Bu memleketi, bir avuç insanın çıkar hesaplarına teslim etmeyeceğiz.
Yarın Ankara İl Başkanlığımızın önünde bir arada, omuz omuzayız.
Herkesi bayramlaşmaya bekliyoruz.
Cumartesi | 14.00
Ankara İl Başkanlığımız
Kızılay / Milli Müdafa Caddesi
Gün gelir.
Çivisi çıkar dünyanın.
Konuşamayanlar hatip,
Şifa veremeyenler tabip,
Yazamayanlar kâtip olur.
Ama yine öyle bir gün gelir ki…
İşler ters döner.
Aldatan, bir gün sadakat için,
Çalan, bir gün adalet için,
Döven, bir gün şefkat için yalvarır.
‘Piyon’ deyip geçme, gün gelir şâh olur.
Şâha da fazla güvenme,
Gün gelir mat olur.
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
İnsanlar çoğu zaman ahlaksızlıklarını inkar etmezler; onu yeniden tanımlarlar. Sınavda kopya çeken “herkes çekiyor” der. Fahiş fiyat koyan “ticaret bu” der. Torpil yapan “mecbur kaldım” der. Yani sorun sadece ahlaksızlık değil, ahlaksızlığın zihinsel olarak meşrulaştırılmasıdır.
Lancet Araştırmasına göre:
Günde 7000 adım yürümek, günde 2000 adım yürümeye kıyasla:
- Tüm nedenlere bağlı ölüm oranında %47 azalma
- Kalp damar hastalıklarına bağlı ölüm oranında %47 azalma
- Kansere bağlı ölüm oranında %37 azalma
- Demans riskinde %38 azalma
- Depresyon riskinde %22 azalma sağlıyor.
Sağlığınızı önemsiyorsanız, yürümek zorundasınız.
MADENCİ KAZANDI!
İlk günden beri yanımızda olan herkese teşekkür ederiz. Tüm Ankara halkını 19.00'da yapacağımız açıklamaya ve ardından madencileri uğurlamaya çağırıyoruz. Teşekkür ederiz.
#DorukMadencisiKazandı
Günlerdir açlık grevinde direnen madenciler isyan ederek konuşuyor;
“Maaşımı vermedi, haklarımı vermedi, dava açtım onu da kazandım hala hakkımı alamadım!”
“Kim bu Sebahattin Yıldız denen patron kim?
Devletten büyük mü?
Enerji Bakanından büyük mü?
Çalışma Bakanından büyük mü?
Biz size niye yetki verdik?”
“Bi tane polis de gitsin bizim değil hırsız Sabahattin’in önünde dursun!”
Size diyorlar, duyuyor musunuz?
@csgbakanligi@TCEnerji@TC_icisleri
#HakkımıVerDorukMadencilik
Ankara'da hakkını aradığı için iktidar ve patronların talimatıyla dövülen, biber gazı sıkılan, itilen, aşağılanan o madenciler var ya...
Maraş depremi sonrası geldiklerinde oradaki herkes bir anda kendine gelmiş, yüzleri güldürmüş, umut olmuşlardı. İnsanlara adeta moral enjekte etmişlerdi. Domuz damlarıyla, kazmayla, bilek ve yürekleriyle binlerce insan çıkardılar.
Dövdükleriniz ve gaz sıktıklarınız işte onlar...
Madenci çocuklarını dinleyin:
"8 yaşındayım, babam için geldim. Babamın maaşlarını vermiyorlar, o yüzden ağlıyorum."
Babalara, eşlere, çocuklara bunları yaşatanlara tek kuruşumuzu bırakmayacağız. Mutlaka kazanacağız.
#HakkımıVerDorukMadencilik
Bizim çocuklarımız da holdingçilerin çocukları kadar değerlidir!
Direnişimizin 12., açlık grevimizin 4. gününde yaşadıklarımızı bir de çocuklarımızdan dinleyin.
“‘Ben evlatlarıma yetemiyor muyum? Ben evlatlarımın ihtiyaçlarını gideremiyor muyum?’ diye düşünmekten, benim babam gözlerimin önünde o 5 ayda eridi.”
#HakkımıVerDorukMadencilik
ATATÜRK’ün ekmeğini yiyen herkese... ‼️
💥
Hazırmısınız şaşırmaya…?
Hadi başlıyoruz ..
İsterseniz çay koyun
Zira mevzu derin.,
Bugün yolculuğumuz
1930-1938 aralığına ..
Konu FREUD
daha doğrusu
Freud ve Atatürk..
FREUD
kim diyenler olabilir
Kısaca O psikanalizin babası”” desek yanlış olmaz..
bakın Freud
Ne demiş…
ATATÜRK için
Her ülkenin değerli sanatçıları
Ve liderleri vardır ….
FAKAT Atatürk bunların üstünde
başka bir adamdı.
O insanlığın sanatçısıdır!*
Evet
aynen böyle demiş
Pisko analizin babası Freud
Britanya imparatorluğunun
varoluş hikayesini irdelerken,
Yakın tarihle ilgili inanılmaz
bir bilgiyle karşılaştım.
Bu bilgi şu ana kadar,
Neden Türkiye’de bilinmez diye de
içten içe hayıflandım….
Sonra da bu bilgiyi,
15 yıldır tanıdığım BBC çalışanı arkadaşıma,
Kraliyet sarayı tarih direktörüne teyit ettirdim...
Yıl 1936.
İngiltere Kralı VIII Edward,
Türkiye’ye geliyor...
ATATÜRK tarafından
ağırlanıp, uğurlanıyor...
Kral,
Londra’ya dönünce,
Kraliyet sarayında “tarihçilere ve düşünürlere"
sekiz saat süren bir yemek veriyor...
Düşünür ve tarihçiler Kral’a,
“Bize Mustafa Kemal Atatürk’ü" anlatın diyorlar...
Kral anlatıyor,
Herkes düşüncelerini sıralıyor...
Son sözü,
Freud alıyor...
Sigmund Freud,
Psikanaliz biliminin kurucusu
dünyaca ünlü nörolog
ve psikolog...Freud,
Aşk’ı tarif ederken
Aşk cinselliği içerir “ diyen düşünür...
Aynı Freud,1939 yılında
ölmeden bir yıl önce
“aşkın tarifinde yanıldığını itiraf" ediyor...
Sebeb ise,
Bir KARGA !...
Hasta yatağında yatarken,
Kırık penceresinden gagasında
bir adet cevizle karga içeri giriyor...
Cevizi Freud’un baş ucuna bırakıp
pencerede yarım saat melul melul
Freud’u seyredip uçuyor...
İşte o an Freud,
Aşk cinsellikten öte bir duyguymuş diyor...
BURASI ÇOK ÖNEMLİ …..
Freud,
Yemekte son sözlerini,
ATATÜRK için sıralıyor….
Hangi dilden,
Hangi dinden,
Hangi topraktan olursan ol,
ATATÜRK’ü “sevmemek” mümkün mü …!
"Aşk,
Duygular ötesi bir sanatsa,
ATATÜRK’te bir insanlık sanatçısıdır" diyor...
Kral,
Neden böyle
kesin ve keskin düşünüyorsun diyor ..
Freud,
ATATÜRK esir aldığı komutanlara
insanca davrandı...
Esir aldığı bayrakları çiğnemedi,
Ve
çiğnetmedi...
Esir aldığı halklara saygı duydu...
O,Sadece toprağını korudu ...
Ülkesini ve milletini sevdi,
onlar için savaştı...
Tüm insanlığa,
Mazlum milletlere örnek oldu...
Emperyalizme dur dedi...
Çağdaş düzeni kurdu...
Özgürlükleri,
İnançların serbestliğini sağladı
Kadınlara seçme seçilme hakkını verdi
Bilimi,
Doğanın korunmasını,
Sanatı ön plana çıkardı...
Daha ne yapsaydı……!
İşte piskalizn babası Freud,
Böyle sıralıyor düşüncelerini...
Şimdi gel de,
ATATÜRK’ü sevme….?
Hangi hakla,
Hangi vicdana dayanarak
sevmeyeceksin be kardeşim?….!
Hele de,
Yüz yıl geriye yüz tutmuş
bugünün zihniyetine karşı ….!
Türk kanı,
Müslüman kanı taşımayan...
Ama, İnsanlık kanı taşıyan Freud’a gel de
hak verme ….?!
Tesbit ettiğim,
Teyit ettirdiğim bu bilgi,
bu yazım...
Mevcut tarihçilerimize,
Bilim insanlarımıza,
Siyasetçilerimize,
Sanatçılarımıza,
Tüm halkımıza...
Kısaca,
ATATÜRK’ün ekmeğini yiyen herkese...
Galip SARIALTIN'dan Alıntıdır.