Oyuncu Esra Dermancıoğlu vasat insanlarla arkadaşlık kurmak istemediğini belirtti:
♦️ Vasat'la derdim var.
♦️ Vasat arkadaşlarım olsun istemem.
♦️ Şundan bahsediyorum; kendini doldurmuş, biraz daha dünya insanı olduğunla mutlu olmak bana o kadar şey gelmiyor yani.
♦️ Paradan bahsetmiyorum; hayatımı ortalama küçük bir parayla yaşarım, küçük evde yaşarım.
♦️ Ama vasat bir beyinle yaşayamam.
♦️ Vasat beyinler, vasat ruhlar...
♦️ Çünkü onlar tırmanamadığı zaman, o vasatlıkta kalınca kötülük orada başlıyor.
♦️ Hırs başlıyor.
♦️ Onun için o anlamda sevmiyorum.
Yazar @basakyagmureray, Türkiye'deki siyasi ve toplumsal krizi değerlendirerek doğmakta olan yeni partinin kutuplaşmayı azaltabilecek ve toplumu yeniden birleştirecek bir umut olabileceğini savundu. https://t.co/MnccYpNffA
Hukuk, iktidarın kendine benzettiği kesimi koruyan bir kalkan değil, adalet aracıdır.
'Aynı' olanı kutsayıp farklı olanı bastırmak hukuk değil, devlet eliyle uygulanan bir şiddet biçimidir.
Yunus Emre Vakfı eski başkanı Şeref Ateş’in tahliye edilmesi bu sistemin turnusol kağıdıdır.
Şiddet kime, ayrıcalık kime uygulanıyor?
Cezayı hukuk mu belirliyor?
Hayır!
“it told you what you most want is what you most can't have and that the most you can't have is what you already had and lost. it was a song of all the promises i failed to keep. and it told me i don't really want to go home.”
Um ponto que me chamou muita atenção em A Odisseia do Nolan foi a cena das sereias. (leve spoilers)
Mesmo sendo curta, é uma sequência muito inteligente. O Nolan não cai no genérico de mostrar o canto diretamente. Em vez disso, ele te faz imaginar o quão doloroso e poderoso é através da descrição e da reação de Odisseu. Não é um terror porque o canto é feio de ouvir, mas porque a melodia invade a alma da tripulação, mostrando os medos, desejos e tudo o que eles mais querem na vida e não podem ter.
É uma forma brilhante de usar a atuação e a imaginação do espectador pra criar tensão. Nolan sabe que o que não se mostra às vezes assusta mais.
Alguém mais reparou nisso? O que acharam dessa cena?
Adnan bey 3 bölümde şu sarmasık artık hiç nefes aldırmıyor ağaca demişti finalde ise kendimi şu ağaç kadar şanslı hissediyorum canlıyım bir kere zehirli sarmasıklarımından kurtuldum diyor baştan sarıp izleyince bu replikler çok ince tasarlanmış ve dizinin çok iyi yazıldığının göstermiştir
Çağın hastalığı bencillik bence. Kimse kimse için bir şey yapmak istemiyor. Herkes o kadar main karakter ve ben merkezci ki kendilerine kocaman şımarıkça bir dünya yaratmıslar.