Tüm Bodrum için yağma alanı diyebiliriz. İktidardan bir ortak al, 1. 2. Sit alanlarını orman alanlarının derecesini düşür yap geç. Kıyı yağması ile ilgili şunları yazmıştım.
https://t.co/M4tEtJHDAT
‼️YK ENERJİ SUÇ İŞLİYOR!
Şirket zeytinliklerimize ulaşmamızı engelleyecek şekilde tel çekmeye girişti. Durdurduk. Bekliyoruz.
Zeytinliklerimize dokunmanıza izin vermeyeceğiz! İlgili kuruluşlar derhal zeytincilik kanunu uygulasın! Kanun dışı bu madencilik faaliyeti durdurulsun!
🌳 1992’den bugüne; 81 ilde ve KKTC’de toplam 46.210 futbol sahası büyüklüğünde alanda 39.549.591 adet fidanı toprakla buluşturduk.
🌿 Ağaçlandırma çalışmalarımıza destek veren tüm bağışçılarımıza, Orman Genel Müdürlüğü'ne ve KKTC Orman Dairesi Müdürlüğü’ne teşekkür ederiz.
#UmutYeşertiyoruz
Hierapolis, Afrodisias ve koruma altındaki 1300 yıllık anıt ağaçlarıyla Türkiye’nin en yaşlı karaçam ormanı kömür tehdidi altında!Kömür iklimi değiştiriyor, tüm canlıları zehirliyor; biyolojik çeşitliliği azaltıyor.Yetmiyor insanlığın hafızası olan kültürel mirasımızı yok ediyor!
Evlerimizin, zeytinliklerimizin, tarım arazilerimizin yer aldığı 190 parsellik "acele kamulaştırma" kararına yanıtımız:
Bu topraklar bizim; ölmek var, dönmek yok! Sonuna kadar mücadele edeceğiz...
Ekin ektiği tarlasına iş makineleriyle dayanan maden şirketinin karşısında duran 75 yaşındaki Hatice teyzemiz haksız yere yargılanıyor.
Biliyoruz ki yargılanan yalnızca Hatice teyze değil, onun gibi toprağına sahip çıkıp savunanlardır.
#HaticeTeyzeYalnızDeğildir
Bize yuva olan bu evler, bize mezar olsun diye mi bekliyorsunuz?
Madende patlatılan dinamitler yüzünden evlerimizde oluşan çatlaklar sebebiyle mahkemelerden istediğimiz delil tespiti defalarca kez reddedildi. Her gün evlerin başımıza yıkılması tehditiyle baş başayız.
Mahkemenin çatlakları tespit etmemek için söylediği 'hukuki yarar' kimin yararıdır?
Biliyoruz ki bitmeyen bu işkencelerinizin sebebi kıramadığınız inadımız, tükenmeyen inancımız, bitmeyen hukuki ve meşru mücadelemiz.
YK Enerji'nin Sekköy madenindeki toprak yığınında çatlaklar meydana gelmiş. Bugüne dek çalıştırılan bölge, İliç'te yaşanan katliamdan sonra kapatılmış.
Akbelen köylüsü ya da maden işçisi fark etmiyor. Canımızın kıymeti yok, hepimiz kader ortağıyız!
https://t.co/tZcmqBJX56
Altın, gümüş gibi metalik madencilik faaliyetleri, arama, işletme ve faaliyet sonlandırma gibi birçok sürecin her aşamasında;
📌 Hektarlarca büyüklükte arazi tahribatlarına,
📌 Yüksek miktarda su tüketmesi nedeniyle su varlıklarımız üzerinde baskıya,
📌 Kullanılan siyanür ve sülfürik asit gibi kimyasallar nedeniyle kirliliğe ve canlı yaşamında tehdide,
📌 Ormanların ve meraların zarar görmesine,
📌Tarımsal üretim üzerinde olumsuz etkilere ve
📌 Biyolojik çeşitliliğin azalmasına neden oluyor.
Altın madeni sahalarının rehabilite edilerek eski haline getirilmesinin mümkün olmadığı ise tüm dünyaca kabul edilmiş bir gerçek.
Altın madenciliğinin nasıl yapıldığını anlatan videomuzu sizlerle tekrar paylaşıyor, doğal varlıklarımızı ve gıda güvenliğimizi korumak için yaşamsal öneme sahip alanların kanunlarla metalik madencilik faaliyetlerine kapatılması talebimizi yineliyoruz.
📌Çevre ve insan sağlığı için önlememez riskler barındıran vahşi madencilik son bulmalı, siyanür gibi zehirli kimyasallarla yapılan yığın liç yöntemi yasaklanmalıdır.
Yüreğimiz, göçük altında kalan maden işçileri için atıyor ❤️🩹
❗Erzincan’ın İliç ilçesinde bulunan Çöpler Altın Madeni’nde meydana gelen göçük sebebiyle maden işçileri toprak altında kaldı! Göçükle beraber başta siyanür olmak üzere çok sayıda zehirli kimyasal içeren binlerce ton toprak Fırat Havzası’na karıştı!
Yaşananlar kaza ya da kader değil ❗
��Aynı madende 2022 yılında yaşanan kaza sonucunda siyanür içeren kimyasallar Fırat Havzası’na karışmıştı. Bilim insanları bu madenin atık barajının ve yığın liç yönteminin tehlikeleri ile ilgili birçok uyarıda bulunmuştu.
📌Planlanan kapasite artışına verilen 'ÇED gerekli değildir' kararının iptali için açılan dava devam ederken yaşanan bu felaket bir kez daha göstermiştir ki; bilimsel gerçekler ve üstün kamu yararı dikkate alınmadan ÇED dosyaları hakkında verilen olumlu kararlar, ne yazık ki bu faciaların davetiyesidir.
📌Çevre ve insan sağlığı için önlememez riskler barındıran vahşi madencilik son bulmalı, siyanür gibi zehirli kimyasallarla yapılan yığın liç yöntemi yasaklanmalıdır.
Bugün meydana gelen göçükle tarifsiz bir acı yaşıyoruz.
Yüreğimiz, göçük altında kalan maden işçileri için atıyor. Arama kurtarma çalışmalarından gelecek iyi haberleri bekliyoruz.
Enkazlardan çıkan kirleticiler; hava, su ve gıda yoluyla insanlara da ulaşıyor❗
📍Halk ve çevre sağlığı için acil önlem alınması gerektiğine dikkat çekiyor, afet sonrası yönetimin etkin bir şekilde uygulanması gerekliliğini bir kez daha vurguluyoruz.
#EnkazAtıklarıZehirSaçıyor
Enkaz Atıkları Zehir Saçıyor‼
📍TEMA Vakfı olarak Hatay’da, afet atıklarının sebep olduğu kirliliğin ve ekolojik riskin tespit edilebilmesi için depremden bu yana incelemelerde bulunduk.
Hatay genelinde aldığımız su ve toprak örnekleri üzerinde yaptığımız analizlerde;
⚠ 10 örneğin 7’sinde asbest tespit ettik.
⚠ 3 su örneğinin 2’sinde zehirli kimyasallar sınır değerlerin üzerinde ve tüm örneklerde bakteriyolojik kirlilik mevcut.
Enkazlardan çıkan bu kirleticiler; hava, su ve gıda yoluyla insanlara da ulaşıyor❗
📍Halk ve çevre sağlığı için acil önlem alınması gerektiğine dikkat çekiyor, afet sonrası yönetimin etkin bir şekilde uygulanması gerekliliğini bir kez daha vurguluyoruz.
Değerli hocalarımız @karababa_osman 'ya, @iortas 'a ve @odmanasli 'a görüş ve bilgilerini bizimle paylaştıkları için teşekkür ediyoruz.
TEMA Vakfı olarak hatırlatıyoruz;
📌 Bu yılki “Sulak Alanlar ve İnsan Refahı” teması çerçevesinde, sulak alanların sağladığı ekosistem için
📌 Sulak alanların korunması ve bozulanların restorasyonu için acil olarak eyleme geçilmesi gerekiyor
#DünyaSulakAlanlarGünü
🦆 Doğa ve insan yaşamına birçok katkı sağlayan sulak alanlar; biyolojik çeşitliliğin en fazla olduğu ekosistemlerden biridir. İklim düzenleme, taşkın kontrolü, kıyı koruması ve geçim kaynağı olarak önemlidir. Ancak, maalesef sulak alanlar giderek azalıyor❗
📉 Küresel Sulak Alanlar Raporu'na göre, son 50 yılda dünya genelindeki sulak alanların %35'i iklim değişikliği ve insan faaliyetleri nedeniyle yok oldu. Ülkemizde ise 2023 sonu itibariyle 120 tescilli sulak alan bulunuyor.
TEMA Vakfı olarak;
📌 Bu yılki “Sulak Alanlar ve İnsan Refahı” teması çerçevesinde, sulak alanların sağladığı ekosistem hizmetlerinin insan refahına olan önemini vurguluyoruz.
📌 Sulak alanların korunması ve bozulanların restorasyonu için acil olarak eyleme geçilmesi gerektiğini hatırlatıyoruz.
#DünyaSulakAlanlarGünü
📢 Tüm karar vericileri, bilimin yol göstericiliğini ve hukukun üstünlüğünü göz önüne alarak kamu yararına karar almaya ve İstanbul'un kalan son doğal alanlarını korumaya davet ediyoruz.
@csbgovtr#YaKanalYaİstanbul
📍 İstanbul’un ve ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşıyan Kanal İstanbul Projesi’nde 2021 yılında yapılan plan değişikliğine karşı açtığımız davada; bilirkişi incelemeleri gerçekleştirilmiş ve yapılan itirazların haklılığı bilirkişiler tarafından teyit edilmişti.
📌 Bilirkişi raporlarında; orman, tarım, mera ve içme suyu havzalarına girmek pahasına, yerleşim yerlerinin kuzeye yönlendirildiği tespit edildi ve şehircilik esaslarına aykırı olduğu bildirildi.
📌 Bu tespit ve uyarılara rağmen İstanbul İdare Mahkemesi son kararında; bilirkişi raporunu, uzman görüşlerini ve bilimsel çalışmaları dikkate almayarak davanın reddine karar verdi.
📢 TEMA Vakfı olarak tarihi sorumluluğumuz olarak gördüğümüz çağrımızı yineliyoruz:
Tüm karar vericileri, bilimin yol göstericiliğini ve hukukun üstünlüğünü göz önüne alarak kamu yararına karar almaya ve İstanbul'un kalan son doğal alanlarını korumaya davet ediyoruz.
@csbgovtr
#YaKanalYaİstanbul