Talebimi yineliyorum.
Çare Sizsiniz!
X’teki görünürlük kısıtlamasını aşabilmem için videoların altına bırakacağınız her nokta, yalnızca bana verilmiş bir destek değil; sesimizin daha fazla insana ulaşmasına ve düşüncelerimizin daha geniş bir çevrede karşılık bulmasına katkıdır.
Lütfen bunu, yaşanabilir bir ülkenin inşâsı için koyacağınız küçük ama değerli bir tuğla olarak düşünün.
@X
Yıllardır yaşanan hukuksuzluğun yüz binlerce insanın hak gasbından, sosyal ölüme mahkûm edilmesinden, işinin, özgürlüğünün elinden alınmasından ibaret olmadığını, hatta Kavala, Demirtaş, Atalay, Kozağaçlı, İmamoğlu, Kuytul , Kuriş ve Dedetaş’ın çok ötesinde, mahallenin bakkalını, kasabını, her bireyi yakından ilgilendirdiğini; ciddiyetini ve vahametini her şeye rağmen sürekli dile getirdik.
Kaç kişiye “yaşanabilir bir ülke” hayâlimizi anlatabildik, bilmiyorum.
Mehmet Uçum Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili.
AİHM kararlarının esastan bağlayıcı olmadığını, ulusal mahkemelerin ihlâl kararlarına uyup uymama konusunda takdir yetkisi bulunduğunu savunuyor ve Türkiye’nin AİHS’ye taraflığının ve vatandaşın AİHM’e bireysel başvuru hakkının gözden geçirilebileceğini söylüyor.
Türkiye, AİHS’ye kendi iradesiyle taraf oldu; Sözleşme’nin 46. maddesiyle kesinleşmiş AİHM kararlarına uymayı taahhüt etti.
Daha da ötesi: Türkiye, 4 Kasım 1950 tarihinde Roma'da AİHS'yi imzalayan kurucu 12 ülkeden biridir.
Şimdiyse hem bu yükümlülüğün hem de Sözleşme sisteminde kalmanın tartışmaya açılabileceği söyleniyor.
Mesele artık yalnızca KHK’lılar, Kavala ya da bir başkası değil.
Mesele çok daha ciddi:
AİHS ve AİHM’den doğan güvencelerin bağlayıcılığını tartışmaya açan bir hukuk anlayışının hazırlayacağı yeni anayasaya, vatandaş kendi hak ve özgürlüklerini hangi güvenle emanet edecek?
Bence işe tam da bu soruyla başlamalıyız!
Ve konuşmamın sürpriz konuğu… 🐈 #Kedi
Bacağını timsaha kaptıran çaresiz annesini kurtarmak için gözyaşları içinde dev bir hipopotamdan umutsuzca yardım isteyen yavru impala beklenmedik bu müttefiğin mucizevi müdahalesiyle annesine son anda yeniden kavuştu
@konusmasanati
Hesaba destek lütfen.
İlkbahar, toprağın içinden yükselen bir umut, dalında filizlenen yeniden doğuştur. Kara kış uzun sürse de bahar mutlaka gelir.
Hayat, ne kadar zorlaşırsa zorlaşsın, içinde her zaman yeni bir başlangıç vardır.
Bakın doğaya…
Ağaçlar aylarca kurumuş gibi bekler ama zamanı geldiğinde tereddüt etmeden yeşerir. Çünkü bilirler ki değişim kaçınılmazdır.
İşte insan da böyledir. İçimizde bazen yorgunluk, umutsuzluk, hatta vazgeçmişlik birikir. Tam da o anlarda, ruhumuzda bambaşka bir bahar tomurcuk verir.
İlkbahar bize sabrı öğretir. Her şeyin bir vakti olduğunu, mücadele ederek büyümenin haklı gururunu anlatır.
Aynı zamanda cesareti fısıldar: "Yeniden dene", "Yeniden ayağa kalk." der. Umut, insanın kendi içinde yeşerttiği bir güçtür.
Bugün, belki de hayatımızda yeni bir sayfa açmak için en doğru gündür. Tıpkı doğa gibi bizler de geçmişin soğuğunu geride bırakmalıyız.
Küçücük bir adım özlemini duyduğumuz baharın başlangıcı olacaktır. Zifîrî karanlığın ardından gözleri kamaştıran aydınlık gelir.
Umut, her zaman yeniden filizlenir. Umut; hiç bitmeyen bir bahar mevsimidir. İçine kar da yağar, fırtına da kopar ama çiçekler hep açar.
Yağmurun ardından çıkan gökkuşağı, umudun göstergesidir. Her ne olursa olsun umudunuzu yitirmeyin ve mücadeleden asla vazgeçmeyin.
"Yaşam umutsuzluktan umut üretmektir."
Yaşar Kemâl
#MucadeleyeDestek
“#KHK ihraçları yalnızca bir görevden alma işlemi olmayıp, kişilerin: Kamu sektöründe yeniden çalışma hakkını, Pasaport alma hakkını, Sosyal güvenlik haklarını, Mesleki itibarlarını, Ekonomik varlıklarını sürdürebilme imkanlarını fiilen ortadan kaldıran sonuçlar doğurmuştur.
Bu yönüyle ihraçlar, klasik bir idari tasarruf olmanın ötesinde, kişilerin sosyal ve ekonomik varlığını ortadan kaldıran ağır bir statü yaptırımı niteliği taşımaktadır.
Bu tür yaptırımlar, ancak bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilen kesinleşmiş mahkûmiyet kararları ile mümkün olabilir.”
Tüm #KHK’lar sonuçlarıyla iptal edilmelidir.
KHK TV’nin X hesabı 2. Defa erişime engellendi.
3. Yeni X hesabını lütfen takip edelim.
KHK TV’de
devletin ve milletin güvenliğine dair bir tek cümle yok.
Terör, şiddet, hakaret, küfür, ifitira yok.
Sadece kanunsuz suçlamalarla mağdur edilen KHK’lıların hikayesi var.
Yargısız bir şekilde 162 bin insanın isimleri KHK'lar ile Resmi Gazete'de 'terör örgütü üyesi!/ irtibatlısı!/ iltisaklısı' şeklinde etiketlenerek yayınlandı.
On binlerce KHK'lı soruşturma dahi geçirmediği veya beraat/takipsizlik aldığı halde yine de görevlerine dönemedi!
Çözüm?
#KHKlarİptalEdilmeli
@insan_hukuk Mustafa bey ben polislikten ihraç oldum adlı berat.ozel sürücü kursunda çalışırken sen ihraç sın.ozel eğitim kurumlarınin 26 .mad.gore soruşturma Berat değil soruşturma geçirmiş olsa bile calişamaz diyor milli eğitim.ama öğretmenler eğitime dev .ed.biz çalışamaz miyiz öz.kursta