@HaberKupur Cezayı market yedi, parayı devlet aldı.
Peki bu biberi 5-10 TL ye zor satan, toprağa eken, sulayan, gübreleyen, toplayan, dolu mu yağacak kuraklık mı olacak endişesiyle uykuları kaçan çiftçiye ne oldu?
Bir şey dikkatinizi çekti mi !!
Önceki içeriklerimde Amerika ve Çin'in stratejilerini anlattım.
Ama bir şeyi hiç anlatmadım.
Paranın tarafını.
ABD tarafında 25 yıldır oluşan bir düzen var. ABD her köşeye sıkıştığında aynı formül çalışıyor.
Ve bu formülü anladığınızda her şey yerine oturuyor.
Size dört kriz göstereceğim. Dördü de farklı görünüyor. Ama dördünde de aynı formül çalışıyor.
Önce o formülü anlatayım.
Şöyle düşünün.
ABD borçlu. Borçlarını ödemek için yeni borç bulmak istiyor.
Normal zamanlarda borç vermek isteyen az. Yatırımcıların iştahını artırmak için ABD yüksek faiz teklif etmek zorunda.
Kriz çıkınca ne oluyor? Herkes korkuyor. Parasını en güvenli yere koymak istiyor. En güvenli yer: ABD.
Herkes ABD'ye para vermek isteyince ABD'nin eli güçleniyor. "Faizi düşük tutuyorum, isteyen versin" diyor.
ABD ucuza borçlanıyor. O parayla harcıyor. Borç büyüyor. Birkaç yıl sonra yeni kriz çıkıyor. Herkes yine ABD'ye yatırıyor. ABD yine ucuza borçlanıyor.
25 yıldır bu döngü dönüyor.
Şimdi bu formülün dört kriz boyunca nasıl çalıştığını göstereceğim.
Dikkatli okuyun.
BİRİNCİ KRİZ: 2001
ABD'nin borcu 5.7 trilyon dolara ulaşmış. Faizler yüksek. Borçlanma pahalı.
Ne oldu? 11 Eylül'de İkiz Kuleler yıkıldı.
Yatırımcılar panikle parasını ABD tahviline yatırdı. Faiz %6.66'dan %3.74'e düştü. Neredeyse yarıya indi.
ABD 11 Eylül krizi sayesinde yarı fiyatına borçlandı.
İKİNCİ KRİZ: 2008
Borç 10 trilyon dolara ulaşmış. Faizler tekrar yüksek.
Ne oldu? Ev kredisi balonu patladı. Lehman Brothers battı. Dünya finans sistemi çöktü.
Yatırımcılar aynı şeyi yaptı. Parasını ABD tahviline yatırdı. "Güvenli liman" dediler.
Faiz %5.16'dan %2.71'e düştü. ABD yine ucuza borçlandı.
ÜÇÜNCÜ KRİZ: 2020
Borç 22.7 trilyon dolara ulaşmış.
Ne oldu? COVID Pandemisi ilan edildi. Dünya kapandı. Ekonomi durdu.
Yatırımcılar aynı şeyi yaptı. Yine parasını ABD tahviline yatırdı.
Faiz %1.76'dan %0.62'ye düştü.
ABD tekrar ucuza borçlandı.
GEÇMİŞİ GÖRDÜNÜZ MÜ?
Üç farklı kriz. Ama hepsinde aynı formül çalıştı.
Borç tavan yapıyor. Bir yerlerde kriz çıkıyor. Dünya panikliyor. Herkes parasını ABD tahviline yatırıyor. Faiz düşüyor. ABD ucuza borçlanıyor. Sonra o parayla daha fazla harcıyor. Borç yeni tavan yapıyor. Ve bir yerlerde yeni bir kriz daha çıkıyor.
Bu formülü bozmaya çalışan biri oldu.
2000 yılında Saddam Hüseyin Irak'ın petrol satışlarını dolardan euroya çevirdi.
Neden önemli? 1974'ten beri dünyada petrol sadece dolarla alınıp satılıyor. Bu sistem her ülkeyi dolar tutmaya zorluyor. Ve bu zorunluluk doları ayakta tutuyor.
Şöyle düşünün. Mahallede tek fırın sizin. Herkes sizden ekmek almak zorunda. Fiyatı siz koyuyorsunuz. Biri karşıya fırın açarsa tekel biter.
Saddam fırın açtı.
3 yıl sonra ABD Irak'ı işgal etti. Saddam devrildi. Petrol satışları dolara döndü.
Bu bilgi ABD Kongre kayıtlarında bile var.
Bu rakamları bir yere kaydedin.
ABD borcunun 26 yıllık yolculuğu:
2000: 5.7 trilyon dolar
2008: 10 trilyon dolar
2020: 22.7 trilyon dolar
2026: 36 trilyon doları aştı
ABD'nin borcu 26 yılda 6 kattan fazla arttı.
DÜZENİN KIRILMAYA BAŞLADIĞI NOKTA
Dördüncü kriz 2026
ABD borcu 36 trilyon doları aştı. Sadece faiz ödemeleri savunma bütçesini geçti.
İran savaşı başladı. Ortadoğu yanıyor. Petrol fiyatları yükseldi.
25 yıldır çalışan formül devreye girmeliydi. Dünya panikleyecekti. Yatırımcılar ABD tahvili alacaktı. Faiz düşecekti. ABD yine ucuza borçlanacaktı.
Ne oldu?
İlk kez formül çalışmadı.
Yatırımcılar ABD tahvili almadı.
İlk kez "güvenli liman" güvenli görünmedi.
Peki devletler paralarını nereye koydular?
Altına.
PEKİ BU DÜZEN NEDEN KIRILDI?
Dünya bir şeyi fark etti.
Biz ABD tahvili alıyoruz, güvenli liman diyoruz ama "Krizler hep ABD tarafından çıkıyor. Sürekli kriz çıkartan bir ülke'nin tahvillerini neden güvenli liman olarak göreyim ?"
Aynı zamanda ABD'nin borcu her seferinde büyüyor. Toplanan her 4 dolar vergiden 1 doları yalnızca eski borcun faizine gidiyor. Bu sistem sürdürülebilir değil.
Parasını ABD'ye vermek yerine altın aldı.
BÜYÜK RESİM
2001: Kriz çıktı → Faiz düştü → ABD ucuza borçlandı
2008: Kriz çıktı → Faiz düştü → ABD ucuza borçlandı
2020: Kriz çıktı → Faiz düştü → ABD ucuza borçlandı
2026: Kriz çıktı → ??
İlk kez formül kırılıyor. İlk kez dünya ABD'ye sığınmıyor.
Her formülün bir son kullanma tarihi vardır.
Bana göre ABD'ninki doldu.
Herşey yazılmış olsada birde ben birşey eklemek istedim. Son bir hafta dunyada kımler koltuklarından oldu, tam videolar kasetler patlamak uzereyken ve kimler altın satıyor.. İyi okumalar.
Herkes İran'ı konuşuyor. Hamaney'i konuşuyor.İsrail'i konuşuyor !!
Ben başka bir şey görüyorum.
Asıl savaş başka yerde.
Size iki olay göstereceğim. Aralarında hiçbir bağlantı yok gibi görünüyor.
Ama aralarında bir bağlantı var size anlatacağım.
Birinci olay.
ABD Venezuela'ya operasyon düzenledi. Maduro yakalandı.
Herkes "diktatör devrildi" dedi. Alkışladı. Bazıları uluslararası hukuka aykırı dedi.
Ama kimse şu soruyu sormadı: Venezuela'nın en büyük petrol müşterisi kimdi?
Çin.
Venezuela günde 800 bin varil petrolü doğrudan Çin'e satıyordu. Maduro gitti. O hat kesildi.
İkinci olay.
ABD ve İsrail İran'ı vurdu. Hamaney öldürüldü.
Herkes "nükleer tehdit bitti" dedi. Bazıları alkışladı. Bazıları Uluslararası hukuka aykırıdır dedi. Protesto etti.
Kimse şu soruyu sormadı: İran'ın en büyük petrol müşterisi kimdi?
Çin.
İran günde 1.5 milyon varil petrolü doğrudan Çin'e satıyordu. Savaş başladı. O hat kesildi.
İki farklı ülke. İki farklı kıta. İki farklı bahane.
Ama aynı müşteri. Çin.
Tesadüf mü?
Hayır.
Anlatıyorum...
Ray Dalio'nun tezi net: Yükselen güç mevcut güce yaklaştığında çatışma kaçınılmaz.
Bu film daha önce çekildi.
Almanya yükseldi. İngiltere'yi geçiyordu. Sonuç: Birinci Dünya Savaşı.
Japonya yükseldi. Pasifik'te Amerika'ya yaklaşıyordu. Sonuç: İkinci Dünya Savaşı.
Sovyetler yükseldi. Amerika'ya meydan okuyordu. Sonuç: Soğuk Savaş.
Şimdi Çin'in mevcut durumuna bakalım.
Çin dünya üretiminin %28'ini tek başına yapıyor. Ve her yıl Amerika'ya biraz daha yaklaşıyor.
Analistlerin tahmini net: 2030'a kadar Çin dünyanın en büyük ekonomisi olacak.
Bu Amerika için varoluşsal bir kriz.
Bir süper güç için en tehlikeli an rakibinin kendisini geçmek üzere olduğu andır. Ya o anda durdurursun ya da bir daha durduramazsın.
Ve şu an gördüğünüz her şey bu durdurma hamlesinin parçası.
Nasıl mı?
Çin tükettiği petrolün %73'ünü ithal ediyor. Kendi üretimi yetmiyor. Dışarıdan almak zorunda.
Şöyle düşünün.
Dünyanın en büyük motoru önünüzde duruyor. Devasa güçlü. Dünya üretiminin dörtte birini tek başına çeviriyor. Durdurulamaz gibi görünüyor.
Ama bir zayıflığı var. Kendi yakıtını üretemiyor.
O motorun dört yakıt hortumu var. Her biri farklı ülkeden geliyor.
Birinci hortum: Venezuela.
İkinci hortum: İran.
Üçüncü hortum: Rusya.
Dördüncü hortum: Suudi Arabistan.
Amerika ne yapıyor?
Hortumları kesiyor.
Venezuela hortumu kesildi. Maduro yakalandı.
İran hortumu kesildi. Savaş başladı.
Rusya hortumu yaptırımlarla kısıldı.
Suudi Arabistan? İran-İsrail savaşında üretim düştü
Bir motoru durdurmak için motorla savaşmak gerekmez.
Yakıtını kesersiniz. Motor kendi kendine durur.
Bu tabloyu bir yere kaydedin.
Venezuela'dan kesilen: günde 800.000 varil.
İran'dan kesilen: günde 1.500.000 varil.
Toplam: günde 2.300.000 varil.
Çin'in günlük petrol ithalatı: yaklaşık 11 milyon varil.
Amerika son 2 ayda Çin'in petrol tedariğinin %20'sini kesti.
Kimse fark etmedi. Çünkü herkes İran'a bakıyordu.
Ama enerji sadece bir cephe.
Çin aynı zamanda başka bir şey inşa ediyordu. Modern İpek Yolu. Pekin'den başlayıp Avrupa'nın kalbine uzanan devasa bir kara ticaret ağı. Demiryolları. Limanlar. Boru hatları. Trilyon dolarlık yatırım.
Neden?
Çünkü kim Avrupa ile ticaret yaparsa dünya ekonomisini şekillendirir.
Ve Avrupa Çin'e kayıyordu.
-Almanya'nın en büyük ticaret ortağı artık ABD değildi. Çin'di.
-Fransa yeni anlaşmalar imzalıyordu.
-İtalya Modern İpek Yolu projesine resmen katılmıştı.
Avrupa yavaş yavaş Amerika'dan uzaklaşıp Çin'in ticaret ekosistemine yöneliyordu.
Bu Amerika için ikinci varoluşsal kriz.
Birincisi Çin'in ekonomik olarak geçmesi. İkincisi Avrupa'yı kaybetmesi.
Avrupa giderse Amerika'nın elinde ne kalır? Silahları ve doları. İkisi de tek başına yetmez.
Ve tam o noktada, tam Avrupa Çin'e doğru kayarken, Amerika İran'ı vurdu.
İran, Modern İpek Yolu'nun Ortadoğu'daki kritik bağlantı noktasıydı. Çin'in Avrupa'ya kara yoluyla ulaşması için İran hattının stabil olması gerekiyordu. O istikrar bombalandı.
Amerika tek hamleyle iki şeyi birden yaptı.
Çin'in yakıtını kesti. Ve Çin'in Avrupa'ya uzanan ticaret yolunu bozdu.
Motor yakıtsız kaldı. Yol da kapandı.
Peki bundan sonra ne olacak?
Kaçınılmaz olan tek bir nokta kaldı.
Taiwan.
Taiwan neden bu kadar önemli? Dünyanın en gelişmiş çiplerinin %90'ı orada üretiliyor. Telefonunuzdaki çip, arabanızdaki çip, füzenizdeki çip. Hepsi oradan.
Kim Taiwan'ı kontrol ederse 21. yüzyılın teknolojisini kontrol eder.
ABD diyor ki: "Taiwan'ı destekleyeceğiz."
Çin diyor ki: "Taiwan bizimdir. Gerekirse güç kullanırız."
Uzlaşma alanı yok. İki taraf da geri adım atamaz. Çünkü geri adım atmak zayıflık gösterir.
Dalio'nun dediği tam olarak bu. İki güç birbirine yaklaştığında ve uzlaşamaz farklılıkları olduğunda savaş kaçınılmaz olur.
Tüm bu hamleler o kaçınılmaz noktanın hazırlığı.
Şöyle düşünün. İki boksör ringe çıkacak. Ama biri dövüşten önce rakibinin suyunu kesiyor. Yemeğini engelliyor. Müttefiklerini ayırıyor. Rakibi ringe bitkin çıksın diye.
Venezuela kesildi.
İran kesildi.
Rusya kısıtlandı.
Avrupa ticaret yolu bozuldu.
Ring: Taiwan.
Ve o ringe çıkış her gün biraz daha yaklaşıyor.
Ama bir olay daha var.
Amerika sadece Çin'i zayıflatmıyor. Aynı zamanda para kazanıyor.
Her savaş ortamı yeni bir silah anlaşması demek.
Ortadoğu'da bomba düştüğünde Körfez ülkeleri ne yapıyor? Silah alıyor. Kimden? Amerika'dan.
İran vuruldu. Körfez ülkeleri tehdit altında hissetti. Savunma bütçeleri fırladı. Siparişler hep aynı adrese gidiyor: ABD savunma şirketleri.
Suudi Arabistan, BAE, Katar. Hepsi savunma harcamalarını artırıyor.
Her patlama yeni bir sipariş. Her kriz yeni bir kontrat. Her savaş yeni bir milyar dolar.
Amerika Çin'in yakıtını keserken kendi kasasını dolduruyor.
Tek strateji, beş kazanç:
1- Çin'in enerji hatlarını kes.
2- Çin'in Avrupa ticaret yolunu boz.
3- Bölgeyi kontrol et.
4- Silah satışıyla kasayı doldur.
5- Çin'in Taiwan savaşına güçsüz katılmasını sağla.
Herkes ayrı ayrı savaşlar görüyor. Ben tek bir strateji görüyorum.
Venezuela bir cephe. İran bir cephe. Rusya bir cephe. Avrupa bir cephe.
Ama savaş bir tane.
Ve sahne arkasında tek bir hedef var.
Çin.
2025 / 6 BİLANÇO ÖZKAN FİLİZ
En Yüksek Puan Alanlar Genel :
#LINK - #TRGYO - #SNGYO - #HATSN - #ISGSY
En Yüksek Kar Değişimi Puanı :
#TUPRS - #ARASE - #TRGYO
En Yüksek Favök Değişimi Puanı :
#AEFES - #TABGD - #KLKIM
En Yüksek Satış Değişimi Puanı :
#AEFES - #KLKIM - #GLRMK
En Yüksek Aktifler Değişimi Puanı :
#KTLEV - #TUPRS - #GOKNR
En Yüksek ÖzSermaye Değişimi Puanı :
#KTLEV - #LINK - #GLRMK
En Yüksek Esas Faaliyet Karı Değişimi Puanı :
#AEFES - #TABGD - #KLKIM
@TuruncuAda66809@Borsaemiliano Bu bir yanlış değildir. Kısmet der kapatılır.. Eğer ki yanlış olarak görüyorsan gelecekte yatırım enstürmanlarını ayırt edemezsiniz. Saygılar.
Büyük Taarruz’un yıl dönümünde başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile kahraman silah arkadaşları olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun!
#30AgustosZaferBayrami