Gelir İdaresinde Kariyer Sistemini Yeniden Düşünmenin Zamanı Gelmedi mi?
Gelir İdaresi Başkanlığının taşra teşkilatı yeniden şekilleniyor. Bağlı vergi dairelerinin bir kısmı müstakil vergi dairesine, bir kısmı şubeye dönüştürüldü. Buna paralel olarak peş peşe müdür yardımcılığı sınavları açılıyor ve yüzlerce yeni yönetici yetiştiriliyor.
Yeni kurulan bazı vergi dairelerinde malmüdürleri müdürlük görevine vekâlet ediyor. Bu yöneticilerin ileride vergi dairesi müdürü kadrolarına geçirilebileceğine ilişkin duyumlar da var. Böyle bir ihtimal şu soruyu gündeme getiriyor:
Bugün yetiştirdiğimiz yüzlerce vergi dairesi müdür yardımcısının birkaç yıl sonraki kariyer planı nedir?
Malmüdürlüğünün kamu muhasebesi ve gider mevzuatı ağırlıklı yapısı ile vergi dairesi müdürlüğünün tarh, tahakkuk, tahsil, mükellefiyet ve vergi inceleme yetkisine uzanan teknik alanı aynı değildir. Burada kişileri değil, sistemin tutarlılığını tartışıyorum.
Gelir İdaresi kendi yöneticilerini sınavlarla yetiştiriyor, müdür yardımcılığı tecrübesi arıyor ve ardından müdürlük için yeniden sınava tabi tutuyor. Bu nedenle yalnızca bugünkü kadro ihtiyacı değil, yetiştirilen personelin önündeki mesleki yol da düşünülmelidir.
Üstelik sorun müdür yardımcılarıyla sınırlı değil. Gelir Uzmanlığı zaten bir kariyer meslektir; fakat yıllarca vergi mevzuatında ihtisaslaşan bir gelir uzmanının, yöneticiliği tercih etmediğinde ulaşabileceği ileri bir mesleki statü bulunmuyor.
Ben başuzmanlık ihtiyacını burada görüyorum.
Gelir Başuzmanlığı klasik anlamda bir görevde yükselme değil; aynı kariyer meslek içinde ileri mesleki ehliyeti ifade eden bir statü olmalıdır. Belirli hizmet süresini tamamlayan ve ileri düzey mesleki sınavda başarılı olan gelir uzmanı; daha geniş teknik yetkiler, daha ağır sorumluluklar ve bunların karşılığı olan daha ileri mali ve özlük haklarla bu unvanı kazanabilmelidir.
Başuzmanlık boş kadroya bağlı bir terfi modeline dönüşmemelidir.
Vergi dairesi müdürü ve müdür yardımcılarının konumu da bu çerçevede ele alınabilir. Kanundan doğan özel yetkileri ve mali sorumlulukları nedeniyle bu görevler klasik idari müdürlüklerden farklıdır. Mevcut yöneticilerin idarecilik hakları korunarak Gelir Başuzmanlığı statüsüyle ilişkilendirilmeleri; müdürlük ve müdür yardımcılığının ayrıca yürütülen yöneticilik görevleri olarak düzenlenmesi düşünülebilir.
Böylece yönetici olmak istemeyen gelir uzmanı mesleğinde derinleşir; yöneticilik üstlenen başuzman ise ilave sorumluluğunun karşılığını ayrıca alır.
Mesele yalnızca yeni kadrolar açmak değil; yetişmiş personele uzun vadeli ve öngörülebilir bir mesleki yol sunabilmektir.
Bir Kurum İnsanını Nasıl Kaybeder?
Bir insanın kurumundan ayrıldığını anlamak kolaydır. Masası boşalır, tayini çıkar, emekli olur yahut istifa eder. Fakat kurumların insanlarını kaybetmeleri her zaman böyle görünür biçimde gerçekleşmez. Asıl kayıpların çoğu çok daha önce başlar.
İnsan aynı binaya gelmeye, bilgisayarını açmaya, işlerini yapmaya devam eder. Fakat eskiden gördüğü bir aksaklığı kendisine dert eden adam artık onun yanından sessizce geçiyordur. Bir işin daha iyi yapılabileceğini düşünür ama söylemez. Yaptığı işi bırakmamıştır; yalnız o işle arasındaki eski münasebet zayıflamıştır.
İnsan işyerine yalnız vaktini götürmez. Yıllar geçtikçe bilgisini, tecrübesini, dikkatini ve ihtimamını da oraya taşır. Kurumların gerçek kuvveti biraz da hiçbir faaliyet raporunda gösterilemeyen bu farklarda saklıdır.
Hele ihtisas ve muhakeme isteyen mesleklerde mesele daha mühimdir. Meslek, görev tanımındaki birkaç maddeden ibaret değildir; bir dili, hafızası ve zamanla teşekkül eden bir bakış biçimi vardır. Bir uzman yalnız mevzuatı yahut sistemi öğrenmez. Bir muhasebe kaydındaki sıra dışılığı, bir rapordaki eksik halkayı bazen yılların biriktirdiği tecrübe fark ettirir.
Bu, kurumsal birikimdir. Kurum, yetişmiş insanını bu birikimin pek az işe yaradığı alanlarda kullanırsa kendi insan kaynağını da gerektiği gibi değerlendirememiş olur.
İnsan önce itiraz eder. Gördüğü yanlışın düzelmesini ister, başka bir yol teklif eder. Böyle insanlarla çalışmak her zaman kolay olmayabilir; fakat rahatsızlığının içinde hâlâ aidiyet vardır. Asıl tehlike, eskiden itiraz eden insanın artık susmasıdır. Susmak her zaman ikna olmak değildir. Aynı şeyi defalarca söyleyip hiçbir şeyin değişmediğini gören insan, bir müddet sonra yalnız cümlelerini değil beklentilerini de kısaltır.
Elbette bütün kabahati kuruma yüklemek doğru olmaz. Her beklenti haklı değildir. Fakat insanın yaptığı işle kurduğu bağın yalnız maaşla veya emirle devam edeceğini düşünmek de mümkün değil. İnsan, ehliyetinin işe yaradığı bir yerde lüzumlu olduğunu görmek ister.
Kurumların hafızası yalnız arşivlerinde değildir. Tecrübeli bir insanın hangi uygulamanın nerede aksayacağını, kâğıt üzerinde iyi görünen bir usulün hayatta neye dönüşeceğini bilmesi bir veri tabanına aktarılamaz. Tecrübe biraz da geçmişten hareketle bugünü okuyabilmektir.
Bu yüzden bir kurumun insanını kaybedip kaybetmediğini anlamak için yalnız istifa, nakil ve emeklilik rakamlarına bakmak yetmez. Eskiden meseleleri kendisine dert edenlerin niçin sustuğuna, tecrübeli olanların neden daha az şey aktardığına da bakmak gerekir. Çünkü bazı ayrılıklar dilekçeyle olmaz; insan aynı odada oturmaya devam ederken de gidebilir.
Fakat bunun tersi de mümkündür. İnsan kendisini yeniden lüzumlu hissettiğinde, bilgisinin ve tecrübesinin karşılık bulduğunu gördüğünde kurduğu mesafeyi yeniden kapatabilir.
Kurumların asıl mahareti iyi insanları bünyelerine katmak kadar, yıllar sonra onların hâlâ “burası daha iyi olabilir” diyebilmesini sağlamaktır.
@hakangurel28 Her geçen gün artan iş yükünün yanında kadro sayısının azalması ve ayrıca her yeni alımda işe başlayan arkadaşların mesleğe karşı giderek artan umutsuz ruh hali ister istemez GİB teşkilatının çalışma ortamını verimlilik ve iyimserlik yönünden sürekli aşağıya çekiyor
Bugün Şube Yönetim Kurulumuz ile birlikte Esenler Uygulama Grup Müdürlüğü yerleşkesine ziyarette bulunduk. Sendikamızı ve çalışmalarımızı anlattık. Meslektaslarımıza, olumlu yaklaşımları ve sendikamıza verdikleri destek için teşekkür ediyorum.
Bu kapsamda il dışı tayini nedeniye İstanbul'dan ayrılan Yönetim Kurulu Üyemiz Sn. Berhan Özgür GÜLCAN'ı da ziyaret etme fırsatımız oldu. Kendisine de değer katıcı çalışmaları için Sendikamız adına teşekkür ediyorum.
Hukuki tespitler ve somut veriler ortadayken, merkez–taşra ayrımının doğurduğu adaletsizliği görmezden gelmek mümkün değildir.
Bizim mücadelemiz bir başka kariyer mesleğin hakkına karşı değil; aynı emeğin, aynı sorumluluğun ve aynı kariyer niteliğinin farklı özlük haklarıyla karşılık bulmasına karşıdır.
Kimsenin hakkını azaltmadan, herkesin hakkını büyütmek; ayrıştırmadan, hakkaniyet temelinde eşitliği sağlamak istiyoruz.
Eleştiri elbette olacaktır. Ancak önce gerçeklere, belgelere ve hukuka bakmak gerekir.
Kariyer mesleklerde adalet, ayrımcılığın değil hakkaniyetin üzerine kurulmalıdır.@KariyerBuroSEN@gibsosyalmedya
İLK ADIM ATILDI
Özlük hakları bakımından merkez taşra ayrımının hukuka aykırılığı ile ilgili detaylı çalışmalarımız tamamlandı.
Gelir İdaresi Başkanlığının dilekçeye cevabı akabinde, merkez taşra ayrımının mali haklar bakımından Anayasaya aykırılığını ortaya koyan hukuki görüş ile birlikte dava dilekçemiz idare mahkemesine sunulacaktır.
6745 sayılı kanunun ilgili maddeleri açısından soyut norm denetimi yoluyla verilen kararın da eksik yönleri farklı açılardan ortaya konulmuştur.
HAYIRLARA VESİLE OLSUN
Kariyer Büro Sendikası'ndan Tarihi Adım!
📌 15 Yıllık Haksızlığa Son: Merkez-taşra ayrımına ilişkin hukuki süreci idareye verdiğimiz dilekçe ile resmen başlattık.
📌 Titiz ve Kararlı Mücadele:
Her aşamasını ince ince planladığımız, sendikamızın tüm imkânlarını seferber ettiğimiz, 13 yıllık mücadelenin tüm tecrübesini ilmek ilmek işlediğimiz bu yolda kararlıyız.
📌 Birlik Vakti:
Taşra teşkilatlarımızda görev yapan kariyer meslek mensupları için şimdi tek ses olma zamanı.
Mücadelemiz daim, yolumuz açık olsun!
Aynı kariyer anlayışı içerisinde yetişen, benzer nitelik, sorumluluk ve uzmanlık gerektiren görevleri ifa eden personel arasında yıllar içinde giderek artan maaş makası; çalışma barışını, kurumsal aidiyeti ve kamu yönetiminde hakkaniyet ilkesini olumsuz etkilemektedir.
Talebimiz herhangi bir meslek grubunun özlük haklarının geriye götürülmesi değil; kamu personel rejiminde adaletin, eşitlik ilkesinin ve liyakat esasının yeniden tesis edilmesidir. Hukuk devleti, benzer hukuki statüde bulunan kamu görevlileri arasında objektif ve makul bir nedene dayanmayan farklılıkların kalıcı hale gelmesine izin veremez.
@_cevdetyilmaz@RTErdogan@memetsimsek
VERGİ DAİRESİ MÜDÜR YARDIMCILIĞI
Vergi dairesi müdür yardımcılığı kadrosu, hukuken kamudaki diğer müdür yardımcılığı kadroları ile eşdeğer statüdedir.
Peki genel olarak müdür yardımcılığı kadrosunun statüsü nedir?
Kamu teşkilatlarının genelinde müdür yardımcılığı kadrosu görevde yükselmeye tabi bir unvandır. Gelir İdaresi Başkanlığı Vergi Dairesi Müdür Yardımcılığını bu pozisyondan çıkarmış, bu kadroyu yönetici atama yönetmeliğiyle belirlemiştir.
Neden?
Kariyer uzmanlık mevzuatta görevde yükselmeye tabi mesleklerden olmadığından ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından sadece kariyer uzman istihdamı yapıldığından, hukuken de kariyer bir mesleğin görevde yükselmeye tabi unvanların astı olarak değerlendirilemeyeceğinden olabilir mi?
Temel mevzuatlardan ayrı bir şekilde, gelir uzmanının müdür yardımcısına karşı sorumlu tutulduğu yönetmelik maddesine açmış olduğum davanın akabinde torba yasaya gelir uzmanlarının müdür yardımcısına karşı sorumlu tutulduğu madde eklenmesi tesadüf müdür?
Çabalarımızla konu zaten Anayasa Mahkemesine taşınmıştır. AYM’den kariyer gelir uzmanları lehine karar çıkacağına inancımız tamdır.
Kariyer mesleklerle hiyerarşik bağı olmaması gereken herhangi bir kadronun, gelir uzmanlarının memurlaştırılması için kullanılmasına KARŞIYIZ, MÜDÜR YARDIMCILIĞINA DEĞİL.
Nitekim gelinen noktada, Gelir İdaresi Başkanlığı bu ihtilaflı konuları çözmek, hukuka uygun hale getirmek yerine, şefliği kaldırmak için müdür yardımcılığı kadrosunu feda etmeye hazır görünüyor.
Senaryo az çok tahmin edilebilir;
Müdür yardımcılığı için yüksek sayıda ilan verilir, kaldırılan şeflerin yerine müdür yardımcıları oturtulur, bir anda bu kadar fazla müdür yardımcısı olacağından vergi dairesi müdürlüğüne giden yol zorlaşır, zaten bıçak sırtındaki uzlaşma huzur ücretlerinin dağıtımı daha da keyfileşir ve vergi dairesi müdür yardımcılığı kadrosu “rotasyona bağlı şeflik” kadrosuna dönüşmüş olur.
Maalesef Gelir İdaresi başkanlığının personel politikasına bakış açısı böyle…
Bu kadar çarpıklaşmış personel rejiminde, hem mağdur kariyer gelir uzmanlarının hem de vergi dairesi idarecilerinin en kolay çıkış noktasının BAŞUZMANLIK kadrosu olduğunu defaatle bu yüzden söyledik.
Gelir uzman yardımcısı istihdamına bir süreliğine ara verilip, ihtiyaç kadar şoför, sekreter, memur, veznedar, yoklama memuru alımı sağlanmalıdır. Merkez kariyer mesleklerle aynı özlük haklarına sahip başuzmanlık kadrosu oluşturup, kariyer gelir uzmanları ve vergi dairesi idarecileri belirli kriterlerle bu kadronun özlük haklarından yararlandırılmalıdır.(İdarecilerin yöneticilik hakları saklı kalmak üzere)
Uzmanlık gerektirmeyen işlere uzman maaşı ödenmeyince edilen tasarrufla da yıllardır mağdur edilen kadroların özlük hakları tamamlanabilir. Ve bu sayede emekliliğe de katkısı olacak bir özlük hakkı sistemi de oluşması sağlanmış olur.
BAŞUZMANLIK …
@KariyerBuroSEN@HMBakanligi@gibsosyalmedya
#kabullenmedestekver
Yıllardır çeşitli mağduriyetlere maruz kalan Gelir Uzmanlarının yürüttüğü mücadele; herhangi bir meslek grubunun hak ve kazanımlarına yönelik olmayıp, tamamen kendi haklı beklentilerinin karşılık bulmasına yöneliktir.
Kamu gelirlerinin elde edilmesinde, verginin tarhından tahsiline kadar tüm süreçlerde aktif rol üstlenen Gelir Uzmanları; kayıt dışı ekonomiyle mücadelede sahada ve masa başında büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Bu çerçevede dile getirilen talepler, görev ve sorumluluklarla uyumlu bir özlük ve statü yapısının tesisine yöneliktir.
Bu yaklaşım; karşıtlık değil, eşitlik, liyakat ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde dengeli bir mesleki yapının oluşturulmasına hizmet etmektedir. Kamu hizmetinin güçlendirilmesi adına tüm kariyer meslek mensuplarının haklarının geliştirilmesini desteklediğimizi, Gelir Uzmanlarının hak ettiği konuma kavuşmasının ise önemli bir gereklilik olduğunu ifade ediyoruz.
TAŞRA TEŞKİLATLARINDA GÖREV YAPAN KARİYER MESLEK MENSUPLARINA ÇAĞRI
Devletin temel hizmetlerini ülkemizin dört bir yanında fiilen yürüten kariyer meslek mensupları, mali ve özlük hakları bakımından kamu personel sistemi içerisinde uzun süredir geride bırakılmaktadır.
Gelir Uzmanları, SGK Denetmenleri, Muhasebe Uzmanları, Mali Hizmetler Uzmanları, İl Göç Uzmanları, Milli Emlak Uzmanları, Ticaret Denetmenleri ve taşra teşkilatlarında görev yapan diğer kariyer meslek mensupları…
Kurumlarımız ve unvanlarımız farklı olsa da yaşadığımız sorunlar ve ulaşmak istediğimiz hedefler büyük ölçüde ortaktır.
Vergi gelirlerinin toplanmasından kayıt dışı istihdamla mücadeleye, kamu kaynaklarının yönetiminden göç politikalarının uygulanmasına, mali hizmetlerden denetim faaliyetlerine kadar devletin sahadaki sorumluluğunu taşıyoruz.
Buna rağmen üstlendiğimiz görevlerin ağırlığı, mali ve sosyal haklarımıza aynı ölçüde yansımamaktadır.
375 sayılı KHK kapsamına dahil olmak, yıllar içerisinde oluşan ücret kayıplarının giderilmesini sağlamak ve mali haklarımızı üstlendiğimiz sorumluluklarla uyumlu hâle getirmek hepimizin ortak beklentisidir.
Farklı kurumlarda ve farklı unvanlarla görev yapıyoruz; fakat aynı sorunları yaşıyor, aynı hakkaniyeti bekliyoruz.
Taşra teşkilatlarında görev yapan kariyer meslek mensupları olarak birlikte konuşmanın, birbirimizin sesini güçlendirmenin ve ortak hedeflerimiz için birlikte hareket etmenin zamanı gelmiştir.
@ilgocuzmanlari@yguder2013@sgdenetmenleri@Mahuzder_@ipuder81
GELİR UZMANLARININ MALİ HAKLARI DAHA FAZLA ERTELENMEMELİDİR
Devletin mali gücü, vergi gelirlerinin doğru, zamanında ve eksiksiz biçimde toplanmasına dayanır. Kamu hizmetlerinin sürekliliği, bütçe disiplininin korunması ve kayıt dışı ekonomiyle etkin mücadele, güçlü bir gelir idaresini zorunlu kılar.
Bu sistemin sahadaki ana uygulayıcı gücü Gelir Uzmanlarıdır.
Gelir Uzmanları; beyanların kontrolünden vergilerin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerine, kamu alacaklarının takibinden saha yoklama ve denetimlerine, kayıt dışı faaliyetlerin tespitinden vergi kayıp ve kaçağının önlenmesine kadar kamu gelirlerinin toplanması ve korunmasının her aşamasında doğrudan sorumluluk üstlenmektedir.
Buna karşın Gelir Uzmanlarının mevcut mali hakları; yürüttükleri hizmetin stratejik önemi, taşıdıkları sorumluluk ve kamu maliyesine sundukları katkıyla uyumlu değildir.
Gelir Uzmanlarının mali hakları iyileştirilmeli; ücretlerde oluşan kaybı telafi eden, ekonomik şartlar karşısında değerini koruyan, kalıcı ve sürdürülebilir bir düzenleme gecikmeksizin hayata geçirilmelidir.
Bu mesele yalnızca bir personel talebi değildir. Gelir İdaresinin kurumsal kapasitesini ve kamu gelirlerinin güvenliğini doğrudan ilgilendiren bir devlet meselesidir.
Devletin gelirini koruyanlar, kendi geçimini düşünmek zorunda bırakılmamalıdır.
#GelirUzmanları
Gelir İdaresi Başkanlığınca yılın ilk altı ayında 791 bin 82 mükellefin denetime tabi tutulması, kayıt dışı ekonomi ve vergi kayıp ve kaçağıyla mücadelede yürütülen çalışmaların kapsamını bir kez daha ortaya koymuştur.
Bu çalışmaların başarıya ulaşmasında teknolojik altyapı ve risk analiz sistemleri kadar, tespitleri sahada gerçekleştiren nitelikli insan kaynağının da büyük önemi bulunmaktadır.
Gelir Uzmanları; iş yerlerinde ve faaliyet alanlarında yürüttükleri denetimlerle belge düzeninin sağlanmasına, kayıt dışı faaliyetlerin tespit edilmesine, vergiye gönüllü uyumun artırılmasına ve kamu gelirlerinin korunmasına doğrudan katkı sunmaktadır.
Saha denetimleri yalnızca kamu alacağının güvence altına alınması bakımından değil; yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz yerine getiren mükelleflerin korunması ve haksız rekabetin önlenmesi bakımından da vazgeçilmezdir.
Mesleğe özel yarışma sınavıyla giren, uzun bir yetişme sürecinin ardından yeterlik sınavında başarılı olarak atanan Gelir Uzmanları; sahip oldukları bilgi, tecrübe ve saha birikimiyle Gelir İdaresi Başkanlığının kurumsal kapasitesinin en temel unsurları arasında yer almaktadır.
Bu nedenle Gelir Uzmanlarının üstlendikleri görev, yetki ve sorumluluklarla uyumlu bir kariyer sistemine kavuşturulması; mali, sosyal ve özlük haklarının iyileştirilmesi yalnızca bir meslek grubunun talebi olarak değerlendirilmemelidir.
Gelir Uzmanlarının güçlendirilmesi, vergi idaresinin saha kapasitesinin, kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin ve vergi adaletinin güçlendirilmesidir.
@_cevdetyilmaz@memetsimsek@gibsosyalmedya@avabdullahguler@mehmedmus@memurlarnet@aa_finans@EkonomimCom@BloombergHT@cnnturk@CNN@ntv@NTVPara@trthaber@trt1@anadoluajansi@ahaber@Haberturk@sabah@Hurriyet@milliyet@sabah@dunyagazetesii@farukerdem@dilekgungor_@nedimsener2010@samiltayyar27@ahmetunluysafak
Bu vesile ile bir kez daha ilan edelim,
Bu denetimler Gelir Uzmanları marifetiyle gerçekleştiriliyor.
Gelir Uzmanlığı
İl Göç Uzmanlığı
Muhasebe Uzmanlığı
SGK Denetmenliği
İl Planlama Uzmanlığı
Muhasebe Denetmenliği
Ticaret Denetmenliği
Milli Emlak Uzmanlığı
Mali Hizmetler Uzmanlığı
Milli Emlak Denetmenliği
KARİYER MESLEKLERDİR.
Kariyer mesleklerle ilgili her düzenlemede bu meslekler yokmuş gibi davrananlar, bu mesleklere ve meslektaşlarımıza hakaret edip, iftira atanlar ve bu ahlak yoksunlarına sessiz kalarak destek verenler,
Unutmayın
Artık @KariyerBuroSEN var
Kariyer meslek oldukları halde2011 yılından(666 sayılı KHK) beridir dışlanan bu mesleklerimizin hakkını sonuna kadar, herkesten daha gür bir sesle savunmaya devam edeceğiz.
“taşra” KARİYER UZMANLARI
Taşra bir unvan değil, yalnızca görev yapılan yeri ifade eden idari bir tanımlamadır. Asıl unvan kariyer uzmanıdır.
KPSS A Grubu, kurum özel yarışma sınavı, sözlü sınav, yeterlik sınavı ve yeterlik sözlü sınavı gibi zorlu aşamalardan başarıyla geçen kariyer meslek mensupları; Gelir Uzmanları, Muhasebe Uzmanları, Muhasebe Denetmenleri, Mali Hizmetler Uzmanları, SGK Denetmenleri, Ticaret Denetmenleri, Milli Emlak Uzmanları, Milli Emlak Denetmenleri, İl Göç Uzmanları, İl Planlama Uzmanları ve Vergi İstihbarat Uzmanları başta olmak üzere aynı kariyer sisteminin ayrılmaz bir parçasıdır.
Ancak 2011 yılında yürürlüğe giren 666 sayılı KHK ile oluşturulan merkez-taşra ayrımı, zaman içerisinde mali ve özlük hakları bakımından yapısal bir adaletsizliğe dönüşmüştür. Bugün yaşanan sorun yalnızca maaş farklılığı değildir. Taşra teşkilatında görev yapan kariyer uzmanları ve denetmenleri; yürüttükleri görevlerin niteliğine ve üstlendikleri sorumluluklara rağmen uzlaşma ödemeleri başta olmak üzere çeşitli ilave mali haklardan da yararlanamamakta, bu durum yıllar içinde hak kayıplarını daha da derinleştirmektedir.
Bizim mücadelemiz hiçbir meslek grubunun sahip olduğu haklara karşı değildir. Aksine, kamu adına görev yapan tüm kariyer meslek mensuplarının mali ve özlük haklarının geliştirilmesini destekliyoruz. Ancak taşra teşkilatında görev yapan kariyer meslek mensuplarının yıllardır devam eden mağduriyetinin artık giderilmesi gerektiğini savunuyoruz.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında yer alan tüm kariyer mesleklerin mali ve özlük hakları, 375 sayılı KHK çerçevesinde merkez-taşra ayrımı gözetilmeksizin yeniden düzenlenmelidir.
Kariyer meslekler arasında yapılacak her türlü tasnif; görev yapılan teşkilata göre değil, görevin niteliği, yetki, sorumluluk, uzmanlık düzeyi ve kariyer esasları dikkate alınarak objektif kriterlerle yapılmalıdır. Ayrıca kariyer sistemini güçlendirecek Başuzmanlık ve Başdenetmenlik kadroları ihdas edilmelidir.
Taşra kariyer uzmanları ayrıcalık istemiyor. Kimsenin hakkının azaltılmasını da talep etmiyor. Talebimiz; aynı kariyer sistemi içerisinde yalnızca görev yapılan yer esas alınarak ortaya çıkan yapısal adaletsizliğin ortadan kaldırılması, çalışma barışının güçlendirilmesi ve tüm kariyer mesleklerini kapsayan adil, ölçülü ve sürdürülebilir bir mali ve özlük hakları sisteminin oluşturulmasıdır.
Nasıl ki doktorun, polisin, öğretmenin veya mühendisin merkezi ya da taşrası olmazsa; kariyer uzmanının da merkezi ya da taşrası olmaz. Çünkü taşra bir unvan değil, sadece görev yerini ifade eder. Unvan tektir, kariyer tektir;hakkaniyet de tek olmalıdır.@gibsosyalmedya@KariyerBuroSEN
Genel Başkanımız Sayın Tolga AKGÜL, Çanakkale Defterdarlığı Lapseki Vergi Dairesi Müdürlüğünde Müdür Yardımcılığı görevine başlayan Ege Şube Başkanımız Sayın Koray LEBLEBİCİ'ye hayırlı olsun ziyaretinde bulunmuştur.
Kariyer Büro Sendikası olarak, Şube Başkanımız Sayın Koray LEBLEBİCİ'ye yeni görevinde üstün başarılar diliyor; üstlendiği görevin kendisine, kurumuna ve çalışma arkadaşlarına hayırlı olmasını temenni ediyoruz.
#KariyerBüroSendikası
#KariyerBüroSen
KAMUOYUNA DUYURU
📌 Kariyer Büro Sendikası olarak hiçbir zaman herhangi bir meslek grubunun özlük ve mali haklarının iyileştirilmesine karşı olmadık, olmayacağız.
📌 Bizim savunduğumuz ilke çok nettir: Bir meslek grubuna hak verilmesi, başka bir meslek grubunun hak talep etmesine engel değildir. Hak arayışı bir yarış değil, adalet meselesidir.
📌 Taşra uzmanlarının yaşadığı ücret ve statü farklılıklarını gündeme getirmemiz; herhangi bir meslek grubunun kazanımlarına karşı olduğumuz anlamına gelmez. Aksine, kamu yönetiminde benzer sorumluluk ve nitelik taşıyan tüm kariyer meslek mensuplarının hak ettiği değeri görmesini savunuyoruz.
⚖️ Çünkü adalet; hakların birbirine karşı savunulduğu değil, herkes için hakkaniyetin sağlandığı yerde vardır.
Kariyer Büro Sendikası İzmir Şube Yönetimi tarafından, üyelerimizin talep ve beklentilerini paylaşmak üzere AK Parti İzmir İl Başkan Yardımcısı Sayın Mahmut BADEM ziyaret edilmiştir.
Gerçekleştirilen görüşmede, taşrada görev yapan kariyer meslek mensuplarının yaşadığı sorunlar, ücret adaletsizlikleri ile özlük haklarına ilişkin taleplerimiz dile getirilmiştir. Ayrıca, kariyer meslek mensuplarının hak ettikleri ekonomik, sosyal ve mesleki haklara kavuşabilmeleri amacıyla sendikamız tarafından yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verilmiş, çözüm önerilerimiz paylaşılmış ve taleplerimizin karşılanmasına yönelik değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Nazik kabulleri ve misafirperverlikleri dolayısıyla Sayın Mahmut BADEM'e teşekkür ediyor, gerçekleştirilen görüşmenin kariyer meslek mensuplarının haklı taleplerinin karşılanmasına katkı sunmasını temenni ediyoruz.
#KariyerBüroSendikası
#KariyerBüroSen
Genel Başkanımız Sayın Tolga AKGÜL, beraberindeki heyet ve Marmara 3 No'lu Şube Yönetimimiz tarafından Kocaeli Defterdarlığı Derince Ek Hizmet Binasında görev yapan çalışma arkadaşlarımız ziyaret edilmiştir.
Gerçekleştirilen buluşmada sendikamızın bugüne kadar ortaya koyduğu çalışmalar, önümüzdeki döneme ilişkin hedefleri ve kariyer meslek mensuplarının haklarının geliştirilmesine yönelik yürütülen faaliyetler paylaşılmış; çalışma arkadaşlarımızın görüş ve önerileri dikkatle dinlenmiştir.
Her buluşma, teşkilatımızın sahadaki gücünü pekiştiren ve ortak hedefler etrafında kenetlenmemizi sağlayan önemli bir adımdır. Samimi ilgileri ve içten misafirperverlikleri dolayısıyla tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, aynı inanç ve kararlılıkla sahada olmaya devam edeceğimizi ifade ediyoruz.
#KariyerBüroSendikası
#KariyerBüroSen
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün yıl dönümünde; aziz milletimizin iradesine, demokrasimize ve bağımsızlığımıza sahip çıkma kararlılığını bir kez daha vurguluyoruz.
Devletimizin bekası ve milletimizin huzuru uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz.
Bu anlamlı günün, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmesini temenni ediyoruz.