Bahsi geçen düzenlemeye zerre destek vermemekle birlikte MP'nin yapay zeka desteği ve avukat düşmanlığı refleksi ile meseleye zıplaması yarıyor maalesef.. Taşınmaz davalarında verilecek kararın süresine göre vatandaş hakime para ödesin dense gıkı çıkmaz.
Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından 12. Yargı Paketi kapsamında gündeme getirilen, tapu dairelerindeki 30.000 TL üzerindeki işlemlerde tarafların avukat bulundurma zorunluluğuna ilişkin düzenleme teklifi, mülkiyet hakkı ve sözleşme hürriyeti açısından ciddi endişeler barındırmaktadır.
���1. Anayasal ve Hukuki Aykırılıklar:
Mülkiyet Hakkı (Anayasa m. 35): Vatandaşın kendi mülkü üzerindeki tasarruf yetkisinin, ekonomik bir külfet olan zorunlu avukatlık ücretine bağlanması, mülkiyet hakkının kullanımını ölçüsüz şekilde zorlaştırmaktadır.
Sözleşme Hürriyeti (Borçlar Kanunu): Türk Borçlar Hukuku’nun temelini oluşturan irade serbestisi ilkesi gereği, tarafların bir sözleşme yaparken üçüncü bir kişiden hizmet alma zorunluluğu ancak istisnai durumlarda söz konusu olabilir. Standart bir satış işleminin bu kapsama alınması mülkiyet hakkının özüne dokunmaktadır.
Ölçülülük İlkesi: 2026 yılı ekonomik koşullarında 30.000 TL gibi sembolik bir sınırın belirlenmesi, istisnasız tüm tapu işlemlerini bu zorunluluğa dahil etmek demektir. Bu durum, vatandaşa ek bir "komisyon" yükü getirmektedir.
2. Çözüm Odaklı Yaklaşım: "Vatandaşın Cebine Değil, Sisteme Odaklanılmalı"
Eğer bu düzenlemenin asıl amacı "hukuki güvenliği sağlamak" ve "dolandırıcılığı önlemek" ise; bu maliyetin doğrudan vatandaşa yüklenmesi kabul edilemez.
Alternatif Öneri: Hukuki güvenliğin tesisi için tapu işlemlerinde avukat desteği elzem görülüyorsa; avukatlık ücretleri, vatandaşın halihazırda ödediği "Tapu Harcı" içerisinden karşılanmalıdır.
3. Sonuç: Vatandaşın mülkiyet hakkını kullanırken ek maliyetlere mahkûm edilmesi yerine; devletin aldığı harçlardan bu hizmetin finanse edilmesi hem yargının yükünü hafifletecek hem de vatandaşın mağduriyetini önleyecektir. Sosyal devlet ilkesi, adaleti ulaşılabilir kılmayı gerektirir, paralı hale getirmeyi değil.
Bir avukat olarak icra daireleri ile alakalı burada çok fazla olumsuz örnek gören birisi olarak olumlu bir şey paylaşmak istiyorum:
Borçlu vekili olarak 00.46'da borca itiraz dilekçesi sundum; 13 dk sonra 00.59'da tensip zaptı ile takip durduruldu.
Kayseri Genel İcra Dairesi 🙏
🚨“Ara tatil ile Ramazan Bayramı çakışıyor.”
Milli Eğitim Bakanlığı takvimine göre ikinci dönem ara tatili 16–20 Mart tarihleri arasında yapılacak.
Ramazan Bayramı ise 20–22 Mart tarihlerine denk geliyor (19 Mart arefe).
Bu durumda 9 günlük tatil ilan edilirse, öğretmenlerin mesleki çalışmaları iptal edilmiş olacak.
Aksi durumda da, öğretmenler 3,5 ya da 4 günlük mesleki çalışma yapabilecek.
Hukuk hakimi, ceza mahkemesince delil yetersizliği nedeniyle verilen beraat kararı ile bağlı değildir.
(Yarg. 3. HD. 2025/5459 Ez 2025/6293 K. 22.12.2025 K.T.)