Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre’den şok iddia: Eski bakan, AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya fon vurgununda Özata Denizcilik hisselerini 250 bin adet 255 liradan alıp 4 bin 882 liradan sattı. Bu iddia doğruysa skandalın siyasi ayağı görünmeye başladı.
Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre’nin iddiasına göre eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi, 8 Nisan 2026’da 255 TL'den 250 bin adet ÖZATA hissesi alıyor.
Bu hisseleri eylül ayında 4482 TL'den satıyorlar.
63 milyon TL yatırıp 1,3 milyar TL çekiyorlar.
Bu iddia doğruysa çok vahim…
Kaya, açıklama yapmalı.
YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre’den, AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya hakkında dikkat çeken “hisse” iddiası:
“Fatma Betül Sayan Kaya 63 milyon 359 bin lira yatırmış. 4 ay içinde 1 milyar 344 milyon lira çekmiş. Eşi İlyas Kaya da 99 milyon 687 bin lira yatırmış, 826 milyon lira çekmiş.İşlemler 8 Nisan’da başlamış. 16 Eylül olmadan, eylül ayı içinde birileri kulağına fısıldamış gibi peş peşe bunları çekmişler.”
Emre, söz konusu işlemlerin ÖZATA Denizcilik hisselerinde gerçekleştiğini öne sürdü ve IBAN numarasıda paylaştı.
#SonDakika#Flaş
Milyarlar havada uçuşmuş!
YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre:
“AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya.
Peki, bu hanımefendi ne yapmış?
8 Nisan’da başlıyor. Özat hissesinden 250.000 adet almış, eylül ayına gelindiğinde 4.482 TL’den satmış.
63.359.000 TL para yatırmış, 1.344.000.000 TL çekmiş.
İlyas Kaya, hanımefendinin eşi. 255 TL’den 155.000 adet hisse almış, 4.482 TL’den satmış. 99.687.000 TL yatırmış, 826 milyon TL çekmiş.”
Oooohaaaa. Oooha..
Lan tff başkanı böyle bişey söylüyorsa dekoderi iptal edelim yani hakemlere şike öneren ve bunu açıklayan tff başkanı olur mu lan? Yanlış anlama diyarbakır konusu değil bu ne saçmalık böyle? Diyarbakır da hakkıyla oynar kazanır kaybeder kardeşim?
Gemiden kurtulan vatandaşlardan şoke eden iddialar:
- Gemi pat pat vurmaya başladı. Biz de görevlileri çağırdık. Geldi, baktı, gemi su alıyor.
- 'Siz alışkın değilsiniz, bir şey olmaz.' dedi.
- Sonra su almaya devam etti kaptanı çağırdık, kaptan ‘Hiç sıkıntı olmaz' dedi.
- Daha da hızlı gitti sonra gemi su almaya, koltuklar dönmeye başladı.
- Ön taraf patlayınca da acilen dediler ki 'Hemen çıkıyoruz.'
- Kendileri koşarak, hemen kaçtılar, çıktılar, insanları içeride kaldılar.
- O bileti kesen görevli ilk başta kendi arkaya kaçıyor, sonra millete diyor ki 'Kaçın, biraz sonra batacak.'
- Camlar patlayınca olan oldu zaten, çocuklar, yaşlı kadınlar koltukların altına sıkışmıştı.
- Kimsenin canı, değeri yok. Kimseye bilgi verilmedi.
- Can yelekleri yetersizdi, can yeleği bulanlar yelekle, bulamayanlar öylece atladı.
Baktım ki hala orduevine girişim yasaklı. Almıyorlar beni
Savunma Bakanı Yaşar Güler bey siz hukuk tanımıyor musunuz?
Eğer siz hukuk tanımıyorsanız benim de sizin idari kurallarınızı tanımama gerek olmaz . Orduevlerine kendi yöntemlerimle girebilirim demektir
Çok eğleneceğiz @tcsavunma
Günün, haftanın, belki de ayın en önemli haberi olmalıydı.
Maalesef birkaç mecra dışında haber bile olamıyorlar.
Bugün hayatını kaybeden Gazi Erdal Özdemir’in hikâyesini dinlemek ister misiniz?
Belki unutanlar, belki de bilmeyenler vardır. 24 Mayıs 1993’te içinde silahsız askerlerimizi (usta birliklerine giden) taşıyan otobüsün yolu PKK’lı teröristler tarafından kesildi. Otobüslerden indirilen askerlerimizin üzerine binlerce kurşun sıkıldı.
Eylemi gerçekleştiren terörist Şemdin Sakık’tı.
İşte orada 33 şehit verdik biz!
Gazi Erdal Özdemir, henüz gençliğinin baharında, 20 yaşındaydı. Vücuduna tam 7 kurşun isabet etti. “Öldü.” diye bıraktılar. Ama o, hayata bir şekilde tutundu. Ancak felç kaldı.
Gazi olduktan sonra hayatı boyunca zorluklarla mücadele etti.
Duyamadık, göremedik, derdini işitemedik…
Belki seslerini duyurabilir diye o hâliyle Güvenpark’taki eylemlere katıldı.
Bugün ise vefat haberi geldi.
Kimse farkında değil belki ama milletimizin üzerine ağır bir vebal yükleniyor.
Bu satırları yazarken kalbim acıyor. Allah bizi affetsin.
Kahraman Gazimiz bu yalan dünyadan küs gitti, mekânı cennet olsun inşallah. Bizlere bu günleri yaşatanlar dilerim Allah'tan rahat yüzü görmezler.
#GazileriminYanındayım
Yerimize atanan kayyumun yerine butlan atanmış, kayyum “görevi bırakmam” diyor.
Günün sorusu; 5000 polisimiz kayyumu mu koruyacak yoksa butlanı mı binaya sokacak.
Halkımız rotayı çizdi, iktidarın çizdiği sınırlarda siyaset bitti.
“Aynılar aynı yere, ayrılar ayrı yere.”
Biz köhnemiş siyaseti geride bıraktık YENİ ve büyük bir yolculuğa çıktık.
@yenipartiyiz
Aynen öyle cücüllatam çok Doğru tespit. Herkese nasip olmaz. Insan kendisinin tertemiz ve mis gibi olduğunu bildiği zaman işte böyle salınarak giriyor her kapıdan içeri çooook şükür. Sonuçta iki tık fazla alayım diye insanların hayatlarını hiçe sayarak haber yapanlar için de bizim bir serzenişimizin olması çoook normal .
esas anormal olan Bunu sanki dev bir mağduriyete çevirip inlemeniz tek lafla hüzün kapladınız az daha eleştirilseniz ne olacaksınız acaba.
@cuneytozdemir
Savaşın başkomutanı, adını Kurtuluş savaşı vermiş. Birlikte savaş verdiği tüm kadro da kurtuluş savaşı demiş.
Harmanda izi olmayan oturduğu yerden değiştiremez. NOKTA…
#KurtuluşSavaşı
Gencecik bir komedyen Deniz Göktaş…
Kimseyi öldürmedi, saldırmadı, hırsızlık yapmadı, milletin hakkını yemedi.
Ak Parti’nin kara düzeninde bir gösteri yaptı diye hakkında soruşturma açıldı. Ama kaçmayıp ülkesine dönen Deniz, bugün “kaçma şüphesiyle” tutuklandı.
Karşımızda, kendinden olmayana nefretle muamele eden bir rejim var. Halkın rızasından vazgeçmişler, dünyadaki tüm otoriterlerin yaptığı gibi zorbalıkla milleti sindirmeye çalışıyorlar.
Millette huzur da refah da bırakmadılar.
Deniz, bu kara düzenin mağdurlarından sadece biridir.
Ama artık bir dönüm noktasındayız.
Ya bu kara düzene kul olacağız ya da hep beraber Atatürk’ten miras Cumhuriyetimizin kazanımlarını savunacağız.
“Neşemizi çalamayacaklar” Deniz…
Ya otokrasi ya demokrasi!
6 Temmuz Pazartesi günü hem sözde casusluk hem de diploma davasında 2 ayrı mahkemede yargılamam var. İBB Davası’nın hakimi ise aynı gün benim İBB Davası’nda savunma yapmamı istiyor. Üstelik daha önce en son savunma yapmamı kabul ettiği halde.
Bir insan aynı gün 3 ayrı mahkemede savunmaya zorlanmasının insani bir yönü yok. 110 gündür süren dava sürecinin sonlarına gelmişken mahkeme başkanının 9 Temmuz’da duruşmayı sonlandırma ısrarı düşündürücüdür.
Neden 9 Temmuz ısrarı?
Bu ani kararın sebebi ne?
3 eylemi olan sanıklar 1 tam gün savunma yaparken, 142 eylemden suçladıkları Ekrem İmamoğlu’nun savunması neden kısıtlanıyor?
Bu soruların yanıtı yok. 9 Temmuz sonrası Türkiye’de ne olacak?
Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahim Alkış, üniversiteye akrabalarını aldığı iddiasıyla eleştirilmesi sonrası "İnancım gereği yaptım" dedi.
Alkış, akrabalarını işe aldığını da doğruladı:
• Bu fitneciler, Cuma namazlarına gitmedikleri için her Cuma günü akrabaya yardım etmenin inancımız gereği olduğunu bilemezler.
• Akrabalarıma ve dostlarıma yardım etmek ve onları güzel yerlere getirmek benim inancım gereğidir ve Rektörlük hakkımdır.”
• Dik başlıları ise üniversiteden tek tek attım" dedi. (Yeniçağ)
Kayseri’de vatandaşın ekonomik buhranı ne kadar derin ve ağır yaşadığını bir kez daha gördük. 20 bin tl maaş alan emekliler kilosu 2000-3250 TL arasında satılan pastırma dükkanlarının önünde ağaçların güneşine sığınmış günü geçiriyorlar.
Büyük bir öfke ile. Mutlak Butlan, Silivri, Sincan, düşman ceza hukuku uygulamaları seçimlerin sonucunu değiştirmeyecek. Cumhur ittifakı kaybedecek. @Zafranbolulu78