Anayasa Mahkemesi yargilamalari devam ederken bugun; 3 milletvekilinin vekilliginin düşürülmesine karar verilmesi karsisinda hayrete dusen milyonlar; referandumda neye evet ve neye hayir dediginin ayirdinda olmayan milyonlara karsilik geliyor! Yurdum tarihinin en aci çelişkisi!
Fon vurgununda insanların 2.2 milyar TL’sini çalan Fatma Betül Sayan Kaya’nın elini kolunu sallayarak gezdiği, 440 vurguncunun isminin gizlendiği ülkede İsmail Arı’yı haber yaptığı için tutukladılar. Susturmak istiyorlar. Susmayacağız.
Gazetemiz yazarı Murat Ağırel (@muratagirel) ile Metris Cezaevi’nde görüştük.
Morali çok iyi, haksız yere tutuklanmanın kızgınlığı ile değil yapmadığı haber nedeniyle tutuklanmanın gururu ile dimdik ayakta.
Yanında olan, destek veren herkese selam ve sevgilerini iletmemi istedi.
#GazetecilikSuçDeğildir
Murat Ağırel’in polis sorgusu önümde…
Murat Ağırel’in savcılık sorgusu önümde…
Murat Ağırel’in mahkemeye sevk yazısı önümde…
Murat Ağırel’in tutuklama kararı önümde…
İçinde tek bir “para aldı” suçlaması, tek bir “menfaat ithamı”, tek bir “çıkar sağlama” iması yok.
Buna rağmen iktidar kanallarında konuşan kimileri açıkça yalan söylüyor.
Elbette en büyük güvenceleri kendilerine ne söylerse söylesinler dokunulmazlık sağlayanlar.
Ancak ne olursa olsun gerçeğin inadı yalanın camdan kulelerini yıkacak.
https://t.co/Q7Wzdi05Ma…
Gazeteci İsmail Arı dün gözaltına alındı, bugün tutuklandı.
Bu artık yalnızca bir gazetecinin özgürlüğüne yönelik saldırı değildir. Bu, halkın haber alma hakkına, basın özgürlüğüne ve gerçeği söyleyen herkese yönelik açık bir gözdağıdır.
Gazeteciler haberleri nedeniyle gözaltına alınıyor, tutuklanıyor, susturulmaya çalışılıyor.
İktidar, gazetecilere “Susun” diyor. Biz ise buradan bir kez daha söylüyoruz: Susmayacağız! Geri adım atmayacağız!
Gazeteciliği suç sayan, haber yapanları cezaevine gönderen bu düzene karşı 24 Ekim Cumartesi günü sesimizi yükselteceğiz.
İsmail Arı serbest bırakılsın! Gazetecilik suç değildir!
📝 Gazeteci Murat Ağırel'den Cumhuriyet okurlarına mesaj
💬 "Yapmadığım bir haber nedeniyle tutuklandım. Suçum neymiş biliyor musunuz?
Haber yapmayarak, örgüte üye de olmayarak, örgüte yardım etmişim.
Vallahi şaka değil. Billahi değil. Niye inanmıyorsunuz? Cezaevindekiler de inanmıyor. 'Olur mu öyle şey ya' diyorlar. 'Oluyor' diyorum. Gülüyorlar."
https://t.co/HuJg9YwZz1
İsmail Arı’yı tutukladılar. Memleket için mücadele eden gazetecileri yutan devasa bir karanlığın içindeyiz. Ülkeyi gömdükleri adaletsizlikte gazetecileri susturmak için anayasayı, yasaları çiğniyorlar.
Sayın @kelkitlioglumrt ve Sayın @ebasaksengul’ün TV100’de yapılan programda müvekkilim @muratagirel hakkında “iddia” olarak ifade ettikleri hususların hiçbirinin gerçeklik payı yoktur. Bu nedenle zorunlu olarak açıklama yapılması gerekliliği doğmuştur.
Söz konusu hususları kamuoyu önünde dile getirmeden evvel bize sormuş olsalardı kendilerine müvekkilimin emniyet ve savcılık ifadesinin tam metnini, savcılığın tutuklamaya sevk yazısını ve tutuklama kararını sunar, müvekkilime yöneltilen sorulan soruların sebeplerini izah ederdik.
Her şeyden evvel müvekkilimin hiçbir şekilde hesap hareketlerinde bir farklılık yoktur. Savcılık makamının da bu yönde bir iddiası yoktur. Bu yönde bir soru sorulmamış, herhangi bir hesap farklılığı ile ilgili suçlama getirilmemiştir. Tek bir kuruşla ilgili suçlamada bulunulmamıştır. Bilakis Savcılık ifadesi sırasında müdafii olarak bizzat ben, Ağırel’in hesap hareketlerinin incelenmesini ve MASAK raporu alınmasını talep ettim. Zira bu kadar şeffafız. Eğer savcılık ifadesi elinizde mevcutsa bu hususu teyit edebilirsiniz.
Her ne kadar bu bir iddiadır denilmiş ve savcılık makamı kaynak olarak işaret edilmişse de böyle bir iddia savcılık makamına ait değildir. Yanlışlığı apaçık ortada olan bu hususu dile getirmek her şeyden önce savcılık makamını yalanlamaktır.
Sayın Kelkitoğlu sanıyorum ki savcılık sevk yazısını ve tutuklama kararını okumamış. Eğer okumuş olsaydı, ifade ettiğinin aksine, hesap hareketi farklılığı nedeniyle tutuklanmadığını görebilirdi. Müvekkilim, “neden sana gelen belgeleri araştırmadın, basına veya savcılığa sunmadın” denilerek tutuklamaya sevk edilmiş, bu gerekçeyle örgüte üye olmamakla birlikte yardım ettiği iddiasıyla tutuklanmıştır.
Öyle sanıyorum ki kafa karışıklığı yaşadıkları konu, ifadenin en başında müvekkile yöneltilen “aylık kazancınız ne kadardır, üzerinize kayıtlı malvarlığınız nedir, herhangi bir şirket ortaklığınız var mı” gibi sorulardır.
Mali Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen her mali suç soruşturmasında bu sorular rutin olarak yöneltilen sorulardır. Adını soyadını sormak kadar rutindir. Bugün Sayın Kelkitoğlu hakkında da Mali Şube Müdürlüğü bir soruşturma yürütüyor olsa aynı soruları sorar. Hatta hangi suçtan mahkeme önüne çıkarsanız çıkın, size kimlik tespiti sırasında ilk olarak aylık kazancınız, üzerinize kayıtlı malvarlığınız sorulur.
Öyle ki ifadeyi alan polis memuru bile “bunlar rutin, herkese sorulan sorular” dedikten sonra sadece soruşturmaya konu 2 adet soru yöneltmiştir ki bunlar da “neden haber yapmadın” ve “belgeleri Sarıgüllere verdin mi” sorularından ibarettir. Savcılık makamına verilen ifadede de yine bu iki soru yöneltilmiştir.
Müvekkilimin onur, şeref ve haysiyetine zarar verecek, kamuoyunda farklı düşüncelere sebebiyet verecek bu tür yanlış ve haksız beyanların, soruşturmanın selametine de zarar verdiği unutulmamalıdır.
Kamuoyuna saygılarımızla duyurulur.
Şule Aydın: "İlk gün de söyledik, Murat’ı itibarsızlaştırmanıza izin vermeyiz.
Ben, herhangi bir iktidara sürekli haber ve sadece yandaşlık dışında hayatında hiçbir şey yapmayan insanlar için bile “Para mı aldı?” diye bakmıyorum.
Aklıma gelmiyor bu, sizin anında aklınıza geliyor. çünkü başka bir yaşam biçimi, hayat biçimi bilmiyorsunuz.
O kadar hayatınızı fiyatlandırarak yaşıyorsunuz ki aklınıza ikinci bir seçenek gelmiyor, çünkü fiyatla yaşıyorsunuz, kendiniz gibi herkesin alınır satılır olabildiğini düşünüyorsunuz."
Türkiye, basın özgürlüğü açısından kara günler yaşıyor. Son bir yılda en az 22 gazeteci tutuklandı. T24'ün internet sitesine erişim engeli getirildi. Onlarca sosyal medya hesabı yasaklandı. Halk TV ve Tele 1'e kayyım atandı. Son olarak Murat Ağırel de tutuklandı. Cezaevindeki tutuklu gazeteci sayısı 11'e yükseldi.
Oysa basın ve ifade özgürlüğü ile halkın haber alma hakkı demokrasinin temelidir. Anayasa'ya göre basın hürdür, sansür edilemez.
20 Ekim 2026 itibarıyla:
Merdan Yanardağ: 358 gündür tutuklu
İrem Delice: 53 gündür tutuklu
Selahattin Günday: 38 gündür tutuklu
Tuğba Tekerek: 35 gündür tutuklu
Ali Tarakçı: 24 gündür tutuklu
Fatih Ergin: 22 gündür tutuklu
Derya Okatan: 18 gündür tutuklu
Hasan Güraksu: 14 gündür tutuklu
Mustafa Balcı: 11 gündür tutuklu
Şaban Sevinç: 11 gündür tutuklu
Murat Ağırel: 1 gündür tutuklu
Tutuklu gazetecileri unutmayın.
O halde davaya bakan yargıca sormak gerekiyor aleni olan tapu kayıtlarını davalı talep ettiği ve davacı itiraz etmediği halde neden delil olarak istemediniz veya uyaptan dökümünü almadınız ve bu kayıtlara bakmadan neye dayanarak davalının gayrimenkul sahipliği konusundaki beyanını gerçeğe aykırı kabul edip kişilik haklarına saldırı yapıldığı kanısına vardınız? Kararı @eczozgurozel veya avukatları sansürsüz paylaşmaya cesaret edemiyorlarsa bana atsınlar ben paylaşayım ki herkes görsün bu hukuk skandal kararı kim vermiş.
Bir isnat ancak gerçeğe aykırı ise kişilik haklarına saldırı teşkil eder ve tazminat sebebi olabilir. Eğer iddia veya isnat doğru ise kişilik haklarına saldırı oluşmaz ve tazminata hükmedilemez. Dolayısıyla asılsız isnat nedeniyle açılan bir tazminat davasında yargıcın ilk bakacağı husus isnadın doğru olup olmadığını araştırmaktır çünkü davanın sonucu buna göre belirlenecektir. Ancak haberlerden anlaşıldığı kadarıyla mahkeme isnadın doğruluğunu araştırmadan peşinen isnadın asılsız olduğuna hükmetmiş yetmemiş bir de Türk hukuk tarihinde görülmemiş 750.000 TL gibi bir manevi tazminata karar vermiş! Akrabası öldürülen lehine veya haksız fiil ile uzuv kopartan veya organları işlevsiz hale getiren aleyhine bile bu miktarda manevi tazminata hükmedilmiyor! Normalde manevi tazminatta mahkemelerin verdiği manevi tazminat rakamı ortalama 10-20 bin TL arasıdır. Yargının bağımsız olmadığı ülkemizde bir yargıcın bir adalet bakanının açtığı davayı reddetmesini beklemek saflık olur ama tazminat miktarının bu nedenle yüksekten belirlenmesi yargıcın sadece tayin korkusu nedeniyle değil belki de bir takım beklentilerle hüküm kurmuş olabileceği ihtimalini akla getiriyor.
15,5 milyon vatandaşımızın oylarıyla Cumhurbaşkanı Adayı olan Ekrem İmamoğlu’nun önce mahkemede savunma yapmasını engellediler, ardından “Millet Şahidimdir” adıyla hazırlanan savunma kitabına yasak getirdiler.
Ama hakikatin önüne geçemediler.
Şimdi hem “Millet Şahidimdir” kitabını hem de Ekrem İmamoğlu’nun İBB Davası’ndaki savunmasının tam metinlerini milletimizin vicdanına ve takdirine sunuyoruz.
Millet şahidimizdir.
Adalet er ya da geç yerini bulacak!
Millet Şahidimdir kitabını indirmek için:
https://t.co/AJWNtxRWKx
Savunmanın tam metnini okumak için:
https://t.co/TKcsv8rrtv
Aaa "Balya balya, Deste deste para" nerede çıkmış?
Yusuf Ulutaş kimmiş❓️
TRTHaber'e elden ele iletmeli, CHP İl Binası satın alımındaki para görüntüsünü her belediye operasyonunda kullanmak yerine güncel fotolar var. Tüh ya bunun görüntüsü servis edilmemiş ki ama neden ki OperasyonTV video çekmemiş mi❓️
Gazeteci İsmail Arı, eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin'in şikayeti üzerine gözaltına alındı. İsmail Arı; haberini doğrulamak için Ebubekir Şahin'e defalarca yazmış ve yanıt alamamıştı. Sorulara yanıt vermeyen Ebubekir Şahin, soluğu mahkemede almıştı. Böylece iktidarın kamu görevlilerinin şikayetiyle bir gazeteci daha gözaltına alınmış oldu.
Herkese selamlar,
Uzun yıllardır Beyoğlu'nda işletmecilik yapıyorum. Bu süre içinde hiçbir işletmem adli bir olayın konusu olmadı. Geçtiğimiz haftalarda ben ve işletmelerim sosyal medyada hedef gösterildik. Bunun ardından bir cumartesi akşamı Narkotik Şube ekipleri işletmemi aradı; çalışanlarım ve müşterilerim de arandı. Aramada hiçbir suç unsuru bulunmadı. Buna rağmen gözaltına alındım ve "uyuşturucuya yer sağlamak" suçlamasıyla tutuklandım. Üstelik ifadem sırasında bu suçlamaya ilişkin tek bir soru dahi sorulmadı.
Fon dolandırıcılığı soruşturmasında 84 kişi tutuklandığı söyleniyor ama sayı 85; fon dolandırıcılığa ilişkin sorular soran TİP Milletvekili Ahmet Şık'ın arkadaşı olmam sebebiyle ben de tutukluyum.
Fon dolandırıcılığı iddialarında "lekelenmeme hakkı" gözetiliyormuş, masum bir insanın onurunun ve saygınlığının lekelenmemesi gerektiği kuşkusuz. O zaman ben de sorayım: hiçbir suç unsuru ile ilişkilendirilemeyen benim lekelenmeme hakkım yok mu? Ben neden suçlu olarak gördüğüm insanların arasındayım? Ya ağzımızı açmayacağız yada uyuşturucu tacirlerinin arasına mı atılacağız?
Yaşadıklarımı ve cevabını aradığım soruları Medyascope için yazdım:
Murat Ağırel’in polis sorgusu önümde…
Murat Ağırel’in savcılık sorgusu önümde…
Murat Ağırel’in mahkemeye sevk yazısı önümde…
Murat Ağırel’in tutuklama kararı önümde…
İçinde tek bir “para aldı” suçlaması, tek bir “menfaat ithamı”, tek bir “çıkar sağlama” iması yok.
Buna rağmen iktidar kanallarında konuşan kimileri açıkça yalan söylüyor.
Elbette en büyük güvenceleri kendilerine ne söylerse söylesinler dokunulmazlık sağlayanlar.
Ancak ne olursa olsun gerçeğin inadı yalanın camdan kulelerini yıkacak.
https://t.co/qSjFnHfZ9Q