Üniversitesine, arkadaşlarına, ailelerine kavuşmak için bekleyen parmaklıkların arkasında çocuklarımız var. Lisede olup tutuklanan çocuklarımız var. Çocuklarımızın hayalleri, umutları var. Çocuklarımızı serbest bırakın. Onlar bizim geleceğimiz.
#çocuklarımızıngeleceğiçalınamaz
boykot zor mu geliyor? sokağa çıkmaktan mı korkuyorsun? insanlar enkaz altındayken bant daraltması yapıp üstüne hâla hayattayken kendi selalarını dinlettiklerini hatırla.
Bir hatırlatma yapalım. Bu hükümet geçtiğimiz ağustos ayında hiçbir mahkeme kararı aramadan, doğru düzgün bir gerekçe bile açıklamadan tamamen keyfi olarak günlerce Instagram’ı kapattı. Onbinlerce işletme zarar etti, işini yapamadı. Kanal kanal gezen bakan gördünüz mü?
Soma’da 301 insan can verdi. Sorumlular yargılanmadı, adalet yerini bulmadı. Katliamın üzerinden tam 10 yıl geçti. Davanın avukatlarından Selçuk Kozağaçlı ve Can Atalay çeşitli gerekçelerle tutuklu. Davanın tek tutukluları avukatlar.
#SomaKatliamı 👇
Burası Hindistan’da bir mahalle değil. Burası Hatay’da bir konteyner kent. Yağmur suları kanalizasyonla birleşmiş, etrafta yoğun bir lağım kokusu var. Bir de rögar kapaklarından fırlayan fareler…
Ve bugün depremin 461. günü…
12 Mayıs 2024, Antakya/Hatay
bu arada yeniden refah’ın yükselişinde filistin iki yüzlülüğünün etkisi de unutulmasın. bunu sağlayan da hakikatin gücüdür. o gücü gösteren de @metcihan oldu.
Burası Diyarbakır'ın Kulp ilçesi...
Sivil kıyafetli asker ve polisler, minibüslerle oy kullanacakları okullara taşındı. Oy kullanmak için sandık başına gelen yurttaşlar, söz konusu duruma tepki gösterdi
@MAturkce
Bilmeyenler için Batman'da DEM Parti'nin gösterdiği kadın aday Gülistan Sönük Hizbullahçı HÜDAPAR'ın adayına %49 puan fark attı.
Bu yüzden halk "Kadın, Yaşam, Özgürlük" sloganı atılıyor.
🗳️Ağrı'da DEM Parti Belediyesi başkan adayı Hazal Aras, okullara oy kullanmaya gelen asker ve polislere tepki gösterdi. Aras, Sırrı Sakık ile birlikte sınıflara girerek oy kullanan askerlere tepki gösterdi.#YerelSeçim2024
Seçim gündeminin karmaşası içinde olanlara not..
48 saattir İliç’te kimyasal liç yığını altında olan 9 madenci kardeşimizin kurtarılması için herhangi bir arama faaliyeti yapılmamaktadır.
Bugün 9. Gün
Yer Hatay… Video arşivden değil, bu akşam çektim. Yan yana duran ve farklıymış gibi görünen bu iki görüntü aslında aynı video. Soldaki normal akarken, sağdaki sondan başa doğru akıyor. Ki göreceğiniz gibi kapıda görüntüler ortaklaşıyor.
Kimileri “insanlar çadırda kalırken eğlenenler var” şeklinde, kimileri de “hayat devam ediyor” ya da “Hatay yaralarını sarıyor” şeklinde okuyacaktır bu videoyu. Oysa bize gösteren-gösterilen-görünen ilişkisi, medya, etik, kurgu ve daha bir çok konuda çok farklı şeyler anlattığını düşünüyorum.
Bu videoyu hem belki üzerine biraz düşünürüz hem de Hatay’da bir çok kişiden duyduğum şu cümleler nedeniyle paylaşma gereği duydum: “Bir an mutlu oluyoruz mesela, bir kaç saniye belki bir kaç dakika. Mutluluğumuzu paylaşmaya bile korkuyoruz, linçleneceğiz ya da Hatay’da her şeyin yoluna girdiğini düşünecekler diye. Zar zor sevinecek bir şey buluyoruz, onu bile hakkıyla yaşayamıyoruz...”
Bu videonun soldaki kısmının ilk 15 saniyesi işte bu anlık mutlulukları anlatıyor aslında, hala hayatta kalanların birbirini görme, yaşadığını bilme mutluluğunu… Sağdaki ise ana değil daha genel-geçer bir zamana ve mekana dair bir şeyler söylüyor; depremin üzerinden neredeyse 1 yıl geçmişken hala çadırda kalanların olduğunu, konteynerlerde, hasarlı evlerde kalsalar bile on binlerce insanın barınma sorunu yaşadığını, artık saymaktan ezberlediğimiz onlarca sorunun devam ettiğini, yani özetle yaraların tazeliğini koruduğunu…vs…vs…vs.
Burada hiçbir şey normalleşmedi. Size “Hatay normale dönüyor” diyenlere kamerasını biraz daha öteye, kapının dışına, arka sokağa, öbür mahalleye çevirmesini söyleyin.
Buranın “yeni normali” oralar çünkü…
9 Ocak 2024 | #Antakya/Hatay
29 Kasım’da rektörünüze ulaşmaya çalıştım. Konuyu izah ettim. Sekreteri bana vakit ayıramayacağını iletti. 1 Aralık’ta üniversitenize geldim. Hukuk müşavirliğinizle 1 saat toplantı yaptım. Ses kayıtlarını dinlettim ve verdim. Müvekkilimi 1 ay boyunca binalarınıza almadınız sınavlarına sokmadınız. Yurt müdürlüğü cinsel saldırı nedeniyle ceza verilmemesine karar verdi. Şimdi kendisine telafi sınavı açılamayacağı söylenip, kaydını dondur bence deniyor. Olaydan sonra yüzündeki kesinşn hastanenizde estetik tedavisini yaptınız (size yansıyacak diye) ama başka hiçbir şeyle ilgilenmediniz. Mağdurla faili aynı kefeye koydunuz. Hasan E. K. ya bugüne kadar hiçbir yaptırım uygulamadınız. Yazıklar olsun. Koç Üniversitesi
Afet Devam Ediyor, İhmaller Ölüm Getiriyor !
Resima Teyze, depremden sonra bizler gibi hayatta kalanlardandı. Samandağ'da yaşlı annesi, abisi ve iki yeğeniyle beraber çadırda kalıyordu. Dün gece kaldıkları çadırdan uzakta olan tuvalete gitmek istedi, elektrik yoktu. Karanlıkta düştü, kafasını yere vurdu. Kafa travması geçirdi; Samandağ Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Orda müdahale edemeyeceklerini söyleyip İskenderun'a sevk edildi. Bugün hayatını kaybetti.
ŞİMDİ SORUYORUZ; BU ÖLÜMÜN SORUMLUSU KİM?
Çadırda kimse kalmadı diyen bakan mı?
İnsanların çadırda kaldığı yeri karanlıkta bırakan elektrik şirketi mi?
Düşüp kafa travması geçiren hastaya müdahale edemeyen hastane mi?
Vezir Mohammad Nourtani..
55 yaşında, Afganistanlı maden işçisi..
Zonguldak'ta kaçak ocakta hayatını kaybetti..
Cenazesi kaçak ocak sahipleri tarafından bir araziye götürülüp yakılmış halde bulundu..