@modelyturkiye Bugün Tesla model y ile uzun yol seyahat yaptım,kedim arabada,yarım saat avm'ye yemek için girdik, arabayı evcil hayvan moduna aldım,klima full açık,onda bile gözüm arkada kaldı,koşarak döndüm.
@Tasarflubirkmci Oturduğum ev Ankara'da çelik villa,bu fiyatlara mümkün değil ne yazık ki,bunlar muhtemelen prefabrik, çelik değil.Ama düzgün bir yapı meydana getirilirse kesinlikle öneriyorum .Isı ve ses yalıtımı ve deprem dayanıklılığı üst düzey betonarmeye göre.
Bir hasta yakınıyla tartıştım.
"İşinize geleni randevusuz alıyorsunuz!" dedi.
Doğrudur...
Hastanenin dışında, bahçe duvarının önünde oturup bahçesinde yetişen sebzeleri satan bir teyze var.
Maydanoz, taze fasulye, domates, salatalık, yeşil soğan ve birde dere otu.
74 yaşında.
Her yıl, yaz kış demeden aynı yerde oturur.
Bir torunu var.
12 yaşlarında bir kız çocuğu.
Annesi bırakıp gitmiş.
Sonra oğlu da ilgilenmemiş.
Kalmış ona.
O büyütmüş.
Hâlâ da ondan başka ilgilenen yok.
Boş durmaz o kız çocuğuda.
Kurulan pazarlar bittiğinde, pazar yerindeki kağıtları kartonları toplar ve toptan satarlar.
Teyze de sebze satıyor dediysem, küçücük bir tezgâh...
O gün bahçeden ne topladıysa...
Hepsinden birkaç kilo çıkar ancak.
Birçok kronik hastalığı var.
Ama yaşamak için mecburiyetleri de var.
Kar, yağmur, sıcak dinlemez.
Arada bir fenalaşır.
Tezgâhını olduğu yerde bırakır, gelir; biz de muayene ederiz.
Ya tansiyonu yükselmiştir ya da astımı tetiklenmiştir.
Ama çalışmak zorundadır.
Fukaranın dinlenme lüksü yok ki hiçbir zaman.
Öyle, "Sebzelerin hepsini alayım, sen de eve git." tavrını da kabul etmez.
Bir gün, onu yeterince tanımayan yenilerden bir hekim abi, "Hepsini alayım da güneşin altında oturmasın." diye düşünmüş.
Bir hafta ortalarda görünmedi.
Sonra öğrendik ki artık başka bir yerde tezgahını açıyormuş.
Sonra konuşup ikna etmiş bizim personel, tekrar eski yerine getirmişler.
Tam yedi senedir tanırım kendisini.
Hastanedeki tüm hekim arkadaşların "işine gelen" tek hastadır!!!