Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek. Çünkü sen, 7’den 70’e her Galatasaraylının gönlünde taht kurdun.
Attığın goller, yaşadığın gol krallıkları, kırdığın rekorlar ve kaldırdığın kupalar bir yana; Galatasaray tutkusunu yaşadın ve milyonlara yaşattın.
Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin.
Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar “Galatasaraylıyım.” demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var.
Tüm Galatasaraylılar biliyor…
Böyle bir aşk unutulmaz.
Arkadaşlar selamlar,
Bu şerefli millete yakışır, en yüksek kalitede ürünleri üreteceğime dair sizlere söz verdim. Bu sözün arkasında durmak benim için bir şeref borcudur.
Şu an fabrika ile üretim süreçlerini ve renk kartalalarını netleştiriyoruz. Ben kararlarımı her zaman olduğu gibi sizinle istişare ederek alıyorum; çünkü sizin görüşleriniz, benim için üretim kalitemiz kadar değerlidir. Bizim aklımızdaki renkleri aşağıda paylaşıyorum, ancak sizlerin de önerileri bizim için belirleyici olacak. 🧦
Ayrıca şunu özellikle vurgulamak isterim: Üreteceğimiz her bir ürünü, dilediğiniz bağımsız kuruluşa test ettirmekte özgürsünüz. Bizim kalitemizden ve şeffaflığımızdan en ufak bir şüphemiz yok.
%100 Merserize
%100 Bambu
%100 Modal
Tercihi tamamen ayak sağlığınız ve konforunuz doğrultusunda siz yapacaksınız. Hangi renkler koleksiyonumuzda mutlaka olmalı? Fikirlerinizi, önerilerinizi yorumlarda mutlaka bekliyorum. 🙏
Kılıçdaroğlu’nun "Osmanlı coğrafyasında olmalıyız" çıkışı sonrası uyku uyuyamadığını söyleyen Özgür Özel'e, Altan Tan'dan yanıt:
— Niye senin uykun kaçıyor Özgür Özel.
— Bu kadar seni perişan eden ne?
— Benim ailemde bir bayram ziyaretinde 3-4 dil birlikte kullanılıyor.
— Benim hiç Türkçe bilmeyen teyzemin kızı vardı. Hiç bilmiyor, Kürtçe konuşuyordu.
— Hiç, Kürtçe ve Türkçe bilmeyen babamın halaları vardı, onlar Arapça konuşuyordu.
— Hiç Arapça ve Kürtçe bilmeyen dayılarım vardı. 3 tane dayım Türkçe konuşuyorlardı. Kürtçe de, Arapça da bilmiyorlardı.
— Aynı aile, amca, dayı, haladan bahsediyoruz.
— Babaannem ölene kadar doğru düzgün Türkçe bilmiyordu.
— Kayınvalidem yeni vefat etti, 58 sene Mardin Kızıltepe de kaldı. Bir cümle Türkçe ve Arapça konuştuğunu görmedim. Kim ona nece konuşursa o Kürtçe cevap verirdi, anlıyorsa anlıyor, anlamıyorsa anlamıyordu.
— Türkiye tekrar hayaller peşinde koşacak, ordular kuracak, Ortadoğu'yu isgal edecek, yok böyle bir sey.
— Bu bir kültürel, sosyal, siyasi, ekonomik havza.
— Özal iktidara geldiğinde bütün Türkiye'nin ihracatı 2 milyar dolar. Bugün Gaziantep 11 milyar dolar ihracat yapıyor. Nereye yapıyor? Suriye'ye, Irak'a yapıyor.
— Bu ticari, sosyal, siyasi, ekonomik bağları kesemezsin.
Kürt Siyaseti bu ahlaksızlığa alet edilerek önümüzdeki on yılını da heder edecek. "Seni başkan yaptırmayacağız" tercihinin faturası hala ödeniyorken, birkaç kişinin İBB kayığına binme hevesinin bedeli de, önümüzdeki on yılı rehine pozisyonuna itecek ! Dergahta slogan atılmayacağını bilmeyecek kadar cahil, üç kuruş belediye menfaati için kurultay gerçeğini örtecek kadar ahlaksız bir güruh, tıpkı merkez sağ siyasetin din sömürüsü gibi, Alevilik sömürüsüne herkesi çekmek istiyor.
Siyaset dediğin nedir ki..
Önemli olan sağıyla, soluyla dışarı karşı bir ve beraber olmak..
CHP’li Gürsel Erol, Londra’da iş insanlarına ülkesinin deprem bölgesinde yaptıklarını anlatıyor.
Çevre Bakanı Murat Kurum’dan övgüyle bahsediyor. 50 tane siyasi eleştiriden çok daha fazla takdir topluyor bu konuşmayla. Ülkesine katkı sağlıyor. Bu örneklerin çoğalması dileğiyle.
Silopi sonrası Iğdır Belediye Başkanı da DEM Partisi tarafından geçici olarak görevden el çektirildi. Yozlaşma, çürüme her tarafı tehdit ediyor. CHP yönetimi bu cesareti gösterseydi, bugün farklı bir yerde olunabillrdi.Demek ki, "İktidar belediyeleri de yapıyor" demenin ötesinde de insiyatif geliştirilebiliyor.
İsrail'e yönelik eleştirileri nedeniyle İngiltere’ye girişi engellenen Cenk Uygur:
➖"Kralı eleştirebilirim. Birleşik Krallık hükümetini eleştirebilirim. Başbakanı eleştirebilirim.
Ama İsrail'i eleştiremiyorum. Tıpkı eski zamanlarda Kralı eleştirmenin yasak olduğu dönemlerde olduğu gibi."
Gördük ki kendine sol, laik, liberal falan diyenler karşı mahalleden ne daha demokratik ne de onlara karşı ahlaki bir üstünlüğü var.
Onlar da, eleştirdikleri sağcı kesimler kadar aykırı düşüncelere karşı tahammülsüz, hırsızlığa-yolsuzluğa karşı onlar kadar toleranslı ve görüşlerine katılmadıklarına karşı onlar kadar tekfirci.
CHP'de yaşanan son olayların en net gösterdiği şeylerden biri de bu bence.
Hem bürokratik hem de siyasi yaşamımda, sadece ve sadece bu millete hizmet etmiş bir kardeşinizim. Boğazımdan tek bir kuruş haram lokma inmedi. Kul hakkı yemedim, yedirmedim ve açıkça söylüyorum: Kimseye de yedirmeyeceğim!
Cumhuriyet Halk Partisi’nde demokrasi esastır. Merak etmeyin; Atamızın emaneti olan partimizi, arınmış şekilde tertemiz bir kurultayla, temiz bir vicdanla, temiz bir iradeyle geleceğe taşıyacağız. O sandıktan kim çıkarsa başımızın tacı olacak.
Bahçeli’nin açıklamasını sadece “CHP’ye tavsiye verdi” diye okumak bana eksik geliyor. Metnin asıl ağırlığı başka yerde. Çünkü uzun uzun Türkiye’nin içinden geçtiği dönemi, bölgedeki gerilimleri, iç huzursuzluk ihtimallerini, dış baskıları ve siyasi partilerin taşıdığı sorumluluğu anlatıyor. Yani mesele sadece CHP’nin kendi iç tartışması değil.
Benim gördüğüm şu: Bahçeli, CHP’ye sadece ayar vermiyor; CHP üzerinden Türkiye’nin önümüzdeki dönemde nasıl bir siyasal dengeye ihtiyaç duyduğunu tarif ediyor. CHP’nin dağılmasını, öfkeye teslim olmasını, meşruiyeti tartışmalı ve sokağa taşmış bir görüntü vermesini doğru bulmuyor. Daha çok; toparlanmış, kurumsal hafızasına dönmüş, kendi içinde durulmuş ve devlet meselelerinde konuşulabilir bir merkez olmasını önemsiyor.
Burada önemli olan nokta şu: Bu merkezin sadece “ana muhalefet olarak kalması” gerektiğini söylemiyor. O kapıyı bilinçli şekilde açık bırakıyor. Yarın bir iktidar alternatifi mi olur, bazı kritik meselelerde devletin muhatap alacağı bir siyasi merkez mi olur, başka bir denklem mi oluşur… bunu net kapatmıyor.
Zaten metnin dikkat çekici tarafı da burada. “İki CHP” fikrine mesafe koyarken aslında CHP’nin parçalanmasının Türkiye açısından daha büyük riskler üretebileceğini ima ediyor. Çünkü Türkiye sıradan bir dönemden geçmiyor. Böyle dönemlerde parçalanmış siyaset, kontrolden çıkan öfke ve kurumsal zeminin zayıflaması sadece partileri değil, ülkenin genel dengesini de etkiler.
Bu yüzden Bahçeli’nin “arınma”, “durulma”, “şeffaflık” ve “kurumsal bütünlük” vurgularını sadece parti içi tavsiye gibi okumuyorum. Daha çok devlet merkezli bir istikrar arayışı görüyorum. Türkiye’de bazen siyasi metinlerin asıl anlamı, açıkça söylenen cümlelerde değil; hangi ihtimalden endişe edildiğinde gizlidir.
Şimdi mesele, CHP’nin bu süreci nasıl yöneteceğinde düğümleniyor. Çünkü Türkiye’de iktidar değişimi ihtimali artık sadece bir parti meselesi değil, aynı zamanda devlet ve toplum açısından da ciddi bir istikrar meselesi haline gelmiş durumda. CHP’nin kendi iç bütünlüğünü koruyarak, öfkeye teslim olmadan, kurumsal zemini kaybetmeden hem cumhurbaşkanlığını hem de Meclis çoğunluğunu kazanabilecek bir güven ve yönetim kapasitesi ortaya koyup koyamayacağı belirleyici olacak.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:
Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm örgütlerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından verilen karar uyarınca işlem yapmaya çalışan yargı görevlileri emniyet personeli ve tüm kamu görevlilerine ve mahkeme kararının gereklerine uymasını rica ederim.
Ayrıca örgüt kültürüne ve disiplinine aykırı hiçbir eylem ve davranışta bulunmamasını da rica ederim.
Talimata aykırı hareket edenlerle ilgili gerekli tedbirler alınacaktır
“Aşırı hız ve tüketim çılgınlığının yarattığı tahribat, ritüelleri ve hürmeti yok etti…”
Cem Boyner: Eskiden bir misafir ağırlamanın, bir yemeğin, hatta gençlerin birbirini tanıdığı "slow dansların" bile bir ritüeli ve emeği vardı.
Şimdi herkes bir müzikle zıplıyor. Elinde su bardağı filan. Şimdi bu hayatta …hiçbir şeyin kalıcılığını görmüyorum.
Eskiden bir büyüğümüze yemeğe gittiğimizde belki tavuk keserlerdi biz öğlen geliyoruz diye.
Şimdi karıcığım iki parça beyaz et, kocacığım siyah et... Gelirken marketten al, ne olduğunu bile bilmiyorsun. Onun bir hayvan olduğuna hürmet etmiyorsun.
Ömrüm okumakla geçti, tonlarca kitap okudum. Şimdi o tonlarca okuduğum kitabın yüz mislini okuyorum. Gelen bilgiler, sosyal medya... Oku oku bitmiyor... (YouTube: Ayşe Eser)
107 yıldır birlikte yürüyor; aynı azimle çalışıyor, ülkemizin değerini biliyoruz…
Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun. 🇹🇷
Eski sevgilisi hakkında ileri geri konuşana
karaktersiz denir
aynı işi eski yol arkadaşı hakkında her gün kürsüde yapan siyasetçiye
de haliyle aynı şey denir.
Bugüne dek parti değiştiren çok sayıda kişi gördük.
Ve onların ayrıldıkları partileri hakkında söyleyebilecekleri sözler bugünkü CHP hakkında söylenebilecek sözlerin onda biri bile değildi.
Ama o geçen kişiler hakkında ağzını açıp da konuşan tek bir parti lideri olmamıştır.
Konuyu doğru bulmasalar da
delikanlı gibi durumu göğüslemişlerdir.
Şu anda bile kıyaslayabiliyoruz,
karşımızda yaşanıyor,
birkaç partide birden parti değiştirenler var ama yalnızca birinin tepkisi mahalle kavgasından daha aşağılık vaziyette.
Kendi elemanları yanlış yolda ise onlarla çalışmayacaklar,
Veya uyaracak, doğru yola getireceklerdi. Bir kez uyardılar mı?
Terk edildikten sonra konuşmaya başladılar.
Yanlışlarını bilerek çalıştılar ise şimdi neden geçmişi eşeliyorlar?
Çünkü millet için değil kendi ufak kişisel çıkarları için siyaset yapıyorlar.
Ülke umurlarında değil,
Ellerinden giden belediyelerde kaybettikleri kaynaklar onlar için hayati önemde.
CHP artık bitmiş vaziyette ve ülkeye maddi manevi zarar veriyor.
Üst üste 4’üncü kez Trendyol Süper Lig Şampiyonu olan Galatasaray’ı; futbolcularıyla, teknik ekibiyle, yönetimiyle ve taraftarıyla tüm @GalatasaraySK camiasını yürekten tebrik ediyorum.