tamamen merakla diziyi izledim. öyle bir anlatmışlar ki gerçekten cehalet çukurunda yüzenler için muazzam bir örnek yaratmışlar. ben size yazayım, detayları araştırın, 1 kişi okuyup gerçeğe aysa kardır:
kendisi alman asıllı türbanlı misyoner rotraud scheer ile insanların beynini yıkamaya kendini adamış biridir.
ilk konferansını samsun'da vermesi laikliğe ve Atatürk'e karşı duruşunun en önemli emaresidir.
kadınların kocalarından dayak yemelerini ve buna sabretmelerini Allah katında yükselmek olarak empoze ederken kendisi evliliğinde şiddet görmüş ve fakat boşanarak bu yükselişe ermekten kendi rızasıyla "nedense" vazgeçmiştir.
keza başı kapalı kadınlara kardeş gözüyle bakılırken açık kadınlara her türlü yakıştırma yapılabileceğini defaten "sohbetlerinde" ve romanlarında anlatmıştır.
keza yanlış hatırlamıyorsam huzur sokağı kitabında tecavüze uğrayan bir kadının intihar etmesi gerektiğini savunmuştur.
hala bu kadını savunan varsa beni takipten çıksın, onur duyarım.
Birlikte olmak, güçlü olmak ve dayanışmak zorundayız. İnşallah sonu çok güzel olacak.
Özgür Özel can yoldaşımdır, genel başkanımızdır.
Onu çok seviyorum.
Bir kız çocuğunun hayatının babası tarafından nasıl karartılmaya çalışıldığını onun sözlerinden dinleyelim: #BedriBaşaranTutuklansın
"Ben Sevgi, 23 yaşındayım. Şanlıurfa Viranşehirliyim. Kadın sığınma evinde kaldığım için telefon kullanmam yasak. Şu an online dersim olduğu için kullanabiliyorum telefonu. Babamla yıllardır görüşmüyoruz. Annemde kronik böbrek yetmezliği vardı. Babam anneme sen artık benim ihtiyaçlarımı karşılayamıyorsun deyip üstüne kuma getirdi. Kendisi zaten sürekli bize ve hastalığına rağmen anneme şiddet uygulayan biriydi.
Benim annem tek kızmış, küçük yaşta anne ve babasını kaybetmiş, zaten eğitim de görmemiş hiç. Korktuğu için sürekli susmuş, zaten kendisini koruyacak, savunacak kimsesi de yokmuş. Babam evlendikten sonra bize uyguladığı şiddet daha da arttı. Biz 11 kardeşiz, 8 Kız, 3 erkek şeklinde. Ben küçükken babam ablama şiddet uyguladı, üvey anneme hizmet etmedi diye kafasını kırdı, hastaneye götürdük, 8 tane dikiş atıldı kafasına. Hastanede ablamın darp raporu alınması engellendi, merdivenlerden düştü denildi, ablam da zaten korktuğu için konuşamadı. Babam sürekli bizi eve kitlerdi. Giyimimize karışır, bizi zorla örter, kapatır, okula göndermezdi. Maddi manevi bize asla katkısı olmadı, bizimle sürekli abimiz ilgilenirdi. Kendimiz 5 Kız ve bu abimiz yazları Karadeniz’e fındık toplamaya, Malatya”ya kayısıya gider, sezonluk işlerle kendi geçimimizi sürekli kendimiz sağlardık.
Ben üniversite sınavına gireceğim yıl babam beni zorla amcamın tarlasına çalışmaya gönderdi. Ben de vitiligo var, cilt hastalığı. Güneşte bu yüzden fazla kalmamam gerek. Babam bunu bile bile yaptı. Tüm gün tarlada çalışmak zorunda kaldım, cildim mahvoldu. Akşam eve döndüğümde ise babamın diğer karısı ve kızlarıyla piknikten döndüğünü gördüm. Buna dayanamadım… Annemde kronik böbrek yetmezliğinin yanısıra tansiyon, şeker, kemik erimesi gibi bir takım hastalıkları daha vardı, onun ilaç sepetini alıp intihara teşebbüs ettim. Ben kusmaya başladığımda bile gelip bir güzel beni dövdü, abimin beni hastaneye götürmesine engel oldu, bırakın ölsün dedi. Sonra araya halamlar girince beni yine özellikle örtüp hastaneye götürdüler.
Bu olaylardan sonra üniversite sınavım pek iyi geçmedi, o yaz yine fındığa gittik Karadeniz’e çalışmaya, ordan kazandığım parayla dershaneye gitmek istedim, babam karşı çıktı. Bu arada bu olay ve 2018 yılında gerçekleşti. Babamı dinlemeyip kaydımı yaptım, kaçak göçek gitmeye çalıştım sürekli. Birgün sabah bana “ben sana okula gitmeyeceksin demedim mi” dedi bir güzel yine dövdü beni. Sonra işe gitti, daha doğrusu gittiğini zannettim kalkıp yine gitmek istedim. Peşimden arabayla geldi, çağırdı bin dedi. Beni yine dövüp eve kitleyecekti. Kaçmaya çalıştım, kasten peşinden gelip bana çarptı. Fotoda gözüktüğü gibi kafama dikişler atıldı, kaşım gözüm morardı, hastaneye gittik darp raporu alınmam engellendi, bunu engelleyen AKP'li amcamdı...
Beni annemi öldürmekle tehdit etti, şikayetçi olamadım ki kendisinin silahı var, sürekli onu beline takıp bizim eve gelip tehdit ederdi. Korktuğum için şikayetçi olmadım ve bir dosya daha kapanmış oldu. 3 bin TL'lik ceza aldığını bir hafta içinde öğrendim. Bu olaylardan sonra sosyal hizmetler beni denetlemeye karar verdiler. Babam sırf bundan dolayı korkudan beni üniversiteye göndermek zorunda kaldı. Bu arada babamın bana çarptığı aracı annemin yüksek oranda engelli raporu vardı hastalıklarından dolayı, o belgeyle indirimli şekilde alınmış bir araç. Bunun için zamanında annemi dövüp zorla imza attırmaya götürdü. Anneme sürekli hemşireleri burana şurana ne oldu teyze? Neden mor? Diye sorduğunda annem taşa duvara çarptı demek zorundaydı.
Annemi pandemide kaybettik... Ve aracın tapusunu alabilmek için babam bizden zorla imza almaya çalıştı anneme yaptığı gibi. Ben dayanamadım konuştum, beni darp etti o gün, boğmaya çalıştı. Kadese bastım, polisi aradım zorla. Sonrası malum, aylardır kadın sığınmada kalıyoruz. Urfa’da can güvenliği riskimiz olduğu için nakil yoluyla farklı bir şehre geldik. Burda düzen kurmaya başladık, ablalarımla çalışmaya başladık 5 kız. Birgün iş çıkışı babamızı gördük, meğer bizi arıyormuş. Kendisi zaten aşiret mensubu, elinde silahı peşimizi bırakmıyor. Şu an bizim aşirette namusunu kirletmiş, kaçmış o**rspu kadın rölündeyiz ve bizi öldürmeden peşimizi bırakmayacak. Benim tek amacım annemin sesi olmak, o caniye yıllardır anneme, ablamlarıma ve bana yaşattıklarının cezasını çektirmek ve hala korkan, susan binlerce kadına ses olmak, ilham olmak…"
Kılıçdaroğlu: (İmamoğlu'na saldırı açıklaması)
"Yapanları biliyoruz, yaptıranları da biliyoruz. Uzun süre koltukta oturanın bir pisliği vardır o yüzden o koltuktan kalkamıyordur. Altına yapmış demektir."
üç günlük tatilimde ayvalıkta fotoğraf makinemi kaybettim. makine değerli değildi, eski 2000lerden kalma. ama içindeki hafıza kartı benim için değerli 😞 cunda-ayvalık merkezi arası bi yerlerde düşmüş olabilir. belki bulan olur bi umut 🫠 paylaşırsanız sevinirimmmmm
"Sırf siyasal İslamcı olmadığım için, hayvan sevdiğim için, alkol aldığım için, severek seviştigim için ben neden bu ülkede politik bir duruş temsil ediyorum?"
.
"Bir kere suç islemedim ama sürekli kriminal hissettirildim" ✍🏻✍🏻 @HikmetiTabiyeci
AKP'li yetkililerin bir türlü yerini söylemediği Muharrem Poyraz adlı müteahhitle ilgili suç duyurusu bilinçli vatandaşlar tarafından hazırlanmıştır: https://t.co/fBEvnFh072
Ben zaten depremzedeyim, bana diyorsun ki hemen yurda gel eşyalarını topla. Ya ben bu eşyaları toplayıp nereye götüreceğim evim mi var! Bunca derdin ve kafa karışıklığının arasında ben bunu nasıl yapayım!
Seferberlik ilk 24 saatte her yere ulasabilmek, merkezi koordinasyon kurmak icin gerekliydi. Bu OHAL ilanına bakınca gelen yardımlara el koyma, gönüllü muhalif dernek ve örgütleri engelleme, bilgi akışını kontrol etme amacı görmemek elde değil.