* Yarın ya da birkaç gün sonra ek görev yazılıp yazılmayacağını bilmediği için ailesiyle veya sosyal hayatıyla ilgili sağlıklı plan yapamamaktadır. Yaptığı planlar ise çoğu zaman son anda iptal olmaktadır.
* Çalışma saatlerinin iyileştirilmesine yönelik dönem dönem genelgeler yayımlansa da bunlar yasal güvenceye kavuşmadığı için en küçük yoğunlukta yeniden eski düzensiz çalışma sistemine dönülmektedir.
* Bütün bu ağır çalışma şartlarına rağmen çoğu zaman hiçbir ek ücret veya ilave mali hak verilmemektedir.
* Belki de en acı olanı ise, bu şartları bizzat yaşamayan birçok kişinin polislerin karşı karşıya olduğu zorlukları yeterince önemsememesi ve görmezden gelmesidir.
Güçlü bir polis teşkilatı, yalnızca modern araç ve teçhizatla değil; moral ve motivasyonu yüksek, dinlenebilen, ailesine zaman ayırabilen ve emeğinin karşılığını alabilen polislerle mümkündür. Polisimizin yükünü hafifletmek, yalnızca onların değil; toplumun huzuru, güvenliği ve geleceği için de bir zorunluluktur.
Değerli Meslektaşlarım, Dikkat Çeken Bir Bilgi Vermek İstiyorum. Çok Mühimdir.
Adana İl Emniyet Müdürlüğü'nde çalışan Polis meslektaşımızın haftada 40 saatten fazla çalışmanın karşılığında Devlet Memurları Kanunu 178.madde uyarınca Fazla Çalışma Ücreti Ödenmesi veya Fazla Çalışma İzin Hakkı verilmesi talebine Adana İl Emniyet Müdürlüğü'müzce 13.01.2023 tarihli ve 2023/3 sayılı Bakanlık Genelgesi kapsamında TELAFİ DİNLENMESİNİN sağlanmasına karar verilmiştir. Bu durum ilk kez olacaktır. Tabi 12/36 (ayda 180 saat) üstü fazla çalışma karşılığının telafi izni olacaktır ama asıl hedefimiz 160 saat üzerinden DMK 178/B ile fazla çalışmanın telafi iznini almaktır.
Meslektaşıma,Değerli Dostuma hayırlı uğurlu olsun. Bu konuda şimdiden tarihe geçmiştir.😊
Değerli Meslektaşlarım, Polis Mesai Davamız emsal kararlar ile kesindir, inşallah zafer de olacaktır.
Emniyet Teşkilatı Kanunu Ek 21
madde düzenlemesi ,3911 sayılı yetki kanunu'na dayanılarak çıkarılan 486 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 17.maddesi ile olmuştur. Hepinizin bildiği gibi 3911 sayılı yetki kanunu iptal edildiği için buna dayanılarak çıkarılan KHK'larda iptal edilmiştir. İşte bunlardan biri de Danıştay 5.Daire Başkanlığı tarafından 494 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kuralının Anayasa Mahkemesine iptali için baş vuruşu kararıdır.
494 sayılı KHK için yapılan itiraz konusunu 486 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ( ETK Ek 21.madde ) içinde okuyunuz.
1)
Polis memuru buna izin vermeseydi başına ne gelecekti ve onu kim koruyacaktı? Bu soruna neden olan hukuki çözüm mümkün, çaresi var.
Anayasa ve yasalar gereği alınan kararı doğru buluyorum.Ancak kanunsuz bir emre uymayacak olan polis memurunun hukukunu koruyacak sendika güvencesi olmaması Polisin en büyük sorunlarından biri olarak kalmaya devam edecektir.Sendika gibi güvencesi olmayınca göründüğü gibi, hukuka aykırı görev içinde de olabiliyor. Sebebi arkasında hakkını savunacak bir güvencesi olmaması. Ama polislerin bir güvencesi olsaydı yanlışa hayır dediğinde arkasında bir güç olduğunu bilselerdi, hiç birşey böyle olmazdı. O yüzden Türk Milleti'nin özellikle polis sendikası diye idarecileri zorlaması lazım. Bu olay sadece buzdağının görünen yüzü , polisin sendika gibi bir güvencesinin olmaması ,Allah bilir diğer konularda neleri örtbas ediyor neye göz yumulmasına sebep oluyordur , bilemeyiz.
Bu durum aslında bir "sistem güvenliği" meselesidir. Mevcut yapıda, kanunsuz emre karşı duran bir kamu görevlisinin karşılaştığı en büyük engel, hukuki dayanaktan ziyade kurumsal ve ekonomik yalnızlıktır.Anayasa’nın 137. maddesi (Kanunsuz Emir) memura bir zırh sunsa da, bu zırhın "sahada" ne kadar koruyucu olduğu tartışmaya açıktır. Bahsettiğim gibi, bir güvence mekanizması (sendika gibi) olmadığında süreç şu şekilde işliyorEğer bir memur, kanuna aykırı bir emre direnirse kağıt üzerinde haklıdır; ancak uygulamada şu "dolaylı" yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir:
1) "Hizmet gereği" veya "personel ihtiyacı" gibi ucu açık kavramlarla, memur ailesinden uzak, dezavantajlı bölgelere tayin edilebilir.
2) Amirlerin takdir yetkisindeki düşük sicil notları veya performans puanları, memurun mesleki gelişimini yıllarca durdurabilir
.
3) Çalışma arkadaşları ve üstleri tarafından baskı altına alınarak istifaya veya hata yapmaya zorlanabilir.
4) Kanunsuz emre direnç, bazen "emre itaatsizlik" kılıfıyla disiplin soruşturmasına dönüştürülebilir. Memur haklılığını kanıtlayana kadar geçen süreçte ciddi maddi ve manevi kayıplar yaşar.
Sendika ve Kurumsal Güvencenin Eksikliği
Güçlü bir sendika olmadığında; Memur, "Ben hayır dersem çocuklarımın geleceği ne olur?" korkusuyla baş başa kalır. Sendika, bu korkunun karşısına kolektif bir savunma koyar. Bireysel bir dava açmak hem pahalı hem de yorucudur. Sendikalar, profesyonel hukuk bürolarıyla memurun arkasında durarak idarenin keyfi kararlarına karşı bir denge unsuru oluşturur.Sendikal yapı, bu tür sistemik sorunları Meclis ve Kamuoyu gündemine taşıyarak "denetlenme" mekanizmasını kurar.
Memurdan, her zaman kahramanlık yapmasını beklemek sistemik bir hatadır. Asıl olan, memurun kahraman olmasına gerek kalmadan kanunu uygulayabildiği bir sistem inşa etmektir.
Evet " Sendika Güvencesi Polisin Hakkıdır. Avrupa'da 35 Polis Sendikası, Avrupa Polis Konfederasyonu var. Dünya'da yüzlerce polis sendikası örneği var. Türkiye' ise @AYMBASKANLIGI nda karara bağlanmasını beklediğimiz Polis Sendikası #EmniyetSen var. Sendika yasağının sona ermesi için Polisin yüzlerce sebebi var. Umarım ölçülü bir Polis sendika ülkemizde de olur.
✅ Polis Meslek Kanunu ivedilikle çıkarılmalıdır.
✅ Polislerin hayat standartları iyileştirilmelidir.
✅ Mesai ve nöbet sistemindeki adaletsizlik giderilmelidir.
✅ Emeklilik aylıklarına yönelik göstergeler düzenlenmelidir.
Suat Kılıç
Yeniden Refah Partisi
Genel Başkan Yardımcısı
@AYMBASKANLIGI'nın EMNİYET-SEN HAKKINDA KARAR VERMESİNİ İSTİYORUZ.
12 Aralık 2024 (ve sonrasına sarkan) süreçte AYM, sadece bir sendikanın yaşayıp yaşamayacağına değil, aynı zamanda kendi verdiği iptal kararının uygulayıcısı olan bir tüzel kişiliğin "hukuken hiç var olmamış" sayılmasının örgütlenme özgürlüğü ve toplu sözleşme yapma haklarını ihlal edip etmediğine karar verecek.
https://t.co/C7OhZqTLd0
AYM 12 YIL ÖNCE POLİSE SENDİKA YASAK DEMİŞTİ, 12 ARALIK 2024 İTİBARİYLE YENİ BİR KARAR BEKLİYORUZ
Türk Emniyet Teşkilatı tarihinde Emniyet mensuplarının sendika kuruluşu ilk kez 9 Kasım 2012 tarihinde kısa adı #EmniyetSen
ile ilk kez gerçekleşmiş, sendika genel kurul sonrası 6 Mart 2013 tarihinde Çankaya İlçe Seçim Kurulu tarafından yönetim kurulu üyeleri mazbatası verilmiştir.
Ankara Valiliği'nin Emniyet-Sen tüzel kişiliğinin yok hükmünde(hiç doğmamış) sayılması için açtığı davada Ankara 9.İş Mahkemesi 4688 sayılı Kanun'un 15/J kuralında yer alan *Emniyet Hizmetleri Sınıfı ve Emniyet Teşkilatında Çalışan Diğer Hizmet Sınıflarına Personelin " sendika kurması ve sendikaya üye olması yasak hükmünün Anayasa'nın 5,11,13,51.maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle somut norm denetimi ile iptal edilmesi başvurusu Anayasa Mahkemesi’nin 2013/130 Esas ve 2014/18 Karar ,(RG 13.05.2014 tarih 28999 sayı) Emniyet Teşkilatı içindeki personeli iki ana gruba ayırarak "hizmetin gerekliliği" ve "demokratik toplum düzeni" kriterleri üzerinden karar verilmiştir.
𝗔𝗬𝗠'𝗻𝗶𝗻 𝗘𝗺𝗻𝗶𝘆𝗲𝘁 𝗣𝗲𝗿𝘀𝗼𝗻𝗲𝗹𝗶 𝗛𝗮𝗸𝗸ı𝗻𝗱𝗮𝗸𝗶 𝗜̇𝗸𝗶𝗹𝗶 𝗔𝘆𝗿ı𝗺ı
✅AYM, EGM'de Polis-Bekçi dışındaki personel için getirilen yasağın "hakkın özüne dokunduğunu" ve ulaşılmak istenen amaç (kamu düzeni) ile kullanılan aracın (topyekûn yasak) orantısız olduğuna hükmetmiştir. Kararda, sivil memurların sendikal haklardan mahrum bırakılmasının demokratik bir toplumda "zorunlu bir tedbir" olmadığı net bir şekilde ifade edilmiştir.
✅ Mahkeme, polislerin doğrudan "zor kullanma yetkisine" sahip olmasını ve grev/iş yavaşlatma gibi eylemlerin telafisi imkansız zararlar doğurabileceğini gözeterek polisler yönünden yasağı Anayasa'ya aykırı bulmamıştır.
Bu iptal kararı sonrasında, Emniyet Teşkilatı bünyesinde çalışan sivil memurlar (teknisyenler, bilgisayar işletmenleri, psikologlar vb.) sendika kurma ve mevcut sendikalara üye olma hakkını fiilen kazanmışlardır. Ancak Emniyet Hizmetleri Sınıfı (EHS) mensupları için 4688 sayılı Kanun'daki yasak hâlâ yürürlüktedir.
▶️AYM kararı sonrası, Ankara Valiliği'nin, Emniyet-Sen tüzel kişiliği yok sayılması talebi Ankara 9.İş Mahkemesi tarafından red edilmiş, temyiz sonrası Yargıtay tarafından Emniyet-Sen yok hükmünde sayılmıştır.
▶️ Yargıtay'ın Emniyet-Sen hakkında yok hükmünde kararı 06 Mart 2024 tarihinde AYM'de esastan kabul edilmiş, 12 Aralık 2024'de dosya hakkında karar verilecek iken Emniyet-Sen tüzel kişiliği davası ertelenmiştir. 15 ay geçtiği halde maalesef henüz bir dava tarihi belli değildir..
➡️ Emniyet Teşkilatında Emniyet Hizmetleri sınıfı personel Polis, Bekçi ve diğer hizmetler sınıfında olan sivil personel disiplin ve hiyerarşi yönünden aynı Genel Kolluk Disiplin Kanunu'na ve DMK'da olan yasaklara tabiidir. Bu kapsamda grev başta olmak üzere güvenliği tehlikeye atacak bir durum söz konusu olması mümkün olmadığı gibi 4688 sayılı Kanunla "Emniyet Hizmetleri Sınıfı iş kolu" olabilir,Özel Kanun ETK'da sınırları belirli ve Toplu Sözleşmede temsil hakkının gerçekleşmesine dair kurallar gerçekleşebilir.
Anayasanın 153.maddesine göre AYM kararları sadece davanın taraflarını değil; TBMM'yi (yasama), Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıkları (yürütme), tüm mahkemeleri (yargı) ve her türlü gerçek veya tüzel kişiyi kapsar. AYM'nin 29.01.2014 tarihli kararı Emniyet-Sen tüzel kişiliğini de bağlamışken, Yargıtay tarafından Emniyet-Sen tüzel kişiliği yok hükmünde( hiç doğmamış, hiç var olmamış) kararı sendika ihlali olacak mı yoksa onaylanacak mı bekliyoruz
Emniyet-Sen, Emniyet Hizmetleri Sınıfı ve Emniyet Teşkilatında Çalışan Diğer Hizmet Sınıflarına Personel için kurulmuş bir sendikaydı. Emniyet-Sen tüzel kişiliği sivil memurlar içinde yok hükmünde sayılmışsa 4688 sayılı 15/J maddenin ikinci bendinde yer alan " Emniyet Teşkilatında çalışan diğer hizmet personeli için sendika hakkı, hangi tüzel kişilik davası ile yasak olmaktan çıkmıştır? @AYMBASKANLIGI
#AYMEmniyetSeneKararver
#PolisSendikaDavası
Kamu Denetçiliği Kurumu'nun vermiş olduğu karar tebliği üzerinden 10 yıl geçti.Polis özlük haklarına yönelik mevzuat değişikliğine ilişkin KDK'nın belirtiği fazla çalışma ücreti tasarısı/teklifi 12 yıldan beri niçin uygulanmıyor? Polisler soruyor,çünkü unutmadı.
#PolislerSoruyor
Değerli Meslektaşlarım,
Haftada 40 saatten fazla çalışmanın karşılığının Devlet Memurları Kanunu haklarından fiilen uygulanan saat başı fazla çalışma ücreti veya bunun yerine her 8 saat için 1 gün izin hakkı yönünde talebime ,İlk derece Mahkemesi 10 Nisan 2025 Polis gününde , Emniyet Teşkilatı personeli için ETK Ek 21.madde ile aylık sabit fazla çalışma ücreti ödeniyor diye karar vermişti. Oysa bu karar 486 sayılı KHK tazminat mali mevzuatına,Danıştay ve İdare Mahkemelerinin yerleşik kararlarına aykırıydı ama maalesef eksik inceleme ile aleyhime sonuçlanmıştı.
ŞİMDİ YA DA İMDİ;
3 Nisan- 10 Nisan Polis Haftasında, ETK Ek 21.madde yer alan fazla çalışma ücreti ibaresinin, tazminat olduğu, İçişleri Bakanlığınca, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun Ek 21. maddesinde yer alan "fazla çalışma ücreti" ibaresinin "güvenlik tazminatı" olarak değiştirilmesi yönünde çalışma yaptığı medyada yer almış, Sayın Bakanımız tarafından da 10 Nisan Polis Günü'nde mesai konusunda çalışmanın yapıldığı açıklandı.
Değerli Meslektaşlarım,
ETK Ek 21.madde konusu tazminat olduğu kesin, bunun için muhtemelen TBMM'ye kanun teklifi verilir diye düşünüyorum. TBMM'de, ETK ek 21.madde yer alan "fazla çalışma ücreti" ibaresi iptal edildiğinde ya da Yargı tarafından iptal edildiğinde inşallah hepimiz için hayırlara vesile olacaktır.
#PolisHukukDavası
#ETKEk21MaddeKanunlaşmalıdır
Değerli Polis Meslektaşlarım ve Memurlarımız,
2012 yılı Ocak ayında "Polis Hakları Heyeti" ismiyle TBMM'ye gitmiştik. O zaman gündemimiz ETK 61.madde, ETK Ek 21.madde,DMK 178.Madde mesai hakları,3600 ek gösterge,sendika ve toplu sözleşme hakkı, idi. Şimdi bunlarla birlikte tüm memurları ilgilendiren DMK 154.madde, 375 sayılı KHK 1.madde, 178/A bendi kurallar üzerine yarım kalan hikayeyi bir yandan 2024 yılı itibariyle Anayasa'ya aykırılık davaları ile devam ettirirken,bir yandan da Anayasaya aykırı yeni bilgi ve belgelerle birlikte Anayasal Hak ve Hukuk Mücadelemizi Sahada da olacak şekilde başlatacağız.
Polis Hakları,Memur Haklarında(Emeklilerimiz dahil) sosyal ve mali Hak Arama Hürriyeti Mücadelemiz "Polis Hukuk Davası, Memur Hukuk Davası ve Toplu Sözleşme İptal Davası" ile Anayasa Mahkemesinde, Danıştay'da, İstanbul ve Ankara İdare Mahkemelerinde devam ederken yine yeniden "Polis Hakları Heyeti " ismiyle ve "Memur Hakları Heyeti" olarak sesimizi duyurmak için çalışacağız.
Hayırlı Olsun
#PolisHaklarıHeyeti
#MemurHaklarıHeyeti
#PolisHukukDavası
#MemurHukukDavası
#TopluSözleşmeİptalDavası
BİR DİLEKÇE EGM'ye
EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ''NE
(Sunulmak Üzere)
... İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ
kanalı ile
....İLÇE EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ'NE
Halen... İl Emniyet Müdürlüğü ... İlçe Emniyet Müdürlüğü ... Polis Merkezi Amirliğinde .... sicil sayılı olarak Çarşı ve Mahalle Bekçi olarak görev yapmaktayım.
Anayasa Mahkemesi’nin 22/03/2023 tarihli, E.2020/59, K.2023/53 sayılı kararı ile 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu’nun 12. maddesinde yer alan;
“Emniyet ve asayişin gerektirdiği durumlarda haftada bir gün istirahat verilmek kaydıyla bu süre artırılabilir.” ibaresi,
“...güvenlik veya kamu düzeni ile görevi etkileyen zorunluluk hâlleri haricinde...” ibaresi,
“...zorunluluk hâllerine ilişkin usul ve esaslar İçişleri Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.” ibaresi iptal edilmiştir.
Yüksek Mahkeme anılan kararında; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 13. ve 50. maddelerine açıkça atıf yaparak, çalışma süreleri ve dinlenme hakkının ancak kanunla düzenlenebileceğini, bu konuda idareye veya yönetmeliklere bırakılan belirsiz yetkilerin Anayasa’ya aykırı olduğunu vurgulamıştır.
Bu karar ile çalışma süresinin artırılmasına ilişkin sınırların,fazla çalışmanın karşılığının,dinlenme hakkının kullanım esaslarının kanunla açık, belirli ve öngörülebilir şekilde düzenlenmesi gerektiği ortaya konulmuştur.
Bu kapsamda, 7245 sayılı Kanun’un 12.maddesinin düzenleme mantığının esin kaynağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 61. maddesi: "Komiser ve polislere umumi hükümlere göre senelik mezuniyetlerinden
başka haftada 24 saat izin verilir.Çok mühim haller müstesna olmak üzere bu mezuniyet
kesilemez," kuralı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 99. maddesinin üçüncü bendinde yer alan ..."veya bunlara dayanılarak çıkarılacak yönetmeliklerle" ibaresi ve bu hükümlere dayanılarak İçişleri Bakan Onaylı “Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personelinin Çalışma Saatlerine İlişkin Esaslar” adsız düzenleyici işlem, Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesi karşısında hukuki dayanaktan yoksun hale gelmiştir.
Diğer yandan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personelinin Çalışma Saatlerine İlişkin Esas'ların 2.maddesi de Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli olan Çarşı ve Mahalle Bekçileri içinde halen uygulanmakta, bu durum norm çatışmasına neden olmaktadır.
Bu itibarla;Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personelinin Çalışma Saatlerine İlişkin Esas'lar Anayasanın 2., 7.,13.,18.,50. ve 128.maddesine aykırılık teşkil etmektedir.
Bu kapsamda 10/02/2026 tarihinden itibaren tarafımca ifa edilen ve bundan sonra da ifa edilecek olan haftalık 40 saati aşan tüm fazla çalışmalarımın; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 178.maddenin B bendi gereğince her 8 saat fazla çalışma karşılığında 1 gün izin verilmesini ve gereğini arz ederim.10/04/2026
Esas'lar norm çatışmasına neden olduğu gibi Anayasa Mahkemesi iptal kararında ETK 61.maddenin benzerini iptal etmişti.
Önceki kuralda “Emniyet ve asayişin gerektirdiği durumlarda…” ibaresinin belirsiz olduğu, çalışma saatlerine yönelik haftada bir gün istirahat verilmesinin öngörülmesinin hafta tatilinin şartlarının kanunla belirlenmesi gerektiği yönündeki anayasal ilkeyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 7., 50., 90., 123. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülen davada,
ANAYASA MAHKEMESİ BU GEREKÇELER İLE İPTALİNE KARAR VERDİ.
174. Anayasa'nın “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50. maddesinin üçüncü fıkrasında “Dinlenmek, çalışanların hakkıdır”; dördüncü fıkrasında da “Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir” hükümlerine yer verilmek suretiyle hafta tatili hakkının ve şartlarının kanunla düzenleneceği öngörülmüştür. Anayasa’da yer alan dinlenme hakkı ve haftalık izin hakkı, şartları ve esasları kanunla düzenlenmesi gereken bir sosyal haktır.
175. Dava konusu kural uyarınca mesai saatleri dışında çalışmak emniyet ve asayişin gerektirdiği durumlarla sınırlandırılmış, çalışma süresinin artırılması da haftada bir gün istirahat verilme şartına bağlanmıştır.
176. Kuralla çarşı ve mahalle bekçilerinin haftalık kırk saat olan çalışma sürelerinin artırılabileceği öngörülerek dinlenme hakkına bir sınırlama getirilmektedir.
177. Kuralda çalışma süresinin azami ne kadar artırılabileceği, artırılan bu sürelerin nasıl telafi edilebileceği konusunda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kuralla öngörülen sınırlama belirli ve öngörülebilir nitelikte değildir.
178. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 13. ve 50. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Değerli Bekçi Kardeşlerim mesai konusunda her ayrıntıyı araştırdım ve dava şartlarımız hem Anayasa, hem Genel Kanun DMK'ya hemde Anayasa'nın emsal kararı (AYM, E.2020/59, K.2023/53, 22/3/2023, § …) ile inşallah bizde Bekçiler gibi haftalık çalışma süresinin Emniyet Teşkilatı Kanunu'nda 40 saat olarak yer almasını istiyoruz. Bekçi kardeşlerimden ricamdır, 1 kişi bu konuda dava açarsa hepimiz için kıymetli olacaktır. Sonuç olarak hepimiz gerçek anlamda saat başı fazla çalışma ücreti hakkına kavuşmuş olacağız.
Bugünkü haberimizin ardından İçişleri yetkilileri bizimle iletişime geçerek bilgilendirmede bulundu.
Temmuz ayı sonu itibarıyla, olağanüstü durumlar dışında tüm illerde 12/36 çalışma sistemine geçileceğini ve ek çalışma saatleri için ek mesai ücreti uygulanacağını teyit ettiler. “Kesin mi?” soruma da net bir şekilde “kesin” yanıtını aldım.
İlk günden bu yana olduğu gibi, süreci yakından izlemeye ve verilen sözlerin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Bilgilendirme için Sayın İçişleri bakanı Mustafa Çiftçi ve çalışma arkadaşlarına teşekkür ederim.
📍Polislerimizin sendika hakkı hâlâ tam olarak yoktur; gece gündüz demeden görev yapanların emeği hâlâ karşılıksızdır. Resmî tatilde çalışanın hakkı teslim edilmemektedir.
📍POLSAN meselesi şeffaflık ve gönüllülük açısından hâlâ tartışmalıdır. Tatil günleri yıllık izne eklenmemekte, maaşlar ise verilen emeğin gerisinde kalmaktadır.
📍Daha da vahimi, son yıllarda artan polis intiharları bu ağır yükün artık görmezden gelinemeyeceğini açıkça göstermektedir. Bu mesele yalnızca ekonomik değil; çalışma şartları, psikolojik yıpranma ve biriken sorunların bütünüdür. Bu tabloyu değiştirmek bir tercih değil, zorunluluktur.
📍Polislerimizin verdiği emek karşılıksız kalmamalı; hakları eksiksiz ve adil şekilde teslim edilmelidir.
Yavuz Ağıralioğlu
Anahtar Parti Genel Başkanı
Değerli Meslektaşlarım, Değerli Dostlarım
Medyada olan haber bilgisine istinaden hazırlanan taslak metin içinde dava konusu ETK Ek 21.madde hususu olabilir mi? Eğer buysa,
" Emniyet Teşkilatı Kanunu'nda yer alan Ek 21.maddenin dayandığı 3911 sayılı yetki Kanunu'nun Anayasa Mahkemesi tarafından 1993/26 esas ve 1993/28 karar sayı ile iptal edildiği ve bunun 486 KHK/17 md ile zaten tazminat olduğu, yargı kararları ile de tazminat olduğu yazılı ve kanun teklifi olarak TBMM Başkanlığına sunulursa ve kanunlaşırsa hem bu konuda iyileştirme düzenlemesi yapılacağı için hemde fazla çalışmaya karşılık açtığımız fazla çalışma ücreti/fazla çalışma izin hakkı davalarımız için zaferimizi de ilan ederiz.
Bence bu yüzden sır gibi de saklanıyor olabilir(mi) 😊
Bu yüzden de şunu demeliyiz
#EtkEk21Kanunlaşmalıdır
Polis Sendikası Avrupa ve Dünya'da
1) İsveç’te 1903 yılında başlayan süreç, bugün Avrupa’nın neredeyse tamamında polisin bir "çalışan" olarak görülmesiyle sonuçlanmıştır.
EuroCOP (Avrupa Polis Konfederasyonu): Bugün Avrupa’da 30’dan fazla ülkede yarım milyondan fazla polisi temsil eden devasa bir yapı mevcuttur.
Polisin sivil kimliğinin ağır basmasıdır. Polis, devletin silahlı gücü olsa da; çalışma saatleri, sosyal hakları ve dinlenme süreleri bakımından "insan" ve "çalışan" olarak tanımlanır.
2) Türkiye’de Emniyet-Sen Deneyimi, "Doğmamış Çocuk" Kararı
2012 yılında kurulan Emniyet-Sen (Polis Sendikası), Türk hukuk tarihinde benzeri az görülen bir süreçle karşılaştı:
Anayasa’nın 51. maddesi sendika kurma hakkını tanırken, 657 sayılı Kanun ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’ndaki "emniyet hizmetleri sınıfının sendika kuramayacağına" dair yasaklayıcı hükümler esas alındı.
Mahkemeler, sendikanın tüzel kişiliğinin hiç oluşmadığına ("yok hükmünde") karar vererek, sadece sendikayı kapatmakla kalmadı, hiç doğmamış olarak karar verdi.
Sendikasızlık ve 1937 Model Kanun
Polis "sınırsız çalışma durumundadır" İnsan ve Çalışana Angarya yasak olduğu halde Polise bu yasak uygulanmaktadır.
#CanVerenPoliseHakVerin
#PolisinSesiniDuyanKazanacak