Antalya şarkımızı yeterince kimseye duyuramadık. Bu nedenle destek veren takipçilerimizden 2 kişiye küçük bir hediye verelim istedim. Bu gönderiyi beğenen, paylaşan ve youtube'a yorum yazan bir kişi ile sonuncu kişiye kupamızı vereceğiz. https://t.co/TCbIha0ucW
Şu şekil gittikleri Amerika’dan şampiyon olup döndüler erkek futbol takımına ise villa verildi özel uçaklar tahsis edildi ülkenin tüm imkanları seferber edildi sonuç dünya kupasından elenen ikinci takım oldular ülkeyi rezil ettiler
Dün gelişen ve sosyal medyada hızla yayılan konuyla ilgili olarak değerli hocamız @karamanhikmet'i telefonla aradım ve @BursasporSk yönetimine ulaşabilme konusunda desteklerini rica https://t.co/JDsl59mzViğ olsun @karamanhikmet hocamız konuyu yalnızca birkaç dakika içerisinde çözdü ve @EnsCelik16 başkanımızla görüştüğünü bildirdi. Sayın @EnsCelik16'ın konuyla bizzat ilgilendiğini ve " @Emrebeytespih kardeşimizi mağdur etmeyiz " dediğini öğrenmek beni son derece mutlu etti.
Bu vesileyle, göstermiş oldukları anlayış, nezaket ve yapıcı yaklaşımları için hem Sayın @EnsCelik16'a hem de @BursasporSk camiasına içten teşekkürlerimi sunuyorum. Kendilerine ayrıca ulaşarak şahsen teşekkür edeceğim. Şarkı söylemekten konser vermeye kadar, ihtiyaç duydukları her konuda emirlerine amade olduğumu da ifade etmek isterim.
Konuya ilişkin kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına kısa bir açıklama yapmak isterim.
@Emrebeytespih benim uzun yıllardır tanıdığım ve destek verdiğim bir kardeşimdir. Geçimini tespih üreterek ve satarak sağlamaktadır.Ancak kendisi, @BursasporSk ve @Trabzonspor'un marka haklarını ilgilendiren bazı ürünler üretmiş ve satışa sunmuştur. Bu noktada kulüplerimizin hukuk departmanlarının harekete geçmesi son derece doğal ve hukuken haklı bir durumdur.
Ben Türkiye Cumhuriyeti'nde marka ve telif hukuku alanında yeminli bilirkişilik yapan biriyim.
@Emrebeytespih kardeşimizin ise marka ve telif hukuku konusunda yeterli bilgi sahibi olmadan, tamamen iyi niyetle fakat istemeden bir hak ihlaline sebebiyet verdiğini düşünüyorum. Kendisi de bu konuda gerekli açıklamayı kendi sayfasından yapacaktır. Hukuki açıdan bakıldığında kulüplerimizin açılacak bir davayı kazanacağı açıktır.
Ancak burada asıl takdiri hak eden konu, @BursasporSk yönetiminin gösterdiği anlayış, hızlı geri dönüşü ve yapıcı yaklaşımıdır. Başta Sayın @EnsCelik16 olmak üzere, @BursasporSk camiasına ve büyük @BursasporSk taraftarına kamuoyu önünde teşekkür ediyor, kendilerine saygılarımı sunuyorum.
Çelik Erişçi
Size bir kazık hikayesi anlatayım. Bu benim dışarıda olmama rağmen şahit olduğum tek şey. Bunun gibi onlarcası ve yüzlercesi olacaktır. Ama benden başka kimsenin sesi çıkmıyor.
Sinan başkanın son zamanı... Forma işleri öyle tişört bastırmaya benzemez. Önceden tasarımını yapar sonra baskı için seçilen firmaya gönderilir. Binlerce forma basılır. En az 5 ay önce hazırlık gerekir. Başkan zamanı forma işi bilinçli unutturulup Türk futbol tarihinin en kötü ve rezil forma dizaynına sahip bir şekilde hazırlığa girişildi. Temmuz'un ortasında Sinan başkan bırakıp Rıza efendi yerine gelince. Forma işi Sinan başkana atılan kazık olarak Rıza efendiye hediye edildi. Yani kendi kalesine gol atıldı.
Ucuz olsun diyerek Amatöre düşersek giyeceğimiz forma yani düz beyaz, düz kırmızı, düz lacivert forma elimizdeydi. Sadece reklamların olacağı bir forma. Sadece geçen sezondan devam eden parçalı vardı elimizde. Bunu bir şekilde Temmuz'un sonunda öğrendim. Bana anlattıklarında ellerim titredi. Tarihe baktım. Bir de kalan zamana. Yapacak bir şey yoktu aslında.
Bir dakika içinde Rıza efendinin teline ulaştım ikinci dakikada onu aradım. Üçüncü dakikada durumu anlattım. Dördüncü dakikada ise telimi kibarca kapattı. Anladım ki boştu. Hiç bir şeyden habersiz Rıza efendi durumu GM 'ye tel açıkken sordu. Kendince anlattı. Yani sen karışma işime minvalinde. Bunu duydum ya senin gibi Antalyaspor düşmanına diyerek kulüp başkanlığı sırasında forma konusunda başarılı çalışmalar yapan Aziz Başkanı aradım. Anlattım durumu. Tamam ben halledeceğim dedi. Yaptı da. En azından kırmızı formaya iki çizik attırarak bir şey yaptırdı.
Forma dediğinde insanlar artık tasarımsız hiç bir şeye bakmıyorlar. Ben bile Samsun'dan Bodrum'dan mavi gözlü formayı satın alıyorum. Ama bizim içimizdeki düşman(lar) aldıkları paranın karşılığında bunu yapıyorlar.
Geçtimiz sezon yapılan forma satışlarından gelecek gelire engel olmak demektir. 100. yıl formasıyla adımızdan söz ettirip defalarca baskıya giden formadan düz renkli tişörtlere geçmeye ne denir?
Ben GM'yi Allah'a değil size ve gelecek yeni yönetime havale ediyorum. Önüne gelenin işine son veren ya da çıkış istemelerine sebep olanlar neden bu adama destek çıkıyor. Takdir sizin...
Perçin "...Biz geldiğimizde de bu kulüp mali açıdan zor durumdaydı. Biz düşmemesi için elimizden geleni yaptık. Sona maça kadar getirdik. Biz gelmeden bu kulüpte doğru dürüst çimler dahi kesilmiyordu..." dedi.
Çimler kesilmiyorsa bunun sorumlusu kim? Bunu diyorsun da Rıza efendi o sorumlunun odasından çıkmıyordun. Çimler kesilmiyor maaşlar ödenmiyor ama buna rağmen personelin aslında bağlı olduğu kişi 20 yıldır orada oluyor. Bak Allah'ın işine...
Mustafa Ergün'ün başkanlığını destekliyorum. Artık ikilik kalmayacak tek sorumlu kendisi olacak. Yönetimi öyle iyi seçmek zorunda ki yoksa felakete götürecek kişi olarak tarihe geçecek. Başarıda da tarihe kendisi geçecek. En büyük başarı ekonomik özgürlüğümüzdür...
Yeni gelen yönetim içerideki yapıya müdahale etmeyecekse boşuna gelmesin.
Amaç Pis işler varsa bunu bilen birilerini korumak için yakınında tutmaksa bunu iyi bilmek lazım. Öteceğinden ya da suç ortağı olduğundan mı korkuluyor acaba?
Ah ulan Rıza ve öncesi 20 yıldır yapamadı. 2006 yılında stajyer olarak gelen şimdiki GM'yi işe alan ve kollayan Sedat Peker sonrası başkanlar dahil herkes ama herkes değişti bir o değişmedi. Bokunda boncuk mu var değişmedi. Bunu iyice açıklamak lazım.
Geçen yıl kulübe atacağı bir kazığa şahit oldum. Bunun gibi binlerce kazık vardır illaki. Bal yapmaz eşek arısı gibi biri (adam yazmıştım ama sildim).
Bu adam 20 yıl boyunca 10 başkan görmüş ve iş yapmış. Artık 07 Gençlik bile onun gitmesi için açıklama yaptıysa koku ayyuka çıkmış.
Şimdi bana 20 yıl boyunca bu A.K'ya nasıl dokunulmazlık verildi biri bunu açıklasın. Bütün başkanlar bu töhmetin altına girmiştir. Bu şehirde bu işi daha layıkıyla yapan en az bin kişi bulurum.
Antalyaspor'un gerçek düşmanını dışarıda aramayın. Kendinesporlu olanlardan korkun. Biz temizlik yapmaya iman etmiş Antalya neferiyiz. KORKUN BİZDEN...
@ridvanaksu İleride ofsayt pozisyonunda bulunan oyuncu sadece duruyorsa, topa hamle yapmıyorsa, kalecinin görüş açısını kapatmıyorsa veya rakip savunmanın dikkatini dağıtacak aktif bir eylemde bulunmuyorsa buna "pasif ofsayt" denir. Hakem bayrak kaldırmaz ve gol geçerli sayılır.
Balık Baştan Kokar...
Şimdi bu atasözünün anlamını yazmayacağım ama bu başlığa uygun yaşanmış olayları isim isim yazacağım.
Eylül ayıydı okullar açılmadan hemen önce okul müdürümüz beni aradı. Bize duvar saati projenizden bahsettiniz bunu uygulamak için sizi heyecanla bekliyoruz dedi.
Ben de hemen AS Store ulaştım elimizde saat var mı dedim. Bir hafta içinde ürettirip elimize geçer dedi. Ben de 30 tane alacağım dedim. Nitekim saatler geldi ve Antalya'mızın en gözde lisesine saatleri taktırdık.
Bunun bir kampanyaya dönüşmesini istedim. Ben "salak" böyle bir hisse nasıl kapıldım bilmiyorum. Çünkü benden başka bu projeye el süren olmadı. (Öncesinde geçtiğimiz yıl 50 saat alan taraftarlarımızın hakkını yemeyelim)
Kalktım iki adet projeyle Rıza Bey ile tanışmaya gittim. Birini anlattım. Antalyaspor Öğrenci Kulübü projesi herşeyiyle hazır dijital bir projeydi. Diğeri de bu saatlerin satılmasını sağlayıp tüm okullarda sınıflara asılması. Ben anlattım. O dinler gibi yaptı. Yani halk tabiriyle g.tüyle dinledi. Hiç bir şey demedi. Çay ısmarladı onu da içemeden kalktım. Beyefendi arkadaşıyla geyik yapacaktı. Odadan kovulduk sayarım bunu. Ah Aziz başkan ve ona kadar ki başkanların ilgisi ve nezaketi nerede?
Onun öncesinde de Allah'tan planlı programlıyım. Asistanına gün ve saat verdim. Başkan mutlaka bu saatte burada olsun. Sonra g.tüne yaptığım konuşmada da aynısı söyledim ve aynı organla gelirim dedi.
Ben de Türkiye'ye örnek olsun diye Anadolu Ajansını ve TRT'yi rica minnet getirmeye çalışıyorum. Başkan gelirse iyi olur dediler. Haklılar ben bir kampanya yapmışım bunun bayrağını ben değil kurumun başkanı taşır. Her şey hazır.
Okul yönetimi tam kadro, TRT ve AA tam kadro, 07 Gençlik başkanları ile ben kalabalık bir ortamda başkanı bekliyoruz. 19 Eylül 2025 günü saat 10 diye sözleşmiştik. 10 gibi Murat Özgen'i aradım (henüz gönderilmemişti) "Abi nerede kaldınız? Sizi bekliyoruz", cevap "Biz gelmiyoruz. Başkan ortalıkta yok"
Sekreterini aradım bakmadı. Bana mesaj attı. Başkan gelemiyor diye. Şimdi benim durumumu düşünün velisi olduğum okulu bırakın, şehrimin ve ülkemin en önemli basın kuruluşlarına ve diğerlerine rezil olmanın yakınındayım. Unutmasının imkanı yok. Hem asistanını hem de kendini mesajla bir gün öncesinden ne olur olmaz bilgilendirdim. Yani yapılabilecek her türlü hatırlatılma yapıldı eksiği yok fazlası var.
Hemen başkanı aradım meşgule attı. Tekrar aradım ve baktı. Neredesin diye sordum. Lara'dayım avukatlık bir işimiz var onunla ilgileniyorum dedi. Seni bekliyoruz ne avukatı. 1. derece akraban öldü mü? Evetse eyvallah başın sağolsun değilse hiç bir bahane burada olmana engel değil dedim. Ben gelmiyorum kardeşim sana haber vermediler mi dedi. Verseler ne değişecek. Ben burada olman gerekiyorsa olacaksın dedim.
Bakın başkan önce Lara'dayım yalanını söyleyen bir YALANCI. Çünkü telefon görüşmemizde Tansu Duran'ı üç dakika içinde tanımış oldu neler dedim burada yazamam. Sözlerime soru sorarak ara verdim. Ve geliyorum konum at dedi. 5 dakika içinde önce basından arkadaşlar sonra kendisi geldi. Yer Döşemealtı. Helikopter ile değil makam aracıyla gelen bir adam 5 dakikada Lara'dan nasıl geldi?
Sonrası artık o sıralarda baltamı gömdüm. Ama beni düşürdüğü durumu hiç unutmadım. SÖZünü tutmayan geldiğinde de ÖZÜR dahi dilemeyen bir adamı tepemize başkan yapanlardan hesap sormak lazım.
Sonra ne oldu? O gün bütün gazeteler onu yazdı. TRT Spor haberini yaptı. Yalancı, söz tutmayan, özür dilemeyen adamın PR'ını başkan olduğu için sağladım. İşte o gün bugünlerin kokusuydu. Yine de lig devam ederken suçu bana atmasınlar diye sustum ve destek verdim.
Sonra yıllık 1 milyon Euro'luk projemi sallamadığını bunu da yeni ATSO yönetime vereceğimi anlatırım. Bunların para kazanmak için çabaladıkları yok. Ellerine gelenleri kendilerinden değilse itekliyorlar. Bunlar Antayasporluysa ben değilim arkadaş...
Şimdi göz boyamak için sponsorluk anlaşmalarıyla kongreye geleceksiniz.
Be adam demezler mi sana, komşusu aç yatarken sana uyku helal mi? Pardon belli başlı müdürlere ve personele tıkır tıkır ödeme yapıyorsun. Sanırım herkese yapmış gibi sanıyorsun.
Kurduğunuz "B.O.K." gibi takımın yükünü sırtlayabilecek misiniz? Bu takımı küme, kulübü de amatöre düşürdünüz. Çekilmeyi de, özür dilemeyi de bilemediniz.
Tekrar aday olursan yemin ediyorum durmayacağım. Sizi kutsal armanın bulunduğu kurumdan temizleyinceye kadar mücadele edeceğim. Sen adın Kemal K. mı koltuğa yapıştın? Kendi iraden yok mu? Sadece buradan değil elimin değdiği her yerden mücadele edeceğim.
Sana "söylenen" kadar tanığın adam değilim. İyice adımı soyadımı ezberleteceğim sana. Şimdilik sesimiz sadece buradan net bir şekilde çıktı ama devamı gelecek.
Not: Herhangi bir durumda bizim irademiz dışında gelişen olayların sonucuna rağmen İSTİFA kısmını unutmayacağız. Sen ve senin ekibin gidecek...
Kimsenin Antalyaspor'u isteme gibi düşüncesi yok. Hele ki City Grup tatile bile buraya gelmez. Ama AŞÖ ben alayım dese hemen atlayacak bir grup hazır, Acun bana verin dese başka grup atlayacak. Biz doğru kişiyi bulmadan Antalyaspor öyle ya da böyle tarihin derinliklerine doğru gidecek. Ama City grup değil de başarıya aç bir grup gelse de...
GG vakıf başkanı olarak tapuyu ben aldım demiş. Başkasının emeğine çökmeyi iyi biliyor. Ben kimlerin nasıl çaba verdiğini iyi biliyorum. Ex bşk boş yapma ve koltuğu boşa meşgul etme...