Bu bir İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ayrıcalıklı vakıf ve derneklerle mücadelesinin haberidir…. Devamı mı ? 1 Nisan sonrasında da devam edecektir . 😏
Demokrasi yarışından korktu diplomamı iptal ettirdi.
Tutuklanıp hücreye atılmamı istedi.
Sesimi, yüzümü, fotoğrafımı yasaklattı.
Sosyal medya hesabımı defalarca kapattırdı.
Yetmedi, mahkemede savunma hakkımı dahi engelletti.
Sanıklara soru sormama bile tahammül gösteremedi.
Şimdi ise bana yaptırmadıkları savunmamın yer aldığı “Millet Şahidimdir” kitabımı daha yayınlanmadan yasaklattı.
Emniyet güçleri eliyle matbaalar basıldı ve kitaplar toplandı.
Yılmayacağım!
Susmayacağım!
Durmayacak ve teslim olmayacağım!
Milletle beraber bu kitabı milyonlar okuyacak.
Savunmamı herkes görecek. Yasakçılar dahil!
Beykoz Operasyonu'nda seçilmiş belediye başkanının tutuklanmasına önemli katkıda bulunanlardan biri de, sonradan Çekmeköy Belediyesi'ne geçen bir zabıta memuruydu..
CHP’ye verilen oylarla seçilmesine rağmen AKP’ye katılan Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, odasına Erdoğan’ın fotoğrafını asmış. Hukuken ve siyaseten “ak”landığını, rahata kavuştuğunu düşünüyor. Peki senin tarihe kalan fotoğrafın ne olacak, onu hiç düşündün mü başkan?
🔴'Bana sahip çıkın' diyen Eren Ali Bingöl'e 'reis'li yanıt
CHP'den AKP'ye geçmesinin yankıları süren Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, AKP teşkilatında konuştu.
Bingöl, "Karşı mahalleden geliyorum. Sahip çıkacağınıza, gerekçelerimi doğru anlatacağınıza inanıyorum" dedi.
Eren Ali Bingöl’ün bu ifadelerine sloganlarla yanıt veren AKP’liler, “Sen bize Reis’in emanetisin” ifadesini kullandı.
https://t.co/SO2MhaD2FN
Tuzla’daki kaçak villalara suç üstü yaptık!
Tuzla Belediyesi’nin park ve rekreasyon alanlarına hobi bahçesi yapıyoruz diye karar alıp, bu alanlara 154 adet kaçak villa yaptığı soygunu ortaya çıkardık.
Soygun nasıl yapıldı?
AKP dönemi Tuzla Belediyesi⬇️
1.) 2023’te borçları karşılığında belediye şirketi olan Tuz-Yap’a 75.000 m2 alanı devrediyor.
2.) Ardından buradaki park ve rekreasyon alanlarına, hobi bahçeleri yapmak için karar alıyor.
3.) CHPli meclis üyeleri, hobi bahçesi dışında kullanılamaz, özel mülkiyete konu edilemez, diye imar planına şerh düşüyor.
4.) Buna rağmen Tuz-Yap, Tepeören’deki park ve rekreasyon alanlarına 154 adet tapusuz villa ve 4 adet ticari yapı dikiyor.
5.) Belediyenin bu tarz hukuksuz işlerine koruma sağlamak için, kaçak villaların bir kısmı hatırlı yandaşlara el altından (satış vaadi sözleşmeleriyle) kelepir fiyatlarla peşkeş çekiliyor.
Ancak bir süre sonra;
Rantçılar açışından büyük bir şok yaşanıyor!
🔴Zira Tuzla’da 2024 yerel seçimlerini CHP’nin adayı Eren Ali Bingöl kazanıyor. Yani bu işlerdeki bütün fırıldaklıkları yapan AKP’li yöneticiler seçimi kaybediyor.
🔴İşte tam bu aşamada Eren Ali Bingöl’ün kendinden önceki dönemde oluşturulan bu rantın hesabını sorması gerekirken, rantı meşrulaştırmak için harekete geçiyor.
🔴Kaçak villaların yapıldığı park ve rekreasyon alanını konut alanına çevirmek, kaçak villalara tapu verip, değerini katlamak için imar değişikliği istiyor!
🔴Rantçıların çöktüğü halka ait bu alanı geri almak yerine, başka bir mahallede yeni bir park ve rekreasyon alanı ilan edilsin diyor!
Peki sonuç ne oluyor?⬇️
8 Temmuz 2026’da 3 CHP’li İmar Komisyonu Üyesi onurlu bir duruş sergileyerek, Eren Ali Bingöl’e karşı direnerek bu rant planını bozuyor.
İmar planı değişikliğini reddediyor!
Eren Ali Bingöl ise 1 Ağustos 2026’da CHP’den istifa edip AKP’ye geçiyor!
Şimdi de AKP’li meclis üyeleriyle birlikte bu kaçak villalara tapu vermek için gün sayıyor!
Buradan uyarıyorum!
Kamu malını peşkeş çekmek suçtur!
Bu kişilerin kendilerini inkar etmelerinin, şimdiye kadarki tüm yaşamlarını, söylediklerini çöpe atmalarının, çevrelerinin bir daha yüzüne bakamayacak hale gelmelerinin sebebi ya da bedeli nedir acaba? Onu da bir gün öğreniriz. Şimdilik tek söylenecek şey; yazıklar olsun...
Üniversite tercihlerinde de öğrencileri yalnız bırakmıyoruz.
39 ilçede kurduğumuz tercih danışma ve rehberlik merkezlerimizde hizmetimizi sürdürüyoruz.
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Size bu satırları hemen yan hücremden gelen “Aşkın mapushanee, içindee ben mahkum” dizeleri eşliğinde yazıyorum.
Bir düzeltmeyle başlayayım; tanımadığım ve görüşmediğim bir avukat “Deniz bizi unutmayın dedi ” gibi bir bilgi yaymış. Ne böyle bir duygum var ne de öyle bir talebim oldu. Aksine sürekli beni paylaştığını öğrendiğim arkadaşlarıma şu mesajı yolladım: “Abartma be king, yaz böyle geçmez.” Hazır hayatımın ilk tekzibini yapıp kendimi bir şey sanmışken hız kesmeden ikinciyi de yapayım. Biraz gecikmeli olacak ama tutuklandığımı öğrenince söylediğim “neşemizi çalamazlar” mesajını tırnak içinde olduğunu vurgulayarak söylemiştim. Nöşömözü çolomozlor gibi. Ama adliyeden Twitter’a ulaşana kadar yolda ironik tırnaklar kaybolmuş. Bana bu haberler geç geldiği için özetle şöyle diyebilirim; romantik, arabesk ya da talepkar bir cümle duyarsanız bilin ki doğru değildir. Çünkü ruh halim — olumlu anlamda — üçünden de uzak.
Evet, Çorlu’da birinci ayımı doldurdum. Ankara, Çorum, Antalya ve İstanbul’dan sonra en çok vakit geçirdiğim şehir Tekirdağ oldu. Beş Şehir’i tamamladım. Gelirseniz gezdiremem ama şehrimizin en çok ziyaret edilen noktası olan cezaevine çoğu Tekirdağlıdan daha hakimim. En iyi köfteciyi herkes bilir.
Moralim yerinde, sağlığım iyi. Bir ay boyunca kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı. Tabii ki cezaevi romantize edilebilecek bir yer değil. Bunu herkes bilir. Monopoly’de bile kodese girince sinir krizi geçiren arkadaşlarım oldu. Yine de adettendir, benden de duyun; cezaevine girmeyin mecbur kalmadıkça.
Aile, arkadaşlar, iletişim ve seyahat özgürlüğü, gözetlenmediğim bir oda, güneş, sahne, sokakta yürümek gibi mahrumiyetlerin yanında önemini burada anladığım şeyler de oluyor. Klavye ve bıyık makası benim için önemliymiş. Klavyeye hazırlıklıydım ama bıyık makası sürpriz oldu. Berber prosedürünü öğrenene kadar bıyıklar ağzımı kapattı. Kantin listesinde olmamasına rağmen şansımı deneyip “Bıyık makası?” diye dilekçe yazdım; cevap verilmeyen tek dilekçem oldu. Bir filmde dev makası olan bir adam gördüm. Çok özendim. Hayatımda ilk kez canım makas çekti. Neyse ki bıyığım Türkiye’de övgü alabileceği en kritik kişiden övgü aldı; ziyarete gelen Erkan Baş’tan.
Özetle cezaevine girmemeye çalışın ama işinizi olması gerektiği gibi yapmanın karşılığı buysa en huzurlu uykular burada uyunuyor. Sonraki gün yapacak işinizin ya da verilmiş sözünüzün olmaması da cabası.
Kaldığım cezaevi “Kuyu Tipi” olarak biliniyor. Bu konuda uzmanların, avukatların ve uzun süre tecrübe etmek zorunda kalmış insanların yazdıklarını okumanızı tavsiye ederim. Benim kısa süreli gözlemim; güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz. Sayımlar dışında insan sesi duymadan günleri, haftaları geçen mahkumlar var. Cezaevi deyince aklımızda canlanandan çok daha yalnızlaştıran bir sistem.
Ben belki kısa süreli olacağını umduğum için dışarıda da bazen yaptığım goblin moduna geçerek şimdilik uyum sağladım. Ama öğlen 7 metrelik duvarları olan avluda yüzüme gelsin diye güneşle köşe kapmaca oynamam gerekiyor. Yolu bir şekilde bu kuyuya düşen güvercin* ve dev çekirgeler duvarları aşamadıkları için benimle beraber kalıyorlar, haklarında CİMER şikayeti olmamasına rağmen. Yalnız hissettirmiyorlar. Gönderdiğiniz kitap kargoları ve şimdiden plastik komodinimin iki çekmecesini dolduran mektuplar hayatımdaki en kalabalık zamanımı yaşamamı sağladı hücrede. Hepsini okudum mektupların, kalışım uzarsa cevap da yazacağım. Yakın arkadaşlarımdan “Niye cevap yazmıyorsun şerefsiz, bu sefer turnede olmadığını hepimiz biliyoruz” tarzı mektuplar gelmeye başladı. WhatsApp’tan kurtuldum, bu sitemden kurtulamadım. Kitap hediyeleri ve mektuplarla memurlara ek mesai çıkardık. Size de, şikayet etmeden hızla yardımcı olan memurlara da teşekkürler.
Düzenli ziyarete gelen avukatlar da nefes oluyor. Cezaevinin yıldızları onlar. Ton balığını cezaevi kantinine ekleten avukatla tanıştım, çok heyecanlandım. Burada Oğuzhan Uğur’dan daha popüler. Dışarıya dair haberleri de onlardan alıyorum.
Okul arkadaşlarım başta olmak üzere dışarıda destek olan, dayanışma gösteren herkese de çok teşekkürler. Sabah 8 sayımlarında memurlar gelene kadar uyanık kalabilmek için “Bugün kim tutuklandı” temalı programlar izlemeye alışmışken, bir sabah ODTÜ Mezuniyet pankartlarıyla uyandım. Gözlerim doldu ilk kez. İyi ki varsınız. Athena Gökhan’ın törende benle ilgili yaşadığı kafa karşılığına çok güldüm. Sansürcü Punkçı da Türkiye’ye kısmetmiş.
Anarchy in THE UK
AcunMedya in Turkey
Böyle diyorum ama NATO ve Dünya Kupası bittiğinden beri Masterchef izliyorum. Açar açmaz orada da bir Karadenizli kazandı. Bütün ülkeyi kısık ateşte karadenize ettiler. (Deniz içerde şimdi ne şaka malzemesi biriktirmişsindir? Aynen kardeşim ful böyle notlar alıyorum, özür.) Burçin ve Tolğa favorim.
İlk hafta ülkeme dair moral tazelemek için Aktroll kanalları izledim; NATO Zirvesi Özel. Programlarda önce bana sövüp ahlak dersi veriyorlardı, sonra Donald Trump övüyorlardı, Türkiye için büyük şansmış varlığına duacılar. Ben de dersimi aldım.
“Değerleri aşağılayan komedyen” den, “Değerli dostum”a terfi etmek için eksiklerim:
- Epstein ile kanka olmak
- Gazze’yi Netanyahu ile birlikte tatil köyü yapma vaadi
Bir kelime şakası ve bir didaktik çıkış yaptığıma göre aylık güncellememi sonlandırabilirim. Hala kararlıyım, Moby Dick’i bitireceğim. Geçen öyle yazdım ama elime geçmedi henüz. Diğer kitaplar geldi, Moby Dick hala kontrolde. Cezaevi okuma komisyonu da bitiremiyor, bela bir kitap. Aslında cezaevi kütüphanesi çok iyi, Chomsky bile var. Belki o da Epstein kontenjanından girmiştir.
(*) 2 haftadır benimle yaşayan güvercin Leo ile tanıştığımız günün öyküsünü yazdım, Uğur Gürsoy Uykusuz Ağustos sayısında çizdi. Benim yerime de okuyun, buraya Uykusuz sokamıyormuşuz.
Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.
İBB Başkan vekili Nuri Aslan:
Biz şeffaflığın tarafındayız.
Biz hesap verebilirliğin tarafındayız.
Biz, İstanbulluların hakkının tarafındayız.
Hiç kimse bizden, "Bana yakınsa görmezden gelirim, bana uzaksa hesap sorarım." anlayışını beklemesin.
Biz hiçbir zaman "Sen bendensin, o halde hukuksuzluğuna göz yumayım." anlayışıyla hareket etmedik.
Bugün de etmiyoruz.
Yarın da etmeyeceğiz.
Kim görevde olursa olsun, hangi siyasi tercih yapılırsa yapılsın, kamu kaynaklarını koruma sorumluluğumuzdan da kanunun gereğini yerine getirme kararlılığımızdan da asla geri adım atmayacağız.
1 imar hakkıyla
185 parsele işlem!
İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Tuzla’da 2017’den bu yana gerçekleştirilen emsal transferlerine ilişkin Teftiş Kurulu raporunun detaylarını açıkladı. Aslan, bir imar hakkının 185 kez farklı parsellere aktarıldığını, incelenen 1025 parselin 884’ünde usule aykırı eksik evrak tespit edildiğini söyledi. Aslan, "Mesele kamu yararıdır" dedi
Bir kaç ay önce zimmetine para geçirmekten şikayet edip yakalattığı ve belediyeden uzaklaştırdığı bir eski belediye çalışanın yalan ifadeleriyle ile tutuklandı. Ve o kişi aynı operasyonda gözaltına alınıp serbest bırakıldı