Kötü niyetli kişinin gözünde uyumsuz ve zor olmak, şahsiyetli biri olmanın işaretidir. Tebrikler oyunu bozdun demektir. Bazı insanların seni sevmemesi, karakterinin en sağlam kanıtıdır.
Kaygılı biriysen sana verebileceğim en basit tavsiye şu: Her şeyi biraz daha hafife almayı öğren. Görüşmeye gidiyorsan kendini kanıtlamak için değil, deneyim kazanmak için git. Bir işe başlıyorsan sonucu düşünerek değil, keyif alarak başla. İnsanlarla tanışıyorsan hayatının kaderini belirleyecek kişiler gibi görme. Çünkü kaygı, olaylara yüklediğimiz aşırı önemden beslenir. Her şeyi ya kazanacağım ya kaybedeceğim noktasına taşıdığında zihnin yorulur. Hayatın her anını bir sınav gibi yaşama. Bazen sadece denemek, öğrenmek ve yolculuğun tadını çıkarmak yeterlidir. Rahat olan insanlar her zaman daha net düşünür ve daha doğru karar verir.
yeniden sevilir, yasanır, kazanılır. hayata kusmemek lazım. nolursa olsun bi sonraki gunun dogan gunesini gormeye deger. genciz. yol uzun, ihtimaller binbir.
Çocukken sokakta kavga ettiğimizde annemiz gelir, önce bizi azarlar, sonra barıştırırdı. Asayiş önce ailede başlardı. Şimdi "ilahlaştırılmış, tapınılan, asla hata yapmaz, toz kondurulmayan çocuklar" var. Bunlar çocuk değil, facia. Toplumun başına bela edilmiş sorunlu insan.
Dokunulmaz öğrenciler yaratıldı.
Hep haklı veliler yaratıldı.
İstediği olmadığında cimere şikayet eden veliler,
Öğretmenin performansını mesai saatiyle ölçen cahil kitleler doğdu.
Ve uyum sağlayamayan,
Başarılı olamayan,
Kendini ayrıcalıklı gören çocuklar da bu suçları işledi..
#EgitimdeŞiddeteHayır
#EgitimdeŞiddet
#kahramanmaraş
Hastaneye gidiyorsun bebekler çalınıyor, teröristler hemşire doktor olarak görev alıyor. Sokağa çıkıyorsun rastgele biri gelip sana bıçak saplayabiliyor ya da taciz edebiliyor. Okula gidiyorsun biri gelip öğretmen bıçaklayabiliyor, silahla ateş açabiliyor. Eve giriyorsun eşin tarafından öldürülebiliyorsun. Tatile gidiyorsun bir yangında otelde ölebiliyorsun. Adaletin karşısına çıkıyorsun sandalyenin boş olduğunu görüyorsun. Biz bu ülkede her nefesi ölmek için mi alıyoruz? Sahiden de ölürüm Türkiyem mi?
Çocuklar, bir hafta sonra 23 Nisan’ı kutlayacakları okulun camlarından canlarını kurtarmak için atladılar; dans edecekleri bahçede ise ceset torbaları var.
Okul ve ölümün aynı cümlede ne işi var; okul kapılarında ceset torbalarının, sınıflarda silahların ne işi var?
insanlarin kisisel gelisimlerini takmiyo olusu ve igrenc karakterlerini hic degistirmiyo olmalari beni sokk ediyo nasi daha iyi biri olabilirim nasil hayatimi kendim olarak daha iyi yasarim diye uykusuz kalmiyosunuz ki??
Bu yaşıma kadar öğrendiğim en güzel şey:
“Sakin ve tepkisiz kalabilmek. Fazlasıyla incinmiş, hayal kırıklığına uğramış ve kırılmış olsam bile; her şeyin olabilirliğini, herkesin her şeyi yapabileceğini, insanın muhteşem bir hayal kırıklığı olduğunu kabul etmek.”
birhan keskin “dünya soğur, akşam serinlerken,
benim sensiz sevinecek bir şeyim yok.
kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim,
ve işte en geniş cümlem:
içimi açtım sana.
içini açmak için.” der, çok beğeniyorum.
sadece merak ettigim filmleri izliyorum sadece hoslandigim turden kitaplar okuyorum sadece istiyorsam diziye basliyorum bir seyleri yapmis olmak icin yapmaktan vazgeciyorum