CHP'li tutuklu siyasetçi Aykut Erdoğdu'nun eşi Av. Tuba Torun:
"Aykut Erdoğdu hakkında tahliye istenmemesi hukuksuzluğun dibidir. Adem Soytekin'in tahliyesi istenirken, Aykut Erdoğdu bu akşam tahliye edilmezse buradan ilan ediyorum bu bir savaş ilanıdır."
Bursa yanıyor, Karabük yanıyor, Ankara, Diyarbakır, Eskişehir yanıyor. Köyler, hayatlar yanıyor, ağaçlar, böcekler, kuşlar, hayvanlar yanıyor. Milyonlarca canlı yok oluyor. Ormanlar yok oluyor.
Gözümüzün önünde cayır cayır yanıyor memleketimiz, saray seyrediyor.
Beceriksizlik falan değil bu.
Düpedüz tercih.
Orman Genel Müdürlüğünü rezil rüsva ettiler. Yeterli personeli yok, kaynağı yok, bütçesi yok, liyakat yok, kelle koltukta çalışan personeline hakkını veren yok.
Başına kayyum atayıp çökertmek için canla başla çalıştıkları Türk Hava Kurumu’nun filosunu da darmaduman ettiler.
Koskoca! devletin 27 minik yangın uçağı, 105 tane de helikopteri var. Pardon devletin de değil, yarısı kiralık. Şirketler para kazansın diye kiralamayı seçiyorlar. Gece çalışabilen uçaklara zaten anca katalogdan bakıyoruz.
Yangın uçağı almaya neden bütçe ayırmıyorlarsa yanan ormanların şevkle maden ve turizme açılması da aynı sebepten oluyor.
Sadece çürümüşlükten ya da beceriksizlikten yaşamıyoruz bunları.
Bu memlekete bunu reva gördükleri, bunu seçtikleri için yaşıyoruz.
İçim yanıyor.
#BursaYanıyor
#KarabükYanıyor
Historic moment for Turkish tennis 🇹🇷
World No.88 Zeynep Sonmez is the first player from Turkey to reach the third round in singles at a Grand Slam in the Open Era!
#Wimbledon
Mesele dağları delip yollar yapmak değil. Mesele devasa havalimanları açmak, gökdelenler dikmek, tabelalarla övünmek hiç değil.
Gerçek mesele, bu vatanın evlatlarına gözümüz gibi bakabilmektir. Mesele, bir çocuğun okulda aç kalmaması, utana sıkıla boş beslenme kabını çıkarmak zorunda bırakılmamasıdır. Mesele, çocuklarımızı doyurabilmek, giydirebilmek, eşit ve onurlu bir geleceğe hazırlayabilmektir.
Bir çocuğun gözündeki mahcubiyet, bir milletin boynundaki en ağır yüktür.
Bizim derdimiz bu yükü omuzlamaktır. Evlatlarımızın karnı da gönlü de doyana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.
5 Haziran 2025, Silivri, 163. görüş: Tayfun'dan herkese çok selam.
Bugün 53. açık görüşümüzdü.
1137 gündür ayrıyız.
Bu parçalanmış ailemizin Silivri’de geçirdiği 8. Bayram.
Bugün çekilen bu fotoğrafta çok fazla şey yanlış;
mekan yanlış, kişiler yanlış, zaman yanlış.
Tayfun Kahraman’ın 1137 gündür Silivri Cezaevi’nde olması yanlış.
Vera’nın 2.5 yaşındayken ayrıldığı babasının evdeki halini hiç hatırlamıyor olması yanlış.
Tayfun Kahraman tüm bu lehindeki hususların değerlendirilmediği, tanıklarının dinlenmediği, aleyhine ise tek bir somut bilgi veya belge sunulmamış bir yargılama sonucunda, daha önce aynı dosyadan beraat etmiş olmasına rağmen “Cebir ve Şiddetle Hükümeti Devirmeye Teşebbüs” ettiği iddiasıyla tutuklu.
Oysa,
Cebir yok.
Şiddet yok.
Hükümeti Devirmeye Teşebbüs yok.
Biz bunu tüm Türkiye’ye belgeledik.
Ama müddetnamesinde eşim Tayfun Kahraman eve 2041 yılında dönecek yazıyor.
Vera 22 yaşındayken…
Ayrı geçirdiğimiz 8. Bayram’ın arifesinde tüm Türkiye’nin vicdanına, Türkiye Cumhuriyeti iktidarına, tüm yetkililerine, tüm siyasilere, tüm hakimlere sesleniyorum;
“Bir gün adaletle hükmetmek, altmış yıl nafile ibadetten hayırlıdır.” (Hz. Muhammed s.a.v.)
Herkese İyi Bayramlar…