kurt
Şamanizm insanlığa en yakışır inançtı. Doğaydı kitapları rehberleri ve can'lılara saygıyla sevgiyle, doğaya ruhani davranılırdı. Gelenek sandığımız her şeyin kökeni ve bugün ki Türklerin hayvanı ağacı sahiplenmesi atalarımıza ait 10 binlerce yıllık bu ekolojik inançtandır.
Muş, Varto' da bir Ozan'ın mezar taşı. Oğlakçı Köyü Cem Evi Dedesi Ali Kemal Güzel:
"Mezar taşına mezarda yatanın kahramanlığını, çalışkanlığını, dostluğunu belirtir şekilde koç, aslan, kartal, kurt gibi figürler yapıyoruz. Biz Türk'üz. Bu atalarımızdan gördüğümüz bir gelenektir
Türk-Arap-Kürt ittifakı kimin aklıdır? Malazgirt’e, Çanakkale’ye ortak çıkarmak kimin aklıdır? Bunlar, politik psikoloji yöntemleri kullanarak milletin direncini kırmak ve bu sayede devletin kuruluş felsefesini değiştirmeye çalışmak anlamına gelir.
https://t.co/5Vj9xZbXnH
AP Raporu’nu yazanlara göre Türkiye’nin mavi vatanına sahip çıkması akıl almaz; Ege ve Doğu Akdeniz’i, Yunanistan’a teslim etmesi akıl alır oluyor! Birkaç doğru eleştiri yapmakla Türkiye’de muhalefeti kandırabileceklerini mi zannediyorlar?
https://t.co/RZHyxl4Su5
Vatandaşlar, Perşembe yaylasında, Akbelen’de ve her yerde AKP iktidarına karşı, kendi hak ve hukukunu savunmak zorunda kalıyor. Böyle bir iktidarın yapacağı anayasa, olsa olsa şirketlerin anayasası olur.
https://t.co/9r0RiMT4UE
Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz Anneler Günü sebebiyle, Mustafa Kemal Atatürk'ün gizlice cepheye giderken annesi Zübeyde Hanım’ın ona yazdığı duygu dolu mektubu anlatan ve Mirza Kök imzasını taşıyan bir video paylaşımı yaptı.
Skandal patlak verdi! Lise diploması yok ama Tıp okuyorlar
Gaziantep Üniversitesi’nde akademi dünyasını sarsan "kayıt borsası" skandalının tüm ayrıntıları ortaya çıktı!
2021-2024 yılları arasında Tıp ve Diş Hekimliği fakültelerine yabancı öğrenci yerleştirmek için aracı firmalarla 20 bin dolarlık kirli bir tezgah kurulduğu belirlendi.
Dosyadaki çarpıcı detaylar:
▪️ Lise diploması olmayan adaylar para karşılığı bölümlere yerleştirildi.
▪️ Matematik dahi bilmeyen öğrenciler Tıp fakültelerine kaydedildi.
▪️ 3 kişilik kontenjanlar usulsüzce 80 kişiye çıkarıldı.
▪️ Yolsuzluğa itiraz eden akademisyenlere mobbing uygulanıp soruşturma açıldı.
Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ama Kanal İstanbul yoluyla gelen tehdit, çocuklardan önce yetişkinlerin, gelecek nesillere nasıl bir ülke bırakacağını düşünmesi ve ona göre siyasi tavır geliştirmesini zorunlu kılıyor.
https://t.co/vEZNRsMyEZ
Artık okullarda silahlı saldırılar yaşanıyor. Ülke çapında çocuk çeteleri var. Okullarda akran zorbalığı artık silahlı saldırılara dönüştü. Mafya dizileri seyreden 8 yaşındaki çocuklar, “Büyüyünce mafya olacağım” demeye başladı. Sonuç ortada...
https://t.co/HUlpwtJjW2
Banu Avar: şunu herkes bilsin ki dünya medyasının sahibi NATO'ya entegre istihbarat örgütleridir. Bütün dünyaya bilgi 3-5 haber ajansından akar. Türk toplumunu bozan, kültür, sanat eğlence ve magazin programları da bu ajanslara bağlıdır. Bunları bilin, algıların kurbanı olmayın
Barrack, Türkiye'de bir büyükelçi gibi değil bir sömürge valisi gibi davranmakta, Türkiye'yi temsil edenler de bunu içlerine sindirmektedir! Ülkenin etrafı ateş çemberine döndü ama biz bu süreçte her gün kokain kullanan ünlü kadınları izliyoruz...
https://t.co/GbK1Gma7AT
Süleyman Demirel, “NATO demek, ABD demektir” demişti. NATO üyesi Danimarka’dan toprak isteyen ABD, Türkiye yönetimine de “Yeni Anayasa” yoluyla Türk egemenliğini tamamen ortadan kaldırmayı dayatıyor. Milletvekilleri bunun için transfer ediliyor...
https://t.co/CZMYDuzLhe
ABD, IŞİD terörü bahanesiyle, Suriye’ye de girdi ve sonunda rejimi yıktı. El Kaide, IŞİD, El Nusra HTŞ ve SDG dedikleri PKK, aynı fabrikanın ürünüdür ve hepsi ABD patentlidir. Asıl hedef, bölgenin enerji kaynaklarına ve Fırat-Dicle havzasına el koymaktır.
https://t.co/v63QycmYhr
Kanal İstanbul’un Türkiye’ye kötülükleri sayılamayacak kadar çok! Bu harita 1920 tarihli. Haritada mavi yerler büyümeyi gösteren Büyük Yunanistan’ın sınırları. Kanal İstanbul’ın geçtiği yer Yunanistan’ın doğu sınırı olacak. Ne diyorsunuz, bu tesadüf mü? Yoksa işbirliği mi?
Ayrıca bu haritayı bulup ortaya çıkaran kadim dostum Murat Vehbi’ye de çok teşekkür ederim.
Son bir yıl içinde Diyarbakır Lice'de 300 kadar uyuşturucu kaçakcısına işlem yapılmış!
Bunlardan %45'nin PKK'dan dosyası bulunuyormuş!
Önceki gün DEM bu ilçede uyuşturucuya karşı bir yürüyüş tertiplemiş!😊
Bunlardan kaçı o yürüyüşe/toplantıya katıldı acaba?🙃
Herkese bu tür ağırlama nasip olmaz:) aynı yolun yolcuları pek mutlu…
***
DEM Parti'den Fener Rum Patriği Bartholomeos’a ziyaret https://t.co/Yn6fJzcghH
‘Ekümen olmak’ toprak istemekle aynı anlamdadır. Ve küresel çetenin emriyle uygulamadadır. Yüz yıldır bu emelle hareket eden Fener Rum kilisesi batının uç beyidir. Gerisi lafı güzaftır.
Bu Kemalizm'in veya Kemalistlerin değil, Fransız yazarın ifadesi.
Cumhuriyet gazetesi de Fransız yazarın ifadesi olduğunu iki yerde birden vurgulamış.
Neden o kısımları eksik şekilde paylaşıyorsun. Alemi salak, kendini uyanık mı zannediyorsun? Bir de hiç utanman var mı?
Moral bozucu ama...
Finalde son sözü Türk Milleti söyleyecek! Vartayı en az zararla atlatabilmesi için bir an önce "vardır bir bildikleri, derin devlet çözer" safsatalarından bir an önce kurtularak...
Bakın ne yazmış @ArslanBulut9
"(...)Kısacası Suriye Türkiye'ye bağlanacak. Böylece Türk, Arap, Kürt federasyonu şeklinde bir yapı kurulacak. Bu yapı daha sonra Yugoslavya misali kendi içinde bölününce Türkiye'nin Sivas, Erzurum gibi doğu illeri ile Hatay ve Mersin gibi Akdeniz illeri de sözde Büyük Kürdistan'ın egemenliğine geçecek. Muhtemelen Kuzeydoğu Türkiye'den Ermenistan'a bir Karadeniz limanı verilecek. İstanbul sözde ekümen patrik egemenliğinde ABD ve AB'ye bağlanacak. Trakya Yunanistan ve Bulgaristan arasında paylaşılırken, Ege denizi tamamıyla bir Yunan gölü olacak, muhtemelen İstanbul, Çanakkale boğazları da sözde bağımsız bir uluslararası komisyonunun denetiminde tabii ki ABD kontrolünde olacak. Bu planın 20-30 yılda gerçekleşmesini umuyorlar"mış!
Çarpıtmaya Cevap 👇
1) 5 Ağustos 1935 tarihli Cumhuriyet gazetesinin manşeti diye sunulan gazete kupürü, o günkü gazetenin manşeti değil. Gazetenin o günkü manşeti şu: "İtlaya Uluslar Kurumunun kararından memnun olmadı"
Yukarıdaki paylaşımda ise açık bir fotoşop hilesine başvurulmuş; gazetede birinci sayfada, sağdaki haber kesilip gazetenin ana manşetiymiş gibi gösterilmek için gazetenin adının tam altına yapıştırılmış.
Yalnız, aldatmaca bununla sınırlı değil.
2) Gazetenin birinci sayfasında sağ tarafta yer alan "Atatürk yarım bir ilahtir. Türklerin babasıdır" biçimindeki başlık ise Cumhuriyet gazetesinin bir iddiası, bir yakıştırması veya Cumhuriyet gazetesi yazarlarının bir yazısına ait bir manşet değil; o haberin daha ilk cümlelerinde ifade edildiği gibi "Fransız muharrir Marcel Sauvage'nin Türkiye'ye dair Paris'te İntrantsigeant gazetesinde" yayımlanan makalesinden bir alıntı. Yani Cumhuriyet gazetesi, Fransız gazetesinde çıkan Fransız M. Suavage'nin makalesini yayınlarken o yazarın bir cümlesini tırnak içinde haberin başlığı yapmış. Böylece Cumhuriyet gazetesi, Atatürk'ün Avrupalı bir yazar tarafından ne kadar büyük bir değer olarak görüldüğünü anlatmak istemiş.
Aldatmaca bunlarla sınırlı değil. Asıl büyük tahribat Kemalizm ve Atatürk konusunda yapılmış.
📌Neymiş, sözün ona 1935'te Atatürk karar süreçlerinden çekilmiş miş! Koca bir yalan! 1935 yılında Atatürk sapasağlamdır ve karar süreçlerinin en tepesindedir. Üstelik sadece iç politikada ve yapılan devrimlerde değil aynı zamanda dış politikada da karar süreçlerininin merkezindedir. İçeride kültür devrimini, dil ve tarih çalışmalarını, ekonomi konusunda atılan adımları çok yakından izlerken, dışarıda da Boğazlar ve Hatay sorunu gibi sorunlar için bizzat ve gece gündüz devam eden bir mesai harcamaktadır. 1936'da Montrö Boğazlar Sözleşmesi ve 1938'de Hatay'ın bağımsızlığı Atatürk'ün büyük çabasının eserleridir.
İkincisi: Neymiş! Atatürk'ü Kemalizm'den kurtarmak gerekir miş?Burada da Atatürk' ü sahipleniyormuş gibi yaparken Kemalizm'e saldırıyor. Bunu yaparken de kesip biçtiği ve bağlamından kopardığı bir gazete kupüründan hareketle "Kemalizm" ile Atatürk'ü" ayrıştırmaya çalışıyor. Bunu yaparken ya şark kurnazlığıyla veya cehaletle, KEMALİZM kavramının bizzat Atatürk tarafından kullanıldığını, Atatürk'ün isteği ve hatta bizzat Atatürk'ün el yazısı ile yazdığı KEMALİZM tanımının 1935 CHP PROGRAMINA konulduğunu GİZLİYOR.
Evet yanlış okumadınız! Atatürk, 1935 CHP Programına Kemalizm'i koydurmuştu. Atatürk, CHP'nin ilkelerini KEMALİZM PRENSİPLERİ diye tanımlamıştı. (Kemalizm konusunda ayrıntı için bkz.👇)
https://t.co/1N9149UoPu…
Bu arada Atatürk döneminde ve Atatürk'ten sonra Atatürk'ü ilahlaştırmaya kalkanlar olmuştur. Bu durum genelde Doğu toplumlarında has "lider kültü" yaratma psikolojisiyle açıklanabilir. Bu sadece Atatürk'e ve Atatürk döneminde özgü de değildir. Bugün başka liderler için de pek çok örneği vardır.
Ayrıca burada göz ardı edilmemesi gereken şey şudur: Atatürk kendisine yönelik aşırı yüceletmelerden hep tlrahatsız olmuş, bu kişileri her fırsatta uyarmıştı. "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır..." "Benim manevi mirasim ilim ve akildir..." diyen Atatürk "ilahlaştırılmayı" hiç bir zaman benimsememişti.
Kuşkusuz, her "Kemalistim" diyen kişi de Atatürk'ü ve Kemalizm'i temsil etmez. Kemalizm'i yanlış anlayan, bağlamından koparan, Kemalizm'le uzaktan yakından ilgisi olmayan kişiler de olmuştur, bugün de vardır. Ancak bu her ideoloji, her görüş ve hatta her inanç için geçerlidir. Çeşitli örneklerden yıla çıkıp genellemeler yapmak yanlıştır.
Sonuç olarak demem o ki, sosyal medyada gördüğünüz bu tür çarpıtmalara karşı dikkatli olun.
Atatürk'ü Kemalizm'den koparma çabası, Kemalizm'i seytanlaştırma ve Atatürk'süz, Atatürkçü değerlerden arındırılmış bir "Yeni Türkiye" yaratmak isteyen Siyasal İslamcıların taktikleriden biridir.