Musa Eker üstadımızın vefatından sonra müfettiş üstatlarımızdan turnede yaşadıkları rahatsızlıklar, otel odasında tek başlarına atlattıkları hastalıklar, turne yolunda ölümden döndükleri kazalar, soruşturma yaptıkları şahıslardan aldıkları tehditler üzerine birçok mesaj aldım. Ben de bizzat bunların çoğunu turnelerde birebir yaşadım. Turnede konaklama koşullarımızın harcırahımız nedeniyle bir türlü iyileştirilememesi kadın müfettişlerin güvenliğini de tehlikeye atmaktadır. Müfettişler, devletin kör kuruşu için her gün canlarını tehlikeye atarak çalışmaktadırlar. Üstelik ailelerinden birinin hastalanması, eşlerinin doğum yapması halinde de sevdiklerinin yanlarında olamamaktadırlar. Pandemi döneminde gidilen turne görevlerinde Covid hastası olan üstatlarımız 14 gün boyunca otel odalarında mahsur kalmışlardır. Müfettişlik, fiziksel, zihinsel, psikolojik ve maddi açıdan oldukça yorucu ve yıpratıcı bir iştir. Dolayısıyla artık müfettişlere YIPRANMA PAYI VE ERKEN EMEKLİLİK HAKKI verilmesi ciddiyetle ele alınmalıdır.
@RTErdogan@TBMMGenelKurulu@tcbestepe@_cevdetyilmaz@avabdullahguler@efkanala
Hukukun üstünlüğü, etkin bir kamu denetim sistemi olmadan tesis edilemez. Yoksulluk sınırı altındaki özlük hakları nedeniyle müfettiş kadroları boş kalmakta,mevcut müfettişler kamu görevinden ayrılmaktadır.
@_cevdetyilmaz@avabdullahguler
Bir müfettiş ile hakim/savcı, aynı “hukuk ve kamu düzeni koruma zincirinin” farklı halkalarıdır: Sosyal Güvenlik Müfettişi sosyal güvenlik sistemini denetler/uygular, hakim/savcı adalet sistemini işletir. Ortak yönleri, etik yükümlülükleri, inceleme/soruşturma tekniği, vicdani sorumluluk ve kamu yararına hizmettir.
• Hakim → Kararı nihai ve geri alınamazdır.
• Savcı → Suç isnadı yapmaktadır. (masumiyet karinesi dengesi)
• Müfettiş → Gerek kamuda çalışanları gerekse firmaları denetlemek/soruşturmak + yürütme içinde yargısal denetim algısını inşa etme görevini ifa eder.
Bu üç meslek, toplumun adalet beklentisini sırtlarında taşır. Ortak yönleri ve zorlukları da tam buradan gelir: Yüksek sorumluluk, yüksek stres, yüksek etik standart.
Fakat görülüyor ki en farklı özellikleri özlük hakları konu edildiğinde karşılaştıkları durumdur.
Her ne kadar Müfettişlik de Hakim/Savcı gibi yüksek sorumluluklu, prestijli kamu görevi olarak görülmekte ve bu durumun, özlük ve mali haklar ile desteklenmesi gerekse de, haklar yılların çok gerisinde kalmıştır.
Gelişmiş ülkelerin tamamında müfettişler üst düzey kamu görevlileri olarak, yaptıkları işin sorumluluğu göz önünde bulundurularak yüksek ücretlerle istihdam edilirler. Yargı mensuplarına bu hususta gösterilen haklı hassasiyet, müfettişlere de gösterilmelidir.
Devletimizin yargı mensuplarına verdiği değeri ve önemi göstermesi açısından çok değerli bulduğumuz bu açıklamanın diğer bakanlıklara da emsal teşkil etmesini diliyoruz. Yoksul müfettiş, yolsuzlukla mücadele edemez.
@isikhanvedat@memetsimsek@tcbestepe
Gelişmiş ülkelerin tamamında yönetimin en önemli fonksiyonu olarak görülen denetim alanında çalışan müfettişler, yüksek bürokratlar olarak tanımlanmakta ve bu seviyede ücret almaktadırlar. Son derece meşakkatli bir görevi yürüten müfettişlerin yoksulluk sınırının altında maaş almaları camiamızda üzüntüyle karşılanmaktadır.
@memetsimsek@isikhanvedat@tcbestepe
Tasarruf Genelgesi'nin ortaya çıkardığı garabet düzeltilmelidir
Tasarruf Genelgesinin torba kadro atamalarını engellemesinin kariyer meslekler için ortaya çıkardığı mağduriyetleri köşemde açıklamıştım.
Kariyer meslek mensuplarının maaş artışı bir yana bir de yıllardan beridir uygulanan torba kadro atamalarında Tasarruf Genelgesinden kaynaklanan mağduriyet ortaya çıktı.
Şimdi de bir Dernek Başkanı arkadaşımızın Başmüfettiş atamalarında ortaya çıkan garabetle ilgili gönderdiği bilgi notunu paylaşmak istiyorum.
Sondan söyleyeceğimi baştan söyleyeyim. 2 ve 3. dereceli Başmüfettiş kadrosu olmaz ve bu şekilde kadro ihdası yapılmamalıdır.
BİLGİ NOTU:
Teftiş Başkanlıklarının yazılı olmayan kendilerine özgü gelenekleri ve teamülleri bulunmaktadır. Başmüfettişliğe atama teamüllerine göre Başmüfettişlik ataması yapılan Müfettişler 1 inci dereceli Başmüfettişlik kadrosuna atanmaktadır.
Müfettişler hak ettikleri (on yıllık çalışma süresini doldurdukları tarih) veya idareye başvurdukları tarihte mevcut olmayan, 27 Mart 2024 tarihli ve 32502 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile ihdas edilen 3 üncü dereceli Başmüfettişlik kadrosuna atanmaya başlanmıştır.
27 Mart 2024 tarihinde ihdas edilen 3 üncü dereceli Başmüfettişlik kadrolarının hali hazırda devam eden Başmüfettişlik taleplerinde, hukuki süreçlerde ve mahkeme kararları sonucunda yapılacak Başmüfettişlik atamalarında uygulanması hukuka aykırıdır. Bu durum kanunların geçmişe yürümezliği ve aleyhe olan düzenlemenin geçmişe yönelik olarak uygulanması yasağına aykırıdır. Hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkeleriyle de çelişmektedir.
Başmüfettişliğe atanma nedeniyle açılan davalar sonucunda verilen mahkeme kararları birbirinin benzeri nitelikte olmasına rağmen 27 Mart 2024 tarihi öncesinde yapılan atamalar 1 inci dereceli Başmüfettişlik kadrosuna, bu tarihten sonra yapılan atamalar 3 üncü dereceli Başmüfettişlik kadrosuna yapılmaktadır. Aynı dava ve aynı/benzer kararlar sonucunda iki farklı kadroya atanma durumu ortaya çıkmıştır.
İdari istikrar ilkesi, teamüller ve eşitlik ilkesi gereğince Başmüfettişlik atamalarının 1 inci dereceli Başmüfettişlik olarak yapılması usulüne devam edilmelidir.
Aynı Teftiş Başkanlığı içerisinde 1 inci dereceli ve 3 üncü dereceli Başmüfettiş kadrosu oluşmuş olup, bu durum genç müfettişlerin motivasyonlarını düşürmekte ve çalışma barışını bozmaktadır.
Başmüfettişliğe atanma yükselme niteliğinde bir atama olduğundan, mali ve özlük haklarında değişiklik olmadan yapılan Başmüfettişlik atamaları yükselme niteliğini kaybetmiştir. 3 üncü dereceli Başmüfettişlik kadrosu ile birlikte Başmüfettişlik atamaları sadece unvan değişikliği anlamına gelmektedir.
3 üncü dereceli Başmüfettişlik kadrosuna yapılan ilk atamalar 2024 yılı Mayıs ayında gerçekleşmiştir.
İdareye başvuru dilekçelerinde ve dava dilekçelerinde “1 inci dereceli başmüfettişlik” ifadesi kullanılmamıştır. Çünkü idareye başvurulan/dava açılan tarihlerde 1 inci dereceli Başmüfettişlik 3 üncü dereceli başmüfettişlik gibi bir ayrım söz konusu değildi ve 27 Mart 2024 tarihine kadar yapılan tüm atamalar 1 inci dereceli Başmüfettişlik kadrosuna yapılmaktaydı. Bu nedenle dava dilekçelerinde “1 inci dereceli başmüfettişlik” ifadesi kullanılmasa da talep edilen başmüfettişlik kadrolarının 1 inci derece başmüfettişlik olduğu aşikardır.
Kurumda birinci dereceli Başmüfettişlik kadrosu bulunmaktayken, 3 üncü dereceli kadroya atanmanın gerekçesi anlaşılamamıştır.
Yukarıda belirtilen tüm bu hususlar birlikte dikkate alındığında söz konusu birinci dereceli başmüfettişlik kadrosuna atanacak personel sayısının az olması sebebiyle de tasarruf genelgesine aykırı bir durum bulunmamaktadır. Davaların kaybedilmesi de vekalet ücreti ödenmesi, dolaylı olarak kurum zararına neden olmaktadır. Bu çerçevede, 3 üncü dereceli Başmüfettişlik kadrosuna atama yapılması hukuki değildir. Çünkü;
· Başmüfettişliğe atama teamüllerine ve idari istikrar ilkesine aykırıdır.
· Eşitlik ilkesine aykırıdır.
· Müfettişlerin çalışma motivasyonlarını düşürmekte ve çalışma barışını bozmaktadır.
· Aleyhe olan düzenlemenin uygulanmaması yasağına aykırıdır.
· Görülmekte olan dava süreçlerini etkileyecek veya mahkeme kararlarının etkisiz kılınmasına yönelik düzenleme yapılması hukuka aykırıdır.
· Normlar hiyerarşisine göre yönetmelik hükümleri genelgeden üstündür. Bu durum mahkeme kararlarında da açıkça belirtilmektedir. RTB Yönetmelikleri çerçevesinde Başmüfettişliğe atanma nedeniyle gerçekleştirilen derece/kademe yükselmesi 2021/14 sayılı tasarruf tedbirleri genelgesine aykırı değildir.
· Başmüfettişliğe atanmanın yükselme niteliğini ortadan kaldırmaktadır.
Öte yandan, bir idari işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi halinde, söz konusu kararın, dava konusu işlemin tesis edilmesi sırasında unsurlarında bulunan sakatlıkları saptadığı, işlemi yapıldığı andan başlayarak ortadan kaldırdığı, bu özelliği nedeniyle geriye yürüyen sonuçlar doğurduğu, başka bir anlatımla işlemin tesis edildiği tarihten önceki hukuki durumun geçerliğini sağladığı idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Dolayısıyla, iptal kararlarında Başmüfettişlik atamasının yapılacağı özel bir tarih belirtilmemişse; müfettişler Başmüfettişlik kadrosuna idareye başvuru tarihlerinden geçerli olacak şekilde atanmalıdır.
ÖNERİLER
1. Hali hazırda 1 inci dereceden maaş alan müfettişlerin Başmüfettişliğe atanmasında tasarruf tedbirleri genelgesine aykırı bir durum bulunmamaktadır.
2. 27 Mart 2024 tarihinden önce idareye başvurmuş/dava açmış müfettişler doğrudan 1 inci dereceli Başmüfettişlik kadrosuna atanabilir. Bu kapsamda olan ancak 3 üncü dereceli Başmüfettişlik kadrosuna atanan müfettişler 1 inci dereceli Başmüfettişlik kadrosuna atanabilirler.
3. 3 üncü dereceli Başmüfettişlik kadrosu düzenlemesi her ne kadar Cumhurbaşkanlığı Kararı ile yapıldı ise de kadro ihdasına yönelik değişiklikler ilgili kurumlar tarafından belirlenmektedir. İdari istikrar ilkesi, idari teamüller ve eşitlik ilkesine açıkça aykırı olan 3. Dereceli Başmüfettişlik kadrolarının 1 inci dereceye ihdas edilmesine yönelik düzenleme yapılabilir.
4. 657 68/B kapsamında açılan 1 inci dereceli müfettişlik davalarını ilk derece mahkemesinde kazanıp istinaf mahkemesinde kaybeden ve mahkeme sonucu kesinleşen, bu nedenle kadro derece/kademesi düşürülen ve borç çıkarılan müfettişler, mağduriyetlerinin giderilebilmesi için birinci dereceli Başmüfettişlik kadrosuna atanabilirler.
5. Başmüfettişlik atamaları kıdem sıralamasını bozduğundan kıdeme yönelik düzenleme yapılabilir.
6. Başmüfettişlik atamalarına yönelik makul bir süre belirlenebilir. Örneğin, müfettişler hak ettikleri (on yıllık çalışma süresini doldurdukları tarih) tarihten itibaren 3 ay içerisinde Başmüfettişliğe atanabilir.
7. Mahkeme kararlarında atama yapılacak tarih belirtilmemişse, müfettişler Başmüfettişlik kadrosuna idareye başvuru tarihi itibariyle atanmalıdır. @_cevdetyilmaz@memetsimsek
@yenisafak Kimsede sorgulamamis ki, telefondaki şahıs kim, belli ki başkan değil, karşı taraftaki "başkan seni istediği gibi sürer " tarzi söylemlerde bulunuyor, itibar suikastı mi yoksa gerçekten haber başlığındaki gibi usulsüzlük mu var?