@bekirgizligider Tebrikler Hepbirlikte Su ürünleri sektörde rekorlar kırmaya devam edeceğiz. Yeni atama ile su ürünleri mühendislerinin 150 kişilik yeni katkısıyla kendi kullarında liderliğine devam edecek avcılık ve yetiştiricilik konusunda Su ürünleri en iyi konumuna gelecektir #tarım2026atama
Görünmez Emekçiler: Tarım ve Orman’ın 'Mavi' Mühendisleri
Tarım ve Orman Bakanlığı denilince pek çoğumuzun aklına uçsuz buçaksız tarlalar, başaklar ya da derin ormanlar gelir. Ancak bu devasa yapının içinde, sessiz sedasız ama bir o kadar da hayati bir görev üstlenen bir grup var ki, onlar sofralarımıza gelen balığın, barajlardaki yaşamın ve denizlerimizin koruyucuları: Su Ürünleri Mühendisleri.
Bugün biraz çuvaldızı kendimize, kalemi ise onların sorunlarına batıralım istedim. Çünkü sayıca az olmaları, verdikleri emeğin de az olduğu anlamına gelmiyor; aksine, az kişiyle çok iş başarmaya çalışırken bazen 'unutulmuşluk' hissiyle baş başa kalıyorlar.
Azlık, Bazen Yalnızlıktır
Bakanlık bünyesinde ziraat mühendisleri veya veteriner hekimlerle kıyaslandığında, su ürünleri mühendisleri sayıca oldukça mütevazı bir topluluk. Bu durum, kurumsal hiyerarşide ve saha çalışmalarında bazen seslerinin daha az duyulmasına neden oluyor. 'Nasılsa azlar' denilip geçilen her konu, aslında Türkiye gibi üç tarafı denizlerle çevrili, iç suları ve barajlarıyla devasa bir potansiyele sahip bir ülke için büyük bir kayıp.
Nesillerin Muhafızlığı ve 'Mavi Vatan' Savunması
Bu mühendislerin omuzlarındaki yük sadece evrak işi değil; onlar aynı zamanda birer doğa muhafızı. Denizlerimizde ve iç sularımızda nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan mersin balığından deniz alasına, ekonomik değeri yüksek olan orfozdan lagosa kadar pek çok türün geleceği onların titiz denetimlerine bağlı. Kaçak avcılığın önüne geçmek için gece gündüz demeden su kenarlarındalar. Ticari değeri yüksek türlerin sürdürülebilirliğini sağlamak, aslında bu ülkenin mutfağını ve ekonomisini korumak demek.
Sahada Şiddet ve Bitmeyen Mesai
Ancak bu koruma görevi her zaman huzurlu geçmiyor. Denetimler sırasında yasa dışı avcılık yapanlarla karşı karşıya geldiklerinde, sadece doğayla değil, doğrudan insan öfkesiyle de mücadele ediyorlar. Ne yazık ki su ürünleri mühendislerinin sahada sözlü ve fiziksel şiddete maruz kaldığı haberlerini çok sık duyuyoruz. Yanlarında yeterli kolluk kuvveti desteği olmadan, devasa sularda 'tek başlarına' kamu düzenini korumaya çalışıyorlar.
Üstelik bu işin bir 'mesai saati' de yok. Balıkçılık operasyonları güneş doğmadan başlar, kaçak avcılık ise gece karanlığında zirve yapar. Su ürünleri mühendisi için 08:00-17:00 arası bir çalışma düzeni çoğu zaman hayalden ibarettir. Hafta sonu, bayram ya da gece yarısı fark etmeksizin gelen bir ihbar, onları evlerinden alıp su kenarına götürür. Bu esnek mesai kavramı, maalesef çoğu zaman 'bitmeyen mesai'ye dönüşüyor ve karşılığında yeterli tazminat veya izin imkanı da bulunmuyor.
Sorunlar Dağ Gibi, Çözüm ise 'Mavi'de
Peki, ne bekliyor bu insanlar? Talepleri aslında çok net ve haklı:
• - Can Güvenliği ve Yetki: Denetimlerde maruz kalınan şiddete karşı yasal korumaların artırılması ve saha güvenliğinin tesis edilmesi şart.
• - Özlük Hakları ve Tazminatlar: Sayıca az olmanın getirdiği 'göz ardı edilme' durumu son bulmalı. Esnek ve zorlu çalışma koşullarına uygun bir yıpranma payı ve ek gösterge düzenlemesi gelmeli.
• - İstihdam Yetersizliği: Denizlerimizi ve iç sularımızı korumak için daha fazla 'mavi nefese' ihtiyaç var. Mevcut personelin üzerindeki aşırı iş yükü, hem insanı hem de denetimin kalitesini yoruyor.
Ne Yapmalı?
Çözüm aslında zor değil, sadece bir irade meselesi. Su ürünleri mühendislerinin Bakanlık içerisindeki birimlerde daha aktif ve karar verici mekanizmalarda yer alması gerekiyor. Sektörel sorunların çözümünde 'ben yaptım oldu' mantığı yerine, suyun dilinden anlayan bu mühendislerin teknik görüşlerine daha fazla kıymet verilmeli.
Unutmayalım ki; gıda güvenliği sadece topraktan değil, sudan da geçiyor. Onlar denizin sessiz koruyucuları olabilirler ama biz onların sesi olmaktan geri durmamalıyız. Gelecek 'mavi'dedir ve o maviyi koruyan ellere sahip çıkmak hepimizin borcudur.
Süleyman AYBEK
Hürriyetçi Tarım Orman Sendikası
Genel Başkan Yardımcısı
#SuÜrünleriMühendisleri
#SuÜrünleri
#HürriyetçiTarımOrmanSen
Görünmez Emekçiler: Tarım ve Orman’ın 'Mavi' Mühendisleri
Tarım ve Orman Bakanlığı denilince pek çoğumuzun aklına uçsuz buçaksız tarlalar, başaklar ya da derin ormanlar gelir. Ancak bu devasa yapının içinde, sessiz sedasız ama bir o kadar da hayati bir görev üstlenen bir grup var ki, onlar sofralarımıza gelen balığın, barajlardaki yaşamın ve denizlerimizin koruyucuları: Su Ürünleri Mühendisleri.
Bugün biraz çuvaldızı kendimize, kalemi ise onların sorunlarına batıralım istedim. Çünkü sayıca az olmaları, verdikleri emeğin de az olduğu anlamına gelmiyor; aksine, az kişiyle çok iş başarmaya çalışırken bazen 'unutulmuşluk' hissiyle baş başa kalıyorlar.
Azlık, Bazen Yalnızlıktır
Bakanlık bünyesinde ziraat mühendisleri veya veteriner hekimlerle kıyaslandığında, su ürünleri mühendisleri sayıca oldukça mütevazı bir topluluk. Bu durum, kurumsal hiyerarşide ve saha çalışmalarında bazen seslerinin daha az duyulmasına neden oluyor. 'Nasılsa azlar' denilip geçilen her konu, aslında Türkiye gibi üç tarafı denizlerle çevrili, iç suları ve barajlarıyla devasa bir potansiyele sahip bir ülke için büyük bir kayıp.
Nesillerin Muhafızlığı ve 'Mavi Vatan' Savunması
Bu mühendislerin omuzlarındaki yük sadece evrak işi değil; onlar aynı zamanda birer doğa muhafızı. Denizlerimizde ve iç sularımızda nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan mersin balığından deniz alasına, ekonomik değeri yüksek olan orfozdan lagosa kadar pek çok türün geleceği onların titiz denetimlerine bağlı. Kaçak avcılığın önüne geçmek için gece gündüz demeden su kenarlarındalar. Ticari değeri yüksek türlerin sürdürülebilirliğini sağlamak, aslında bu ülkenin mutfağını ve ekonomisini korumak demek.
Sahada Şiddet ve Bitmeyen Mesai
Ancak bu koruma görevi her zaman huzurlu geçmiyor. Denetimler sırasında yasa dışı avcılık yapanlarla karşı karşıya geldiklerinde, sadece doğayla değil, doğrudan insan öfkesiyle de mücadele ediyorlar. Ne yazık ki su ürünleri mühendislerinin sahada sözlü ve fiziksel şiddete maruz kaldığı haberlerini çok sık duyuyoruz. Yanlarında yeterli kolluk kuvveti desteği olmadan, devasa sularda 'tek başlarına' kamu düzenini korumaya çalışıyorlar.
Üstelik bu işin bir 'mesai saati' de yok. Balıkçılık operasyonları güneş doğmadan başlar, kaçak avcılık ise gece karanlığında zirve yapar. Su ürünleri mühendisi için 08:00-17:00 arası bir çalışma düzeni çoğu zaman hayalden ibarettir. Hafta sonu, bayram ya da gece yarısı fark etmeksizin gelen bir ihbar, onları evlerinden alıp su kenarına götürür. Bu esnek mesai kavramı, maalesef çoğu zaman 'bitmeyen mesai'ye dönüşüyor ve karşılığında yeterli tazminat veya izin imkanı da bulunmuyor.
Sorunlar Dağ Gibi, Çözüm ise 'Mavi'de
Peki, ne bekliyor bu insanlar? Talepleri aslında çok net ve haklı:
• - Can Güvenliği ve Yetki: Denetimlerde maruz kalınan şiddete karşı yasal korumaların artırılması ve saha güvenliğinin tesis edilmesi şart.
• - Özlük Hakları ve Tazminatlar: Sayıca az olmanın getirdiği 'göz ardı edilme' durumu son bulmalı. Esnek ve zorlu çalışma koşullarına uygun bir yıpranma payı ve ek gösterge düzenlemesi gelmeli.
• - İstihdam Yetersizliği: Denizlerimizi ve iç sularımızı korumak için daha fazla 'mavi nefese' ihtiyaç var. Mevcut personelin üzerindeki aşırı iş yükü, hem insanı hem de denetimin kalitesini yoruyor.
Ne Yapmalı?
Çözüm aslında zor değil, sadece bir irade meselesi. Su ürünleri mühendislerinin Bakanlık içerisindeki birimlerde daha aktif ve karar verici mekanizmalarda yer alması gerekiyor. Sektörel sorunların çözümünde 'ben yaptım oldu' mantığı yerine, suyun dilinden anlayan bu mühendislerin teknik görüşlerine daha fazla kıymet verilmeli.
Unutmayalım ki; gıda güvenliği sadece topraktan değil, sudan da geçiyor. Onlar denizin sessiz koruyucuları olabilirler ama biz onların sesi olmaktan geri durmamalıyız. Gelecek 'mavi'dedir ve o maviyi koruyan ellere sahip çıkmak hepimizin borcudur.
Süleyman AYBEK
Hürriyetçi Tarım Orman Sendikası
Genel Başkan Yardımcısı
#SuÜrünleriMühendisleri
#SuÜrünleri
#HürriyetçiTarımOrmanSen