Bursa İl Başkanımız @nihat_yesiltas yönetimimiz, üyelerimizin ve delegelerimizin iradesiyle seçilmiştir.
Örgüt iradesini yok sayan bu butlanciların kararını kabul etmiyor, kınıyorum
İl Başkanımızın ve yönetimimizin yanındayız. #CHP#Bursa
Günün sözü Platon'dan gelsin:
"Gücün haklı çıktığı yerde adalet, güce tapan insanların olduğu yerde huzur beklenmez."
Ne adalet kaldı, ne hukuk; ne de huzur...
"...Butlanla sakatlanmış bir düzen..."
CHP Parti Okulu ve Yurtiçi Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı olarak birlikte gerçekleştirdiğimiz *"İktidara Doğru Yönetici Buluşmaları"* programları kapsamında 1 Şubat - 5 Mayıs tarihleri arasında tamamladığımız eğitimlerimizin raporunu sizlerle paylaşmak isteriz.
#ŞimdiİktidarZamanı
@emrkongar@mkirikkanat@cumhuriyetgzt Bu tür ifadeler; açık biçimde ırkçı, kafatasçı ve faşizan bir zihniyetin yansımasıdır. Toplumu kimlikler üzerinden ayrıştıran, ötekileştiren ve nefret üreten bu dilin demokratik siyasette ve kamusal alanda yeri yoktur
@Cumhuriyet gazetesi @mkirikkanat ilgili gerekeni yapmalıdır
@halukhepkon@mkirikkanat Kırıkkanat bu tür ifadeler; açık biçimde ırkçı, kafatasçı ve faşizan bir zihniyetin yansımasıdır. Toplumu kimlikler üzerinden ayrıştıran, ötekileştiren ve nefret üreten bu dilin demokratik siyasette ve kamusal alanda yeri yoktur.
@laldenizlicesme Ne denir ki böyle bir vedaya acımız büyük başkanım, başınız, başımız sağolsun. Dostluğun yoldaşlığın vedası, ancak bu kadar içten duygu dolu kelimeler ile ifade edilir.
Çok ama çok üzgünüm
Ruhu şad, ışıklar yoldaşın olsun Gülşah başkanım
Gülüm’e dair…
“Çok acıklı bir hikaye yazdık dimi…” yoğun bakımda söylediğin son sözlerden biri bu oldu. Haklıydın ve biz annen ve babanla sessizce ağladık bu sözlerine.
Ayrı şehirlerden aynı yolun umudunda birleşti yollarımız. Yıllardır omuza omuza bir aydınlık gelecek aşkıyla arşınlıyoruz yolları. Yıllar içerisinde yol arkadaşlığımız önce dostluğa ardından kardeşliğe evrildi. Hayatımızın en mutlu günlerini yaşadığımız günlerde, aldığımız kötü haberle yaklaşık 16 aydır ayrı geçirdiğimiz çok nâdir ânımız oldu Gülşah’la.
Bu hayatta gördüğüm en güçlü kadınsın sen Gülüm. İstatistikleri yerle bir eden, tüm ezberleri kendi doğrularınla bir bir deviren, doğruluğundan, dürüstlüğünden bir dakika olsun vazgeçmemiş hayran olduğum insansın sen. Ne söylüyorum diye gözlerini kocaman açıp, gözlerime bakardın çünkü sözlerimden ziyade duygumu görmeye çalışırdın. Sen savaşmak için, kafa tutmak için doğmuşsun ve tam da sana yakışacak şekilde savaşarak veda ettin bize.
Ne diyeceğimi, ne yapacağımı hiç bilmiyorum. Kocaman bir boşluğa bırakılmış gibiyim. Verdiğin büyük savaşı seninle yürürken şimdi bir hiçliğin ortasında kaldım. Herkes bir şeyler diyor ama hiç birini duymuyorum “Lâlitom yine tıkadın kulaklarını bir tek beni duyduğun saatlerin başladı.”
Ah Gülüm… yüreğimin nasıl yandığını tarif edebilecek bir kelimem yok. Son anlarına kadar iyi ki hiç vazgeçmeden, sana seni ne kadar sevdiğimizi anlattım. İyi ki tuttum pamuk ellerinden. Kurduğumuz tüm ortak hayalleri şimdi bir bir senin adınla, senin ışığınla gerçekleştirmek düşüyor bize.
Çok eksiğim.
Rabbim seni cennetinin en güzel köşesine alsın.
Seni çok özleyeceğim canım kardeşim.
Seni çok seviyorum biriciğim.
Elim, elinde Gülüm.
Lâliton.
Bilinçli bir tercih bu.
Planlı bir terk ediş.
Saray iktidarıyla büyüyen tek şey yoksulluktur.
Büyüyen, gelir adaletsizliğidir.
Büyüyen, emeklinin çaresizliğidir.
Emekliyi sefalete mahkum eden Saray iktidarı; “Biz sizin ömrünüzü aldık, gerisini de sessizce tüketin” diyor.
İnsanca bir yaşam, adil bir paylaşım için hemen erken genel seçim!
AKP’nin uluslararası alanda enerjiyle ilgili bulaştığı işlerden, pis konular gelmeye devam ediyor!
AKP marifetiyle Irak-Türkiye ham petrol boru hattında yapılan usulsüz petrol taşıması nedeniyle;
Uluslararası Tahkim Mahkemesinin Türkiye’ye verdiği 1 Milyar 471 Milyon Dolar cezanın belgesini açıkladık.
Bunun adı petrol kaçakçılığıdır!
Partimizin 39. Olağan Kurultayının ilk gününde; parti programımızı, tüzük ve yönetmelik değişikliklerimizi oy birliği ile kabul eden delegelerimize şükranlarımı sunuyorum.
Bugünkü çalışmamızı kurultay delegelerimizle, seyircisiz olarak yürüttük. Yarın halkımızın katılımıyla devam edeceğiz.
Bu program sadece bir siyasi partinin metni değil, bu ülke için emek veren herkesin sesidir. Bu program, milletin programıdır!
Çökmüş bir sisteme karşı umudu örgütlemek, demokrasiyi, hukuku, refahı ve adaleti yeniden inşa etmek için Güçlü Yurttaş, Güvenli Gelecek, Kazanan Türkiye diyerek yola çıkıyoruz.
Milletin programını, milletin iktidarıyla hükümet programına dönüştüreceğiz!
#ŞimdiİktidarZamanı
Değerli Halkımız;
Bilindiği gibi 19 Mart’ta ülkemizde bir sivil darbe yaşandı. Darbeciler bu kez, tankla ya da postalla değil, yargı cübbeleriyle geldiler.
Seçimle gelen ancak seçimle gitmek istemeyen bir avuç insan, korktukları rakiplerini hapse atarak, Türkiye’yi büyük bir siyasi ve ekonomik krizin karanlığına sürüklediler.
Aradan geçen 237 günde, aziz milletimizle birlikte büyük bir hukuksuzluğun her saatine tanıklık ettik. Bugün çıkan iddianame ise herkesin bildiği gerçeği bir kez daha ilan etti.
Bu dava hukuki değildir, tamamen siyasidir. Amacı son seçimlerin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi‘ni durdurmak ve Cumhurbaşkanı adayını engellemektir.
Darbeciler bugün, tapusu Mustafa Kemal Atatürk’e kayıtlı olan, Türkiye’nin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisinin kapatılmasını talep edecek kadar şuurlarını kaybettiler.
Anayasa’nın siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin maddelerini hatırlatarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulması meselenin İBB’ye yönelik bir soruşturma olmadığının kanıtıdır. Bugün yaşananlar demokratik siyasete ve gelecek seçimlerin sonuçlarına yargı eliyle müdahalenin suç üstü halidir.
Bu bir iddianame değil, darbecilerin siyasete yönelik bir muhtırasıdır.
Yaşadığımız kötülüklerin sebebi asla “hukuki” değildir, bir kişinin siyasi ihtiraslarından ibarettir.
Partimizi en son 12 Eylül’de Kenan Evren kapatmaya kalktı, milletimizle birlikte yeniden açtık. Evren’in milletimizin gönlündeki yeri de siyasi tarihimize geçiş şekli de bellidir.
Biz, geçmişte çok bedel ödedik, bugün de ödüyoruz ve ödeyeceğiz.
Ama millete inanmaktan ve güvenmekten hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz.
Atatürk’ün partisi milletimize emanettir.
Atatürk’ü özlemek, bir ülkeyi özlemek gibi.
Aydınlığı, umudu, adaleti…
Cumhuriyetimizin kurucusu, bağımsızlığımızın mimarı, ebedi Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü aramızdan ayrılışının 87. yılında saygı ve minnetle anıyorum.
Her şey onunla başladı, arkasındaki halkla sürecek. Mücadele bitmeyecek!
Ali Fidel ve 5 kafadar arkadaşımla birlikte Anıtkabir’deydik.
Ara tatile getirdiler, okullarda anılmasına engel oldular ama milletin yüreğinden Atatürk sevgisini silemediler.
Atasına koşan binlerce yürek, yine Anıtkabir’de buluştu.
#10Kasım#AtamızıSaygıylaAnıyoruz
Makamı veren millettir!
Eğer o makam güvenini kaybederse, millet gereğini yapar!
Siz sırtınızı icazet aldıklarınıza dayadınız.
Biz sırtımızı millete dayadık!
Meydanlardayız, yan yanayız, omuz omuzayız!
Sarıyer Merkez Cumhuriyet Meydanı | 15 Ekim Çarşamba | 19.30
Dün iki yerde sevinç vardı. Biri İsrail parlamentosunda, diğeri Ak Parti’nin yandaş basınında!
“Zafer, başarı, Erdoğan kazandı” diyorlar. Ne kazandı Erdoğan?
Trump’a sustu, Netanyahu’yu izledi.
Biz yas eviyiz.
67 bin can gitmiş...
Bunlar, İsrail’in düğün evinin tefçileri gibi.
Yazıklar olsun!
Tarihte görülmemiş bir adaletsizliğin ortasındayız!
19 Mart’a uzanan, araçsallaştırılmış yargı eliyle başlatılan darbe sürecinin ilk ayağı Esenyurt kumpasının üzerinden 300 gün geçti.
Türkiye’nin en büyük ilçesinin seçilmiş belediye başkanı, bilim insanı Prof. Dr. Ahmet Özer, 300 gündür tutuklu.
Esenyurt’u 300 gündür bir kayyım yönetiyor. Ahmet Özer, sözde “terör” dosyasından tahliye edildi ancak hala belediyede kayyım görev yapıyor.
Tutuklu olduğu soruşturmada ise 8 aydır iddianame bekleniyor.
Tam bir yargısız infaz süreci!
Çatışmalı süreçlerin sona ermesi, toplumsal barışımızın sağlanması üzerine onlarca kitabı bulunan, iktidarın daha önce defalarca görüşlerine başvurduğu Ahmet Özer’in yeri cezaevi değildir.
Bir an önce tutuksuz yargılamaya geçilmeli, Ahmet Özer hem görevine dönmeli hem de toplumsal barışımızın sağlanmasına katkıda bulunabilmelidir.
Tarihimizin dönüm noktalarından olan, Anadolu’nun kapılarının Türklere açıldığı Malazgirt zaferinin 954’üncü yılı kutlu olsun.
Büyük Taarruz’dan 851 yıl önce, yine bir 26 Ağustos günü kazanılan bu büyük zaferin yıl dönümünde başta Sultan Alparslan olmak üzere tüm kahramanlarımızı minnetle anıyorum.