"Ben bir vaka ile karşı karşıya geldiğimde kendime hemen şu 13 soruyu sorarım. Kaçta, hangi, ne ile, niçin, nolmuş, kimi, nerede, nasıl, ne zaman, kimden, neyi, ne belli, neye, kim?”
Ölümü anlayamadım ama kabullendim. Bana her şeyi öğreten sen ölümü de öğrettin anne. Anneler günün kutlu olsun. İnsanın acısı dinmiyor ama kabulleniyor zamanla.
Zaman mefhumumu yitirdim. Uyandığımda hangi güne uyandığımı bilmiyorum. Hatta gece ile gündüzü ayırd edemiyorum. Özlüyorum ama gelip sarılamıyorum. Özlemeyi de unuttum. Artık çoğunlukla günde dört - beş saat falan kendimdeyim. Gerisi içmek ve uyumak. Yaşamak bir can sıkıntısı mı?
Son gelişmeler doğrultusunda sanırım bir süre sonra bütün dünya bireyleri şunu geçirecek aklından: iki şeyi bilmek istiyorum, belki de aynı şeyi iki kere bilmek istiyorum…
Şarkılar dinledikçe “menekşelerin kokusuz olması,, ve “gülhane parkında hiç ceviz ağacı olmaması,, içimden taştı; omuzlarımda taşınması güç, ağır bir yük oldu.
@duzelemiyorumki En alt satırda ortada duran orul orul o.sp çocuınun kulağında iki kulaklık olmasına rağmen elinde tuttuğu şeyin de bir tane (tek taraf) kulaklık olsuğunu var sayarak 27 sonuçuna ulaştım. O tatminsiz gtvrn e de hakaret etmek istiyorum.