Sağlık çalışanlarına yönelik bu bitmek bilmeyen öfke ve düşmanlık dili artık kabul edilemez bir noktaya ulaşmıştır.
Ayağını hastaneye atan daha kapıdan girer girmez haksızlığa uğramış psikolojisiyle hareket ediyor.
Oysa Türkiye’de hiçbir kamu kurumu sağlık tesisleri kadar yoğun çalışmıyor. En sıradan poliklinikte bile günde 100-150 hasta bakılırken, birçok acil serviste günlük hasta sayısı 2.000- 5.000’i buluyor.
Buna rağmen sağlık çalışanlarından kusursuz hizmet veriyor. Her gelen Kraliyet Ailesi mensubu gibi özel ilgi bekleniyor. Yok öyle bir dünya.
Sürekli suçlanan, şikâyet edilen, hakarete uğrayan ve hatta şiddet gören sağlık çalışanları daha ne yapsın?
Hiç kimse sağlık çalışanlarının emeğini görmezden gelemez. Hiç kimse gece gündüz demeden verilen mücadeleyi basite alamaz.
Bu insanlar bayramda, tatilde, depremde, salgında ve en zor günlerde milletinin yanında oldu.
Sağlık çalışanlarının emeğini, alın terini, gayretini ve fedakârlığını itibarsızlaştırmaya asla müsaade etmeyiz.
Sağlık emekçilerine biraz vicdan, biraz da saygı borçluyuz.