Haber-Sen Amed Şubesi olarak, PTT’de eşitlik, liyakat ve şeffaf görevlendirme talebimizi dile getirmek amacıyla PTT 9. Bölge Müdürlüğü önünde basın açıklamamızı gerçekleştirdik.
PTT’DE SENDİKAL AYRIMCILIĞA HAYIR!
8 Nolu Şubemiz ADANA'da PTT Bölge Müdürlüğü önünde Basın Açıklaması;...
Personel görevlendirmelerinde eşitlik, liyakat ve şeffaflık istiyoruz!
MEVZUAT AÇIKTIR: SENDİKAL AYRIMCILIK YASAKTIR!
KESK Haber-Sen olarak en başından beri savunduğumuz ilke açıktır: Personel yerleştirme ve
görevlendirmelerinde sendikal aidiyet değil; liyakat, hizmet gerekleri, objektif kriterler ve eşitlik esas alınmalıdır.
Çalışanların haklarını, sendikal özgürlükleri ve adil çalışma koşullarını savunmaya devam
edeceğiz. Sendikal ayrımcılık iddialarının üzerinin örtülmesine ve emekçiler arasında ayrımcılığı besleyen uygulamaların normalleştirilmesine izin vermeyeceğiz.
Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz
Yaşasın KESK
Yaşasın Haber-Sen
PTT’DE SENDİKAL AYRIMCILIĞA HAYIR!
3 Nolu Şubemiz Amed,de PTT Bölge Müdürlüğü önünde Basın Açıklaması;...
Personel görevlendirmelerinde eşitlik, liyakat ve şeffaflık istiyoruz!
MEVZUAT AÇIKTIR: SENDİKAL AYRIMCILIK YASAKTIR!
KESK Haber-Sen olarak en başından beri savunduğumuz ilke açıktır: Personel yerleştirme ve
görevlendirmelerinde sendikal aidiyet değil; liyakat, hizmet gerekleri, objektif kriterler ve eşitlik esas alınmalıdır.
Çalışanların haklarını, sendikal özgürlükleri ve adil çalışma koşullarını savunmaya devam
edeceğiz. Sendikal ayrımcılık iddialarının üzerinin örtülmesine ve emekçiler arasında ayrımcılığı besleyen uygulamaların normalleştirilmesine izin vermeyeceğiz.
Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz
Yaşasın KESK
Yaşasın Haber-Sen
PTT’DE SENDİKAL AYRIMCILIĞA HAYIR!
7 Nolu Şubemiz Van'da PTT Bölge Müdürlüğü önünde Basın Açıklaması;...
Personel görevlendirmelerinde eşitlik, liyakat ve şeffaflık istiyoruz!
MEVZUAT AÇIKTIR: SENDİKAL AYRIMCILIK YASAKTIR!
KESK Haber-Sen olarak en başından beri savunduğumuz ilke açıktır: Personel yerleştirme ve
görevlendirmelerinde sendikal aidiyet değil; liyakat, hizmet gerekleri, objektif kriterler ve eşitlik esas alınmalıdır.
Çalışanların haklarını, sendikal özgürlükleri ve adil çalışma koşullarını savunmaya devam
edeceğiz. Sendikal ayrımcılık iddialarının üzerinin örtülmesine ve emekçiler arasında ayrımcılığı besleyen uygulamaların normalleştirilmesine izin vermeyeceğiz.
Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz
Yaşasın KESK
Yaşasın Haber-Sen
21 Ekim Dünya Gazeteciler Gününü Özgürce Kutlayacağımız Günlere...
Gazetecileri tutuklayarak, kanallara kayyım atayarak, siteleri erişime kapatarak gerçekleri saklayamazsınız.
Biz susarsak gerçekler karanlıkta kalır. Biz yazamazsak halk öğrenemez. Biz soramazsak hesap sorulmaz.
Tüm basın emekçileriyle, tüm demokrasi güçleriyle dayanışmayı büyütmeye, baskıya, sansüre ve hukuksuzluğa karşı mücadeleyi yükseltmeye devam edeceğiz.
Gazetecilik suç değildir!
Halkın haber alma hakkı engellenemez!
KHK ihraçlarının üzerinden 10 yıl geçti. Bingöl’de KESK üyesi kamu emekçileri iadelerini beklerken, mahkeme kararıyla dönenler yeniden ihraç ediliyor.
Artık bu hukuksuzluk son bulmalı ve tüm KHK'liler derhal görevlerine dönmelidir!
@egitimsen@egitim_bingol@KESK1995
KESK Haber-Sen’den TRT yönetimine sel tepkisi: 'Çalışanlar kaderine terk edildi'- Evrensel
İstanbul’da etkili olan ve Ayazağa bölgesini su altında bırakan sel felaketinde, TRT İstanbul binalarının da su baskınından doğrudan etkilendiği bildirildi. KESK Haber-Sen tarafından yapılan açıklamada, yaşananların doğal bir afetten ziyade, uyarılara rağmen önlem almayan kurum yönetiminin ihmalinden kaynaklandığı vurgulandı.
https://t.co/JZJp9N8zSf
Haber Sen: TRT Ayazağa Binaları Su Altında Kaldı, Çalışanlar Kaderine Terk Edildi: Sorumluluk Yönetimdedir! – Politika Haber
Haber Sen, yaşanan yoğun yağış sonrası TRT Ayağaza binalarında çalışanlar hakkında açıklama yayınladı. Çalışanların kaderine terk edildiğini belirten Haber Şen’in açıklaması şu şekilde:
https://t.co/XFDwjBfekB
Gazeteci @bahadir_ozgr, halkın gerçekleri öğrenme ve haber alma hakkını savunan gerçek bir gazetecidir.
Hiçbir demokratik ülkede halkın haber alma hakkı yok sayılamaz, gazetecilik suç olarak gösterilemez!
Gazetecilik suç değildir, halkın haber alma hakkı engellenemez!
KESK Haber-Sen
Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası
#GazetecilikSuçDeğildir
@bahadir_ozgr gazetecidir
BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU
TRT Ayazağa Binaları su altında kaldı, çalışanlar kaderine terk edildi.
Yönetim hala gerekli önlemleri almayarak, bir telefon mesajıyla "Sel, su baskını, yıldırım, heyelan, kuvvetli rüzgâr gibi durumlara karşı dikkatli ve tedbirli olunması; Valilik, AFAD ve yetkili kurumların uyarılarının dikkate alınarak gerekli önlemlerin alınması büyük önem arz etmektedir." diyor.
Yani emekçilere kendi can güvenliğinizi kendiniz alın diyor!
Bu kabul edilemez.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü 16.10.2026 09.00-17.10.2026 23.59 Cuma-Cumartesi arasında, Çok Kuvvetli Yağış, Su Baskını, Sel, Heyelan, Yıldırım, Ulaşımda Aksamalar açıklaması yaparken, emekçiler Cuma günü işbaşı yapmak için Ayazağa Binalarına çağrıldı.
Önlem almak için ne bekleniyor?
#TRT #Ayazağa #İşçiSağlığıVeİşGüvenliği
@istanbulvalili@trt@UABakanligi@TC_istanbul@BirGun_Gazetesi@cumhuriyetgzt1@T24_com_tr@arti_gazete@ilketvcomtr@evrenselgzt@sendika_org@tele1comtr@HabereGuven@ankahabera
İstanbul’da sağanak yağış nedeniyle Valilik uyarılarda bulunurken, TRT Ayazağa Yerleşkesi’ndeki çalışma arkadaşlarımızın can güvenliği riske atılmamalıdır!
Dere yatağının taşma tehlikesi göz önünde bulundurularak, yerleşkede görev yapan tüm emekçiler derhal tahliye edilmelidir.
Olası bir felaket yaşanmadan önlem alınmalı, emekçilerin can güvenliği sağlanmalıdır!
#TRT #Ayazağa #İşçiSağlığıVeİşGüvenliğ
@istanbulvalili@trt@UABakanligi
MEDYA DAYANIŞMA GRUBU BASIN AÇIKLAMASI
Halk TV’ye kayyım atanması basın özgürlüğüne müdahaledir
Türkiye, medya özgürlüğü açısından son derece kaygı verici bir güne uyandı. Halk TV’ye kayyım atanması ve kanalın yayınlarının durdurulması, bir medya kuruluşunun yönetimine müdahalenin ötesinde, gazetecilerin çalışma özgürlüğünü ve toplumun haber alma hakkını etkileyen ağır bir uygulamadır.
Bir medya kurumunun sahiplik yapısı veya şirket ilişkileriyle ilgili iddialar, hukukun güvenceleri içinde, şeffaf ve adil bir yargı süreciyle incelenmelidir. Ancak bu iddialar, haber kuruluşunun yönetimini devralmaya ve yayın faaliyetini durdurmaya gerekçe yapılamaz. Soruşturma yürütülmesi ile bir medya kuruluşunun editoryal bağımsızlığını ortadan kaldırmak birbirinden ayrı konulardır.
Anayasa’nın 29. maddesi, süreli veya süresiz yayınların önceden izne ya da mali teminata bağlanamayacağını; haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını engelleyen veya zorlaştıran şartlar konulamayacağını hükme bağlar. Anayasa’nın 30. maddesi de kanuna uygun şekilde kurulmuş basın işletmelerinin matbaa ve basın araçlarının suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt edilmesini veya işletilmekten alıkonulmasını yasaklar. Bu hükümler, basın kuruluşlarının faaliyetlerini sürdürebilmesinin anayasal güvence altında olduğunu ortaya koymaktadır. Halk TV’ye yönelik müdahalenin hukuki dayanağı ve bu güvencelerle ilişkisi kamuoyuna açıklanmalıdır.
Uluslararası insancıl hukuk da savaş koşullarında gazetecilerin korunmasını öngörür. Cenevre Sözleşmelerine Ek I https://t.co/yiP6ec3req Protokol’ün 79. maddesi, tehlikeli mesleki görevlerini çatışma bölgelerinde sürdüren gazetecileri sivil kabul eder. Sivil nesneler de askeri hedef niteliği kazanmadıkları sürece saldırıların hedefi yapılamaz. Bu korumalar, gazetecilerin ve sivil amaçla kullanılan medya araçlarının en ağır koşullarda dahi korunması gerektiğini hatırlatmaktadır.
TELE1’e kayyım atanmasının üzerinden yaklaşık bir yıl geçmişken aynı kişinin Halk TV’de de kayyım olarak görevlendirilmesi ayrıca düşündürücü ve üzücüdür. İbrahim Paşalı’nın önce TELE1, ardından Halk TV için bu göreve getirilmesi, kayyım uygulamasının medya kuruluşlarında tekrarlanan bir müdahale yöntemine dönüşebileceği kaygısını güçlendiriyor.
Halk TV’ye yönelik müdahalenin, Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının başladığı gün gerçekleşmesi de kamuoyunun yargı sürecinden haberdar edilmesine ilişkin kaygıları artırıyor. Henüz basılmamış bir kitabın yasaklanmasının ardından, savunmanın ve duruşmada yaşananların haberleştirilmesi de mi engellenmek isteniyor? Gazetecilerin duruşmaları izleyip kamuoyuna aktarması, yurttaşların da bu bilgilere erişmesi demokratik toplumun temel gereklerindendir.
Fon skandalına ilişkin haberleri nedeniyle gazetecilerin tutuklanması, bazılarının elektronik kelepçeyle ev hapsinde tutulması ve gazetecilerin haberlerine ya da sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmesi, basın üzerindeki baskıya ilişkin kaygıları artırıyor. Gazetecilerin haberleri ve sordukları sorular nedeniyle soruşturmalara uğraması veya özgürlüklerinden mahrum bırakılması, yalnızca ilgili gazetecileri değil, toplumun bilgiye erişim hakkını da hedef alır.
Halkın bilgilenme hakkı, demokrasinin sağlıklı işleyişi için yaşamsal önemdedir. Bu hak; medya kuruluşlarının bağımsızlığı, gazetecilerin güven içinde çalışabilmesi ve kamuoyunu ilgilendiren olayların serbestçe haberleştirilebilmesiyle korunur. Bir kanalın yönetimine müdahale edilmesi ve yayınlarının durdurulması, bu güvenceleri zayıflatır.
Medya Dayanışma Grubu olarak Halk TV çalışanlarıyla ve baskı altındaki tüm meslektaşlarımızla dayanışma içindeyiz. Kayyım uygulamasına son verilmesini, kanalın yayın özgürlüğünün güvence altına alınmasını ve medya kuruluşlarına ilişkin iddiaların editoryal bağımsızlığı ortadan kaldırmayacak hukuki süreçlerle ele alınmasını talep ediyoruz.
Kamuoyunu basın özgürlüğünü, çoğulcu medyayı ve halkın haber alma hakkını savunmaya çağırıyoruz.