Çok büyük tezgaha düşücez gibi
3-5 kuruş verip susturucaklar hepimizi
Bugün susarsak yarın çok geç olucak
Emir veren veremeyen
Hangi fon olursa olsun ortak hareket edip ana paramıza çökenlerden almamız gerek.
#1MilyonUstuneANAPARA#Anaparayoksaoyyok
SON DAKİKA | YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale:
“Eğer Erdoğan pazartesi gününe kadar tam listeyi vermezse buradan AKP’nin çok önde gelen ve şu ana kadar konuştuğumuz meblağların yüzlerce kat üstünde işlem yapan isimlerin de dahil olduğu listeyi sizlere açıklayacağız”
Daha önce yazdım, tekrar edeyim.
Fon krizi, yeni sistem ve güven inşası için fırsata dönüştürülebilir.
Bu bağlamda;
-AK Parti olağanüstü kongreye giderek yeni MKYK ve MYK oluşturabilir.
-Bakanlar Kurulunu yeni şartlara ve seçime göre yeniden planlayabilir.
-Bürokrasiyi yeni düzenleme ve kadrolarla arındırabilir.
Son cümle:
Recep Tayyip Erdoğan dışında hiç kimse vazgeçilmez değildir.
Para Piyasası Fonunun Battığı Tek Ülkeyiz.
Sadece fondan vurgun yapanları değil, Para piyasası fonunun hisse fonu riskini almasına göz yumanlar da en az onlar kadar suçludur.
Şimdiye kadar tek bir kişinin bile görevden alınmamasına inanamıyorum.
BU AKŞAM BURADAN BİR ÇAĞRI YAPALIM!
Yarından itibaren fon yatırımcıları için çok daha kritik bir döneme giriyoruz.
TP2, TLY, THF, PRY, PNU ve diğerleri… Hiçbir fonun, hiçbir yatırımcının gündemden düşmesini istemiyoruz.
🔍 Ödemeleri takip edeceğiz.
📢 Mağduriyetleri gündemde tutacağız.
⚖️ Yeni kararları ve açıklamaları kaynaklarıyla paylaşacağız.
📩 Takipçilerime DM açık. Fonunuzla ilgili yaşadığınız gelişmeleri, ödeme bilgilerini ve belgeleri bana iletebilirsiniz.
🔥 Herkes parasını alana kadar buradayız.
Bizi takip edin, gönderileri paylaşın. Birlikte sesimizi daha güçlü çıkaralım.
#TP2 #TLY #THF #PRY #PNU #TERA #Pusula #SPK #Fon #Borsa
Tüm ülkeyi sarsan ve yüz binlerce yatırımcının mağdur olmasına neden olan fon skandalının araştırılması için TBMM’ye sunduğu araştırma önergesi, AK Parti ve MHP oylarıyla reddedilmiş.
#SONDAKİKA Mehmet Emin Ekmen:
"Benim 600 bin TL'lik işlemimi yakalayan sistem, bunların 30 milyar dolarını nasıl yakalayamamış? MASAK ne yapmış, MİT ne yapmış, BDDK ne yapmış? Kurmuşsunuz bir masa, bu dolandırıcılığı yapanlarla bir kurul oluşturmuşsunuz. Ya BDDK zaten sorumlu, TEFAS sorumlu, SPK sorumlu, BIST yönetimi zaten sorumlu. BIST başkanı sorgulanması gerekirken DDK başkanı olarak hesap sormaya kalkıyor. Siz neden buna müsaade ediyorsunuz?"
PPF’LER
Bir gerçeği tekrar hatırlatalım:
𝙋𝙖𝙧𝙖𝙨ı𝙣ı 𝙋𝙖𝙧𝙖 𝙋𝙞𝙮𝙖𝙨𝙖𝙨ı 𝙁𝙤𝙣𝙡𝙖𝙧ı𝙣𝙖 (𝙋𝙋𝙁) 𝙮𝙖𝙩ı𝙧𝙖𝙣𝙡𝙖𝙧, 𝙮𝙪̈𝙠𝙨𝙚𝙠 𝙜𝙚𝙩𝙞𝙧𝙞 𝙥𝙚𝙨̧𝙞𝙣𝙙𝙚 𝙠𝙤𝙨̧𝙖𝙣 𝙮𝙖𝙩ı𝙧ı𝙢𝙘ı𝙡𝙖𝙧 𝙙𝙚𝙜̆𝙞𝙡𝙙𝙞𝙧.
Yüksek risk alarak yüksek getiri arayan yatırımcıların tercihi ağırlıklı olarak diğer fonlar, özellikle de hisse senedi ağırlıklı fonlar olmuştur.
𝙋𝙋𝙁’𝙡𝙚𝙧𝙞 𝙩𝙚𝙧𝙘𝙞𝙝 𝙚𝙙𝙚𝙣 𝙮𝙖𝙩ı𝙧ı𝙢𝙘ı𝙡𝙖𝙧, 𝙜𝙪̈𝙣𝙡𝙪̈𝙠 𝙤𝙡𝙖𝙧𝙖𝙠 𝙠𝙪𝙡𝙡𝙖𝙣𝙖𝙘𝙖𝙠𝙡𝙖𝙧ı 𝙥𝙖𝙧𝙖𝙡𝙖𝙧ı𝙣ı 𝙠ı𝙨𝙖 𝙫𝙖𝙙𝙚𝙙𝙚 𝙙𝙚𝙜̆𝙚𝙧𝙡𝙚𝙣𝙙𝙞𝙧𝙢𝙚𝙠, 𝙣𝙖𝙠𝙞𝙩𝙡𝙚𝙧𝙞𝙣𝙞 𝙡𝙞𝙠𝙞𝙩 𝙩𝙪𝙩𝙢𝙖𝙠 𝙫𝙚 𝙞𝙝𝙩𝙞𝙮𝙖𝙘̧ 𝙝𝙖𝙡𝙞𝙣𝙙𝙚 𝙝ı𝙯𝙡ı𝙘𝙖 𝙚𝙧𝙞𝙨̧𝙚𝙗𝙞𝙡𝙢𝙚𝙠 𝙖𝙢𝙖𝙘ı𝙮𝙡𝙖 𝙗𝙪 𝙛𝙤𝙣𝙡𝙖𝙧𝙖 𝙮𝙤̈𝙣𝙚𝙡𝙢𝙞𝙨̧𝙡𝙚𝙧𝙙𝙞𝙧.
Elde ettikleri getiri de bankaların sunduğu faizden yalnızca birkaç puan daha yüksektir. Hatta bazı büyük bankaların sunduğu getirilerle aynı düzeydedir.
Bu nedenle başlangıçtan beri PPF’lerde parası kalan yatırımcıları, yatırdıkları tutara bakmaksızın mağdur olarak değerlendiriyor ve hak ettikleri tutarın eksiksiz olarak ödenmesi gerektiğini savunuyorum.
Bakış açımızı bu şekilde ortaya koyarsak, ancak o zaman doğru ve adil bir sonuca ulaşabiliriz.
Bu gerçeği bir kenara bırakarak PPF yatırımcılarının siyasi kimliğine göre farklı bir değerlendirme yapılmasını doğru bulmuyorum. Daha önce Ekonomi Bakanı olarak görev yapmış bir siyasetçinin parasını PPF’lerde tutmuş olması, onun bu fonlara yüksek getiri elde etmek amacıyla yöneldiğini göstermez.
PPF tercihi, yatırımcının siyasi kimliğine göre değil yukarıda belirttiğim çerçevede değerlendirilmelidir. Yüksek risk alarak yüksek risk arayan yatırımcıların farklı yatırım araçlarını ve fonları tercih ettiği açıktır.
CEVDET YILMAZ’IN AÇIKLAMALARI
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz’ın fon krizinde PPF’lere öncelik verilmesi ve yatırımcıların risk profillerine göre ayrıştırılması gerektiğini vurgulaması, finansal istikrar ve güvenin yeniden tesisi açısından olumlu bir adımdır.
Ancak güvenin tam tesisi için PPF yatırımcılarının tamamının eksiksiz ve mümkün olan en hızlı şekilde korunması büyük önem taşıyor.
Sayın Cevdet Yılmaz’ın tasfiye sürecinin 5-6 ay sürebileceğine ilişkin değerlendirmesi de dikkate alındığında, PPF yatırımcılarının paralarına uzun süre erişememesinin yaratacağı mağduriyet ayrıca ele alınmalıdır. PPF, kısa vadeli ve likit bir yatırım aracı olarak tercih edilmişken, yatırımcının aylarca parasına erişememesi başlı başına dikkate alınması gereken bir mağduriyettir.
Bu nedenle 1 milyon TL sınırının üzerinde kalan PPF mağdurlarının göz ardı edilmemesi gerekir. Yalnızca tutar üzerinden yapılacak bir ayrım, PPF yatırımcısının bu fonu tercih etme amacını ve taşıdığı risk profilini tek başına değiştirmez.
Eğer amaç küçük yatırımcıyı korumaksa, 1 milyon TL sınırı yeniden değerlendirilmeli; gerekirse nitelikli yatırımcı eşiği esas alınmalı veya
1 milyon TL üzerindeki PPF mağdurları için oransal bir ödeme modeli uygulanarak daha adil ve kapsayıcı bir koruma sağlanmalıdır.
Bunun yanında parası tasfiye sürecinde aylarca kalan yatırımcıların alacağının zaman içinde değer kaybetmemesi için, zaman ve alım gücü kaybının telafi edilmesi adil bir çözüm açısından önem taşımaktadır.
Bir de;
Mevzuatın uygulanmasından ve daha önce ortaya konulan öncelikli alacaklı yaklaşımından vazgeçilmemeli; özellikle alacaklı konumundaki ve tasfiye sürecine giren PPF yatırımcılarının hakları korunarak süreç tamamlanmalıdır.
SON SÖZ
𝙋𝙋𝙁 𝙮𝙖𝙩ı𝙧ı𝙢𝙘ı𝙨ı𝙣ı𝙣 𝙠𝙤𝙧𝙪𝙣𝙢𝙖𝙨ı 𝙮𝙖𝙡𝙣ı𝙯𝙘𝙖 𝙗𝙞𝙧 𝙤̈𝙙𝙚𝙢𝙚 𝙢𝙚𝙨𝙚𝙡𝙚𝙨𝙞 𝙙𝙚𝙜̆𝙞𝙡𝙙𝙞𝙧. 𝘽𝙪, 𝙛𝙞𝙣𝙖𝙣𝙨𝙖𝙡 𝙨𝙞𝙨𝙩𝙚𝙢𝙚 𝙙𝙪𝙮𝙪𝙡𝙖𝙣 𝙜𝙪̈𝙫𝙚𝙣𝙞𝙣 𝙮𝙚𝙣𝙞𝙙𝙚𝙣 𝙩𝙚𝙨𝙞𝙨 𝙚𝙙𝙞𝙡𝙢𝙚𝙨𝙞 𝙢𝙚𝙨𝙚𝙡𝙚𝙨𝙞𝙙𝙞𝙧.
#ppf #tp2 #spk #pse
Son dönemde yaşanan “Fon” meselesini “finansal” ve hatta görünür yüzüyle “sistemik çürümeden” ibaret bir kriz olarak değerlendirmek büyük hata olur.
Toplumsal düzlemde büyük bir psikolojik kırılma yaşanıyor. Henüz ne iktidar ne de muhalefet tarafı durumu tam olarak kavramış gibi görünüyor. Politik sarkaç günü kurtarmak ya da kullanmak arasında gidip geliyor.
Oysa;
Özellikle hem küresel düzlemde hem de ülkemizde orta sınıfı sallayan dönüşüm, yapay zekanın ve teknolojik dönüşümün zorladığı yeni bir uygarlık sıçramasının baskısı altında şekilleniyor.
İlk kaybımız geleceğe dair umudumuz. Orta sınıf var olduğundan bu yana önce eğitim, sonra iş ve gelir, sonra aile, sonra çocuklar ve onların geleceğine dönük bir kurgu ile yaşamını şekillendirirdi. Belli koşullara uyarsa hem kendisinin hem de çocuklarının daha iyi şartlarda yaşama imkanı vardı. Artık bu model aynı vaadi getirmiyor. Daha iyi eğitim, daha iyi gelir, daha iyi yaşam ileri doğru aktarılabilir olmaktan çıktı. En azından ahlaki ve yasal bir yoldan mümkün değil. Gelecek bitti.
İkincisi,
Sorun “mutlak yoksulluk” korkusu olmaktan çıktı ve diğeri ile mukayese edilen yoksulluğa dönüştü. İnsan kendisini geçmişteki yaşamıyla, çevresindeki insanlarla ve kendisine vaat edilen gelecekle karşılaştıran bir varlık. Beklenti ile gerçekleşen hayat arasındaki mesafe açıldığında göreli yoksunluk ortaya çıktığından diğerinin yaşamı da önemli. Herkes diğerini görüyor, izliyor. Azınlığın sergilediği lüks çoğunluğa daha da fakir hissettiriyor.
Dolayısıyla orta sınıfın öfkesi çoğu zaman açlıktan değil, bozulan beklentilerden kaynaklanıyor. Eğitim alsa da, çalışsa da, kurallara uysa da iktidara yakın olduğu söylenen (sayıları düşünüldüğü kadar çok değil) dokunulmaz politik oligarşinin sahip olduklarına ulaşamıyor. Birikim yapamıyor, çocuğuna kendisininkinden daha iyi bir hayat garanti edemiyor. Öfkesi 3-5 ayrıcalıklı kişi üzerinden devletin bütününe yöneliyor.
Üçüncüsü,
Ontolojik güvensizlik. Toplumun büyük kesimi kendisini değersiz hissediyor. Aşağıya doğru statü kaybı korkusu ile tetiklenen bir kaygıyla “bu dünyada benim yerim neresi” sorusunun cevabını bulamıyor. İnsanın ihtiyacı sadece fiziksel güvenlikten ibaret değildir. Hayatın devamlılığına dair güvence altına alınmış bir hikayesinin de olması gerekir. Bu konuda devletten destek talebinde bulunur. Devlet onu hiçe saydığı anda fırtınanın ortasında sokağa atılmış bir ruh haline girer.
Kısaca ekonomik, sosyolojik ve yasal bir krizin ortasında aslında dev bir psikolojik sorunumuz olduğunu görmemiz gerekiyor. Kriz doğru yönetilmez, sığ ve sembolik önlemlerle geçiştirilirse “toplumsal sözleşme” krizine doğru genişler. Bu da çözümü çok daha zor sorunlar yaratır.
Korkmuyorum !!
Ama Devlet kurumlarına inancımı yitirmek üzereyim.
47 yaşında 25 yıl devletime hizmet etmiş bir eğitimci ve idareci olarak hep iyi insan yetiştirmek için uğraştım.
Adaletin mümkün olduğunu , insan haklarının var olduğunu, demokrasinin iyi bir yönetim olduğunu anlatıp durdum.
Toplum içinde örnek olmayı rehber edindim ve öğrencilerime hep iyi insan olmayı tavsiye ettim.
25 yıl biriktirdim , yatırım yaptım devletime güvendim. Beni koruyacağını düşündüm.
Çalandan hesap sorar , yetimln, masumun hakkını korur diye umut ettim.
Yanılmışım, özür dilerim !!!!!
#1MilyonUstuneANAPARA #AnaParaYoksaOyYOK
Tek kare foto, Adliye’ye girerken, çıkarken görüntü yok.
İfadenin içeriğinin medyaya anında servisi yok.
Kaçma, delilleri karartma şüphesiyle tutuklamaya sevk yok.
Adli kontrol var mı o da belirsiz.
Bazılarının soruşturmalarına Stockholm Başsavcılığı bakıyor
Aynı anlarda Berna Laçin’in evi bir saçma tweet için aranıyor
Cumhurbaşkanının 3 haftadır verdiği bütün çaba bugün Cevdet Bey'in kürsüden yaptığı konuşma ile çöpe gitmiştir. Adam yarım saat içinde 3 milyon oy kaybettirmiştir. Risk alan yatırımcıyı alenen suçlu ilan etti, hırsızın hiç kabahati yok demek ki
#AnaParaYoksaOyYOK
Pblk cılar ilk kendilerine verilmesi için ,içerde yüklü parası bekleyen de beğenmediği için zaman zaman resmi haberleri manüple ediyorlar.Gerçekten anlayamayanlar da var ama o iki gruba dikkat edin.Şunu net ifade edeyim Pblk diye bi hak nazarımda yok.
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, “şüpheli” sıfatıyla bugün İstanbul’da savcılığa ifade veriyor.
SPK’nın da Kaya çifti hakkında suç duyurusunda bulunacağı belirtiliyor.
Önemli bir gelişme.
Cumhurbaşkanımızın bu konuda kararlı olduğu görülüyor.
Kimsenin yanına yaptığı kâr kalmamalı.
Neşteriniz keskin olsun.
@ekonomikozgurlk Hala PBLK diyenlere;
Olağanüstü zamanlarda PBLK olmaz
Kanun, normal işleyişi simüle etmek için tasarlanmış
Böyle bir krizde yetersiz kaldı
Hisse fonlarında hiç olmaz çünkü suçtan kaynaklı fahiş kar durumu söz konusu
PPF'lerde zaten fahiş kar yok... o yüzden önemi de yok
Hala PBLK diyenlere;
Olağanüstü zamanlarda PBLK olmaz
Kanun, normal işleyişi simüle etmek için tasarlanmış
Böyle bir krizde yetersiz kaldı
Hisse fonlarında hiç olmaz çünkü suçtan kaynaklı fahiş kar durumu söz konusu
PPF'lerde zaten fahiş kar yok... o yüzden önemi de yok