Deniz Göktaş, 88 gün sonra ilk kez hakim karşısına çıktı:
"4 cümleden suçlanıyorum. Cümle başına tam 22 gündür hücredeyim"
“Tüm polis memurları neden döndüğümü sordu, 'Sendeki imkan bizde olsa gelmezdik' dediler"
“Ben çocukken Levent Kırca ve Ferhan Şensoy izlerdim. Onlar beni izlese yumuşak bulurdu sözlerimi. Tutuklu yargılama gibi bir şey mümkün değildi. Levent Kırca televizyonda yapıp herkesin evine giriyordu. O yıllarda ifade özgürlüğünü koruyan yasalar değişmedi, ama şu an bir komedyen hapis yatıyor. Değişen şaka kaldıramayan, kırılgan siyasetçiler.”
“Erdoğan'ın isminin geçmediği bir politik mizahın bir anlamı yoktur. Otoriteden lafını esirgemeyen Nasrettin Hoca hayatta olsa Erdoğan'dan başka bir şaka yapmazdı.”
“Erdoğan'ın en yakın ekibine seçtiği kişi sıradan vatandaşların hakkına girdiği için affını istedi.
Bakın istifa etmiyor, özeleştiri vermiyor. Halkın parası gitti iddiası var ama o yine yukardan af istiyor. Bu ancak otoriter bir liderin ülkesinde olabilir.”
“Utangaç bir diktatör’ tanımlaması cumhurbaşkanına hakaret sayılmış. Diktatör ifadesi hakaret değil siyasi bir nitelemedir. Başka bir komedyen demokrat diyebilir ve benim şakamdan daha da komik olabilir.”
Ben desteğimi verdim. Siz de destek verirseniz, şu tagı paylaşırsanız 15dakikaya tt’ye girer : #kriptodavergiyehayır
En azından topluluğun sesi duyurulur. Sevgiler. Saygılar.
Zamlar ve enflasyon takvimi
Ocak - Aralıkta yapılmayan zamların intikamı
Şubat - Ramazan zamları
Mart - Bayram zamları
Nisan - Don, sel ve diğer olumsuz hava koşulları zamları
Mayıs - Fırsatçıların, stokçuların yaptığı zamlar
Haziran - Sıfır veya sıfıra yakın aylık TÜİK enflasyonu (program çalışıyor)
Temmuz - Haziranda yapılamayan zamların intikamı
Ağustos - Kuraklık ve diğer olumsuz hava koşulları zamları
Eylül - Okullar ve okullarla ilgili zamlar
Ekim - Fırsatçıların, stokçuların yaptığı zamlar
Kasım - Kışa girilmesiyle enerji maliyetlerinin artması nedeniyle zamlar
Aralık - Sıfır veya sıfıra yakın aylık TÜİK enflasyonu (program çalışıyor)
Şu rezaleti savunanları neden ciddiye alamam biliyor musunuz?
Bir insanı, attığı tiviti bahane edip, hukuken hiçbir yaptırımı olamamasına rağmen hapse atıyorsanız, hukuktan bahsedemezsiniz. Ederseniz ciddiye alamam.
Anayasaya göre serbest kalması gereken insanları tutsak edip Anayasayı çiğnerseniz, Anayasanın öneminden bahsedemezsiniz. Ciddiye alamam.
Kul hakkına girip, çalana çırpana, gasp edene, çökene “bizdendir” deyip susarsanız, dinden, imandan, ahlaktan bahsedemezsiniz. Ederseniz ciddiye alamam.
Sabah programlarında grup yapan dayılar, kayınvalidesine atlayan damatlar, eşini zehirleyip ele kaçanlar kol gezerken, eteğin boyundan, makyajın tonundan bahsedemezsiniz. Ciddiye alamam.
Cümle kuramayan yazarlar, bebek öldüren doktorlar, torpille atanan yeğenler, sahte diplomalı mühendisler varken yarını hedefleyemezsiniz . Ciddiye alamam.
Yazılı kuralları vardır hukukun. Kafanıza göre kural ekleyemez, işinize geldiği gibi şekillendirip, adına “adalet” diyemezsiniz. Derseniz ciddiye alamam.
Ardına saklandığınız tüm değerleri çıkarlarınız uğruna yok etmek üzeresiniz. Şeffaf duvarlar ardında, gizleniyoruz zannettiniz. Yanlışsınız! Elbette yanlışınıza “yanlış” diyeni susturur, sindirir, hapsedebilirsiniz! Ancak dünün tarihini nasıl değiştiremediyseniz, yarının kitaplarına da “haklı” geçmeyeceksiniz. Kendi yazdığınız kitaplara elbette geçersiniz, ama ciddiye alamam.
Sokakta dayak yiyen gençler, hakkını arayan ablalar, abiler, kardeşler, 70 yaşında ekmek derdine düşmüş dedeler, neneler! Halk işte. Değil derseniz, ciddiye alamam.
Her şey Türkiye için diyorsunuz. Biz Türkiye değil miyiz? Milletin refahı için diyorsunuz, biz millet değil miyiz? “Öyleyiz” derseniz, ciddiye alamam.
Yıkıldıysa Cumhuriyet bilelim. Geçersizse hukuk bilelim. Korkulmuyorsa Allah’tan bilelim. Aksi taktirde, her birini haksızca ağzınıza alıp, kimseden susmasını bekleyemezsiniz. Beklerseniz, ciddiye alamam.
Çanakkale'de çıkan yangının Havadan görüntüleri ! Yaktınız ,Yıktınız, güzel olan ne varsa yok ettiniz , Ama bu Ülkeyi yok edemiyeceksiniz !!! #Çanakkaleyanıyor#Yangın#SONDAKİKA
AKP seçmeni zannediyor ki; bu kadar insan, Ekrem İmamoğlu yargılandığı için sokakta.
Hayır.
Depremzedelere parayla çadır satan Kızılay Başkanını yargılamadığınız için sokaktayız.
Kendi şirketinden, kendi bakanlığına, fahiş fiyata dezenfektan satan Ticaret Bakanı’nı yargılamadığınız için sokaktayız.
Kendi parti yöneticinizin “Ankara’yı parsel parsel sattı” dediği Melih Gökçek’i yargılamadığınız için sokaktayız.
Muhaliflere ‘terörist’ yaftası vururken, bebek katilini Gazi Meclis’e davet ettiğiniz için sokaktayız.
Foyalarınızı ortaya çıkartan gazetecileri hapse tıkarken, ekranlarda iftira üstüne iftira atan, hakaret üstüne hakaret eden maymunları mükafatlandırdığınız için sokaktayız.
Sarıklı, cübbeli amirali jet hızıyla emekli ederken Cumhuriyet’e bağlılık yemini eden teğmenleri ihraç ettiğiniz için sokaktayız.
Vatandaşın belini ek vergilerle bükerken 5 müteahhitinizin milyarlarca liralık vergi borcunu affettiğiniz için sokaktayız.
Yüzlerce suç kaydı bulunan çete üyeleri elini kolunu sallayarak dolaşırken Ümit Özdağ’ı tutukladığınız için sokaktayız.
Evimizde oturken yazıp çizerek, video çekerek de derdimizi anlatmaya çalıştık ama duymadınız.
Sesimizi duyun diye sokaktayız.
Türkçe dahil 8 dil biliyordu;
Almanca, Fransızca,
Farsça, Bulgarca,
Rusça, İngilizce, Arapça.
Düşün, sen şimdi "zamanım yok" diyorsun.
Adam 57 yıllık ömründe 11 savaşa katılıp, 10'dan fazla kitap yazıp, 4 bine yakın kitap okudu.
Edebiyattan anladı; şiir yazdı,
Müzikten anladı; şarkı soyledi, enstrümanlara isim verdi, sanatı destekledi.
Ata bindi,
yüzdü,
koştu..
Dans etti.
Kaç devlet adamı gördünüz dans ederken?
Vals de yaptı, Zeybek de oynadı.
Hayvanı da sevdi, ağacı da toprağı da..
Matematikten de anlıyordu, fenden de tarihten de.
24 madalya 7 nişan alırken matematiği yazdı, medeniyeti yazdı..
Sadece kendi ülkesinde degil bir zamanlar savaştıgı ülkelerde bile anıtı var.
Ve hatta düşmanını bile ölüm döşeğinden kaldırıp cenazesinde saygı duruşunda bulunduran bir adam.
İşte O benim Ata'm.
#10Kasım
📌Birkaç gündür bir domuz eti muhabbeti dönüyor. Şaşıran arkadaşlar görüyorum, yazmak zorunda hissettim.
Biz son 22 yıldır AKP tarafından yönetilen bir ülkeyiz ve AKP'nin domuz eti ile oldukça içli dışlı bir geçmişi var.
Şimdi AKP ve Domuz eti #bilgisel'i yapalım o halde.
👇👇👇
Tasarruf Uzmanı Mert Başaran:
“5 aydır asgari ücret aynı kalmış, dolar aynı kalmış, benzin aynı kalmış.
Bu üçünün aynı kaldığı yerde nasıl bir kahvaltı, bir peynir, bir yoğurt %50 artar?”
İktidar, depremin getirdiği ağır ekonomik yükün üstesinden; vergileri iki kat artırarak gelmeye çalışıyorsa seçimlerden önce doğal gaz faturasını niçin sıfırladığını açıklamak zorundadır. Seçimlere kadar şefkat, seçimlerden sonra tokat politikası seçmene atılan kazıktır.
Sonuç;
Seçimi kazananlar, Rte, Davutoğlu, Babacan, Bahçeli, Oğan, Erbakan, Yapıcıoğlu.
Bu ülke bunu istiyorsa yapacak bişey yok, günlük hayatımıza geri dönelim.
Hayırlısı…
Adıyaman Kahta'da yapılacak deprem konutlarının maliyetinin 716 bin lira olmasına rağmen hükümetin depremzedelere 1 milyon 558 bin liraya satacağı anlaşılalı birkaç saat oldu