@birgencinumidi@lewispurs Bir tarafta somut neticelerle teyit edilmiş bir gerçeklik, diğer tarafta ise henüz karşılığı ortaya konmamış endişe ve vehimler var, hüküm veren buna göre versin. gerçekliği endişe ve vehimlerime göre şekillendirelim istiyorlar. Allah izan versin
Menzil’de Ne Oldu?
Artık doğruyu ve yanlışı açıkça ortaya koymanın zamanı. Hakikati çekinmeden rahatça anlatın. Çünkü dinleyen insanlar, “Hiç değilse doğruyu söyleyen bir kişi var.” diyor.
Menzil’de ne oldu? Kardeşlerim, halkın parasıyla inşa edilmiş hayır hasenat malını baba mirası olarak görüp taksim etmek istediler. Bu hususta sulh yoluyla taksim konusunu gündeme getirip aracılar koydular. Ben bu teşebbüsleri reddettim ve ümmetin malında asla pazarlık yapmadım ve yapmayacağım.
Bizi sevenlerin şahısları üzerindeki emanet tapuları mahallindeki çoğunluğun istediği vakıf veya dernekler üzerine devretmelerini tavsiye ettim, kendi üzerimdeki tapuları fiilen devrederek bu işe öncülük ettim. Araştırılsın, bu süreçte yüzlerce tapu Serhendi Vakfı’nın üzerine devredildi. Allah’ın lütfuyla büyük fitneleri bertaraf ettik…”
Sultan Şeyh Seyyid Muhammed Saki Elhüseyni (Kuddise Sirruhu)
#Menzil
@IbrhmhAslan@ustadmcezbe twitter pek iyi bir başlangıç yeri değil ama bu tweeti de bu niyetle yazmıştım, bir yerden başlayayım diye. Büyükler gerçekten derya, ilkgençlikte farkına varmamıştım. Dedemin örneğin, bir arkadası sevmek konusunda torunlarının torunlarına söyleyeceği çok şey var mesela.
Dedemin yaşını tam olarak bilmiyoruz; tahminimizce doksanı geçti. Anlattığı hikâyelerin de artık bir repertuvarı var. Çocukluğumdan beri dinlediğim için çoğunu nerede ne söyleyeceğine kadar ezbere bilirim.
Geçenlerde, ilk defa daha önce hiç duymadığım bir hikâye anlattı.
Ben kendimi bildim bileli Seyid Sadeddin’in belki de hayattaki tek fotoğrafı dedemlerin evinde duvarda asılıdır. Şimdi ise yaşlı yatağının karşısındaki duvarda asılı. Konusunca ona bakarak konusuyor. Allah sizi ahirette ayırmasın, cennette beraber kılsın inşallah.
Ebû Hüreyre radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:
"Kim gazâ etmeden ve gönlünde gazâ etme arzusu taşımadan vefat ederse, bir tür nifak üzere ölür."
(Müslim, İmâre 158.)
Ahde vefa dediler; İstanbul Yenidoğan'da dört sofiyi silahla yaraladılar. Sofiler yaklaşamasın da rahatça ateş etsin diye elindeki çamaşır suyunu etrafa savuran kendi adamları olduğu hâlde, “Üzerine kimyasal madde döktüler, bu yüzden ateş etti” diyerek suçu yaralı sofilere attılar.
Hangisi ahde vefa: Dört sofiyi silahla yaralamak mı, ardından yalana ve iftiraya başvurmak mı?
Türkiye bir tek parti rejimine mi evriliyor?
Bence cevap hayır. Türkiye, devlet ve devletin temsilcilerinden müteşekkil partisiz bir rejim tipine evriliyor. Amerikan jargonunda buna otoriteryen diyorlar; daha nört bir tabirle Asya tipi konsolide devlet modeli demek daha doğru olabilir. Çin, Rusya, İran, Malezya, Vietnam, Arap ve Orta Asya Türk ülkeleri, hızla İsrail, Hindistan ve daha birçokları gibi.
Rüzgar bu yönden esiyor. Hızlı karar verebilen, çelik kasa gibi rejimler krizler çağında çok daha işlevsel, hatta muhtemelen kaçınılmaz. AB ülkelerinin içine düştüğü siyasi kriz ve ABD'nin bu konudaki mutlak pragmatizmi, demokrasiler çağının artık sona geldiğini düşündürüyor.
Bu gidişatın düşündürdükleri:
1- Türkiye'de kabaca bir kuşak sürmüş olan demokrasi rejimi, artıları ve eksileriyle soğukkanlı bir şekilde değerlendirilmeli. Demokrasi iptal edildiğinde, ne kazanırız, ne kaybederiz?
2- Saray rejimlerinde lokal iştirak nasıl sağlanır? Yani Türkiye'nin hayli güçlü olan belediyecilik kültürü nasıl korunur, güçlendirilir?
3- Konsolide devlet modelinde, ekonomi de güdümlü bir hale getirilmeli midir? Yoksa özerk bir alan tanımlanmalı mıdır? Savaş durumunda güdümlü ekonomiye geçişin altyapısı nasıl optimize edilir?
Tartışmak lazım.
@levelsio Same in London, deliberately avoiding buses even in short distances. Can’t imagine how the drivers bear that. In Istanbul, people would rebel for less heat .