Eğitim-İş olarak Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu’nun Kurtuluş Parkı’ndaki eylemine katıldık.
En temel demokratik haklardan biri olan ifade özgürlüğü, polis müdahalesiyle engellendi.
Bu müdahale sırasında Genel Örgütlenme Sekreterimiz Bülent Metin ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali ters kelepçeyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.
Hakkını arayan, emeğinin karşılığını talep eden, sesini duyurmak isteyen öğretmenlere yönelik baskıya ve öğretmenleri ayrıştıran politikalara karşı en büyük gücümüz; omuz omuza verdiğimiz örgütlü mücadelemizdir.
Okulların ticarethaneye, öğretmenin ise ucuz iş gücü olarak görülmesine asla izin vermeyeceğiz. İnsanca yaşanacak ücret, taban maaş hakkı ve adil atama sistemi sağlanana dek dayanışmamızı sürdüreceğiz.
Öğretmenlerin adalet talebi suç değildir.
Dayanışma susturulamaz, mücadele barikatlarla, polis şiddetiyle, gözaltıyla bastırılamaz.
Genel Başkanımız Kadem Özbay, Genel Örgütlenme Sekreterimiz Bülent Metin, Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreterimiz Yeliz Toy, Genel Eğitim Sekreterimiz Veli Fırat Şimşek ile Genel Basın-Yayın ve Uluslararası İlişkiler Sekreterimiz Hüseyin Selçuk eylemin ardından Enerji Otel önünde polis ablukasına alınan eğitim emekçilerinin yanında yer aldılar.
Genel Başkanımız Kadem Özbay’ın Kurtuluş Parkı’nda yaptığı açıklamayı ve fotoğrafların devamını görmek için tıklayınız:
https://t.co/BxKxiUvSUg
“Bazı dersler dört duvarın arasında verilmez…”
Eğitim-İş olarak 1 Mayısları gerçek bir bayram coşkusuyla kutlayacağımız aydınlık yarınları laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelemizle kuracağımıza olan inancımızla, dünyayı emeğiyle biçimlendirenlerin ‘1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyoruz.
@ogretmenlersyfs Okuduğunuzu anlamıyor olabilir misiniz? Bayrak törenine inmemiş ve evet bu disiplin suçudur. Öğretmen de gereğini yapmış tutanak tutmuş.
"Küçük hanımlar, küçük beyler... Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz."
Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün egemenliği koşulsuz şartsız milletimize, Cumhuriyetimizin aydınlık geleceğini ise çocuklara emanet ettiği bu anlamlı günde; onların gözündeki ışığı korumak en büyük sorumluluğumuz.
Eğitim-İş olarak, aydınlık yarınlarımızın teminatı çocuklarımızın gözlerinden parıltının, yüzlerinden gülümsemenin eksik olmaması için; laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun!
#Atatürk #MustafaKemalAtatürk #23NisanUlusalEgemenlikveÇocukBayramı #23Nisan #Türkiye
Eğitim-İş olarak, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırıları sonucunda kaybettiğimiz öğrencilerimiz ve öğretmenimiz için 15-16 Nisan tarihlerinde meydanlardaydık.
Laik, bilimsel, kamusal eğitim mücadelemizle çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin haklarını ve yarınlarını savunmaya devam edeceğiz.
“Bu ülkenin sokaklarının açık cezaevine çevrilmesine müsaade etmeyeceğiz!”
Eğitim-İş olarak, 30 Mart’ta başlattığımız “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim İstiyoruz” imza kampanyamız kapsamında; genel merkezimiz ve şubelerimizin önü ile kent meydanlarında açtığımız stantlarda imza toplamaya devam ediyoruz.
Taleplerimizin ne denli hayati ve ertelenemez birer zorunluluk olduğu; yaşanan son saldırılarla bir kez daha kanıtlanmıştır.
Bizler; çocuklarımızı yaşatmak, korumak ve aydınlık bir gelecek sunmak için çabalarken, en temel güvenlik ve sağlık ihtiyaçlarının dahi görmezden gelinmesini kabul etmiyoruz!
Eğitim-İş olarak; tüm velilerimizi, eğitim emekçilerini ve halkımızı, çocuklarımızın yaşamı ve aydınlık geleceği için haklı taleplerimize ses olmaya, kampanyamıza imza vererek mücadelemize güç katmaya çağırıyoruz.
Fotoğrafları görmek için tıklayınız:
https://t.co/ywXsOENOL7
Saat 10.00’da Kurtuluş Parkı’nda başlattığımız “Eğitime, Okuluna, Eğitimciye Sahip Çıkma Büyük Buluşması”nda barikatları aşarak Kızılay’a doğru yürüyüşe geçtik.
Dün (15 Nisan) 13.00’ten beri tuttuğumuz “Meslek Onuru” nöbetimiz, Genel Başkanımız Kadem Özbay’ın bugün (16 Nisan) 20.00’de Kızılay Meydanı’nda yaptığı basın açıklamasıyla sona erdi.
@Yusuf__Tekin Vatandaş olarak biz üzülelim, biz kınayalım ama bu devletin Milli Eğitim Bakanı bizden farklı bir şey yapsın. Eğitimi allak bullak ettiniz. Kendi personeli olduğum bakanlık önünde açıklama yapmak için mücadele etmem gerekiyor. Nerede konuşalım? Muhatabımız kim?
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırı, eğitim kurumlarının nasıl sahipsiz bırakıldığının, uyarılarımızın nasıl görmezden gelindiğinin bir başka acı kanıtıdır. Bir öğrencinin elini kolunu sallayarak okula silahla girebildiği, öğretmenlerin ve öğrencilerin hedef haline geldiği bu tablo açık bir ihmaller zinciridir.
Öğrencilerimizin, meslektaşlarımızın, polis memurunun ve kantin personelinin yaralandığı, can havliyle camlardan atlayan çocukların olduğu bu olay, artık “münferit” denilerek geçiştirilemez. Okullarımız eğitim yuvası olmaktan çıkmış, şiddetin kol gezdiği alanlara dönüştürülmüştür.
Eğitim-İş olarak defalarca uyardık. Daha yakın zamanda bir öğretmenimiz Fatma Nur Çelik’in öldürülmesinin ardından “Okullarda şiddet artıyor, önlem alınmazsa daha ağır sonuçlar yaşanacak” diye uyardık.
Ne oldu? Hiçbir ciddi önlem alınmadı. Okullarda güvenlik yok sayıldı. Eğitim emekçileri yalnız bırakıldı.
Bugün gelinen noktada, öğretmenler ders anlatırken can güvenliğini düşünüyor, öğrenciler okula giderken hayatta kalıp kalamayacağını hesaplıyor. Bu tabloyu yaratanlar; eğitimi bilimsellikten, laiklikten ve kamusal sorumluluktan koparanlardır.
Tekrar uyarıyoruz;
• Okullarda güvenlik bir “temenni” değil, devletin asli görevidir.
• Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri göstermelik değil, etkin ve yaygın hale getirilmelidir.
• Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin can güvenliğini sağlayamayan hiçbir yönetim, sorumluluktan kaçamaz.
• Bu saldırının sorumluları hesap vermelidir.
Bir öğretmenin, bir öğrencinin daha saçının teline zarar gelirse, bunun siyasi ve idari sorumluları bellidir.
Eğitim-İş olarak susmayacağız, alışmayacağız, normalleştirmeyeceğiz!
Eğitimde şiddete karşı gerçek, somut ve acil önlemler alınana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
Yaralı öğrencilerimize, meslektaşlarımıza, polis memuruna ve kantin personeline acil şifalar diliyor, geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
#siverek
KAMUOYUNA DUYURULUR
Siverek / Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde görev yapan, bizzat görüşebildiğimiz ve ulaşamadığımız tüm öğretmenlerimize bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Yaşananlar bir gerçeği bir kez daha ortaya koymuştur:
OKULLARDA GÜVENLİK YOKTUR!
Eğitim-İş olarak aylardır, yıllardır uyarıyoruz!
Ama ne yazık ki hiçbir şey değişmiyor!
Gerekli önlemler alınmıyor,
öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz kaderine terk ediliyor!
Bu bir eksiklik değil;
açık bir ihmaldir, açık bir sorumsuzluktur!
Bu bir ihmal değil, açık bir güvenlik krizidir!
Soruyoruz:
Alışveriş merkezlerine silahla girilemezken,
okullara nasıl bu kadar kolay girilebilmektedir?
Bu kabul edilemez!
Bu ihmaldir!
Bu sorumsuzluktur!
Yıllardır uyarıyoruz!
Daha kaç canımızın yanması gerekiyor?
Öğretmenlerimizin, eğitim emekçilerinin ve öğrencilerimizin
can güvenliği yoktur!
Can güvenliği yoktur!
Can güvenliği yoktur!
Derhal önlem alın!
Okullar güvenli hale getirilsin!
Sedat KAYAOKAY
Şanlıurfa Eğitim-İş Şube Başkanı
@egitimisorg@kamuiskonf
#EğitimdeŞiddeteHayır
#ÖğretmeneŞiddetHayır
#siverek
#şanlıurfaöğretmen
#şanlıurfa
#öğretmen
#şanlıurfaöğretmen
#Siverek