Gün
“Kendimi yazarak ifade edenlerdenim; aranılınca açmam. Geri dönmedi sanılmasın diye bir elif miktarı çaldırırım. İçimden üç kere ‘nolur açma’ derim… açmazlar.”
Biraz önce yan masada biri bir adresi tarif ederken durup şöyle dedi:
“Yolları da insanları da ezberleyemiyorum.”
Muhtemelen sadece yön duygusundan bahsediyordu.
Ziyan olan güzel cümleler…
Konunun iktidarla ne alakası var?
Müslüman Türk ve Kürt âlimlerin, tarih boyunca gerektiğinde yanlış fetvaları tashih eden ve sultan karşısında bile adaleti ayakta tutan anlayışı bugün de yaşatmaları gerekir. Adalet kişiye göre değil, ilkeye göre tesis edilirse provokatörlere de fırsat kalmaz.
Milletin değerlerini hiciv konusu yapma cüreti gösterenlere destek verenlerin utanması gerekirken, bunu bir başarı hikaye gibi sunmaları da ayrı bir çelişki.😅
Heçtek meçtek yok.
İstisnasız her insanın hayatında bir masa, bir de sandalye vardır.
Kimi masayı kurar, kimi sadece sandalyeyi çeker.
“Benim yanlış bilinen sandalye teorim”:))
Dükkanda olduğum için sitem edenlere…
WhatsApp arşivinden ufak bir kolaj hazırladım. 😄 Dert anlatmak yerine gülüp geçelim diye…
Not; bunu da dükkanda hazırladım .
Güncel psikolog arkadaş zımbırtısı: devam …
Fikirleri mevcut. Ancak kamuoyuna açıklanması için biraz daha gözlem gerekiyor.
Tanı aynı. Sadece ‘bilmiyorum’ deme hızın artmış.
Karar verme kapasitesi mevcut. Kullanımını ise şimdilik tavsiye etmiyoruz. dedi.😅
Peki .
Psikolojik değerlendirmemi güncelledik:
tanı ilerlemiş , artık bilmiyorum demek bile net görüş sayılıyormuş.
—Yanlış çıkma ihtimaline karşı tüm görüşlerini taslakta tutuyorsun.
“Fikirlerin Schrödinger’in kedisi gibi; söylenene kadar var mı yok mu belli değil.”
Dedi ..
“Pek çok insan motivasyon sıkıntısı çektiğini sanır, oysa aslında netlik sıkıntısı çekmektedir.”
—Alışkanlıklarımızın kadim arzulara modern zaman çözümleri :)
Atomik Alışkanlıklar
Üzüntü bizi, üzdüğüne pişman eden kadar üzülüyoruz,
Bir “merhamet” kahramanı olmalı , ticari bir meta gibi alınıp satılarak aslı sahtesinden ayrılamaz hale gelen merhameti, gün ışığına çıkarmalı ,
Herkes onu tanımalı…
Sonsuz bir bozkır, şiddetli yağmur. Haziranın sağı solu belli olmayan tekinsiz değişkenliği .. Saatte bir geçen o arabalar ama el sallayacak cesaretin yok. Uzaklaşan farların ardında büyük bir belirsizlik... Güvensiz ama umutlusun. Yağmur diniyor, hava aydınlanıyor. Tehlikeli bir özgürlük, güvenli bir yalnızlık. Ve nihayet bir otobüs durağı; yaklaşan otobüs .. görünmeyeceğinden o kadar eminsin ki ve koltuğa yaslanıp fısıldıyorsun "herkes gibiyim"
https://t.co/ck3gHCG3iP