Hem Analog Hem Dijital
Analog Yönü İle Evrenle Bağlantı, Dijital Yönü ile Lokal İşlemler,
Gökten Yağanı Kabul Etti Yer…
İnsan beyni analog bir bilgisayar gibi çalışıyor🧠
◾️MIT’den araştırmacılar beynin karmaşık düşünce ve bilinci nasıl ürettiğine dair yeni bir teori geliştirdi. Klasik nörobilim modellerinin karmaşık süresi tam olarak açıklamada yetersiz kalması üzerine geliştirilen teoriye göre beyin dijital sistemlerden ziyade analog hesaplamalara daha yakın çalışıyor.
◾️ Klasik nörobilim modellerinde bilinç, bir dijital sistem gibi nöronların tek tek sıralı ateşlenmesiyle oluşuyor. Ayrıca her nöronun uzmanlaştığı spesifik bir görevi bulunuyor. Ancak araştırmacılar bu sürenin saniyenin altında gerçekleşen değişkenler için yavaş kaldığını öne sürüyor. Aynı anda pekçok işlemi gerçekleştiren beyinde her nöronun tek bir görev yapması da beynin kapasitesini sınırlıyor. Araştırmacılar klasik modelin tamamen yanlış olmadığını ama yetersiz kaldığını belirtiyor. Yani teoriye göre bilinç, beyin dalgalarının oluşturduğu geniş ölçekli elektrik alanlarının fiziksel uyumuyla oluşuyor. Yani yalnızca hangi nöronun ateşlediği değil, ne zaman ateşlediği, hangi nöronlarla uyum içinde olduğu, faz ilişkisi ve ritmi de belirleyici oluyor.
◾️Araştırmacılar anestezik ilaç testleriyle beynin farklı bölümlerinde deneyler gerçekleştirerek beyin dalgalarının bütüncül etkilerini ölçtü. Testlerde kimyasal yol ne olursa olsun beyindeki dalga senkronizasyonu bozulduğunda bilincin kapandığı tespit edildi.
◾️İnsan beyninin 20 wattlık enerji tüketimiyle sağladığı yüksek hesaplama kapasitesini açıklayan bu mekanizma, otizm gibi bilişsel bozuklukların cerrahisisiz tedavisinde ve biyolojik beyin fiziğini taklit eden yeni nesil analog yapay zeka çiplerinin tasarımında kullanılmak için yeni bir bilimsel zemin oluşturuyor.
📌 Makale, 19 Ağustos 2026’da yayınlandı.
#analog #brain #bilinç
Hz. Ali:
"Sen kendini küçük bir cisim sanırsın, ama en büyük âlem sende gizlidir."
Johns Hopkins ve Pennsylvania Üniversitesi’nden nörobilimci Dr.Andrew Newberg,objektif bir bilim insanı olarak yola çıktı.Tek bir temel sorusu vardır:Dua ve tefekkür anında beyinde tam olarak ne değişir?
Laboratuvarda beklediği tek şey rutin nöron ateşlemeleriydi.Ancak SPECT beyin taramaları ortaya çıktığında durum değişti.
Derin tefekkür esnasında beyin mekan algısını ve “benlik sınırlarını” çizen parietal lob bölgesi aniden sessizleşiyordu.Sanki sistemdeki bir şalter kapatılmış gibi.
Bu mekanizma tetiklendiğinde nörolojik olarak şu gerçekleşir:
-Bireysel benlik ile dış dünya arasındaki algısal çizgi erir.
-Zihin, kendisini çevresinden ve yaratıcıdan ayrı bir parça olarak işlemeyi bırakır.
-Nörobilimde buna”Mutlak Birleşik Varoluş “(Absolute Unitary Being ) denir — soyut bir his değil, hücresel düzeyde ölçülebilir bir durumdur.
Fakat asıl kırılma noktası nöroplastisite tarafındaydı.
Düzenli tefekkür pratiği yapanların beyin yapısı zamanla fiziksel olarak değişiyordu. Stres, tepkisellik ve korku yanıtlarını yöneten amigdala sakinleşiyor;prefrontal korteksteki nöral bağlantılar güçleniyordu.
İşin özü:Zihin bu moda geçtiğinde, beyin seni yalnız ve izole bir organizma olarak algılamayı keser. Seni devasa bir ağın parçası olarak kodlamaya başlar.
Bilim, tefekkür anında nöronların nasıl yeniden dizayn edildiğini ölçebilir; fakat bu veriler inancı ne kanıtlar ne de çürütür.Sadece zihin doğru frekansta nasıl köklü bir işletim sistemi güncellemesi aldığını gösterir.
Zihnine her gün hangi nöral girdiğiyle şekillendiriyorsun?
#brain #beyin #hazretiali
Geleceğin Türkiye’si:
Üniversite ve Endüstri işbirliği
🇺🇸
The Future of Türkiye:
University–Industry Collaboration
Innovation begins where academia and industry work together.
@termoinduksiyon
@ayedasdestek bu resmi size yönlendirmiş @enerjisadestek ne yapabileceğinizi öğrenmek isteriz. Dilerseniz daha da net bir resim çekip atalım. Çünkü bu ivedilikle hallolması gereken bir şeydir.
@enerjisadestek Çekmeköy Aydınlar mahallesi. Bu nasıl bir şey acaba kentsel dönüşümle yenilenen binaların elektrikleri bu direklerden mi sağlanıyor? Her sabah elektrik kesintisi cabası.
Neden Okan Buruk dediğimizi, futbolu isimle değil taktikle oynayacağımızı ve tabi en üst kademe yani başkandan en alt kademe malzemecisine futbolu bilenlerden takım kurmanın önemini anladığımız saatlerdeyiz 🤦♂️🤲
Edirne’nin Neş’esi:
Yaşamı bütünsel bir yerden okuyabilmenin en önemli yollarından biri, kavramlar arasındaki bağlantısallığı görebilmektir. Kavramlar arasındaki bağ görünür hale geldikçe, insan yalnızca kavramları değil, onların işaret ettiği yaşamın bütününü de görmeye başlıyor. Böylece bilgi, ezber olmaktan çıkıyor ve insanın kendisini, olayları ve varoluşu daha kapsamlı okuyabildiği bir idrake dönüşüyor.
Sohbetlerinizin en önemli özelliği, bilgiyi aktarmaktan ziyade zihnin çalışma biçimini değiştirmeye çalışması. İlk bakışta birbirinden bağımsız görünen eleştiri, nasihat, hayır ve şer, kader, kaza, ilim, malum, Nebi, İslam ve din gibi kavramlar aynı hat üzerinde birleşiyor, zihnin alışık olduğu anlamları dağıtıyor, kavramları yerleşik kalıplarından çıkarıyor ve onları yeniden bir araya getiriyor. İnsan yeni bilgi öğrenmenin ötesinde, bilgiyi organize ettiği zihin haritası değişiyor. Asıl dönüşüm noktası burası oluyor. İnsanın, bilgiyle ilişki kurma biçimi dönüşüyor.
İnsan zihni dünyayı sürekli iyi-kötü, doğru-yanlış, hayır-şer gibi kategorilerle anlamaya çalışır. Sohbetteki yaklaşım insana bu kategorilerin kendisini sorgulamayı teklif ediyor. Hayır ve şer denilen şeyin çoğu zaman olayın kendisinden değil, olaya bakan kişinin konumundan/yorumundan kaynaklandığı vurgulanır. Böylece odak, olayın iyi veya kötü olup olmadığına değil, olayın ne anlattığına kayıyor.
Bu değişim çok önemlidir. Çünkü insanın sorması gereken sorular da değişiyor.
“Olayın orijini bana ne veriyor? Ben bu olaydan nasıl bir nasihat alırım, ne öğrenebilirim?, Veri tabanımı bu öğrendiğim bilgi sonucunda nasıl değiştiririm? Bir sonraki aşamada başka olayları nasıl karşılayabilirim?..” Önemli olan olayın iyi veya kötü olması değil, olayın içindeki bilgiyi görebilmek olduğu hatırlatılıyor.
Böylece sohbet insanı yargılayan bir bilinçten, araştıran anlamaya çalışan bilince taşıyor. Olayların görünen yüzünden çok, onları ortaya çıkaran mekanizmalar önem kazanıyor. İslam, Din, Nebi gibi kavramlar zihnin alışıldık lokasyonlarının dışına çıkarak tanımlanmaya ihtiyaç duyuyor.
İslam: Belirli bir tarihsel dönemde ortaya çıkmış bir yapı, olgu değil, evrende işleyen sistem ve düzenin adıdır.
Teslimiyet: Düşünmeden boyun eğmek değil, gerçekliği olduğu gibi görebilmek ve onunla uyumlu yaşayabilmektir.
Nebi: Yeni bir sistem kurmaz, zaten işleyen sistemi yaşadığı toplumun diliyle fark ettirene denir. İnsanların dikkatini olaylardan çok olayları ortaya çıkaran işleyişe yöneltir.
Bu nedenle İslam'ın Hz. Muhammed ile başlamadığı, Hz. Âdem'den itibaren devam eden bir şablon olduğu ifade edilir. Burada Hz. Âdem belirli bir tarihsel kişilikten çok, insan bilincinin başlangıcını temsil eder. İnsanlık tarihi boyunca gelen bütün Nebiler, aynı temel işleyişi kendi toplumlarının anlayabileceği biçimlerde açıklamışlardır. Değişen şey sistem değil, sistemin anlatım biçimidir.
Bu noktada din kavramı da yeniden düşünülmek anlaşılmak zorunda kalıyor. Dini, bir inanç sistemi olarak değil, insanın varoluşu anlama çabasının ortaya çıkardığı evrensel bir olgu olarak değerlendirme fırsatı sunuyor. Bu nedenle dinler birbirinden tamamen kopuk yapılar olgular olarak değil, insanın gerçekliği anlama çabasının farklı ifadeleri olarak da okunabiliyor.
#islam #nebi #hazretimuhammed
Yine bir @TurkTelekom mecburi hizmeti yine hizmet alamama bu kaçıncı @ebekirsahin binamdan taşınıp yeni geçeceğim evimde alt yapı var, benim taahhüttüm var ama port dolu diyerek bizi ayağınıza kadar çağırıp hizmet alamadığımız evin ikametgahı faturasıyla hizmet sonlandırmaya
davet ediyorsunuz. Nasıl düzelecek bunlar sizin dönemde de düzelmemişti @umitonaltr internet hizmeti devam eden bununla ilgili indirimleri hizmeti almış sözleşmesi bulunan alt yapısı bulunan binada hizmetini devam ettirmeyi bunun için 20 gün bir ay süre bekleyebileceğimiz halde
Gözlemci, gözlemlediği zaman
büyük bir patlama olur. (big bang) Termo dinamik yasalar ortaya çıkar. Atom altı parçacıklar oluşur. Atomlar vücud bulur. Madde-Üst madde oluşur.
Velhasıl kelam gözlemci dalgayı çökertir ve parçacığı dizayn eder.
Gözlemci dalgayı parçacık olarak yaratır.
Artık parçacık gözlemcinin tanımladığıdır.
Ya da;
“Ben kulumun zannı üzereyim. Beni nasıl tanırsa öyle muamele ederim..” -Hadisi kudsi (Buhari, tevhid 15, 35)
Ya da;
Hadis-i Şerif: “...Kulumu sevince ben onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olurum. Benden ne isterse, onu mutlaka veririm...”.
🇺🇸
Observer-induced measurement gives rise to a transition from probabilistic wave states to definite outcomes. Following this transition, the fundamental structures of physical reality—subatomic particles, atoms, and matter—emerge within the framework of thermodynamic laws. In this sense, the observer does not create reality ex nihilo, but collapses the wave function, thereby determining the observable state of the system. Consequently, the particle is defined in relation to the observer’s measurement.
Thus, the observed entity corresponds to the state as defined through observation.
#gözlemci #kul #kuantumfiziği
@DenizBank kartı kargoda @PTTKurumsal dağıtımda olması gerekirken adreste bulamadık deyip gittikten sonra ne banka ne kargo firması ilgilenmiyor bu nasıl iş?