@Akingurlek_ Bakan beyin sözleri içinde göze çarpan bazı cümleleri şu şekilde, Burada belirli bir etnik kimliği sözleri de, aslında Rahmi Koçun ne söylemek istediğini şair tamamlamış oluyor..
Îro li navçeya Şemzînanê em tevlî bernameya ciwanên Şemzînanê bûn. Bi diruşma 'Li Gel Ciwanan Ber Bi Rojên Azad' me mîhrîcana çandê û ciwanan lidarxist. Em ê bi ziman û çanda xwe xwedî derbikevin.
#Şemzînan#Şemdinli#Mihrîcan#Çand#Ciwantî
Me 1. Mîhrîcana Çand û Ciwanan a Şemzînanê bi kelecan û coşeke mezin pêk anî. Em bi gelê xwe û ciwanên xwe yên hêja re hatin cem hev, me mil da milê hev û bi yekdengî govend gerand. Rengên çanda me qada mîhrîcanê xemiland. Vaye ji wan kêliyên me yên bedew çend dîmen... Spas ji bo vê tevlîbûna xurt û keda we hemûyan!
@dbpsemzinan@DemSemdinli
Valilik kararıyla polisin CHP Genel Merkezine zorla girerek parti yöneticilerini, milletvekillerini ve yurttaşları tahliye etmesini kabul etmiyoruz.
Türkiye’nin en temel ihtiyacı, demokratik hukuk ilkelerinin güçlendirilmesi, toplumsal barışın büyütülmesi ve demokratik siyaset alanının genişletilmesiyken; bu baskıcı yöntemlerde ısrar edilmesi kabul edilemez.
DEM Parti olarak, demokratik siyasete yönelik her türlü müdahalenin dün olduğu gibi bugün de karşısındayız.
Yetkilileri gerilimi büyüten tutumlardan vazgeçmeye, demokratik hukuk ilkelerine uygun davranmaya ve toplumsal barışı esas alan bir yaklaşımı benimsemeye çağırıyoruz.
CHP yöneticilerini ve CHP’ye gönül vermiş yurttaşlarımızı da yaşanan sorunları sağduyulu bir şekilde diyalogla ve uzlaşıyla çözmeye davet ediyoruz.
Cumhuriyet Halk Partisi’ne verilen butlan kararı, milyonlarca seçmenin demokratik iradesini ve siyasi tercihini yargı eliyle yok sayma girişimidir. Bu karar yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’nin demokratik geleceğine yönelik bir müdahaledir.
Türkiye’nin sağduyuya, istikrara ve uzlaşıya muhtaç olduğu bu kritik dönemde yargıyı siyasi mühendisliğin aracına dönüştürmek kabul edilemez. Demokrasi yargı kararlarıyla değil, halkın iradesiyle ayakta durur.
Siyaset kendi mecrasında ve meşruiyet zemininde akmalı; yargı operasyonlarıyla siyasetin seyri değiştirilmemelidir. İktidar, bu yanlış politikadan vazgeçmelidir. Politika özgür olmalı, sonucu sadece halk belirlemelidir.
Ağrı’da esnaflarımızı ziyaret edip sorunlarını ve taleplerini dinledik.
Yüksek maliyetler, kiralar ve ekonomik kriz esnafın yükünü her geçen gün daha da ağırlaştırıyor. Geçim derdi büyürken emeğin değeri de giderek azalıyor.
Esnafın da halkın da yanında olmaya, beraber sesimizi duyurmaya devam edeceğiz.
Di 15ê Gulana sala 1932yan de Celadet Alî Bedirxan û hevalên wî li Şamê Kovara Hawar derxistin û bi wê re ronahiya zimanê Kurdî li hemberî siyaseta înkar û bişaftinê mezin bû. Ji wê rojê heta îro 15ê Gulanê ji bo hemû Kurdan bûye roja berxwedana ziman, çand û hebûnê.
Îsal em Cejna Zimanê Kurdî di demeke dîrokî de pêşwazî dikin. Em baş dizanin ku bêyî azadiya ziman ne aştî, ne jî civaka demokratîk pêkan e. Zimanê me bi têkoşîna gelê me heta niha hatiye parastin û em ê bi têkoşîna “Statuya Kurdî Perwerdeya Kurdî” serbikevin.
#CejnaZimanêKurdîPîrozBe!
#RoşanêZiwanêKurdkîPîroBo!
#15êGulanê
Ziman; bîr, çand û nirxên bingehîn ên jiyana hevpar a gelan in.Zimanê dayikê, nîşana herî xurt a nasnameya gelan e.Ji ber vê yekê, azadiya ziman ne tenê mafekî çandî ye, di heman demê de bingeha jiyaneke wekhev, demokratîk û mafê beşdariya siyasî ye.15ê Gulanê Cejna ziman prz be
Hakkari’de son dönemde giderek yaygınlaşan yol kontrol noktaları ve yoğun GBT uygulamaları, yurttaşların günlük yaşamını doğrudan etkileyen ciddi bir hak ihlali tartışmasını beraberinde getirmiştir. Hastaneye ulaşmaya çalışan hastalardan öğrencilerine, esnaftan köylülere kadar geniş bir kesim uzun bekletmeler, keyfi uygulamalar ve sürekli denetim hali nedeniyle seyahat özgürlüğünün fiilen kısıtlandığını ifade etmektedir.
Bu çerçevede tarafımızca İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi’nin yazılı olarak yanıtlaması istemiyle sunduğumuz soru önergesiyle Hakkari’deki kontrol noktalarının sayısı, uygulamaların hukuki dayanakları, yurttaşlardan gelen kötü muamele iddiaları ve bölgede oluşan fiili olağanüstü hal atmosferine ilişkin kamuoyunun yanıt bekleyen soruları Meclis gündemine taşınmıştır.
@TC_icisleri@mustafaciftcitr
Ağrı Diyadin İlçe Müftülüğü’nün din görevlilerine gönderdiği talimatla Türkçe dışındaki dillerde vaaz verilmesinin yasaklanması Kürt halkının varlığına ve kimliğine yönelik resmi vesayetin dışavurumudur. Müftülük bu talimatla halkın tamamının Kürtçe konuştuğu bir ilçede Kürtçeye olan düşmanlığını ortaya koymakta, bir halkın kendi dilinde ibadet etmesinin önüne geçmeye çalışmaktadır.
Rum Suresi 22. ayette 'dillerin çeşitliliğini' ayet (delil) sayan inanca karşı, genelgeyle 'iptal kararı' çıkarmak bürokratik bir kibirden başka bir şey değildir. Müftülük makamı, manevi bir rehberlikten ziyade anadilini yok sayan bir asimilasyon bürosu gibi çalışmayı tercih etmektedir.
Kürtçe vaazı yasaklamak; "Seni tanıyorum ama sesini duymak istemiyorum" diyen o köhne inkâr politikasının cami avlusuna sızmış halidir. Halkın iradesini gasp edenlerin, şimdi de halkın inancına ve diline müdahale etmesi tam bir akıl tutulmasıdır. Kürtçeye olan bu tahammülsüzlük sahip olunan zihniyetin sığlığına, sefaletine delalettir.
Ancak bilinmelidir ki, bin yıllardır bu topraklarda yankılanan bir dil, üç-beş satırlık bir idari genelgeyle yasaklanamaz. İçinden geçtiğimiz sürecin ruhuna ters olan ve halkı tahkir eden bu genelgenin iptal edilmesi ve müftülük hakkında acil soruşturma başlatılması gerekmektedir.
Bin yıldır bu toraklarda yaşayan bir halkın anadiline karşı bu tahammülsüz ve düşmanca zihniyete karşı demokratik mücadelemiz büyüyerek devam edecektir.
DEM parti Amed vekili Mehmet Kamaç:
“Amedspor şampiyonluk kutlamalarında halka korna çaldıkları için 100-150 bin tl trafik cezaları kesildi. Bugüne kadar hangi şampiyonluk kutlamasında taraftara ceza kesilmiş? Bu sadece Amedspor’a özel bir durum mu?”
#Amedspor’un her türlü siyasi baskıya ve sahalarda maruz kaldığı ırkçı saldırılara rağmen büyük bir direnişle Süper Lig’e yükselmesi, sadece bir spor başarısı değil, bir halkın kimliğine ve iradesine sahip çıkma kararlılığının zaferidir.
Amedspor, bugün sadece bir futbol kulübü değil; adaletin, eşitliğin ve halklar arası köprünün yeşil sahalardaki temsilcisidir. Deplasman yasaklarıyla, tribün baskılarıyla ve ayrımcı dille sindirilmeye çalışılan Amedspor ruhu, bugün Süper Lig'e yükselerek tüm bu kuşatmaları parçalamıştır.
Amedspor’un Süper Lig’deki varlığı, hepimiz için gurur vericidir. Bu tarihi zaferi; takımı hiçbir deplasmanda yalnız bırakmayan, barışın ve kardeşliğin sesini yükselten onurlu halkımıza armağan ediyoruz.
Bijî Amedspor, bijî tekoşîna gelê me.
Ez Amedsporê ji dil pîroz dikim. Ev serkeftina dîrokî encama piştgiriya mezin a gelê me ye. Hezar carî malava!
Her kesê ku dil daye Amedsporê îro pir bextewer e. Di Super Lîgê de jî em ê bi hemû hêvî û baweriya xwe ligel tîma xwe bin. Her bijî Amedspor!
Amedspor’un Süper Lig’e yükselişi yalnızca sportif bir başarı değildir. Bu başarı, Kürt halkının, dostlarının, Türkiye halklarının inancı, emeği ve dayanışmasının zaferidir.
Bu tarihi başarıya ulaşan Amedspor’un değerli yönetimini, teknik ekibini, futbolcularını, kulüp emekçilerini yürekten kutluyorum.
Sezon boyunca tribünleri doldurarak takımına büyük bir destek veren Amed halkı ve Türkiye’nin dört bir yanındaki deplasmanlarda Amedspor için tek yürek olan taraftarlar bu zaferin asıl sahipleridir. Nerede yaşıyor olursa olsun, Amedspor’a gönül ve destek veren taraftara özel teşekkürlerimi iletiyorum.
Amedspor’un Süper Lig’e renk katarak büyük başarılar kazanacağına inanıyorum.
Tebrikler #Amedspor!
HEYELAN SÜRÜYOR, YOLLAR ÇÖKMEYE DEVAM EDİYOR, KENT KADERİNE TERK EDİLMİŞ!
Bugün Hakkari-Van karayolundaki yıkımı bizzat yerinde inceledik. Karşılaştığımız manzara bir afetten ziyade tam anlamıyla bir idari çöküştür. Ortada bir yol kalmamış, koca bir güzergah tamamen toprağa gömülmüş ve devasa çatlaklarla yarılmış durumda. Biz bölgedeyken dahi heyelanın ve toprak kaymalarının gözlerimizin önünde devam etmesi vahametin ve alınmayan önlemlerin en net kanıtıdır. Gerekli hiçbir tedbirin alınmadığı bu tabloda Hakkari’nin dünyayla olan ana bağlantısı tamamen koparılmış ve kent adeta kaderine terk edilmiştir.
Meclis kürsüsünden defalarca haykırdığımız, önergelerle üstüne basa basa uyardığımız bu tehlikeye kulak tıkayanlar, koca bir kentin bu felakete sürüklenişini sadece izlemiştir. İl yönetimimiz ve değerli halkımızla birlikte Hakkari merkezde gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasında da açıkça ifade ettik: Bu yaşananlar basit bir doğa olayının çok ötesinde, Hakkari'yi yok sayan, sorunları sümen altı eden yıllanmış bir ihmalkarlığın sonucudur.
Buradan halkımıza söz veriyoruz: Bu kenti sahipsiz sananların, görevini yapmayanların ve Hakkari'yi bu ilkel çileye mahkum edenlerin yakasını bırakmayacağız! İnsan onuruna yaraşır, güvenli bir ulaşım ağı tesis edilene ve Hakkari’nin tüm sorunları çözülene kadar bu mücadeleden bir adım bile geri atmayacağız. Yetkililere sorumluluklarını hatırlatmaya ve halkımızın hayatıyla oynayan bu ihmallerin hesabını sormaya kararlılıkla devam edeceğiz.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Edirne Cezaevi’nde eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı’yı, ziyaret etti.
Bakırhan: "Ülkeyi yönetenler samimiyse AYM ve AİHM kararlarını bir an önce uygulamalı"
**Hakkâri Flood** 👇
1/ Hakkâri’de ulaşım altyapısı vahim durumda. Kronik ihmaller vatandaşların can güvenliğini, günlük hayatını ve en temel haklarını açıkça gasp ediyor. Bu skandal artık yeter!