Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay’ın bugün saat 09.30’da belediye meclis üyelerine yönelik basına kapalı düzenlediği “Faaliyetler Hakkında Bilgilendirme Toplantısı” devam ediyor.
37 belediye meclis üyesinden yalnızca
9’u toplantıya katıldı. 28 meclis üyesi katılım sağlamadı.
Bu tablo bile belediyenin içine sürüklendiği yönetim anlayışının en açık göstergesidir.
Peki ne anlatıyorsunuz?
• İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından mühürlenen kapanan, ardından kayıt dışı gelir elde etmek için mühür fekki yapılarak işletilmeye devam edilen Uzundere’deki havuzda enfeksiyon kaptırdığınız çocukları mı?
• Mükerrer faturaları mı?
• Usulsüz ihaleleri mi?
• Osman Aksüner’deki naylon kentsel dönüşümünüzü ve bunun üzerinden kesilen milyonluk naylon faturaları mı?
• Osman Aksüner Mahalle Muhtarı’na, naylon kentsel dönüşümde halkı kandırsın diye peşkeş çektiğiniz; belediyeye 100 metre mesafedeki, belediye personeline temizlettiğiniz kaçak bit pazarını mı?
• Belediye iştiraklerimiz Karbel ve Karabağlar Spor AŞ’ye aktardığınız usulsüz milyonlarca lirayı mı?
• İştiraklerimizden aktarılan milyonların ihalesiz çıkışlarını mı?
• Yapılan bütün kamu yararına işleri ve ihaleleri durdurmanıza rağmen, borçsuz devraldığınız belediyeyi nasıl 2,5 milyar lira borca sürüklediğinizi mi?
• Aynı işleri nasıl üç farklı yerde ihale ettiğinizi mi?
• Önceki dönemde yapımına başlanan Yeşilyurt Pazaryeri’ni AVM yapmaya çalışmanızı mı?
• Uğantaş ailesiyle birlikte Karabağlar halkının parasını nasıl hiç ettiğinizi mi?
Yoksa bugüne kadar cevap vermekten kaçtığınız bütün gerçekleri mi anlatıyorsunuz?
Biz bunların hepsini ve daha fazlasını zaten biliyoruz!!
Asıl merak ettiğimiz, bunları anlatacak cesareti bu salonda gösterebiliyor musunuz?
"Yalan Rüzgarı Treni" İzmir'de bu kez raydan çıktı…
İzmir, kooperatif dolandırıcılığının ardından şimdi de yerel yönetim eliyle yürütülen yeni bir "nitelikli dolandırıcılık" girişimiyle karşı karşıya.
Daha önce "Halk Konut Projesi" adı altında, CHP'nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na temel attırılarak büyük bir mağduriyet süreci yaşatılmış, binlerce İzmirli vatandaş mağdur edilmişti.
Şimdi de CHP'nin yeni Genel Başkanı aynı şekilde yerel yönetim eliyle yeni bir nitelikli dolandırıcılık işine alet ediliyor.
Dün Kılıçdaroğlu'nu vitrine çıkartıp vatandaşı dolandıranlar, şimdi Özel'i vitrine çıkartıp "yeni tur yeni şans" diyor.
Bu kez adres Karabağlar…
Onay olmayan, yetki olmayan, imar uygulaması olmayan alanda; Karabağlar Osman Aksüner Mahallesi Kentsel Tasarım Projesi Lansmanı!
Evet, yanlış duymadınız.
Ortada onay yok…
Yetki yok…
Tamamlanmış imar uygulaması yok…
1- İmar planları, 26 Mayıs 2023 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kesinleştirildiği halde; Karabağlar Belediyesi tarafından yapılması gereken imar uygulamaları henüz yapılmamıştır.
2- Karabağlar Belediyesi'ne Bakanlıkça verilmiş henüz yapıma yönelik bir yetki bulunmamaktadır.
3- Karabağlar Belediye Meclisi tarafından harcama yetkisi husunda alınmış bir karar yoktur.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in böyle bir nitelikli dolandırıcılık işine nasıl alet edildiği tam bir muamma.
İzmir'de CHP'li yerel yönetimlere vergilerimizden gelen her yıl 130 Milyar TL kaynağı şişirilmiş belediye kadrolarına, eşe dosta, İzmir'den Uşak'a uzanan yakın arkadaş hattına harcamanız yetmedi!
Halk Konut Projesi adı altında, nereye harcandığı belli olmayan paraları toplayıp, binlerce ev sahibi olmak isteyen İzmirliyi mağdur etmeniz yetmedi!
Şimdi de gözünüzü Karabağlar'da yıllardır Kentsel Dönüşüm bekleyen hemşehrilerimizin topraklarına mı diktiniz!
Yazık, yazık, yazık…
Had bildirmekten bahsetmişsiniz.
Bozuk yollara, akmayan çeşmelere, toplanmayan ve bertaraf edilmeyen çöplere, kokuya, Çin işkencesine dönen trafiğe mahkum ettiğiniz İzmir size öyle bir had bildirecek ki, kibirle kurduğunuz cümleler kendi üzerinize yıkılacak.
İzmir size öyle bir ders verecek ki, milletin sabrını küçümsemenin ne demek olduğunu anlayacaksınız.
Sadece o günü bekleyin!
Not: Çıkıp da "Belediye CHP'li, Bakanlık işte ondan yetki vermedi" deme ihtimalinize binaen baştan söyleyeyim; Kanuna, usule ve tekniğe uygun şekilde daha önce müracat eden CHP'li Narlıdere ve Karşıyaka Belediyelerine Bakanlıkça yapıma yönelik yetki verilmiştir.
İnsanları "tiplerine" göre, görünüşlerine göre yorumlama cüreti gösterebilen faşist zihniyetli, ilkel Cemil Tugay, bugün yalan rüzgarına hız katmış. İlerlemeyen, çalışmaları duran Buca Metrosu'nun makinelerinin bakımda olduğunu söylemiş.
Bu tamamen yalandır. Buca Metrosu'nun ödemelerini yapmıyorsunuz. Her şeyi mahvettiğiniz gibi Buca Metrosu'nu da elinize yüzünüze bulaştırdınız.
Yapay zekadan destek isteyeceğinize açın da kanuna bakın.
"Vakıf kaynaklarından inşa edilmiş, onarılmış veya ilaveler yapılmak suretiyle katkı sağlanmış vakıf kültür varlıkları, vakıf yoluyla meydana gelmiş sayılır."
Bu konuyu tartışmaya açtığınız iyi oldu, haksızlığınızı ispat ettiniz.
Zaten sizin en büyük probleminiz konuları bilmeden konuşmak. İzmir'in hiçbir gündemiyle ilgili bilginiz yok.
Burası İzmir, Alsancak.
Şehrimizin kalbi.
Kültür ve Turizm Bakanlığımızın titizlikle yürüttüğü çalışmalar neticesinde, Alsancak'ta yükselen bu eser, sadece bir restorasyon projesi değil, İzmir'in MALINA, TARİHİNE, HAFIZASINA ve İRADESİNE sahip çıkmanın somut bir nişanesidir.
Geçmişi 19. yüzyılın sonlarına kadar uzanan tarihi Alsancak Tekel Fabrikası, aslına uygun restorasyon, renovasyon ve yeniden inşa çalışmalarıyla İzmir Kültür Sanat Fabrikası olarak yeniden hayat bulmuştur.
Dahası bu eser, İzmir'in malını İstanbul merkezli bir vakfa devretmeye kalkışanların ortaya koyduğu vasıfsızlığı, niteliksizliği, beceriksizliği ve şehre sadakatten uzak anlayışı da milletin vicdanında mahkum eden güçlü bir cevaptır.
Not: Bu önemli hizmetin İzmir'imize kazandırılmasının fikri öncüsü olan, VASIFLI, NİTELİKLİ, BECERİKLİ Genel Sekreterimiz Sayın Eyyüp Kadir İnan'a teşekkür ediyoruz. İzmir, kendisine hizmet edeni de ihanet edeni de asla unutmaz!
Biz o gün AK Parti olarak itiraz etmeseydik bugün o bina zaten CHP tarafından özel bir vakfa peşkeş çekilmiş olacaktı.
Bugün provokasyon yaratmaya çalışan Cemil Tugay, o gün İzmir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesiydi ve bu peşkeşe hiç itiraz etmedi. @drcemiltugay
Bugün provokasyon yaratmaya çalışan Ednan Arslan o gün de İzmir Milletvekiliydi ve bu peşkeşe hiç itiraz etmedi. @ednanarslanchp
Bugün provokasyon yaratmaya çalışan Deniz Yücel o gün CHP İl Başkanıydı ve bu peşkeşe hiç itiraz etmedi. @avdenizyucel
Sahi biz o gün mahkemeye başvurmasaydık, İstanbul'dan birinin o binaya konmasına göz mü yumacaktınız?
Tarih: 25 Kasım 2021! 📄
CHP’li Belediye Başkanı imzasıyla İzmir’in öz kaynakları İstanbullu vakıflara altın tepside sunulurken dillerini yutanlar, bugün devletin kurumuna karşı sahte bir isyan başlatıp şov yapıyor!
Bugün orada polisimize zorluk çıkartan şahıslara soruyorum!
25 Kasım 2021'de kapalı kapılar ardında o peşkeş belgelerine imzalar atılırken neredeydiniz?
Sizin İzmir sevginiz hiçbir zaman olmadı, sadece maskeniz vardı!
O gün sus pus olan milletvekilleri ve CHP’li siyasiler; ne kadar iki yüzlüsünüz!
Siz bu güzel şehre karşı hep iki yüzlü oldunuz, kapalı kapılar ardındaki gerçek ajandanızı hiçbir zaman şeffaflıkla ortaya koyamadınız.
Bugün orada sahte kahramanlık yapması gerekenler siz değilsiniz!
Eğer 2021 yılında İzmir'in malları dağıtılırken bu peşkeşe itiraz edebilmiş omurgalı tek bir CHP’li yönetici varsa, İzmirliler olarak bizim muhatabımız ancak odur!
Gerisi sadece kötü bir tiyatrodur.
Bu mücadele nettir: Bu mücadele; İzmir’i gerçekten dert edinenler ile İzmir’i kendi çıkarlarına peşkeş çekenlerin mücadelesidir.
O hımbıl belediye başkanının inisiyatifine kalsaydı, buralar çoktan belli rantsal çevrelere teslim edilmişti.
İzmirli hemşehrilerim, gönlünüz ferah olsun.
Şehrimize yakışır, İzmirli gençlerimizin geleceğine armağan edeceğimiz muhteşem bir eser kazandıracağız.
Bize güvenin, İzmir'in enerjisini sömüren bu iki yüzlü sahtekarlara asla prim vermeyin.
İzmir sahipsiz değildir!
İzmir’in hakkını, AK Parti kadroları var olduğu müddetçe bu sahtekarlara asla yedirmeyeceğiz! 🇹🇷👇
Ee yani? Başka bir belediye başkanının yakın arkadaşını(!) Bornova'da işe alıyorsun, böyle mi kurtulacaksın?
Başka kimlerin yakın arkadaşlarını belediyede işe aldın?
İzmir'e bu rezilliği nasıl layık gördün?
YAZIKLAR OLSUN
Evvela her şeyden önce şunu açıkça ifade etmek isterim.
"Normal hayatta selam vermeyeceğimiz" diyerek insanları sınıflara ayırmak, kimin selamı hak edip etmediğine karar verme hakkını kendinde görmek, siyasi eleştiri değil, kibirin ve nobranlığın açık bir dışavurumudur.
Bu anlayış, milleti eşit yurttaşlar topluluğu olarak değil, üstten bakılacak, ayrıştırılacak bir kalabalık olarak gören yanlış ve sakat bir zihniyetin ürünüdür.
Bu dil ve bakış açısı, tek parti döneminden miras kalan, milleti küçümseyen ve halkı bir zümrenin vesayeti altında görmeye alışmış hastalıklı anlayışın bugüne yansıyan izdüşümünden başka bir şey değildir.
AK Parti, milletin partisidir.
Milletin partisi olan AK Parti, temsilcilerini belirlerken kökenine, sosyal çevresine ya da hayat tarzına değil, millete hizmet etme iradesine, emeğine, fedakârlığına ve sorumluluk bilincine bakar.
Bu ülkede hiç kimse, bir başka kişinin sınıfsal, kültürel ya da ideolojik ölçülerine göre "selam verilmeye değer" olmak zorunda değildir.
Milletin onurunu, bir zümrenin beğeni terazisine teslim etmeyiz.
Milleti küçümseyen, insanları yukarıdan aşağıya sıralayan bu kibirli bakış açısının temsilcileri, daha önce olduğu gibi bugün de milletin vicdanında mahkûm olacak, tarihin çöplüğünde kaybolacaktır.
İkinci olarak da şunu açık ve net bir şekilde ifade etmek isterim.
Yaklaşık yirmi yıldır tanıdığım Eyyüp Kadir İnan kardeşim, bugüne kadar üstlendiği her vazifeyi bihakkın yerine getirmiş, davasına sadakatiyle, çalışkanlığıyla ve duruşuyla temayüz etmiş gerçek bir dava adamıdır.
Ülkemizin istikbal mücadelesinde azmine, heyecanına ve iradesine her zaman ihtiyaç duyduğumuz genç kardeşlerimiz, Türkiye'nin dört bir yanında yürüttükleri çalışmalarla gerçek bir başarı hikâyesi yazmaktadır.
Eyyüp Kadir İnan da bu güçlü kadronun seçkin bir temsilcisidir.
Kurulduğu ilk günden itibaren siyasete gençliğin ruhunu ve dinamizmini katan, yönetime gençliğin azmini ve kararlılığını taşıyan AK Parti'nin başarısının temelinde, işte bu inançla çalışan, bu davaya gönül veren genç kardeşlerimizin aşkı, emeği ve heyecanı vardır.
Bu mesele, milletten kopuk lümpenlerin anlayabileceği bir şey değildir.