2026 Şubat Dönemi kayıtlarını ilan etmemize bir hafta kala Çocuklar için Matematik Akademisi olarak ülke genelinde ulaşabileceğimiz tüm çocuklara ulaşmak adına yeni bir uygulama başlatıyoruz:
Ücretsiz Deneme Atölyeleri 🎉
Hem Matematik hem de Fen Atölyeleri için sunacağımız bu uygulama için yapmanız gereken tek şey web sayfamızdaki formu doldurmaktır.
Çevrenizle paylaşabilir, uygulamamızın ülke geneline yayılmasına yardımcı olursanız çok seviniriz.
2026 Şubat Döneminde çocuklarına bilim ve matematiği sevdirmek isteyen tüm aileleri aramızda görmekten büyük mutluluk duyarız.
Herkese Sevgiler
https://t.co/MEZTGQLm9I
@canitti Okullarda müfredat ne derece etkin öğretiliyor, esas mesele bu gibi. Placebo örneğine uygulayacak olursak; gerçek ilaca atanan grubun ilacı içmediği ve placebo ile o şekilde kıyaslandığı sonucuna varabilir miyiz? (okullardaki eğitim seviyesi=alınmayan ilaç).
SEVEN AND A HALF LESSONS ABOUT THE BRAIN: Best Books 2020 (Amazon + Barnes & Noble), Starred Review (Kirkus), "Must-read" (Discover Mag), "Beautiful writing" (@DavidEagleman), "Remarkable insights" (@DanielPink). The world's first neuroscience beach-read. https://t.co/1d3aqs3UED
"İlişki, beraber oyun oynamaktan keyif alan iki kişinin hayatın zorluklarını paylaşarak hafifletmesinden çıkıp güç savaşı içinde olan iki rakibin mücadelesine döner."
Ne güzel anlatım @terapi_defteri 🤍
Gücünü ve özgürlüğünü bağımsızlığından alan; ana akımlardan, söylemlerden, klişelerden uzak bir yayıncılığın mümkün olduğunu dinleyicileriyle, destekçileriyle ve renkleriyle kanıtlayan @acikradyo susturulamaz!
Bu gece Sarhoş Atlar Zamanı’nda 7 Temmuz Pazar gecesi yayınladığımız, radyo dostlarımızın destek mesajlarıyla katkı sunduğu programı yeniden alıcılarınıza gönderiyoruz.
Şimdi dayanışma zamanı… ✊
Açık Radyo’nun karasal yayın lisansı RTÜK tarafından resmi olarak iptal edildi.
Türkiye’de ve belki de dünyada en geniş çapta ses ve ifade biçimlerine muazzam bir alan açmış radyomuz tamamiyle bürokratik ve teknik bir gerekçeyle ifade özgürlüğünden mahrum bırakılıyor.
Oysa milyonlarca dinleyicisinin kolaylıkla şahitlik edebileceği gibi Açık Radyo bunca yıldır yaratmış olduğu toplumsal etki sayesinde susturulamaz.
*****
En son Kamuoyu’na yapmış olduğumuz 10 Temmuz 2024 tarihli açıklamada, Ankara https://t.co/mDfsQ2egxB İdare Mahkemesi’nin vermiş olduğu “yürütmenin durdurulması” kararına karşı RTÜK tarafından yapılan itirazın reddolduğunu ve bu doğrultuda yayına devam edildiğini paylaşmıştık.
Ancak, Ankara 21’inci İdare Mahkemesi tarafından alınan 27.09.2024 tarihli yeni karar ile bu kez “yürütmenin durdurulması isteminin reddine” karar verildiği tarafımıza bildirilmiştir. Bu karara karşı yasal çerçevede itiraz edilmektedir.
Yürütmenin durdurulması isteminin reddine karşı yasal itiraz süreç devam ederken, maalesef, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun 03.07.2024 tarih ve 2024/25 nolu toplantısında 16 nolu karar ile alınan; fakat daha evvel verilmiş olan yürütmenin durdurulması kararı sebebiyle tarafımıza tebliğ edilmemiş bulunan “YAYIN LİSANSININ İPTALİ” kararı 11.10.2024 tarihinde yani bugün tebliğ edilmiştir
Dolayısıyla, 30 yıldır devam eden, 95.0 frekansından yaptığımız karasal yayınımız, tebliğ edilen karar doğrultusunda RTÜK tarafından kapatılacaktır.
Elbette, gerek yürütmenin durdurulması talebinin reddine dair karara ve gerekse yayın lisansının iptali kararına karşı yasal yollara müracaat edilecek ve hukuki mücadelemiz sürdürülcektir. Açık Radyo olarak, yukarıda belirttiğimiz yasal yollar çerçevesinde, karasal yayın hayatımıza ilişkin bu ayrılığın, geçici olacağını ve bir an önce sona ereceğini umuyoruz.
*****
Bundan tam bir ay sonra 30. yayın yılına girecek olan Açık Radyo, bugüne dek layık görüldüğü sayısız ödülün de gösterdiği gibi çevre ve iklim mücadelesinden halk sağlığına, toplumsal cinsiyet eşitliğinden çok-kültürlülüğe pek çok alanda sivil sesler için megafon işlevi görmüş; sadece radyo frekanslarıyla da sınırlı kalmayıp tasarımdan edebiyat ve sosyal bilimlere, sahne sanatlarından plastik sanatlara uzanmış bağımsız bir mecra olarak bundan sonra da görevini sürdürecektir.
Tüm dinleyicilerimizi, meslek örgütlerini ve uluslararası kamuoyunu, Türkiye'de basın ve yayın özgürlüğü adına telafisi mümkün olmayan bir kayba yol açan bu RTÜK kararına karşı, “kâinatın tüm seslerine, renklerine ve titreşimlerine Açık Radyo” adına bu sefer çok daha net ve gür bir biçimde ses çıkarmaya davet ediyoruz.
Kâinatın tüm seslerine, renklerine ve titreşimlerine Açık Radyo!
#AçıkRadyoSusturulamaz
"152 astrologun kapsamlı bir değerlendirmesi, tahminlerinin yalnızca rastgele tahminlerden daha doğru olmadığını değil, aynı zamanda kendi aralarında da çarpıcı bir fikir birliği eksikliği sergilediğini ortaya çıkardı. Bu bulgu, popülaritesine rağmen herhangi bir bilimsel dayanaktan yoksun olan astrolojinin güvenilirliğini daha da zayıflatmaktadır." diyor özetle.
Bilime güvenin.
“Yakınlık” tanımını yapmak ne kadar zor. “Yakınlık nedir?” Diye sorduğumda bir çok insan hissedebildiğini ama kelimelere dökmekte zorlandığını söylüyor. Bunun sebebi duygularımızın bir okyanus ancak kelimelerin bir bardak su olması. Bir kitapta şöyle bir tanım okumuştum, maalesef ismini hatırlamıyorum: “yakınlık, şimdi ve burada iç dünyanda olup bitenleri paylaşmaktır”. Aklıma yatmıştı. Daha sonra da insanlarla etkileşimim esnasında ne derece yakınlık kurduğumu izlemeye aldım. Bir baktım ki çoğu zaman duygu boyutuna inemiyorum, bilişsel düzeyde kalıyorum. Yani fikir alışverişi yapıyorum ve aslında bu yüzeyel bir ilişki kurma biçimi. Duygu boyutunda derine inebilmenin ilk adımı “analiz eden” iki insan yerine “birbirinde olan” iki insan olmak diye düşünüyorum. Yani; kendi olabilen bir insanın dikkatini size vermesi; sizi görmesi ve duyması; özetle “aynalaması” kadar iyileştirici az şey var. Bunu yapabildiğiniz bir kaç kişi bile varsa şanslısınız. Sevgiler.
Belki de şu hayattaki en zor şey başkasını suçlamadan içindeki yaşantıyı ortaya döküp paylaşabilmek. İnsan insana birlikte “şimdi ve buradanı” paylaşabilmek. Münazara edip, tartışıp, mantığa bürümek yerine yakınlık kurabilmek, serinleşebilmek. Karşındakiyle sahici olamıyorsan oradaki ilişki de iyileştirici olamıyor.
@sumeyyeger Başka insanların/canlıların yaşam hakkını ihlal edenleri, elindeki gücü kötüye kullanıp zorbalık yapanları kınayıp yargılamayı dahil etmiyorum. Onun dışında: görgüsüzlük, kabalık ve kibir göreceli kavramlar. Sizin doğalınız bir başkasının yaşam tarzında görgüsüzlük olabilir.
Kendinde inkar ettiğini başkasında yargılarsın. Başka bir açıdan: başkasında aşağılayıp, yargıladığın ne varsa kendinde olmadığına inanmak istediğin içindir.
Kendi içindeki “kötüyü” görme cesaretini gösterebildiğin ölçüde o yanını ehlileştirebilir ve olgunlaşabilirsin.
Hiçkimsenin geri bildirimini umursamamak ve seni tanımayan bir yabancının yorumlarıyla dağılmak ortasında bir yer sizi gerçeğe yakın tutar. Eleştiriye açık olmak bir uçsa diğer uç eleştiriye kapalı olmak değil aslında: kendini “herkese” beğendirmeye çalışmak.