Galatasaray’ın 26. şampiyonluğu camiamıza hayırlı olsun. Dört senelik istikrar ve başarı, bugün yepyeni bir zaferle taçlanmıştır. Daha büyüklerinin yolda olduğuna ve Galatasaray bayrağının her zaman zirvede kalacağına inanıyorum.
Sayın Başkan Dursun Özbek başta olmak üzere, bu büyük başarıda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum, kulübümüzün bir Divan üyesi olarak her birine teşekkürlerimi sunuyorum.
Galatasaray’ın dört sezonluk ilk şampiyonluk serisinin kilit oyuncularından, bugünün şampiyon hocası Okan Hoca’yı, değerli ekibini, futbolcularımızı ve kulüp emekçilerimizi canıgönülden kutluyorum, dört sene üst üste şampiyonluk kulübümüze yine çok yakıştı.
Galatasaray taraftarı, bu mutluluğu sonuna kadar yaşamalı, şampiyonluğu doyasıya kutlamalıdır…
Galatasaray’ın yeni hedefi, yarın sabahtan itibaren kendi rekorunu daha da geliştirmek adına çalışmak olmalıdır çünkü Galatasaray, tarihinden güç alarak her zaman ileri bakar ve Galatasaray gibi büyük kulüplerin var olma amacı budur.
💛❤️
Cumhurbaşkanına ve çevresine sesleniyorum!
Bir avuç kötü niyetli muhteris; ihanetleri ile yine aldatılmanızı mı sağlıyor?
“Turpun büyüğü”, “dananın kuyruğu” diyerek sizi bir kez daha mı boşa düşürüyorlar?
Kumpas, yalan, dolan, fitne, fesat, gizli tanık, iftiracı zorlamaları vs bunların hepsi boş işler.
Yeter sürekli aldatıldığınız! Olan bu yoksullaştırılmış, gariban millete oluyor.
Bakın millet nasıl ağır bir bedel ödüyor:
•45 milyar dolar rezerv birkaç günde eridi.
•1,5 yıllık ekonomik program ve ödenen ağır bedel çöp oldu.
•Emekli, genç, işçi, memur, çiftçi sefil oldu.
•Adalete güven kökünden sarsıldı, sistem çürüdü.
•Gençler başta olmak üzere millet, gelecek umudunu yitirdi.
•Kapı kapı gezip ikna etmeye çalıştığınız uluslararası yatırımcı arkasına bile bakmadan geri dönmemek üzere gitti.
Uyarılarımı yapıyorum, çünkü artık bu ülkenin geleceği adına en kritik dönemeçlerden birindeyiz.
Cumhurbaşkanının çevresinde, makamını ve gücünü değil kendisini gerçekten kalpten seven birileri kalmışsa, kendisini bu aziz milletin ve kadim devletin bekası için uyarsın.
Çok şükür millet uyandı ve uyarılarını meydanlarda yapıyor. Asıl büyük dersi ise sandıkta verecek.
Sandık gelecek, o bir avuç haktan ve hukuktan nasiplenmemiş olanlar milletten cevabını alacak.
“Dağ başını duman almış,
Gümüş dere durmaz akar,
Güneş ufuktan şimdi doğar,
Yürüyelim arkadaşlar!”
Sevgili Samsunlular, Karadenizliler, güneşin doğduğu, kurtuluşun ilk adımının atıldığı güzel şehrimizde, yarın sizlerle birlikte olmaya geliyorum.
Gençlerle gençlik marşı söylemeye, milletçe umutlarımızı yükseltmeye geliyorum.
Buluşacağız, marşımızı söyleyeceğiz. Sağınızda, solunuzda ben de sizinle birlikte olacağım.
Gelin hep birlikte, özgürlük, demokrasi, Cumhuriyet, adalet için Samsun’da 14.00’te Cumhuriyet Meydanı’nda buluşalım.
Ben, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum andan itibaren, şehri yönetirken, kanala, yalana, talana ve aynı zamanda ranta ve millet aleyhine olan her hususa karşı durduğum için bugün buradayım.
Bugünkü mahkemede yaptığım savunmamı milletim okusun;
https://t.co/S5ZXocmA69
Yasakçı akılda ne yalan biter ne de iftira. Bu sefer de uyduruk gerekçelerle avukatım Mehmet Pehlivan gözaltına alındı. Demokrasi darbesi yaptıkları yetmiyormuş gibi bu darbenin mağdurlarının kendilerini savunmasına da tahammül edemiyorlar. Demokrasi darbesine hukuk darbesini de eklemek istiyorlar. Bir avuç kifayetsizin ülkemize yaşattığı kötülük büyüyor. Derhal avukatımı serbest bırakın.
"Benim Cumhurbaşkanım sen olacaksın. Üzülme Ekrem Amca, İBB'ye geri döneceksin. Seni iftarda görmemek çok üzücü :( :("
Bir gazimizin oğlundan çok güzel bir mektup aldım. Bu ülkenin vatanını seven, vicdanlı çok güzel çocukları var. Umut Burada!
Oyumuzu kullandık. @ekrem_imamoglu’nun kendimi emanet ediyorum dediği milletimizi sandıklara davet ediyorum. Ekrem Başkan’a sahip çıkmak; demokrasi, adalet ve gelecek için oyumuzu kullanıyoruz. Günlerdir yanımızda olan tüm vatandaşlarımıza da gönülden teşekkür ediyorum.
Korkmuyoruz ve asla vazgeçmiyoruz. Dayanışmayla ne kadar güçlü olduğumuzu, umutsuzluğu kabul etmediğimizi bugün oylarımızla bir kez daha gösteriyoruz. Bizim başımız dik, vicdanımız rahat. Güzel günleri hep birlikte göreceğiz.
Senin bir yüzükle çıktığın bu yolda, yurt içinde, yurt dışında hesabını zerresi için bile veremeyeceğin tonla leken varken benim üç nesildir biriktirdiğim varlığıma, işime ve emeğime göz koyuyor; namusumuza, haysiyetimize söz ediyor, evlatlarımın geleceğini gasp ediyorsun. Bütün bunları bir avuç niteliksiz insanla yapıyorsun. Bu işin içinde olan herkes kirlidir.
Ben milletime söylemiştim ve uyarmıştım. Diplomama el koyan bu akıl, sizin malınıza, namusunuza, mülkünüze çöker ve her türlü gaspı, tecavüzü yapar. Milletçe bu kötülüğün karşısında olmalıyız. Milletime çağrımdır. Millet büyüktür.
Bir çağrım da yargı mensuplarına. Yüce Türk Yargısının namuslu, ahlaklı, milletine hizmet aşkı yaşayan on binlerce savcısına, hakimine haykırıyorum. Siz ayağa kalkmalı ve bu Türk yargısını perişan eden, bizi bütün dünyaya rezil eden, itibarımızı yerle bir eden bir avuç meslektaşınıza tedbir almalısınız. Yüce Türk Yargısına güveniyorum. Sessiz kalamazsınız, kalmamalısınız.
Son olarak AK Parti’de görev yapan ve iktidar ittifakı olan tüm siyasilere sesleniyorum. Bu olaylar partilerimizi, siyasi ideallerimizi aşmıştır. Artık süreç sizin aileleriniz başta olmak üzere milletimizi ilgilendirmektedir. Sesimizi çıkarmak günü gelmiştir.
Bu topraklarda “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye bir söz olmaz, olmamalı. Herkesin “bana dokunmayan yılan dahi, bu topraklarda barınamaz” diyerek sesini yükseltmesini diliyorum.
Milletimiz büyüktür. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.