“Geldikleri gibi gittiler.”
İstanbul’un işgalden kurtuluşunun 103. yılında, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını, şehit ve gazilerimizi minnetle anıyorum.
Dönemin İstanbul Garnizon Komutanı ve Tahliye ve Teslim Komisyonu Başkanı Çanakkale kahramanlarından Selahattin Âdil Paşa’nın, işgalciler giderken yüzündeki o gururlu gülümsemeye iyi bakın.
O gülümseme, esareti reddeden ve sonunda kazanan bir milletin vakarıdır.
Bize o günü ve o gururu yaşatanlara minnettarız.
Dilerim Türk milletinin evlatları, aynı gülümsemeyi bağımsız, onurlu, tertemiz, güçlü ve daha güzel bir Türkiye’de tekrar yaşayabilir.
6 Ekim İstanbul’un Kurtuluşu kutlu olsun.
“Cennette bu gün gülleri açmış görürüz de
Hâlâ o kızıl hâtıra gitmez gözümüzde
Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik”
-Yahya Kemal Beyatlı
30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun
Cümleten iyi bayramlar… Komşulara rüzgar yapmak için kurban kesip, o kurbanı kendi buzdolabına istifleyenlerin, kendi milleti açlık sınırının altında yaşarken, elalemin ülkesine kurbanlık hediye edenlerin, rüyasına angus girsin inşallah!
Profesör İlber Ortaylı vasatlar ülkesinde hayatımıza büyük değer katan, gerçekten çok saygıdeğer bir insandı, hatırladıkça bizimle birlikte yaşamaya devam edecek, mekanı cennet olsun
Günümüzden 111 yıl önce, 8 Mart 1915 sabahı saat 05.30’da, Nusret Mayın Gemisi Çanakkale Nara’dan ayrıldı ve Erenköy Koyu’na kıyıya paralel olarak 26 mayın döktü.
Bu mayınlar Çanakkale Boğazı’ndaki 11. mayın hattını oluşturuyordu. Ancak diğer hatlardan farklıydı. Çünkü önceki hatlar boğazı dikine kapatırken, Nusret’in döktüğü mayınlar kıyıya paralel bir mania hattı şeklinde dökülmüştü.
Müttefik donanması haftalardır bombardıman sonrası Erenköy Koyu’nda dönüş manevrası yapıyor ve bu alanı güvenli kabul ediyordu. Türk tarafı tam da bu alışkanlığı hedef aldı.
Çanakkale Boğazı Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa ve Mayın Grup Komutanı Binbaşı Nazmi Bey’in planı, düşmanın en güvendiği manevra alanını bir ölüm hattına çevirdi.
10 gün sonra, 18 Mart 1915’te, dünya donanmasının en güçlü zırhlıları o “temiz” sandıkları alana girecekti. Sonuç Siyah Kuğu Nusret’in ve kıyı topçusunun yarattığı büyük zafer.
Tarihimizde ne 8 Martları ne 18 Martları unutmayız.
Kaba güce dayalı küstah emperyalist saldırılara karşı dilerim tüm ezilen uluslar Türk’ün 8 Mart ve 18 Mart mûcizelerini yaratır.
1 Mart 1958’de Donanma camiamız tarifsiz bir acı yaşadı. Çoğunluğu Gölcük’te görevli bahriyelilerin evlatları olan lise öğrencilerini taşıyan 72 numaralı Üsküdar Vapuru, İzmit’ten hareketinden kısa süre sonra fırtınada battı.
500’ü aşkın yolcudan yaklaşık 40 kişi kurtuldu; 400’den fazla genç evlatlarımızı kaybettik. Üsküdar faciası Cumhuriyet tarihimizin en büyük sivil deniz facialarından biri olarak hafızalara kazındı.
68’inci yılında Üsküdar Vapuru şehitlerini ve tüm deniz şehitlerimizi rahmet ve saygıyla anıyorum.
Ruhları şad, mekânları cennet olsun.
GELDİKLERİ BİBİ GİDERLER”
107 yıl önce bugün Mondros Ateşkesi sonucu İngiltere öncülüğündeki işgal güçleri 55 parçalık donanmayla İstanbul Boğazına girdiler. Denizcileri şehirde gösteri yürüyüşü yaptı. Aynı gün uzun bir tren yolculuğu ile Adana’dan İstanbul ‘a gelen ve öğleden sonra Haydarpaşa garından Kartal istimbotu ile Galata’ya intikalde olan Mirliva Mustafa Kemal işgal donanmasının arasından geçerken yaveri Cevat Abbas’a “geldikleri gibi giderler” der. Dediğini yaptı. Yenildiler ve 4 yıl 10 ay 23 gün sonra Kemalin Askerleri şehre girdi ve İstanbul’a özgürlüğünü geri verdi.
Geldikleri gibi defolup gittiler.
"Kaygusuz kalsın diye düşmandan vatanımız,
Yemin ettik göklerde akacaktır kanımız."
Ebedi filoya intikal eden tüm pervasız kartallarımıza Tanrı'dan rahmet, ailelerine, silah arkadaşlarına ve sevenlerine sabırlar diliyorum.
Milletimizin başı sağ olsun. 💐🇹🇷
Atatürk ve silah arkadaşları için okunacak mevlite bu kadar yüksek perdeden ve uzun uzadıya itiraz şerhleri atanları görünce aklıma o çok sevdiğim Attila İlhan şiiri geldi yine. Ne diyordu şair:
Elsiz ayaksız bir yeşil yılan
Yaptıklarını yıkıyorlar Mustafa Kemal
Hani bir vakitler Kubilay'ı kestiler
Çün buyurdun kesenleri astılar
Sen uyudun asılanlar dirildi
Mustafa'm Mustafa Kemal'im
Bundan tam 106 sene önce bugün,
1 Kasım 1919'da, Mustafa Kemal Paşa, onun mahiyetinde Samsun'a gelen Bnb. Kemal (Doğan) Bey'i Ayıntap - Kilis bölgesinde Kuvayı Milliye'yi örgütlemek ve Fransızlara karşı cephe açmakla görevlendirdi.
Doğan takma adıyla bölgeye giderek emri yerine getirecek ve hem burada, hem daha sonra Batı Cephesi'nde üstleneceği görevlerle bir Milli Mücadele kahramanı olacak olan Bnb. Kemâl Bey, bir ayı aşkın süredir hapiste tutulan bir başka kahraman askerin, Em. Alb. Orkun Özeller'in büyük dayısıdır.
Bnb. Kemal Doğan da Milli Mücadele döneminde İstanbul Hükümeti'nce gıyabında tutuklama kararı çıkartılmış, zaferden sonra ise Türk Ordusu'nda generalliğe yükselmiştir.
"Kimin hain, kimin kahraman olduğuna mahkemeler değil, tarih karar verir."
-Napolyon-
@OrkunOzeller@MesutTuna_
#OrkunÖzellerYalnızDeğildir
Yeni bir başlangıç, yeni bir heyecan. YouTube’da Nihat’la Muhabbet’in ilk bölümü yayında. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı @SunayAkin la konuştuk. Keyifle izleyiniz, izletiniz. Ve elbette abone olmayı unutmayınız:)
https://t.co/RJprbxGADQ
Bir oyuncu güzel bir jest yapmış, ama utanmadan söylüyorum, ikinci kez izleyemedim.
Şehit çocuğu soruyor: "Şehitlerin hepsi Atatürk'ün yanına mı gider?"
Bir yumruk gibi oturdu boğazıma @NurayBLGL1 hocam.
Bu vatanın bütün düşmanlarını, o çocuğun yutkunmasına kurban edeceğiz.
Ant olsun.